zaman tüneli
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
buradan gitmek için illa hesabı silmene gerek yok bence yiğido. ekranın sağ üst köşesindeki çarpıya bastığın an bu alemden kopup gerçek aleme dönebiliyorsun.
devamını gör...
biliyorum yüreğin beni ister diyen kadın tatlılığı
özlendiğini ve sevildiğini bilen, kendisi için aşk ile çarpan bir kalp olduğundan emin olan kadın tatlılığıdır.
sahi, sevilmek kadınları nasıl bu kadar tatlı yapabiliyor aklım ermiyor bu sırra..
yüce allah kadını yaratarak ve bizi aşık divaneler haline getirerek kendini mi hatırlatıyor acaba?
yarattığıma duyduğunuz bu derin aşktan ibret alın. bunun böyle olmasını ben istedim!
demiş olmuyor mu mevlamız?
sahi, sevilmek kadınları nasıl bu kadar tatlı yapabiliyor aklım ermiyor bu sırra..
yüce allah kadını yaratarak ve bizi aşık divaneler haline getirerek kendini mi hatırlatıyor acaba?
yarattığıma duyduğunuz bu derin aşktan ibret alın. bunun böyle olmasını ben istedim!
demiş olmuyor mu mevlamız?
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
eraser kardesim, direkt hesap silme secenegi icin yoldas'a bir yazsana ya. bir kere sildim 6 ay sonra bile hesabim gozukuyordu. sen cozersin, bu silme islerinde basarili gibi gozukuyorsun.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
kasabanın en huysuz adamıydı. adı sedat’tı ama mahallede herkes ona ters sedat derdi. çünkü sedat sabah gün doğunca güneşe kızar, akşam gün batınca da çok erken battı bu meretsiz diye yine söylenirdi. hayatında memnun olduğu tek canlı vardı: kaplumbağalar.
bir gün parkta bir kaplumbağayı izlerken iç çekti.
bak şu hayvana… ne güzel yaşıyor, dedi. ne telefon var, ne de ‘abi nasılsın diye başlayıp borç isteyen insanlar…
kaplumbağa hiçbir şey demedi. zaten kaplumbağaların insanı en çok etkileyen tarafı buydu: konuşmamaları.
sedat günlerce kaplumbağayı izledi. hayvan aynı yerde duruyor, ara sıra iki santim ilerliyor, sonra tekrar duruyordu. nihat hayran kaldı.
işte hayat felsefesi bu, dedi kendi kendine. yavaş yaşa, az konuş, gerekirse kabuğuna çekil. insanlık zaten fazla hızlı gidiyor.
sonra ciddi ciddi karar verdi.
ben kaplumbağa olacağım.
mahallede bu kararını açıklayınca kimse şaşırmadı. çünkü sedat daha önce de üç gün boyunca kendini kaktüs sanmıştı.
yalnızlık ilerledikçe sedat’ın kaplumbağa hayranlığı büyüdü. evde yere oturuyor, yavaş yavaş ilerlemeye çalışıyor, biri kapıyı çalınca da sandalye altına girip kabuğu varmış gibi bekliyordu.
ama bir gün parkta yine kaplumbağayı izlerken aklına bir şey geldi.
ulan, dedi, kaplumbağalar yalnız yaşıyor ama ben biraz fazla yalnızım galiba.
uzun süre düşündü. kaplumbağa gibi ağır ağır düşündüğü için bu düşünce yaklaşık kırk dakika sürdü.
sonunda ayağa kalktı, bastonunu yere vurdu ve ciddi bir karar açıkladı:
tamam. kaplumbağa olacağım… ama tek başıma değil.
yan bankta oturan iki emekliye döndü.
akşam meydanda halay varmış, dedi. ben ortada kaplumbağa gibi yavaş döneceğim. siz de etrafımda dönersiniz.
adamlar önce anlamadı.
ama akşam meydanda gerçekten tuhaf bir şey oldu.
ortada ağır ağır dönen huysuz bir ihtiyar…
etrafında halay çeken insanlar…
ve köşede duran gerçek bir kaplumbağa.
kaplumbağa kafasını kaldırıp manzaraya baktı.
muhtemelen hayatında ilk defa bir insana bakıp şöyle düşündü:
bu tür gerçekten garip.
bir gün parkta bir kaplumbağayı izlerken iç çekti.
bak şu hayvana… ne güzel yaşıyor, dedi. ne telefon var, ne de ‘abi nasılsın diye başlayıp borç isteyen insanlar…
kaplumbağa hiçbir şey demedi. zaten kaplumbağaların insanı en çok etkileyen tarafı buydu: konuşmamaları.
sedat günlerce kaplumbağayı izledi. hayvan aynı yerde duruyor, ara sıra iki santim ilerliyor, sonra tekrar duruyordu. nihat hayran kaldı.
işte hayat felsefesi bu, dedi kendi kendine. yavaş yaşa, az konuş, gerekirse kabuğuna çekil. insanlık zaten fazla hızlı gidiyor.
sonra ciddi ciddi karar verdi.
ben kaplumbağa olacağım.
mahallede bu kararını açıklayınca kimse şaşırmadı. çünkü sedat daha önce de üç gün boyunca kendini kaktüs sanmıştı.
yalnızlık ilerledikçe sedat’ın kaplumbağa hayranlığı büyüdü. evde yere oturuyor, yavaş yavaş ilerlemeye çalışıyor, biri kapıyı çalınca da sandalye altına girip kabuğu varmış gibi bekliyordu.
ama bir gün parkta yine kaplumbağayı izlerken aklına bir şey geldi.
ulan, dedi, kaplumbağalar yalnız yaşıyor ama ben biraz fazla yalnızım galiba.
uzun süre düşündü. kaplumbağa gibi ağır ağır düşündüğü için bu düşünce yaklaşık kırk dakika sürdü.
sonunda ayağa kalktı, bastonunu yere vurdu ve ciddi bir karar açıkladı:
tamam. kaplumbağa olacağım… ama tek başıma değil.
yan bankta oturan iki emekliye döndü.
akşam meydanda halay varmış, dedi. ben ortada kaplumbağa gibi yavaş döneceğim. siz de etrafımda dönersiniz.
adamlar önce anlamadı.
ama akşam meydanda gerçekten tuhaf bir şey oldu.
ortada ağır ağır dönen huysuz bir ihtiyar…
etrafında halay çeken insanlar…
ve köşede duran gerçek bir kaplumbağa.
kaplumbağa kafasını kaldırıp manzaraya baktı.
muhtemelen hayatında ilk defa bir insana bakıp şöyle düşündü:
bu tür gerçekten garip.
devamını gör...
hamileyken sigara kullanmak
aşağılık kadın eylemi. çocuk doğsaydı da öyle ziftlenseydin bari.
devamını gör...
yoldaş bakkal
ulan şu yeşil nick için karmam yükselsin diye herkese şirin davranmaktan akp’nin ilk zamanları gibi oldum, liboş oldum ya la! hoffff!
devamını gör...
huzurlu bir iş hayatının sırrı
izin gününde ulaşılmaz olmak.
devamını gör...
huzurlu bir iş hayatının sırrı
psikolojik tatmin..
saygı bazen hak ettiğini düşündüğün asgari maaşı almakla ölçülür, bazen iş yerinde çıkan ve 50 liraya yediğin mükellef yemekle, bazen makam odasıyla, bazen birilerinin seni gördüğünde ceketini iliklemesiyle..
150 000 kişilik kara ordusunu yaprak gibi titreten orgeneral için maaşının 5 milyon olmasına gerek yoktur. kendi standartlarında insan gibi yaşadıktan sonra bilir ki, yalnızca kendisi rahat gidebilsin diye trafik kesildiğinde 1 milyar dolar serveti olan adam da kuzu kuzu beklemektedir.
saygı bazen hak ettiğini düşündüğün asgari maaşı almakla ölçülür, bazen iş yerinde çıkan ve 50 liraya yediğin mükellef yemekle, bazen makam odasıyla, bazen birilerinin seni gördüğünde ceketini iliklemesiyle..
150 000 kişilik kara ordusunu yaprak gibi titreten orgeneral için maaşının 5 milyon olmasına gerek yoktur. kendi standartlarında insan gibi yaşadıktan sonra bilir ki, yalnızca kendisi rahat gidebilsin diye trafik kesildiğinde 1 milyar dolar serveti olan adam da kuzu kuzu beklemektedir.
devamını gör...
huzurlu bir iş hayatının sırrı
patron esprisine gülmek.
devamını gör...
fake taxi
fake taxi durağı burası şeklinde jenerik müziği vardır.
devamını gör...
günaydın sözlük
iznim iptal oldu ne kadar da harika başladık güne neyse günaydın canikomlar.
devamını gör...
huzurlu bir iş hayatının sırrı
iş arkadaşlarıyla iş ilişkisi dışında fazla senli benli olmamak.
dedikodulara girmemek.
mümkünse kendi işini kurmak. kimseye patronluk yalakalık çekmemek.
dedikodulara girmemek.
mümkünse kendi işini kurmak. kimseye patronluk yalakalık çekmemek.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
nickini her gördüğümde çok gülüyorum ya.
devamını gör...
elini tutmak için izin isteyen adam
bazı şeyler spontane gelişir.
devamını gör...
elini tutmak için izin isteyen adam
ilk izni aldıktan sonra, bu iznin sınırlarını kesinlikle genişletecek olan adamdır.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
sanata, bilime, spora, hayata ve dünyaya karşı ilgili; eğlenmeyi ve sohbet etmesini bilen birisi gibi ama bilemiyorum altan; çünkü tanımıyorum.
kalemi daim olsun yazarıdır ve iyi ki yazıyordur.
kalemi daim olsun yazarıdır ve iyi ki yazıyordur.
devamını gör...
elini tutmak için izin isteyen adam
izin istemeden tutmam prensibimdir.*
devamını gör...
gecenin 2'sinde sana geldim diye mesaj atan tekinsiz yazar
(bkz: gel gel panayır var gel)
devamını gör...
elini tutmak için izin isteyen adam
vurduruyodur
devamını gör...
elini tutmak için izin isteyen adam
köprüyü geçene kadar nazik davranıyordur.
devamını gör...