zaman tüneli
ona bir şarkı bırak
bazı şeyler hiç değişmez... ;)
devamını gör...
epstein belgelerinde recep tayyip erdoğan'a nefret ifadeleri
ensar'da çocuklara tecavüz edilirken, 6 yaşındaki çocuklar şeyhlerle evlendirilirken ses çıkarmamanın epstein'den ne farkı var. orda yiyorlar iddiaları var, burda yemiyorlar diye sorun yok mu.
kadın cinayetlerinin tavan yaptığı, ülkeye doldurulan mültecilerin evindeki kadınları dikizleyip asılarak taciz ettiği dönemde en üst makam koltuğunda oturan adam çok mu suçsuz kalıyor ötekinin yanında.
kadın cinayetlerinin tavan yaptığı, ülkeye doldurulan mültecilerin evindeki kadınları dikizleyip asılarak taciz ettiği dönemde en üst makam koltuğunda oturan adam çok mu suçsuz kalıyor ötekinin yanında.
devamını gör...
washington post
tüm orta doğu muhabir ve editörlerini işten çıkarmış yani kovmuş. istisnasız hepsi ya sünni terör örgütlerinin destekçisiydi ya da nilo tebrizi gibi iran molla rejiminin uzantısıydı zaten.
abd'de yaşayıp da vatandaşlığa sahip olmayanların ıce tarafından yakalanıp deport edilmesi pastanın üstündeki çilek olur.
abd'de yaşayıp da vatandaşlığa sahip olmayanların ıce tarafından yakalanıp deport edilmesi pastanın üstündeki çilek olur.
devamını gör...
fenerbahçe'nin cumhurbaşkanı'na teşekkür etmesi
türkiye gibi ülke genelinde herkesin büyük takımları tuttuğu ve bu takımların taraftar kitleleri arasında siyasi, ideolojik, sosyal ve ekonomik açıdan bir farkın bulunmadığı bir ülkede bir futbol takımına "akp'nin düşüremediği bir kale" olmak gibi bir politik misyon yüklemek anlamsız bir şey. her takımın her görüşten taraftarı var. tayyibin memleketi rizenin yüzde 90ı fenerli, keza istanbuldaki semti kasımpaşanın da.
son 30 küsür yıldır belli odaklarla iyi ilişkiler kuran gsnin bundan sportif menfaat sağladığı ve bu odakların bazılarının fenerbahçeyi doğrudan hedef aldığı gibi bir gerçek tabii ki var; ama bu dinamikleri ideolojik sebeplere bağlamanın türkiyede futbolun siyasal ve sosyal veçhelerini gözetince pek mümkün olduğunu düşünmüyorum. kaldı ki konuyu siyasallaştıran da başta fetöcülerdi. 3 temmuzun taşlarını gazetelerinde fenerbahçeyi "ergenekon'un takımı" gibi gösteren yayınlar yaparak döşediler. o günün konjonktüründe fenerbahçelilikle cumhuriyetçiliğin kesiştiği bir dönem de oldu; ama bu fenerbahçeyi barcelona, atletic, livorno vb bir siyasi kimlikle özdeşleşen bir takım haline getirmedi.
ali koç döneminde ise 3 temmuz döneminin maneviyatı "yapıyla mücadele" olarak yeniden kurgulanıp iyice laçkalaşarak ve tamamen koç'un fenerin başında kalabilme amacına hizmet eder biçimde "hortlatıldı". koç fener stadından çok mhp genel merkezi ve külliyeye giderken "muhtaçları" onu hükümetle göğüs göğüse çarpışan bir cumhuriyet kahramanı gibi anlatıyorlardı ve bu anlatı, ulusalcı fenerbahçeliler arasında kısmen karşılık buldu.
