zaman tüneli

hanımına fokuslanmış, hanımının seksiliğiyle meşgul, her güzelliği hanımında görüp sevebilmeye müsait, adam gibi adamdır...

arzularını arşa ulaştıracak tek kadın biricik hanımıdır. adamlık nedir sorusunun cevabıdır bu tip adamlar.
devamını gör...

nuri bilge ceylan'ın ahlat ağacı filminde geçen, milli piyangocu nevzat repliği.

sinan: "yoksulluğunda postmodern bir ambiyans hissediyorum nevzat abi. ne düşünüyorsun?"
nevzat abi: "aslında bi 250 lira benim işimi çözecek de..."
sinan: "nasıl?"
nevzat abi: "nası nasıl?"
sinan: "habire yazıyon diyom, hesaplar ince galiba."
nevzat abi: " önce bi 140 liraya elektriği açtırcam. esasen 120 de... 20 de açtırma parası var."
sinan: "evet..."
nevzat abi: "sonra bu... oğlan izne geldiğinde, 8 lira muz aldıydım şu köşede var ya öteberi satıyor, seyyar. her gün ters ters suratıma bakıyor karısıyla oynaşmışım gibi."
sinan: "hıha haha."
nevzat abi: "vereyim de, o da kurtulsun ben de."
nevzat abi: "karfursa'dan 10 liraya üç paket makarna pirinç bulgur alınacak: işiçleri bakanının emri. bir de marmara birlik'te zeytin var indirimde, ondan biraz. bir de ayakkabı tamiri var, kış gelmeden... ama, o belki para almaz. öyle tahmin ediyorum yani. ha bir de lavabo civatası lazım."
sinan: "civata..."
nevzat abi: "gerisini de oğlana göndercem. askere... ne zamandır söylüyor çocuk."
sinan: "lavabo civatası?"
nevzat abi: "heâh"
sinan: "ona para vermeye ne hacet? her yer lavabo sök birinden."
nevzat abi: "sökücem de hiçbiri birbirine uymuyor ki."
sinan: "hâ..."
nevzat abi: "ya bu bazı bankalarda bir sistem varmış, askere para gönderirken havale ücreti almıyorlarmış. duydun mu onu sen?"
garson: "poşetiniz."
sinan: "ha eyvallah hocam sağol ya."
nevzat abi: "sana diyom!"
sinan: "ney?"
nevzat abi: "bankalarda diyom bir sistem varmış, bazı bankalarda. askere para gönderirken gönderme ücreti kesmiyormuş. biliyon mu onu sen?"
sinan: "ne yaşlıya anlatır gibi anlatıyon ya? adam geldi ondan duymadım. "
nevzat abi: "ne bileyim, anlamadım böyle..."
sinan: "yok bilmiyorum."
devamını gör...

bir erkek olarak söylüyorum, net şekilde fırsatı olmamıştır.
devamını gör...

sıktı artık evet.
devamını gör...

bir gerçektir. bütün erkekler aldatır diye bir şey yok.
devamını gör...

- ne demek ulan bu
+ manası çok derin ben adama bilezik gibi geçirim demek
+ saksıya fesleğen gibi oturturum anlamı da çıkar
devamını gör...

yıllar önce emniyette yaptığım işlem.
silah ruhsatı içindi evet. maksat birini öldürürsem hemen yakalanmammış. hoş öldürüp en geç iki yıla çıkan 50k mahkumdan sonra çok da şeeydiil.
devamını gör...


gördüm her yanda
kokla
bu ceset, bu yüzüm
ağlar kan içinde
ben sana söyledim, hepten ölürüm ben
inan dönüşü yok, bu hız seferi
bak bu tren devrilir, bağırır bu raylar
o sahte o kart düzene

denek hayatım
devamını gör...

benim kuşağım yani.

oya-bora’nın bora’sı bora ebeoğlu’na ait bir beste. dizi biteli çeyrek asır oldu, beste hala insanların dilinde.
devamını gör...

- arkadaş, orası jiletin yeri

+ jilet artık yok kardeş. ben varım
devamını gör...

kız maşallah dünden razı, böylesi de ürkütür erkeği. bu da normal değil.
devamını gör...

akp ve yerli üreticiyi desteklemek.

yukarıdaki bir yazar bundan bahsetmiş. ne kadar iyimser, ne kadar nahif. koruyalım böyle insanları. kirlenmesinler.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

" bütün kederini, yıkılışını,
yüzünün görünmeyen yanına saklıyordu.

bunu neden yapıyordu?
"

1936/ 1995 yılları arasında yaşayan türk yazar ve şair onat kutlar imzalı eser; öykü türünde yer alır iken 1959 yılında yayınlanmıştır.

unutulmuş kent ve çeviri şiirler adlı eserinden sonra kendisinden okuduğum son kitap bu oldu.

horozlar, hadi, yunus, çatı, kediler, dördüncü, at cambazları, ishak, kül kuşları olmak üzere toplam 9 öyküden oluşmaktadır.

horozlar adlı ilk öyküde oruç tutan ve iftar saatini bekleyen bir ailenin akşam saatleri konu ediniliyor, ayrıca babaanne de onlarla kalıyor ve onun horozlarla olan macerası öyküye bu adı veriyor, iyi ya da duygusal sayılabilecek bir öyküydü.

hadi öyküsünde ise bir kadın ve bir adamın arasındaki ilişkinin yanı sıra aralarındaki gerilim de konu ediniliyor, kıskançlık, ihânet gibi şeyleri de hissettiren bir öyküydü.

yunus adlı öyküde ise bir akrabalık ilişkileri, hiç kimseden korkusu olmayan bir amcanın başına gelenler, küçük bir çocuğun gözlemleri, adamı bekleyen hazin son anlatılıyor, bazı açılardan etkileyici bulduğum bir öykü oldu.

çatı öyküsü ise yoksul bir ailenin dramına eğiliyor, büyükanne de onlarla yaşamakta iken komşuları da o akşam onlarda oturuyor ve yağmurlu bir günde evin damı akmaya başlıyor, çatı onarılmamış ve güleç osman adında gizli bir kahraman evin çatısını gizlice onarmaya çalışıyor, aile durumu fark ediyor ve olaylar gelişiyor, hüzünlü olduğu kadar güldüren bir öyküydü biraz da.

kediler öyküsü son derece ilginç ve büyülü gerçekçilik akımından izler taşır gibiydi, bir adamın ziyareti, ziyaret ettiği evdeki adamın ölü ama hareket eden kedilerle yaşaması, sanki hem rüya hem gerçek izlenimi veren olaylar öyküyü farklı kılmaktaydı, bazı cümlelerini oldukça iyi bulduğum bir öyküydü.

kitapla aynı adı taşıyan ishak adlı öyküde ise avcılık, ishak adlı kuşun başına gelenler ve kişiler arasındaki gerilim anlatılıyor, beklediğim kadar can alıcı bir öykü değildi benim için.

şimdi ise kitapla ilgili kişisel fikirlerime geçiyorum;

yazar, bu kitabı yayınlandığında henüz 23 yaşındaymış ve 23 yaşındaki bir insandan beklenmeyecek kadar özgün ve etkileyici öykülerdi bazıları, özellikle de bazı cümleleri oldukça iyi, etkili, çarpıcıydı.

öykülerde fark ettiğim bir şey vardı, yazar öykülerde sanki hep bir açık kapı bırakmak ister gibiydi, ben bu kadarını anlatıyorum ama daha fazlası da var, görünmeyen bir giz de var bu öykülerde, sen anla der gibiydi.

çatı, yunus ve kediler adlı öyküler diğer öykülere göre daha farklı bulduğum öykülerdi.

seçtiğim bazı cümleleri bırakarak burada bir son veriyorum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


sonsuz bir gülünçlüğün ortasındaydı.

yani annemi hatırlamamaya imkân var mı?

işte ölümü gömdük.
sanki hiç olmayacakmış gibi.

ölümü sabaha rağmen sürdürebiliyordu. bunu yeryü­zünde sadece o yapabiliyordu.

gözleri gözlerime bakıyordu.
yabansı, soluk, anlaşılmaz.

kim bilir belki de onun öleceğini kabul etmek istemiyordum.
ama bu gün gibi apaçıktı.

kendini ölüme hazırladığı gündü —

görünmeyeni kim susturabilir?

devamını gör...

o zamanlar orta doğunun ve arabistan yarım adasının her yerinde yaygın halde yahudi kabileleri varmış ve hemen her yerde nüfusun yarısını oluştururlarmış. sonra dönüşmüşler, devşirilmişler ya da sürülmüşler de şimdiki azınlığa inmişler.
devamını gör...

içi dışı normal sözlük olmuş diyebilir miyiz ;)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

epstein'in iddia edilen ölümüne kadar yanında durmuş ve tüm iğrenç faaliyetlerinin sırdaşı olmuş olan kadın.

en az epstein'in adasına giden ünlüler ve siyasetçiler kadar suçlanmalı bence. bu adam tüm dünyada böyle yayılıp devlet başkanlarına kadar uzayan satanist organizasyonu kendi başına kuramaz. cia ve mossad dahil yanında kimler durduysa açığa çıkmalı. bir tane adamı günah keçisi ilan edip tüm dikkatleri birkaç ismin üzerine toplayarak kurtulabileceklerini ve hatta halk arasında bu insanlık suçlarının yaşanmasını normalleştirebileceklerini sanıyorlar.
devamını gör...

intikam filmlerini seviyor.
devamını gör...

elbette bunda hiç bir sakınca ve sorun yok fakat kaderin bizi getirdiği noktaya veya olayların geldiği yere bakın.

-alıntı-
reyhâne bint şem'ûn (arapça: ريحانة بنت شمعون) bazı kaynaklarda reyhâne bint zeyd (arapça: ريحانة بنت زيد), islam peygamberi muhammed'in eşlerinden birisi olan yahudi kadındır. kuzey arap yarımadasında yaşamış yahudi kabile beni kureyza'dan bir genç bir kadındı.
-alıntı-

edit: ee yani demiş altta biri. tarihsel ve coğrafi olaylara çok hakim olmaması onun suçu değil.
edit 2 : silmiş entryi.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim