türk toplumunun ahlaksızlığı uyanıklık olarak görme sorunu
başlık "unut ama beni" tarafından 06.02.2026 15:03 tarihinde açılmıştır.
1.
oldukça can yakıcı bir sorun. kural tanımazlığı, etik değerlerden yoksun oluşu uyanıklık diyerek maskeliyoruz. bizim toplumumuzun en acı veren huyu bu. herkes, ahlaktan bahsediyor ama kimse etik değerlere özen göstermiyor.
torpili eleştirirken bile bilinçli yahut bilinçsiz neden ben kayırılmadım diyen bir toplumuz maalesef.
tabii bunda ülkeyi yıllardır idare eden iktidarların da payı var. ancak, onları seçen yine bizim toplumumuz. insan ilişkilerimiz hep bir al-ver ilişkisi üzerine kurulu.
herkes adaleti, eşitliği değil kendi payına düşen avantayı, kendi menfaatini düşünüyor. bilmiyorum sonumuz ne olacak. ama bildiğim bir şey var. o da bu gidişin hayra alamet olmadığı.
neyse, umarım tünelin ucunda bir ışık hâlâ vardır. ve o ışığı milletçe görebiliriz.
saygılarımla, esen kalın.
torpili eleştirirken bile bilinçli yahut bilinçsiz neden ben kayırılmadım diyen bir toplumuz maalesef.
tabii bunda ülkeyi yıllardır idare eden iktidarların da payı var. ancak, onları seçen yine bizim toplumumuz. insan ilişkilerimiz hep bir al-ver ilişkisi üzerine kurulu.
herkes adaleti, eşitliği değil kendi payına düşen avantayı, kendi menfaatini düşünüyor. bilmiyorum sonumuz ne olacak. ama bildiğim bir şey var. o da bu gidişin hayra alamet olmadığı.
neyse, umarım tünelin ucunda bir ışık hâlâ vardır. ve o ışığı milletçe görebiliriz.
saygılarımla, esen kalın.
devamını gör...
2.
sosyal çürüme dedikleri şey de tam böyle parametreler üzerinden oluşuyor.
bugün bir japona bakıp ulan ne kadar dürüst ve temiz insanlar diyorsam sebebi japonu çok sevmem değil içinde yaşadığımız berbat ortam sebebiyledir.
ahlaksızlık sana ancak dünyalık kazandırır ona da kazanç denirse, ama biz görmesek bile kaybettirdiği çok daha değerlidir ahlaksız bir beşer hayvandan aşağıdır. ne diyorlardı ona? esfel-i safilindir, evet aynen öyledir.
bugün bir japona bakıp ulan ne kadar dürüst ve temiz insanlar diyorsam sebebi japonu çok sevmem değil içinde yaşadığımız berbat ortam sebebiyledir.
ahlaksızlık sana ancak dünyalık kazandırır ona da kazanç denirse, ama biz görmesek bile kaybettirdiği çok daha değerlidir ahlaksız bir beşer hayvandan aşağıdır. ne diyorlardı ona? esfel-i safilindir, evet aynen öyledir.
devamını gör...
3.
"sosyal çürüme" dediğiniz şeyin tek sebebi birey değil. türk toplumu ahlaksızdır demek de bence doğru değil. toplumların travmaları ve hafızaları vardır, bütün suç bireylere indirgenemez. türkiye'nin sistematik biçimde yozlaştırıldığını düşünüyorum, bunu türk toplumuna (ya da herhangi bir topluma) indirgemeyi hatalı buluyorum. her şeyin sınıfsal olduğunu, toplumların dönüşebileceğini, hep aynı kalmayacağını unutmamak gerekir bence. kendi kendinizin kurdu olmayın.
devamını gör...
4.
devamını gör...