koçun gidişiyle bu toksik atmosfer büyük ölçüde dağılmışken tayyibin de bu kıyağı yapması bence isabet oldu. böylece fenerbahçe'nin, ülkedeki siyasi temsilini yitirmekte bir kesimin sığınacağı bir liman olmak gibi bir misyonunun olmadığı da daha iyi anlaşılır diye umut ediyorum.
sanki fenerbahçe bir şeylerden taviz vermiş de hükümet de karşılığında kulübe transfer yapmış gibi tepkilerin verilmesini de çok anlamlı bulmuyorum. neticede olan şey, her konuda anlaşılmış bir transfer varken suudi kulübünün etik olmayan bir hamleyle transferi suya düşürmeye çalışmasıydı. e suudi gibi her şeyin veliaht presnsin iki dudağı arasında olduğu bir ülkede de doğrudan veliaht üzerinden işi çözme imkanın varsa kullanırsın niye kullanmıycan.
son 30 küsür yıldır belli odaklarla iyi ilişkiler kuran gsnin bundan sportif menfaat sağladığı ve bu odakların bazılarının fenerbahçeyi doğrudan hedef aldığı gibi bir gerçek tabii ki var; ama bu dinamikleri ideolojik sebeplere bağlamanın türkiyede futbolun siyasal ve sosyal veçhelerini gözetince pek mümkün olduğunu düşünmüyorum. kaldı ki konuyu siyasallaştıran da başta fetöcülerdi. 3 temmuzun taşlarını gazetelerinde fenerbahçeyi "ergenekon'un takımı" gibi gösteren yayınlar yaparak döşediler. o günün konjonktüründe fenerbahçelilikle cumhuriyetçiliğin kesiştiği bir dönem de oldu; ama bu fenerbahçeyi barcelona, atletic, livorno vb bir siyasi kimlikle özdeşleşen bir takım haline getirmedi.
ali koç döneminde ise 3 temmuz döneminin maneviyatı "yapıyla mücadele" olarak yeniden kurgulanıp iyice laçkalaşarak ve tamamen koç'un fenerin başında kalabilme amacına hizmet eder biçimde "hortlatıldı". koç fener stadından çok mhp genel merkezi ve külliyeye giderken "muhtaçları" onu hükümetle göğüs göğüse çarpışan bir cumhuriyet kahramanı gibi anlatıyorlardı ve bu anlatı, ulusalcı fenerbahçeliler arasında kısmen karşılık buldu.
koçun gidişiyle bu toksik atmosfer büyük ölçüde dağılmışken tayyibin de bu kıyağı yapması bence isabet oldu. böylece fenerbahçe'nin, ülkedeki siyasi temsilini yitirmekte bir kesimin sığınacağı bir liman olmak gibi bir misyonunun olmadığı da daha iyi anlaşılır diye umut ediyorum.
sanki fenerbahçe bir şeylerden taviz vermiş de hükümet de karşılığında kulübe transfer yapmış gibi tepkilerin verilmesini de çok anlamlı bulmuyorum. neticede olan şey, her konuda anlaşılmış bir transfer varken suudi kulübünün etik olmayan bir hamleyle transferi suya düşürmeye çalışmasıydı. e suudi gibi her şeyin veliaht presnsin iki dudağı arasında olduğu bir ülkede de doğrudan veliaht üzerinden işi çözme imkanın varsa kullanırsın niye kullanmıycan.
devamını gör...
fenerbahçe'nin cumhurbaşkanı'na teşekkür etmesi
cumhurbaşkanı erdoğan 2019 yılından beri fenerbahçe spor kulübü yüksek divan kurulu üyesidir. ki bu üyeliğini alma nedeni, öncesinde 25 yıllık kongre üyeliğine sahip olmasıdır. bu bilgiler sır değil, kapalı kapılar ardında alınmış kararlar hiç değil. bunları niye söylüyorum, sözlükteki taraftarımızın ve rakip taraftarların hafızalarını tazelemek veya bilmiyorlarsa da öğrenmelerini sağlamak için.
şimdi buradan mevcut başkanımız sadettin saran' a sallayan taraftarlarımız bilsinler ki, erdoğan'ın kongre üyeliği aziz yıldırım dönemine dayanıyor, yüksek divan kurulu üyesi olması nedeniyle törenle kendisine rozet takan kişi ise o dönem fenerbahçe spor kulübün başkanı olan ali koç'tur. dediğim gibi bu bilgiler sır değil. internete girip teyit edebilirsiniz.
yani sevelim veya sevmeyelim, siyaseten bir kez bile oy verelim veya vermeyelim cumhurbaşkanı erdoğan'ın fenerbahçe ile üstelik resmi bir biçimde bağı var. ve bu bağ kişilerden ve başkanlardan bağımsız olarak yani kurumsal olarak 30 küsur sene önce kurulmuş bir bağ. ki kendisinin yanılmıyorsam 2024 yılında artık fenerbahçe'li değilim şeklinde bir açıklaması olsa bile, söz konusu yüksek divan kurulu üyeliğinin düşmesi veya kendisinin bu üyelikten istifa etmesine dair bir haber yok. zaten olsaydı emin olun haberiniz olurdu. gerçi olur muydu ondan da emin olamadım.
1974 doğumluyum, çocukluğumdan beri fenerbahçe taraftarıyım. fenerbahçe demek benim için birçok fenerbahçe taraftarında olduğu gibi aşk demek. öte yandan ailem 7 göbekten chp li. hayatımda bir kez bile erdoğan'a oy vermedim, bırakın siyaseti, hayata bakışım bile erdoğan'ın 180 derece zıttı. başka şeyler de söylerim ama silivri gerçekten soğuktur şimdi.
fenerbahçe spor kulübünden kante'nin transferi hakkında yapılan ve bu başlığın açılmasına neden olan yazıyı okudum. ve evet okurken hoş duygular hissetmedim elbette. hatta keşke kante transfer olmasaydı da biz de bu açıklamayı okumasaydık da dedim. yani duygularım zaten kafadan reddediyor bu açıklamayı.
öte yandan mantığım devreye girdiğinde yine reddediyorum ama bunun nedeni olayın öznesinin erdoğan olması meselesi değil. genel olarak siyaset ve futbolun bu derece iç içe olmasını doğru bulmuyorum çünkü. emin olun bu transfer siyaseten yakın olduğum biri tarafından/desteğiyle gerçekleşmiş olsa yine aynı şekilde düşünürdüm ve hissederdim.
ancak sade bir taraftar olarak işin realitesi, ne benim duygularıma ne de mantığına göre işliyor elbette. sanırım galatasaray'lı bir yazar arkadaş bu başlıkta dile getirmiş bunu. bunun fenerbahçesi, galatasaray'ı, beşiktaş' ı yok arkadaşlar. bizler taraftar olarak ne hissedersek hissedelim, taraftarı olduğumuz kulüplerin yöneticileri içinde bulundukları siyasi iklime göre hareket ediyorlar. bu etik mi bence hiç etik değil ama bu anlamda bizler karar verme mercii değiliz. en fazla tepki koyabiliriz.
derdim bir savunma yazısı yazmak değil. sadettin saran benim babamın oğlu değil, ali koç'da değildi, aziz yıldırım'da, ali şen'de. taraftarı olduğum kulübün başkanı oldukları için sevdiğim birer figürler sadece. kaldı ki kör bir sevgi değil zaten bu. olaylara verdikleri tepkilere göre yeri gelir eleştiririm, yeri gelir biliyorum hoş değil ama küfür bile edebilirim. ali koç seçimi kaybettiğinde çok sevinmiştim mesela zira ali koç gitsin de kim gelirse gelsin noktasına getirmişti sağolsun bizi. ama kol kırılır yen içinde kalır denir ya hani, rakip taraftarlardan biri ali koç' a hakaretvari birşey söylese hooooop orda dur bakalım derim, zira aidiyet duygusu böyle bir şey. zaten taraftarlar da renkler farketmeksizin bu psikoloji ile hareket eder. benim okan buruk' a küfretmem ile bir galatasaray taraftarının okan' a küfretmesi aynı şey değil. gel beraber küfür edelim diyecek hali yok.
