zaman tüneli
daniel colson
anarşizm sadece bir sokak kavgası değil, bir evren tasavvurudur diyen zattır. deleuze ile bakunin’i aynı masaya oturtup onlara spinoza'dan meze yaptıran adamdır. anarşizmi kaba bir "devlet düşmanlığı" seviyesinden alıp, "varoluşun sonsuz çeşitliliği" seviyesine taşımıştır.
devamını gör...
fenerbahçe en son şampiyonlar ligi'ne katıldığında
uğur dündar, star ana haber’i sunuyordu diye aklımda kalmış. ve star tv’nin logosu da kırmızıydı. bitmişiz olm biz.
devamını gör...
gece gece gelen kabak tatlısı yeme isteği
balqabaq desertiii, bayılırım.
anne eli değmişse lezzeti hiçbir yerde yok.
bir tanedir bir tanə. afiyet olsun.
anne eli değmişse lezzeti hiçbir yerde yok.
bir tanedir bir tanə. afiyet olsun.
devamını gör...
iyi geceler
yarın umutlarımıza kavuşacağımız gündür. herkese iyi geceler.
devamını gör...
idiocracy
periyodik cetveli oluşturan mendeleyev'in hayatını anlatan bir yazı okumuştum. sibirya'da göreceli eğitimli bir ailede doğuyor. ailenin küçük bir işletmesi var. ancak bir süre sonra yangın yahut iflas gibi bir sebepten her şeylerini kaybediyorlar. aile moskova'ya geliyor. mendeleyev henüz öğrenci. notları fen fakültesine yetmesine rağmen, '' sen eğitim düzeyi düşük bir bölgeden geldin. bu okulda okuyamazsın '' deniyor ve eğitim fakültesine yerleşiyor. mendeleyev'in annesi bir fabrikada işe giriyor. daha sonra o fabrikada şef pozisyonuna kadar yükseliyor. oğul mendeleyev ise üstün başarısı sebebiyle istediği fakülteye geçiş yapıyor ve çok yönlü bir bilim insanı oluyor.
bunların idiocracy filmiyle ne ilgisi var derseniz, bir gerçektir ki teknolojinin geliştiği oranda insan bezline (çabasına) ihtiyaç kalmıyor. başka bir deyişle aptallaşıyoruz. iq için birşey diyemem ama duygusal zekanın bir 30-40 sene öncesine nazaran hayli düştüğünü söyleyebilirim. erkekler çocuk gibi, kadınlar zaten komple şanzımanı dağıtmış, çocuklar şeytan çekicine dönmüş. yetki cahilde, ilim ehli susturulmuş, arif olanlar köşesine çekilmiş. erdem, haysiyet, fedakarlık, diğergamlık gibi kavramlar demode olmuş yahur numunelik insanlar haricinde görülmemeye başlamış. düşük unsurlar fütursuzca çocuk yaparken, toplum kurallarına, yasalara riayet edenler ise tek çocukta kalmış veya cemiyetin geldiği durum ile aralarında aşılmaz bir tezat bulunduğundan köşelerine çekilmişler. ya evlenememişler yahut bir partner dahi bulamamışlar. türkiye için devasa bir universe 25 deney laboratuarı diyebiliriz. kaçınılmaz sona doğru adım adım ilerliyoruz.
idiocracy de bunu biraz mizahi biraz da absürd tarzda anlatan tipik bir b sınıfı filmi. idiocracy'i bir sinefil olarak izlediğinde ''bu ne diyorsun'' ama tıpkı brezilyalı eski top virtüözü ve golcüsü rivelinho gibi, demode ama bugün bildiğimiz anlamda sahadaki varyete benzeri skillerin çoğunu ilk kez o yapmış. kötü bir film ancak öncü bir fikir. işleniş tarzı mühim değil. daha şimdiden kitsch bir distopya olarak tarihe geçti.
bu arada kimse yazmamış galiba ama filmde gelecekteki insanların giydiği ayakkabı benzeri ama komik görünümlü terlikler var. bu terlikler o zamanlar tanınmayan bir firma olan crocs'un modelleri . hem zevksiz hem de çocuksu görünümüyle, gelecekteki insanların duygu durumu ve moda anlayışını yansıtmış ve sanat yönetimince bilinçli olarak tercih edilmiş. yaratıcı ekipten birisine ya bu terlik ileride moda olursa ne olur diye soruluyor. adamın cevabı şu. '' böyle b.ktan bir terliği sokakta kim giyer ki ? ''
bunların idiocracy filmiyle ne ilgisi var derseniz, bir gerçektir ki teknolojinin geliştiği oranda insan bezline (çabasına) ihtiyaç kalmıyor. başka bir deyişle aptallaşıyoruz. iq için birşey diyemem ama duygusal zekanın bir 30-40 sene öncesine nazaran hayli düştüğünü söyleyebilirim. erkekler çocuk gibi, kadınlar zaten komple şanzımanı dağıtmış, çocuklar şeytan çekicine dönmüş. yetki cahilde, ilim ehli susturulmuş, arif olanlar köşesine çekilmiş. erdem, haysiyet, fedakarlık, diğergamlık gibi kavramlar demode olmuş yahur numunelik insanlar haricinde görülmemeye başlamış. düşük unsurlar fütursuzca çocuk yaparken, toplum kurallarına, yasalara riayet edenler ise tek çocukta kalmış veya cemiyetin geldiği durum ile aralarında aşılmaz bir tezat bulunduğundan köşelerine çekilmişler. ya evlenememişler yahut bir partner dahi bulamamışlar. türkiye için devasa bir universe 25 deney laboratuarı diyebiliriz. kaçınılmaz sona doğru adım adım ilerliyoruz.
idiocracy de bunu biraz mizahi biraz da absürd tarzda anlatan tipik bir b sınıfı filmi. idiocracy'i bir sinefil olarak izlediğinde ''bu ne diyorsun'' ama tıpkı brezilyalı eski top virtüözü ve golcüsü rivelinho gibi, demode ama bugün bildiğimiz anlamda sahadaki varyete benzeri skillerin çoğunu ilk kez o yapmış. kötü bir film ancak öncü bir fikir. işleniş tarzı mühim değil. daha şimdiden kitsch bir distopya olarak tarihe geçti.
bu arada kimse yazmamış galiba ama filmde gelecekteki insanların giydiği ayakkabı benzeri ama komik görünümlü terlikler var. bu terlikler o zamanlar tanınmayan bir firma olan crocs'un modelleri . hem zevksiz hem de çocuksu görünümüyle, gelecekteki insanların duygu durumu ve moda anlayışını yansıtmış ve sanat yönetimince bilinçli olarak tercih edilmiş. yaratıcı ekipten birisine ya bu terlik ileride moda olursa ne olur diye soruluyor. adamın cevabı şu. '' böyle b.ktan bir terliği sokakta kim giyer ki ? ''
devamını gör...
feral faun
anarşizmden "işçi sınıfı, sendika, disiplin" gibi sıkıcı kavramları ayıklayıp yerine "arzu, vahşet, oyun ve kaos" koyan adamdır. ona göre devrim yarın yapılacak bir plan değil, bugün atılan bir çığlık, kırılan bir vitrin veya hissedilen bir yabani dürtüdür. solcuların "toplumsal görev" dediği şeye o "evcilleştirme" der ve kaçar.
devamını gör...
sosyal medyada anın videosunu paylaşmak
(bkz: story atmak)
bir süre sonra oluşan arşiv sayesinde ne güzel anlar varmış ne güzel video çekmişim diyerek kendi kendiniz mutlu etmektir.
bazen de pişmanlıktır. olsun.
geçenlerde çektiğim bir anın videosunun linkini aşağıya bırakıyorum. ahaahyayaa.
youtube.com/shorts/5aCsrQhC...
bir süre sonra oluşan arşiv sayesinde ne güzel anlar varmış ne güzel video çekmişim diyerek kendi kendiniz mutlu etmektir.
bazen de pişmanlıktır. olsun.
geçenlerde çektiğim bir anın videosunun linkini aşağıya bırakıyorum. ahaahyayaa.
youtube.com/shorts/5aCsrQhC...
devamını gör...
yaşar çabuklu
insanlık kendinden kurtulmalı" tadında bir bakış açısına sahip, (bkz: orhan koçak)'ın deyimiyle "ışık değil kurşun gibi" yazan adamdır. metinleri o kadar yoğundur ki, okurken insanın üstüne bir ağırlık çöker ama dünyayı bir daha asla eskisi gibi "steril" göremezsiniz. her şeyin performans, her arzunun kurgu olduğu şu çağda, o kurguyu yırtmaya çalışan nadir kalemlerdendir.
devamını gör...
cümleten iyi geceler herkese
öptüm herkesi canlarım, bye.
devamını gör...
a knight of the seven kingdoms
muazzam, müthiş, harikulade yaaa. acayip güzel ilerliyor valla. izlerken kendimi tamamen got'un 1. sezonun içinde gibiymişim gibi hissettim. aşırı sardı, harika gidiyor.
devamını gör...
alınmaca gücenmece yok ben yatıyorum artık
almanca gücenmece yok olarak okudum. kayıtlara not düşülsün.
devamını gör...
steve best
amerikalı filozof, aktivist ve akademisyen steven best, özellikle hayvan özgürlüğü, postmodern teori ve topyekûn özgürleşme üzerine yaptığı sert ve provokatif çıkışlarıyla tanınan bir isimdir.
teksas üniversitesi'nde yani(el paso felsefe doçentliği yapmış, hayvan hakları hareketinin entelektüel cephanesini dolduran, pasifizmi eleştiren ve doğrudan eylemi savunan, militan veganlık kavramının teorisyenlerinden biri.
hayvan hakları savunuculuğu sadece kedi köpek sevmek değildir, küresel kapitalizme ve hiyerarşiye karşı topyekûn savaştır" diyen adamdır. postmodernizmden gelip radikal ekolojiye sapmıştır. birçok ülkede "tehlikeli" bulunduğu için giriş yasağı almıştır.
bilinen kitapları
(bkz: postmodern teori)
(bkz: topyekûn özgürleşimin siyaseti)
(bkz: devrimi ateşlemek)
(bkz: hayvanat bahçeleri ve doğanın sonu)
teksas üniversitesi'nde yani(el paso felsefe doçentliği yapmış, hayvan hakları hareketinin entelektüel cephanesini dolduran, pasifizmi eleştiren ve doğrudan eylemi savunan, militan veganlık kavramının teorisyenlerinden biri.
hayvan hakları savunuculuğu sadece kedi köpek sevmek değildir, küresel kapitalizme ve hiyerarşiye karşı topyekûn savaştır" diyen adamdır. postmodernizmden gelip radikal ekolojiye sapmıştır. birçok ülkede "tehlikeli" bulunduğu için giriş yasağı almıştır.
bilinen kitapları
(bkz: postmodern teori)
(bkz: topyekûn özgürleşimin siyaseti)
(bkz: devrimi ateşlemek)
(bkz: hayvanat bahçeleri ve doğanın sonu)
devamını gör...
hanımın ensesindeki tüycükleri öpmek
cana can katacağına şüpheye yer bırakmamaktadır... kalplerimiz taa ezelden o tüycüklerin güzelliğine özlem duysun, sevsin diye yaratılmıştır... kıymetini bilmek gerekir. allah cümlemize nasip etsin. amin.
devamını gör...
stüdyo kaydından daha iyi olan canlı performanslar
mfö - benim hala umudum var
devamını gör...
sizi olduğunuz gibi kabul etmeyen insanlar
sizi kendiniz olarak sevemeyen, değiştirmeye çalışan, anlaşması zor ve itici olan insanlardır.
devamını gör...
pigs
enee başlığı açılmamış olan. *
domuzlar anlamına gelmektedir. avrupa borç krizinin günah keçisi kabul edilen akdeniz ekonomileri için kullanılır. elbette ki bu ülkeleri aşağılamak için bu şekilde isimlendirilmiştir. kimse gelip de şey demesin.
(bkz: portugal)
(bkz: italy)
(bkz: greece)
(bkz: spain)
domuzlar anlamına gelmektedir. avrupa borç krizinin günah keçisi kabul edilen akdeniz ekonomileri için kullanılır. elbette ki bu ülkeleri aşağılamak için bu şekilde isimlendirilmiştir. kimse gelip de şey demesin.
(bkz: portugal)
(bkz: italy)
(bkz: greece)
(bkz: spain)
devamını gör...
sigara içmeyen birinin evinde sigara içmek
ev sahibi tarafından iyi karşılanmayan davranış.
devamını gör...
gece gece gelen kabak tatlısı yeme isteği
çok öyle bayıldığım tatlılar arasında değildir esasında ama tahinli cevizli bir kabak tatlısı, hele ki bir anne elinde bambaşka olabiliyor. iyi ki varsınız anneler.
devamını gör...
kediler konuşabilse ilk söyleyecekleri sözler
aç ulan şu konserveyi, başlatma şarap çanağına!*
devamını gör...
bir kedinin arama geçmişiymiş gibi yaz
miyav miyav miyav miyav miyav miyav miyav miyav miyav miyav miyav miyav miyav miyav
devamını gör...