zaman tüneli
yazarların en sevdiği ekşi meyve
vişne…
devamını gör...
eskişehir
ahhhh eskişehir. benden çok şey aldın ama bana tek şey verdin. şimdi hesap yapamıyorum ama sanırım 26 yıl oldu. teşekkürler eskişehir. bana sen öğrettin sevmeyi. ve seni seviyorum. kavgamın çiçeği.
devamını gör...
federico valverde
manchestera 3 attı
devamını gör...
berberdeki televizyon
bazen şöyle oluyor bir tane müşteriler için olan büyük tv var koltuğun karşısında da küçük tabletten az büyük ekran var hem büyük ekrana hem küçük ekrana aynı görüntü gidiyor hem berber hem müşteri gönül rahatlığıyla izleyebiliyor çünkü hemen aynanın yanında aksi takdirde sinir bozucu ama komik durum yaşanır şöyle tv aynanın yanında değildir müşterinin kör noktasındadır solunda falan müşteri habere dalarsa berber sinirlenir dön önüne der sert şekilde kafaya vurarak hahahaha bu tvler eskiden olduğu gibi tüplü ya da lcd olabiliyor halen
devamını gör...
eskişehir
askerliğimin 5 ayını geçirdiğim şehirdir.
bir iç anadolu kenti olmasına ve bazı kronik altyapı sorunlarına karşın, yaya dostu ve düzenli kentleşmesi, parkların ve bisiklet yollarının çokluğu ile göze çarpan, estetik doku'nun korunduğu ve bu bakımlardan türkiye'nin en avrupai şehri gibi hissettiren yerin adıdır. bugünkü görünümüne kavuşmasında şüphesiz yılmaz büyükerşen hocanın 25 yıllık imzası var.
öte yandan anadolu üniversitesi, eskişehir osmangazi üniversitesi ve estü gibi üniversitelerin varlığı ile öğrenci şehri olma ünvanını da taşır. coğrafi olarak da kritik bir konumdadır. istanbul, ankara ve bursa gibi önemli büyükşehirlere yakındır.
şimdi her bir noktasını ayrı ayrı sayamayacağım için seçili birkaç yerden bahsedeyim;
1 - odunpazarı. bu ilçe gerçekten başka bir seviyedir bana göre. tarihi evlerin arasındaki daracık sokaklarda dolaşmak, o dönemlere ışınlanmış gibi hissettiriyor. buraya kadar gelmişken civardaki müzeleri ziyaret etmeden ve met helvası almadan geçmeyin derim. (tabi bir şeker/sindirim ile ilgili bir sağlık sorununuz yoksa)
2 - adalar. burası da bambaşka bir atmosfer... kitap & kahve severler için burası nokta atışı yerdir. insancıl kitabevi aklıma gelir hemen. öte yandan porsuk çayı genelde çok temiz olmuyor bunu da söylemeliyim. ancak yine de, şehre bir venedik havası katıyor.
3- çarşı/es-es olarak bilinen yer. bir an için eminönü - mahmutpaşa'yı hatırlatır. şehrin nabzının attığı yerlerden birisi olduğu için, eskişehir'li vatandaşları gözlemleyebilirsiniz rahatlıkla. oradan da dilerseniz hamamyolu caddesini boydan boya yürüyebilirsiniz.
özetle böyle.
not 1: şehir soğuk diye eleştirilir ancak bu çok doğaldır. denize kıyısı olmadığından karasal iklim hüküm sürmekte. deniz görmeye alışkın bireyleri üzebilir bu durum.
not 2: savaş uçaklarının (bilhassa f-16) sesleri daima duyulur. çünkü 1. ana jet üs komutanlığı buradadır. tabi eskişehir'liler bunu kanıksamıştır.
not 3 (kritik): eskişehir'e büyük beklentilerle gitmenizi asla önermem. evet büyükşehir'dir, ancak "istanbul, ankara ve izmir'deki imkanların aynısını burada da rahat bulurum" demeyin. çünkü bulamazsınız. hele alpu, inönü, sivrihisar gibi ilçeler anadolu köylerini andırır.
final not: eğer burada yaşamayı düşünüyorsanız memur olun atanın ya da işiniz hazır olsun. aksi takdirde şu sıralar açıkta kalmanız olasıdır.
bu da porsuk'tan bir anı olarak kalsın:
bir iç anadolu kenti olmasına ve bazı kronik altyapı sorunlarına karşın, yaya dostu ve düzenli kentleşmesi, parkların ve bisiklet yollarının çokluğu ile göze çarpan, estetik doku'nun korunduğu ve bu bakımlardan türkiye'nin en avrupai şehri gibi hissettiren yerin adıdır. bugünkü görünümüne kavuşmasında şüphesiz yılmaz büyükerşen hocanın 25 yıllık imzası var.
öte yandan anadolu üniversitesi, eskişehir osmangazi üniversitesi ve estü gibi üniversitelerin varlığı ile öğrenci şehri olma ünvanını da taşır. coğrafi olarak da kritik bir konumdadır. istanbul, ankara ve bursa gibi önemli büyükşehirlere yakındır.
şimdi her bir noktasını ayrı ayrı sayamayacağım için seçili birkaç yerden bahsedeyim;
1 - odunpazarı. bu ilçe gerçekten başka bir seviyedir bana göre. tarihi evlerin arasındaki daracık sokaklarda dolaşmak, o dönemlere ışınlanmış gibi hissettiriyor. buraya kadar gelmişken civardaki müzeleri ziyaret etmeden ve met helvası almadan geçmeyin derim. (tabi bir şeker/sindirim ile ilgili bir sağlık sorununuz yoksa)
2 - adalar. burası da bambaşka bir atmosfer... kitap & kahve severler için burası nokta atışı yerdir. insancıl kitabevi aklıma gelir hemen. öte yandan porsuk çayı genelde çok temiz olmuyor bunu da söylemeliyim. ancak yine de, şehre bir venedik havası katıyor.
3- çarşı/es-es olarak bilinen yer. bir an için eminönü - mahmutpaşa'yı hatırlatır. şehrin nabzının attığı yerlerden birisi olduğu için, eskişehir'li vatandaşları gözlemleyebilirsiniz rahatlıkla. oradan da dilerseniz hamamyolu caddesini boydan boya yürüyebilirsiniz.
özetle böyle.
not 1: şehir soğuk diye eleştirilir ancak bu çok doğaldır. denize kıyısı olmadığından karasal iklim hüküm sürmekte. deniz görmeye alışkın bireyleri üzebilir bu durum.
not 2: savaş uçaklarının (bilhassa f-16) sesleri daima duyulur. çünkü 1. ana jet üs komutanlığı buradadır. tabi eskişehir'liler bunu kanıksamıştır.
not 3 (kritik): eskişehir'e büyük beklentilerle gitmenizi asla önermem. evet büyükşehir'dir, ancak "istanbul, ankara ve izmir'deki imkanların aynısını burada da rahat bulurum" demeyin. çünkü bulamazsınız. hele alpu, inönü, sivrihisar gibi ilçeler anadolu köylerini andırır.
final not: eğer burada yaşamayı düşünüyorsanız memur olun atanın ya da işiniz hazır olsun. aksi takdirde şu sıralar açıkta kalmanız olasıdır.
bu da porsuk'tan bir anı olarak kalsın:
devamını gör...
