zaman tüneli

düzgün yapanlar birbirini "takdir etsin" o zaman ?
onu da küçümserler..
devamını gör...

yok öyle bir şey.
devamını gör...

and i realised i shouldnt meet with anyone and nobody should talk with me either. i am nothing more than a big negative.
devamını gör...

aşk gibi bir duygum olmadığına göre ister nazik olurum ister kaba..
yalakaların kimler oldukları ise ortada:
sokak haycanları varken...

tabi ben bunu kimlere yazıyorum ?
kendime !!!!
devamını gör...

hastalığın kendisinin asla övünülecek bir yanı yok. felaketler kesinlikle meşrulaştırılamaz fakat covid kapamalarının getirdiği bazı pozitif etkileri olan standartlar oldu demek yanlış olmaz.

bunların kesinlikle en büyüğü çalışma düzeniydi. kapitalist dünyayı dize getiren ve insanları "yol - yemek masrafından" kurtaran muntazam bir süreçti. insanların "home office" çalışma sistemine geçmesi, ciddi ferahlık sağladı. nefret ettiğiniz veya anlaşamadığınız sorunlu iş arkadaşlarınız- yöneticileriniz ile diyalogunuzun azalması ve araya ciddi bir sınır gelmesi işin en iyi yanlarından ilkiydi. ayrıca, insanların uyku düzenlerinin bozulmamış olması ve mesai saatlerinden sadece 10-15 dakika önce uyanabilmeleri ciddi bir lükstü. her şeyi geçtim, kendi güvenli alanlarımızla, kendi pijamalarımızı çıkarmadan çalışabildik... şimdi içine yeniden sürüklendiğimiz kurumsal sisteme bakınca.. ne yaşamışız.. nasıl bir süreçmiş diyorum.
devamını gör...

lezzetli gibi gelse de, nitekim yediğiniz "yağdır."
yağın fazlası ve tüketimde ki aşırılığı genelde iyi sonuçlara sebep olmaz. kalp damar sağlığı ve kilo kontrolü için, yağsız yemenin daha hayırlı olduğu kanaatindeyim. yağ , yediğiniz her şeyin kalorisini *3 yapan inanılmaz bir kalori bombasıdır. masum bir yemeği dahi katile dönüştürebilir.
devamını gör...

bu noktada özellikle erkekler büyük yalan söylerler. nedenini açalım:

duygunun var olduğu her düzlemde, cinsel istek doğrudan var olur. cinsel istek, duygunun getirdiği yüksek dozlu "fiziksel paylaşım ve yakın temas isteğidir." dolayısyla, sevdiğinizde otomatikman bu yakınlaşmayı istersiniz ve aşık olduğunuz kişi ile yaptığınız seks inanılmaz iyi hissettirir.

biri sizi çekici bulmuyor ama sevdiğini söylüyorsa, muhtemelen yalan söylüyordur. iki ayrı duygu, aynı düzlemde var olamaz. sevdiğiniz birini - zaten sevdiğiniz için istersiniz. doğrudan gelen bir çekicilik vardır. ilişkiyi mantıkla ya da az duygu yoğunluğu ile kuran insanlarda bu sorun cok rastlanılabilirdir. bu sebeple, partnerinizi sorgulamanız veya diyalogu direkt bitirmeniz gerekir.
devamını gör...

ya şimdi ya sonsuza kadar sus diyecek olsaydılar derdim ki....
"bence unutmayarak" yaşattığım insanlar için ...
devamını gör...


- crude oil prices have surged by over 19%, now trading at $108.

- heating oil up 15%

- gasoline up 10%

- australia's share market is down by 3.7%

- japan's nikkei futures plunge by over 7%


link

"japan's nikkei 225 has lost over $350 billion in market value so far today."

"samsung electronics share price has plunged by over 8.5% in today's trading."

avsutralya, japonya, g. kore güne naneyi yiyerek başladı. birkaç saat sonra türkiye ve avrupa da bu duruma coşkuyla katılacak.
devamını gör...

harika bir kavram.
bireyin içsel benliğine, manevi değerlerine veya yüksek bilince ulaşmasına rehberlik eden; psikolojik, manevi veya transpersönel yöntemlerle kişinin kendini keşfetmesini, iyileşmesini ve dönüşümünü amaçlayan rehberlik süreci.
devamını gör...

yanlış anlaşılmaya inanılmaz açık bir slogandır. her ne kadar omo'nun reklamlarında kastedilen üstünüzün kirlenmesi olsa da, cümle sembolik olarak gayet çarpıtılabilir. cocukluğumun anımsadığım sayılı reklamlarından biridir. çok uzun yıllardır duruşunu ve satış tekniğini değiştirmemiş deterjan firmasıdır. değişime veya mutasyona uğramamış olması, insana kendisini iyi hissettiriyor. güvenilir bir marka olarak görüyorum.