5.
bizim anadolu insanının az eğitim görmüşlerinde vuku bulan hayatta kalma refleksidir. çok eğitim görseydi belki sıkı işler çıkarırdı ortaya ama koşullar onu sınırlamış maalesef. tabi eğitimden kastım da biraz sosyoloji biraz psikoloji bilmesi çok bişey de değil ya da hukuk da iyi bi alan olurdu bu kişi için. boş konuşmalar yerini anayasaya bırakınca kim tutardı onu.
devamını gör...
6.
yozlaşma ve sosyal çürümenin diz boyu oluşu.
devamını gör...
7.
batılılaşıyoruz işte fena mı? 18 ve 19. yüzyıllarda istanbuldaki rum ve ermeni esnafın davranışlarıyla türk esnafını karşılaştıran fransız yazarlar olmuş o zamanlarda. şimdi biz o hristiyanlara benzedik olan bu. dini tartışmalarda bile hristiyanlık altmetni var. yaşar nurinin en sevdiği adamlardan biri paul tillich mesela. ilerlemenin modernleşmenin kentleşmenin doğal sonuçları bunlar şimdilerde çürüme denen şey bu.
devamını gör...
8.
bunun yanısıra kibar ve ahlaklı davranan insanı da aptal diye tanımlar.
devamını gör...
9.
uyanıklık dediğimiz şey zaten hak yemektir.
devamını gör...
10.
bunu bizim toplumumuza mal etmek ne kadar doğru acaba? insan tabiatı ahlaksızlık üzerine kuruluyken. ben ahlaksızlık bizim toplumumuzda yok demiyorum ama sadece bize mal etmek hoş değil.
devamını gör...
11.
kibarlığı da vakit kaybı olarak görüyorlar. bi kere "pardon. bakar mısınız? rica etsem xxx alabilir miyim?" dediğim için büfedeki abi "amma uzun konuştun abla ya höfff" demişti. kalbim kırılmıştı biraz.
devamını gör...
12.
bir din sahibi olmanın yeterli olacağını sanıp ahlaktan yoksun yaşayan kitlenin eseridir. trafikte kaynak yapmak bile bir hırsızlıktır ama bunu böyle görmez, umursamazlar. hastanede, trafikte sıranı çalanın cüzdanından paranı çalandan farkı yoktur. imkanını bulduğunu çalmıştır sadece. işyerlerinde namaza diye gidip o esnada iş yoğunluğunu arkadaşına yıkmış olan, o namazı da aheste aheste kılıp sallana sallana gelen adam yaptığının ahlaksızlık olduğunu, ibadetini de zedelediğini düşünmez, söylediğinde de kabullenmez. ev dikerken araziden çalan, elektriği kaçak kullanan, ise girerken torpil arayan diye uzar gider bu liste.
o kadar normalimize dönmüş ki o kadardan nolucak, abartıyorsun görülür hep. bakın buraya alıntı bir yazı da bırakayım:
bir devletin çöküşü ani değildir; önce doğrular alaya alınır, sonra yanlışlar normalleşir.
toplumlar bombayla değil, alayla yıkılır. doğruyu savunan önce "abartıyorsun" diye küçümsenir, sonra "eski kafalısın" diye dışlanır. işte bu noktada çürüme sessizce başlar.
yanlışların bir anda kabul edilmediğini fark etmek gerekir. önce "herkes yapıyor" denir, sonra "o kadar da kötü değil"e dönüşür, en sonunda "buna mecburuz" noktasına gelinir.
alışılan her yanlış, bir süre sonra savunulur.
bu söz insanı rahatsız eder çünkü sorumluluğu bugüne taşır.
"herşey bozuldu" demek kolaydır. asıl zor olan bozulurken nerede sustuğunu kabul etmektir. çünkü yanlışlar güçlenmeden önce, doğrular yalnız bırakılmıştır.
toplumların düşüşü genelde büyük olaylarla değil,
küçük tavizlerle olur.
insanlar düzeni değil, konforunu korumaya başladığında hakikat ikinci plana itilir. oysa hakikat alaya alındığında, onu savunacak kimse kalmaz.
normalleşene değil, doğru olana sadık kal.
herkesin güldüğü yerde susmak yerine, az kişinin rahatsız olduğu yerde dur.
çünkü tarih gösterir ki doğruyu erken söyleyenler yalnız kalır ama geç söyleyenler bedel öder.
bu sözü okuyan kişi şunu net görmeli: bir toplumun geleceği, yanlışlara ne kadar alıştığıyla ölçülür.
ve kişi alkışlanan yanlışların değil, alay edilen doğruların yanında durabildiği kadar sağlamdır.
o kadar normalimize dönmüş ki o kadardan nolucak, abartıyorsun görülür hep. bakın buraya alıntı bir yazı da bırakayım:
bir devletin çöküşü ani değildir; önce doğrular alaya alınır, sonra yanlışlar normalleşir.
toplumlar bombayla değil, alayla yıkılır. doğruyu savunan önce "abartıyorsun" diye küçümsenir, sonra "eski kafalısın" diye dışlanır. işte bu noktada çürüme sessizce başlar.
yanlışların bir anda kabul edilmediğini fark etmek gerekir. önce "herkes yapıyor" denir, sonra "o kadar da kötü değil"e dönüşür, en sonunda "buna mecburuz" noktasına gelinir.
alışılan her yanlış, bir süre sonra savunulur.
bu söz insanı rahatsız eder çünkü sorumluluğu bugüne taşır.
"herşey bozuldu" demek kolaydır. asıl zor olan bozulurken nerede sustuğunu kabul etmektir. çünkü yanlışlar güçlenmeden önce, doğrular yalnız bırakılmıştır.
toplumların düşüşü genelde büyük olaylarla değil,
küçük tavizlerle olur.
insanlar düzeni değil, konforunu korumaya başladığında hakikat ikinci plana itilir. oysa hakikat alaya alındığında, onu savunacak kimse kalmaz.
normalleşene değil, doğru olana sadık kal.
herkesin güldüğü yerde susmak yerine, az kişinin rahatsız olduğu yerde dur.
çünkü tarih gösterir ki doğruyu erken söyleyenler yalnız kalır ama geç söyleyenler bedel öder.
bu sözü okuyan kişi şunu net görmeli: bir toplumun geleceği, yanlışlara ne kadar alıştığıyla ölçülür.
ve kişi alkışlanan yanlışların değil, alay edilen doğruların yanında durabildiği kadar sağlamdır.
devamını gör...
13.
devletin başında çürüme var, toplumda nasıl olmasın ? dediğim önermedir.
cumhuriyet başsavcısı herifin teki ak partililer ile beraber yürüyüşe çıkıyordu en son haberlerde, ben bunu gördükten sonra geçmiş olsun derim tabii ki ülke için.
cumhuriyet başsavcısı herifin teki ak partililer ile beraber yürüyüşe çıkıyordu en son haberlerde, ben bunu gördükten sonra geçmiş olsun derim tabii ki ülke için.
devamını gör...
14.
kapalı toplumların yaşayabileceği nice sorundan biri
ailede başlar genele yayılır
sadece ahlaksızlıkla da sınırlı kalmaz
mesela sözlükte kankacılık sınıfına eleştiri yaparsınız ve statükocular tarafından kınanırsınız
aslında yozlaşmanın en basit örneklerinden biridir
sonuçta herkesin keyfi yerindedir, herkes artısını alıyordur, bana dokunmayan yılan bin yaşasındır
ailede başlar genele yayılır
sadece ahlaksızlıkla da sınırlı kalmaz
mesela sözlükte kankacılık sınıfına eleştiri yaparsınız ve statükocular tarafından kınanırsınız
aslında yozlaşmanın en basit örneklerinden biridir
sonuçta herkesin keyfi yerindedir, herkes artısını alıyordur, bana dokunmayan yılan bin yaşasındır
devamını gör...