çok uzun oldu biliyorum ama içimi dökmek istedim, muhtemelen birçok yazar okumayacak bile ama olsun. yalan yok biraz rahatladım.
şimdi buradan mevcut başkanımız sadettin saran' a sallayan taraftarlarımız bilsinler ki, erdoğan'ın kongre üyeliği aziz yıldırım dönemine dayanıyor, yüksek divan kurulu üyesi olması nedeniyle törenle kendisine rozet takan kişi ise o dönem fenerbahçe spor kulübün başkanı olan ali koç'tur. dediğim gibi bu bilgiler sır değil. internete girip teyit edebilirsiniz.
yani sevelim veya sevmeyelim, siyaseten bir kez bile oy verelim veya vermeyelim cumhurbaşkanı erdoğan'ın fenerbahçe ile üstelik resmi bir biçimde bağı var. ve bu bağ kişilerden ve başkanlardan bağımsız olarak yani kurumsal olarak 30 küsur sene önce kurulmuş bir bağ. ki kendisinin yanılmıyorsam 2024 yılında artık fenerbahçe'li değilim şeklinde bir açıklaması olsa bile, söz konusu yüksek divan kurulu üyeliğinin düşmesi veya kendisinin bu üyelikten istifa etmesine dair bir haber yok. zaten olsaydı emin olun haberiniz olurdu. gerçi olur muydu ondan da emin olamadım.
1974 doğumluyum, çocukluğumdan beri fenerbahçe taraftarıyım. fenerbahçe demek benim için birçok fenerbahçe taraftarında olduğu gibi aşk demek. öte yandan ailem 7 göbekten chp li. hayatımda bir kez bile erdoğan'a oy vermedim, bırakın siyaseti, hayata bakışım bile erdoğan'ın 180 derece zıttı. başka şeyler de söylerim ama silivri gerçekten soğuktur şimdi.
fenerbahçe spor kulübünden kante'nin transferi hakkında yapılan ve bu başlığın açılmasına neden olan yazıyı okudum. ve evet okurken hoş duygular hissetmedim elbette. hatta keşke kante transfer olmasaydı da biz de bu açıklamayı okumasaydık da dedim. yani duygularım zaten kafadan reddediyor bu açıklamayı.
öte yandan mantığım devreye girdiğinde yine reddediyorum ama bunun nedeni olayın öznesinin erdoğan olması meselesi değil. genel olarak siyaset ve futbolun bu derece iç içe olmasını doğru bulmuyorum çünkü. emin olun bu transfer siyaseten yakın olduğum biri tarafından/desteğiyle gerçekleşmiş olsa yine aynı şekilde düşünürdüm ve hissederdim.
ancak sade bir taraftar olarak işin realitesi, ne benim duygularıma ne de mantığına göre işliyor elbette. sanırım galatasaray'lı bir yazar arkadaş bu başlıkta dile getirmiş bunu. bunun fenerbahçesi, galatasaray'ı, beşiktaş' ı yok arkadaşlar. bizler taraftar olarak ne hissedersek hissedelim, taraftarı olduğumuz kulüplerin yöneticileri içinde bulundukları siyasi iklime göre hareket ediyorlar. bu etik mi bence hiç etik değil ama bu anlamda bizler karar verme mercii değiliz. en fazla tepki koyabiliriz.