üstü çamur içinde kalmış çocukların olduğu görselleri ikoniktir. "dokunma o pistir, aman annecim oynama üstün pislenir vb" şekillerde çocuğunun gelişimini kısıtlayan annelere inat oluşturulmuş bir vizyonu var gibi geliyor. özellikle çocuklara kıyafetlerini doyasıya kirletebilmeleri için alan vermesi ve bu fikrin etrafında şekillenen bir deterjan firması yaratmaları muazzam. bunca sapığın yaşadığı dünyada, çocuklara özgürlük alanını iyi niyetle tanıyan bir markanın varlığı iyi hissettiriyor. şu ana kadar hiçbir rezilliğe alet olduklarını görmedim. umarım böyle de devam eder.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

masumiyet müzesi dizisini elbet izleyenlerdenim
ben de. üstelik diziyi bitirdikten sonra affaladım ve
o gece boşluğa düşüp bir podcast bile kaydettim kendime.

bir kaç beni vuran replik vardı;

aşk acısından kendini asan fransız şair gerard de nerval, hayatının aşkını sonsuza kadar kaybettiğini anlayınca hayatın bundan sonra kendisine kaba oyalanmalar bıraktığını söylüyor.


hayatımın en mutlu ânıymış, bilmiyordum.

o cümlelerin kuvvetini içimde hissetmenin ötesinde yaşamda derin ve kaba oyalanmalar yaşadığımı hissettiğim çok günüm oldu. aslına bakarsanız yaptığım farklar, edindiğim başarılar veya başarısızlıklar arasında da tüm devam edebilmenin ötesinde “kaba oyalanmalar” yarattım. yıllardır aşk dıygusunu hiç hissetmemiş olmanın gölgesinde kimselerle de bırakın ilişki kurmayı flörtü bile beceremedim. hayatımın en mutlu ânı denilen kısmıda yıllar önce paket edip bırakmış veyahut bırakılmış gibi hissediyorum üstelik hâlen. kimseyi ve hiçbir oluşum veya durumu suçlamıyorum da. böyle olması gerekti ve oldu. aşık olabilmek isterdim doğrusu hele ki karşılıklıysa.. ama yaşam bana duygularımı bile ölçülü ve kararlı yaşamamı öğretti. çünkü bilirdim ki duygumun fazlası bile bana hazin bir son ve gözyaşları getirecekti. üstelik tanıdıkça ve bilir olduğum bir taraftı bu. demem o ki çok gözyaşım vardı, gözyaşları oldular bugünlere yansıyan.. güldüğümde belirginleşen durduğumda belirginleşme aşamasında olabilecek kazayaklarım vardı. ifadesiz kalmadı yüzüm, hatlarım, her duygum benimle derinleşti ve anlam buldu yüzümde. öteden beri gerçek bir şeyler hissedebilmeye ihtiyacım var. çünkü ben hep gerçek yaşamaya çalıştım en her şeyi, en olduğu gibi.
devamını gör...

aslında durum genelde şundan ibaret: sessizlik. günün gürültüsü çekilince insanın kendine kaldığı o tek dilimi bırakmak istemiyoruz. ancak biyolojik saatin bu romantizmden pek haberi yok; yarın sabah o alarm çaldığında bu sessizliğin bedeli ağır ödeniyor.
devamını gör...

güneş gözlüğü takabilecek ve deri ceket giymenizi sağlayacak bir hava sıcaklığına inebilmek. istanbul son 1-2 aydır bu konuda muazzam başarılı. neredeyse her günümüz ilkbahar gibi. bir süredir istikrarla ince giyiniyoruz, güneş gözlüğü takar gibiyiz.. tabii, ertesi sabah dümdüz bır kış ayına uyanabildiğinizi veya akşama doğru çivi gibi betona çakan bir soğukla muhattap olabileceğinizi göz ardı etmeden. - çünkü hepsi oluyor. aynı gün içerisinde, 3 ayrı mevsim yaşayabildiğiniz günler de oluyor.

ekoloji iyice bozuldu.
devamını gör...

muhtemelen çocuk kakalamış.
devamını gör...

hakkında hiçbir somut ve maddi deneyime sahip olmadıkları konularda ahkam kesmeye hatta bu konuda tekeliyet kurmaya bayılıyorlar.

gazze ve hamas hakkında aslında hiçbir şey bilmezler, iran ve iran'da yaşananlar hakkında da... ama hep onlar konuşacak ve her şeye onlar karar verecek.

şu geri zekalı ihtiyarlar gibi: video

her şeyin en iyisini onlar bilir, hiçbir deneyimleri olmamasına rağmen:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

o hırt doktor kılığında hastaneye girdi. bu tipi buldu. boğazını kesti ve öldürdü.
devamını gör...

yorgunluk ve bıkkınlıkla alakalı olduğunu düşünüyorum. kapitalist şartlar ülkede çok ağır. bu sebeple insanlar inanılmaz çalışıyorlar. bu çalışmanın verdiği bir bezginlik, bıkkınlık ve sıkılganlık var. en ince erdemleri dahi yitirir olduk. kimse selam vermeye, hal-hatır sormaya istekli değil. içsel problemler dağ olmuş, kaygılar köprü gibi uzuyor. kimin gerçekten sağlıklı bir ruh hali ile yaşamasını sağlayabilirsiniz ki? bu kendinizi veriyor olmanın sağladığı bir refahta yok. hepsi birleşince, iyi hiçbir şey çıkmıyor.
devamını gör...

bu amaçsızca yürüyüş onu bir ara sokağa getirmişti. yürürken bina arasından bir hırt "bak la hele" diye seslendi. ama o duymazdan gelip yürümeye devam etti. fakat bu seslenen hırtı daha da kızdırmış olsa ki "sen niye beni takmün leeğğn" diyerek bıçağını çekti ve seri şekilde bıçladı. amaçsızca yürümemesi gerektiğini ülkenin hırt gerçeği ona kötü yoldan öğretmişti.
gözünü acilde açtı...
devamını gör...

doksanlarda öyle idi. şimdi hepsinin tadı neredeyse aynı.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim