zaman tüneli
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
yeni gelmiş o yüzden bir şey düşünemiyom
devamını gör...
türk toplumunun ahlaksızlığı uyanıklık olarak görme sorunu
devletin başında çürüme var, toplumda nasıl olmasın ? dediğim önermedir.
cumhuriyet başsavcısı herifin teki ak partililer ile beraber yürüyüşe çıkıyordu en son haberlerde, ben bunu gördükten sonra geçmiş olsun derim tabii ki ülke için.
cumhuriyet başsavcısı herifin teki ak partililer ile beraber yürüyüşe çıkıyordu en son haberlerde, ben bunu gördükten sonra geçmiş olsun derim tabii ki ülke için.
devamını gör...
milf popüleritisinde belirgin bir düşüş yaşanması
mine tugay ile başlayan popüleritenin son bulması durumu. belki zamanla tekerrür eder, bilemeyiz.
devamını gör...
allah'ın adaleti
allah kimsenin hakkını kimsede bırakmaz, zalimle mazlumu bir tutmaz:
yoksa biz iman edip sâlih ameller işleyenlere, yeryüzünde bozgunculuk yapanlarla aynı muâmeleyi mi yapacağız? yahut kalpleri allah saygısıyla dopdolu olup o’na karşı gelmekten sakınanları, günah işleyip yoldan çıkanlarla bir mi tutacağız?
yoksa biz iman edip sâlih ameller işleyenlere, yeryüzünde bozgunculuk yapanlarla aynı muâmeleyi mi yapacağız? yahut kalpleri allah saygısıyla dopdolu olup o’na karşı gelmekten sakınanları, günah işleyip yoldan çıkanlarla bir mi tutacağız?
devamını gör...
zalime ne olacak sorusu
zalimin hakkından zalim gelir. zalime allah bu dünyada başka bir zalimi musallat eder sonra da hepsini toplar cehenneme atar:
azîz ve celîl olan allah şöyle buyurdu; 'buğzettiklerimle buğzettiklerimden intikâm alırım. sonra da döner, hepsini cehenneme döker, sürer, atarım.' ” (mecmeu’z-zevâid, 7/289)
azîz ve celîl olan allah şöyle buyurdu; 'buğzettiklerimle buğzettiklerimden intikâm alırım. sonra da döner, hepsini cehenneme döker, sürer, atarım.' ” (mecmeu’z-zevâid, 7/289)
devamını gör...
türk toplumunun ahlaksızlığı uyanıklık olarak görme sorunu
bir din sahibi olmanın yeterli olacağını sanıp ahlaktan yoksun yaşayan kitlenin eseridir. trafikte kaynak yapmak bile bir hırsızlıktır ama bunu böyle görmez, umursamazlar. hastanede, trafikte sıranı çalanın cüzdanından paranı çalandan farkı yoktur. imkanını bulduğunu çalmıştır sadece. işyerlerinde namaza diye gidip o esnada iş yoğunluğunu arkadaşına yıkmış olan, o namazı da aheste aheste kılıp sallana sallana gelen adam yaptığının ahlaksızlık olduğunu, ibadetini de zedelediğini düşünmez, söylediğinde de kabullenmez. ev dikerken araziden çalan, elektriği kaçak kullanan, ise girerken torpil arayan diye uzar gider bu liste.
o kadar normalimize dönmüş ki o kadardan nolucak, abartıyorsun görülür hep. bakın buraya alıntı bir yazı da bırakayım:
bir devletin çöküşü ani değildir; önce doğrular alaya alınır, sonra yanlışlar normalleşir.
toplumlar bombayla değil, alayla yıkılır. doğruyu savunan önce "abartıyorsun" diye küçümsenir, sonra "eski kafalısın" diye dışlanır. işte bu noktada çürüme sessizce başlar.
yanlışların bir anda kabul edilmediğini fark etmek gerekir. önce "herkes yapıyor" denir, sonra "o kadar da kötü değil"e dönüşür, en sonunda "buna mecburuz" noktasına gelinir.
alışılan her yanlış, bir süre sonra savunulur.
bu söz insanı rahatsız eder çünkü sorumluluğu bugüne taşır.
"herşey bozuldu" demek kolaydır. asıl zor olan bozulurken nerede sustuğunu kabul etmektir. çünkü yanlışlar güçlenmeden önce, doğrular yalnız bırakılmıştır.
toplumların düşüşü genelde büyük olaylarla değil,
küçük tavizlerle olur.
insanlar düzeni değil, konforunu korumaya başladığında hakikat ikinci plana itilir. oysa hakikat alaya alındığında, onu savunacak kimse kalmaz.
normalleşene değil, doğru olana sadık kal.
herkesin güldüğü yerde susmak yerine, az kişinin rahatsız olduğu yerde dur.
çünkü tarih gösterir ki doğruyu erken söyleyenler yalnız kalır ama geç söyleyenler bedel öder.
bu sözü okuyan kişi şunu net görmeli: bir toplumun geleceği, yanlışlara ne kadar alıştığıyla ölçülür.
ve kişi alkışlanan yanlışların değil, alay edilen doğruların yanında durabildiği kadar sağlamdır.
o kadar normalimize dönmüş ki o kadardan nolucak, abartıyorsun görülür hep. bakın buraya alıntı bir yazı da bırakayım:
bir devletin çöküşü ani değildir; önce doğrular alaya alınır, sonra yanlışlar normalleşir.
toplumlar bombayla değil, alayla yıkılır. doğruyu savunan önce "abartıyorsun" diye küçümsenir, sonra "eski kafalısın" diye dışlanır. işte bu noktada çürüme sessizce başlar.
yanlışların bir anda kabul edilmediğini fark etmek gerekir. önce "herkes yapıyor" denir, sonra "o kadar da kötü değil"e dönüşür, en sonunda "buna mecburuz" noktasına gelinir.
alışılan her yanlış, bir süre sonra savunulur.
bu söz insanı rahatsız eder çünkü sorumluluğu bugüne taşır.
"herşey bozuldu" demek kolaydır. asıl zor olan bozulurken nerede sustuğunu kabul etmektir. çünkü yanlışlar güçlenmeden önce, doğrular yalnız bırakılmıştır.
toplumların düşüşü genelde büyük olaylarla değil,
küçük tavizlerle olur.
insanlar düzeni değil, konforunu korumaya başladığında hakikat ikinci plana itilir. oysa hakikat alaya alındığında, onu savunacak kimse kalmaz.
normalleşene değil, doğru olana sadık kal.
herkesin güldüğü yerde susmak yerine, az kişinin rahatsız olduğu yerde dur.
çünkü tarih gösterir ki doğruyu erken söyleyenler yalnız kalır ama geç söyleyenler bedel öder.
bu sözü okuyan kişi şunu net görmeli: bir toplumun geleceği, yanlışlara ne kadar alıştığıyla ölçülür.
ve kişi alkışlanan yanlışların değil, alay edilen doğruların yanında durabildiği kadar sağlamdır.
devamını gör...
kilis 7 aralık üniversitesi
türkiye’de açık ara en iyi eğitimi veren üniversitedir. ben de önlisans, lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimimi bu üniversitede tamamladım. sonrasında dr. öğretim üyesi, doçent ve profesör oldum.
o da yetmedi anabilim dalı başkanlığı, dekan yardımcılığı, dekan, rektör yardımcılığı, sosyal bilimler enstitüsü müdür yardımcısı, sosyal bilimler enstitüsü müdürlüğü görevlerinde de bulundum.
o da yetmedi anabilim dalı başkanlığı, dekan yardımcılığı, dekan, rektör yardımcılığı, sosyal bilimler enstitüsü müdür yardımcısı, sosyal bilimler enstitüsü müdürlüğü görevlerinde de bulundum.
devamını gör...
ölmek istemek
hakkımız olmayandır.
bir gün nasılsa öleceğiz ve unutulacağız. yaşamanın hakkını vermek önemli.
bir gün nasılsa öleceğiz ve unutulacağız. yaşamanın hakkını vermek önemli.
devamını gör...
sözlük yazarlarının saçları
yok ki..
devamını gör...
üstteki yazarın ne sevdiğini kapak fotoğrafından tahmin et
benim dilim varmadı söylemeye..
devamını gör...
cin çarpması
gece küle işeyince başa gelendir.
devamını gör...
cuckold erkek
karısına internetten bull arar.
devamını gör...
türkiye'de bir uyanışın alametleri
artık uyandık reisle tam gaz devam dedirtir.
devamını gör...
çocukluğun geçtiği sokaklarda yıllar sonra yürümek
çocukluğumun geçtiği sokak babamın ve hatta babamın babasının da çocukluğunun geçtiği sokak. dedemin diktiği ağacın dallarına kurduğumuz salıncakta sallanıyoruz hâlâ. 4 neslin yaşadığı sokak, bahçe... tarif edilemez bir duygu, özlem, tat.
devamını gör...
adnan oktar ve özgür özel esprilerinin benzerliği
biri yıllarca mistik ve erotik sis, diğeri siyasi ve politik sis üretmiştir. sis dağılınca herkes öksürür. sonuç olarak espri anlaşılmadığında suçlu her zaman halktır.
devamını gör...
üstteki yazarın ne sevdiğini kapak fotoğrafından tahmin et
shireeeeeee, bagginssssssss.
devamını gör...
üstteki yazarın ne sevdiğini kapak fotoğrafından tahmin et
felsefeyi seviyor.
benimki kolay olacak. *
benimki kolay olacak. *
devamını gör...
havit
bir klavye takıntılısı olarak yaklaşık 6 aydır "nasıl bir klavye alayım acep?" diye kıvranıyordum, favorilere aldığım ürünler arasında bu markanın kb835wb klavye+mouse seti de vardı. diğerleri de philips ve dell'in yine aynı şekilde klavye+mouse setiydi.
sonra hafta başında birden bire favorilere eklediğim havit marka klavyenin indirime düştüğü bilgisi geldi. "bu iş böyle devam ederse ben bi 6 ay daha beklerim" deyip şeytana uyup düşünmeden siparişi verdim. ertesi gün elime ulaştı.
normalde gömülü tuşlu olan klavyeler hoşuma giderken ve hep bu tarz ürünler kullanmışken ertesi gün yuvarlak tuşlu ve hiç kullanmadığım tarzda bir klavyem oluverdi. yalan yok hoşuma gitmezse en fazla iade ederim diye düşünüyordum. lakin klavye beklediğimden daha iyi çıktı ve tuş takımı sıralaması 1 senedir kullandığım klavyeden farklı olmasına rağmen 2 günde elim de alışıverdi.
retro bir görüntüsü olması
tuşlarının sessiz ve yumuşak olması
bluetooth ile bağlanabiliyor olması
şarjlı olması
abartısız ve ihtiyaca yönelik fonksiyon tuşlarının olması
tek tuşla modlar arası geçiş yapılabiliyor olması
yine tek tuşla farklı cihazlar arasında geçiş yapabiliyor olması en büyük artıları (ki ben bu zamana kadar hep analog ve pilli klavye kullanmış adamım)
ayrıca salı gününden beri full açık olmasına rağmen şarjı bir diş bile düşmedi
tek eksisi genelde bombeli mouse kullanan ben için daha düz bir mouse olması biraz elimi boşlukta gibi hissettiriyor
ihtiyacı olanlara yatırım tavsiyesidir
son olarak şuraya görüntüsünü de iliştirivereyim :
sonra hafta başında birden bire favorilere eklediğim havit marka klavyenin indirime düştüğü bilgisi geldi. "bu iş böyle devam ederse ben bi 6 ay daha beklerim" deyip şeytana uyup düşünmeden siparişi verdim. ertesi gün elime ulaştı.
normalde gömülü tuşlu olan klavyeler hoşuma giderken ve hep bu tarz ürünler kullanmışken ertesi gün yuvarlak tuşlu ve hiç kullanmadığım tarzda bir klavyem oluverdi. yalan yok hoşuma gitmezse en fazla iade ederim diye düşünüyordum. lakin klavye beklediğimden daha iyi çıktı ve tuş takımı sıralaması 1 senedir kullandığım klavyeden farklı olmasına rağmen 2 günde elim de alışıverdi.
retro bir görüntüsü olması
tuşlarının sessiz ve yumuşak olması
bluetooth ile bağlanabiliyor olması
şarjlı olması
abartısız ve ihtiyaca yönelik fonksiyon tuşlarının olması
tek tuşla modlar arası geçiş yapılabiliyor olması
yine tek tuşla farklı cihazlar arasında geçiş yapabiliyor olması en büyük artıları (ki ben bu zamana kadar hep analog ve pilli klavye kullanmış adamım)
ayrıca salı gününden beri full açık olmasına rağmen şarjı bir diş bile düşmedi
tek eksisi genelde bombeli mouse kullanan ben için daha düz bir mouse olması biraz elimi boşlukta gibi hissettiriyor
ihtiyacı olanlara yatırım tavsiyesidir
son olarak şuraya görüntüsünü de iliştirivereyim :
devamını gör...
türkiye'de bir uyanışın alametleri
sosyal medyada ilk kez konunun magazinden sapıp gerçeğe çarpması.
buradan
buradan
devamını gör...