derdim bir savunma yazısı yazmak değil. sadettin saran benim babamın oğlu değil, ali koç'da değildi, aziz yıldırım'da, ali şen'de. taraftarı olduğum kulübün başkanı oldukları için sevdiğim birer figürler sadece. kaldı ki kör bir sevgi değil zaten bu. olaylara verdikleri tepkilere göre yeri gelir eleştiririm, yeri gelir biliyorum hoş değil ama küfür bile edebilirim. ali koç seçimi kaybettiğinde çok sevinmiştim mesela zira ali koç gitsin de kim gelirse gelsin noktasına getirmişti sağolsun bizi. ama kol kırılır yen içinde kalır denir ya hani, rakip taraftarlardan biri ali koç' a hakaretvari birşey söylese hooooop orda dur bakalım derim, zira aidiyet duygusu böyle bir şey. zaten taraftarlar da renkler farketmeksizin bu psikoloji ile hareket eder. benim okan buruk' a küfretmem ile bir galatasaray taraftarının okan' a küfretmesi aynı şey değil. gel beraber küfür edelim diyecek hali yok.
çok uzun oldu biliyorum ama içimi dökmek istedim, muhtemelen birçok yazar okumayacak bile ama olsun. yalan yok biraz rahatladım.
devamını gör...
4 şubat 2026 ocak ayı enflasyon verileri
acilen çıkıp 3 harfli marketler, dış güçler suçlanmalı. ya bu 658 kere yapıldı dimi.
ee ne kaldı kim kaldı suçlayacak. allah'ı mı suçlasak. ulan onu bile yapmışız.
neyse kemerleri sıkın, baharı bekleyin, şükürsüz olmayın, enflasyon tek hanelere düşecek falan kozunu tekrar sürelim, nasılsa halk yer.
aha buldum da, enflasyonun düşmesini epstein istemiyor kardeşim, alnı secdeye değen reisimizle uğraşıyorlar. hans coni maykıl epstein alayı gelse reyizi yedirmeyiz.
ee ne kaldı kim kaldı suçlayacak. allah'ı mı suçlasak. ulan onu bile yapmışız.
neyse kemerleri sıkın, baharı bekleyin, şükürsüz olmayın, enflasyon tek hanelere düşecek falan kozunu tekrar sürelim, nasılsa halk yer.
aha buldum da, enflasyonun düşmesini epstein istemiyor kardeşim, alnı secdeye değen reisimizle uğraşıyorlar. hans coni maykıl epstein alayı gelse reyizi yedirmeyiz.
devamını gör...
erdoğan'dan nefret edenlerin listesi
rantçılar beni sevmez deyince güldüm ya la. allah'ta seni güldürsün reyiz.
devamını gör...
arabistan'dan topçu getiren cumhurbaşkanı
keşke kendi de topçuluk sektöründen hiç ayrılmasaydı da, kariyerinin sonunda arabistan yolunu tutanlar kervanına katılsaydı.
adam sürekli arabistan'dan biseyler getiriyor. hiç norveç, kanada falan yok adamda, varsa yoksa arabistan.
adam sürekli arabistan'dan biseyler getiriyor. hiç norveç, kanada falan yok adamda, varsa yoksa arabistan.
devamını gör...
kedi
neredeyse putlaştırılan, ilahlaştırılma aşamasına gelen tatlış hayvancıklar.
başta facebook olmak üzere meta şirketinin tüm internet araçları bir şekilde biz insanlara abartılı hayvan sevgisini kazandırarak belkide hayatta sadece tek bir defa olsa da doğru bir amaca hizmet etti fakat başta söylediğim gibi biz insanoğlu bunun da bokunu çıkardık.
başta facebook olmak üzere meta şirketinin tüm internet araçları bir şekilde biz insanlara abartılı hayvan sevgisini kazandırarak belkide hayatta sadece tek bir defa olsa da doğru bir amaca hizmet etti fakat başta söylediğim gibi biz insanoğlu bunun da bokunu çıkardık.
devamını gör...
arabistan'dan topçu getiren cumhurbaşkanı
aklı hala topta olan biridir.
devamını gör...
erdoğan'dan nefret edenlerin listesi
#3875916 bu uyduruk listeye göre erdoğan kendinden nefret ediyor. bu arada başlık sahibine engel atmanıza gerek yok sayın yazarlar. bu yazar kişisi salak bir aktroll gibi uyduruk argümanlarla tanımlar yazıp aktrollere gülmemizi amaç edinmiş bir chplidir.
devamını gör...
fenerbahçe'nin cumhurbaşkanı'na teşekkür etmesi
epstein de ölünce tabi, pek fazla sağlam aracı kalmadı dünyada.. naapcan işte, hayat..
devamını gör...
aileden birinin ölmesiyle gelen boşluk hissi
babam kadar sevdiğim amcamın gidişiyle tattığım duygu.
gidişi diyorum çünkü o zamanlar ölümün ne demek olduğunu bilemeyecek kadar küçüktüm. bir sabah uyandım ve bana daha dün gördüğüm amcamın gittiğini ve onu bir daha göremeyeceğimi söylediler.
amcamı kaybettikten sonra babasını kaybetmiş insanlarla tanışıntığımda içime hep aynı acı çöktü, babam gibiydi, kızı gibiydim çünkü.
tamam ikisi bir olmaz diyeceksiniz, belki de haklısınız ama 22 yıldır ben aynı boşluğu aynı acıyla hissediyorum. amcamdan sonra da çok kaybım oldu ama amcamda daha çocuk olmama, olanları algılayamayacak kadar küçük olmama rağmen içimde eksilen yer kocamandı. o yüzdendir babamı kaybetmekten gerçekten çok korkuyorum.
gidişi diyorum çünkü o zamanlar ölümün ne demek olduğunu bilemeyecek kadar küçüktüm. bir sabah uyandım ve bana daha dün gördüğüm amcamın gittiğini ve onu bir daha göremeyeceğimi söylediler.
amcamı kaybettikten sonra babasını kaybetmiş insanlarla tanışıntığımda içime hep aynı acı çöktü, babam gibiydi, kızı gibiydim çünkü.
tamam ikisi bir olmaz diyeceksiniz, belki de haklısınız ama 22 yıldır ben aynı boşluğu aynı acıyla hissediyorum. amcamdan sonra da çok kaybım oldu ama amcamda daha çocuk olmama, olanları algılayamayacak kadar küçük olmama rağmen içimde eksilen yer kocamandı. o yüzdendir babamı kaybetmekten gerçekten çok korkuyorum.
devamını gör...
normal kadın
ekşi kadından iyidir. tek rakibi tdk kadın.
devamını gör...
yazarların en son güldüğü şey
kendime çok gülüyorum. en son yine kendime güldüm. ama kendi kendime güldüm. öyle böyle gülmedim. iyi güldüm. fena güldüm. ben beni güldürdüm. allah da beni güldürsün.
devamını gör...
üstteki yazara 1 ile 10 arası puan ver
benim haddim.
diko 10
pikaçu otur 1
diko 10
pikaçu otur 1
devamını gör...
bu başlıkta kendimizi kandırıyoruz
kendimi kaldıramıyorum ben. geçen borç istedim kendimden yarın öderim diye. silktir lan dedi. sen dedim kime küfrediyon. sana dedim. ben dedim. bana mı dedi. bana dedim. sen dedim benim kim olduğumu biliyor musun dedim. ben dedi senin kim olduğunu biliyor musun dedi. ben dedim. sen dedi. sen dedim. ben dedi. kandıramadım beni.
devamını gör...
üstteki yazara 1 ile 10 arası puan ver
üstteki yazara puan vermek benim haddim değil.
devamını gör...
sözlüğü fırın gibi kullanmak
sözlüğü fırın gibi değil de kombi gibi kullanabilsek ne güzel olurdu. ellerim ve ayaklarım üşürken öyle aklıma geliverdi.
devamını gör...