progresif gece şiirleri
progresif gece
unapologetic sen
mythic şiirler
ve bitik bir ben
bi de benden daha sarı bi oğlan
aka tyler durden
oturmuş pencerede doğramakta bir soğan
favori teyzem nurten
tanımaz hiç kimseyi hele ki kalben
en sevdiği türkücü, türkü de saçlar
eccentric birisi madden ve manen
soğandan ötürü gözünde yaşlar
birikmiş ve taşmakta
sana olan hislerim
sevgilim ben bir vampirim
yaklaşırsan dişlerim
geçer o narin boynuna
benden başkası giremez
o çok sacred koynuna
üzemez
seni kimse ben gibi
üzemez
unapologetic sen
mythic şiirler
ve bitik bir ben
bi de benden daha sarı bi oğlan
aka tyler durden
oturmuş pencerede doğramakta bir soğan
favori teyzem nurten
tanımaz hiç kimseyi hele ki kalben
en sevdiği türkücü, türkü de saçlar
eccentric birisi madden ve manen
soğandan ötürü gözünde yaşlar
birikmiş ve taşmakta
sana olan hislerim
sevgilim ben bir vampirim
yaklaşırsan dişlerim
geçer o narin boynuna
benden başkası giremez
o çok sacred koynuna
üzemez
seni kimse ben gibi
üzemez
devamını gör...
komik şeylere komik değil deme hastalığı
bazen doğru çünkü neye göre kime göre komik
devamını gör...
uzak durulması gereken insanlar
bana yeni eklenenler:
-sözlerine değer vermeyen (dinlerken sana bakışlarından anlaşılıyor ) uzak durulmalıdır.
-sorumluluk sahibi olmayan kişilerden uzak durulmalı.
-sürekli para konuşan kişiden uzak durulmalı (maddi bakış açısı elbette olabilir ama fazlası sıkıntı).
-kendi fikri olmayan sürekli bana fark etmez diyenlerden ( yav tamam fark etmezse senin fikrin yok mu?)
-güzellik algısını dayatmaya çalışan kadınlardan /erkeklerden (ister rimel sürerim ister sürmem seni ilgilendirmiyor.etek giydiği için özgüven timsali olup iki üç erko baktı diye ama benim auram var kafasında olanlar vb liste uzar gider…)
güncellendikçe ekleriz.
-sözlerine değer vermeyen (dinlerken sana bakışlarından anlaşılıyor ) uzak durulmalıdır.
-sorumluluk sahibi olmayan kişilerden uzak durulmalı.
-sürekli para konuşan kişiden uzak durulmalı (maddi bakış açısı elbette olabilir ama fazlası sıkıntı).
-kendi fikri olmayan sürekli bana fark etmez diyenlerden ( yav tamam fark etmezse senin fikrin yok mu?)
-güzellik algısını dayatmaya çalışan kadınlardan /erkeklerden (ister rimel sürerim ister sürmem seni ilgilendirmiyor.etek giydiği için özgüven timsali olup iki üç erko baktı diye ama benim auram var kafasında olanlar vb liste uzar gider…)
güncellendikçe ekleriz.
devamını gör...
tantrum (yazar)
#3920014 dediğiniz fıratpen reklamında 2 kadın mı oynuyordu pencere hakkında konuşuyorlardı ?
devamını gör...
internette bir türlü bulunamayan efsane videolar
fıratpen geçirmez reklamı "bu camları nasıl takıyosun bana da taksana"
marmara bira reklamları (sadece ilki var)
capri sunın ilk reklamı (poşetler dans ediyo)
müebbet muhabbet'in satel tv programı
marmara bira reklamları (sadece ilki var)
capri sunın ilk reklamı (poşetler dans ediyo)
müebbet muhabbet'in satel tv programı
devamını gör...
yeditepe üniversitesi
bu günlerde internet haberlerine konu olan üniversite internet haberlerine göre deniyorki 1-kampüste izinsiz iftar verilmiş 2-iftardan rahatsız olan varmış 3-mescidde sıkıntı çıkmış mescid usulüne göre kullanılmıyormuş vs diyorlar
devamını gör...
nude almanın oruca etkisi
yakında nihat hatipoğlu’na sorulacaktır bu soru. eminim:>
devamını gör...
garaj kapısı
bazıları kumandayla otomatik bazıları elle açılır çok derin olursa ve bir dükkanın garanı değilse mahallede çocuklar tarafından maç için kale olarak kullanılabiliyor
devamını gör...
internette bir türlü bulunamayan efsane videolar
blacklist yapılıp bulununca üstü çizilen videolardır
devamını gör...
uzak durulması gereken insanlar
insanların hepsi.
devamını gör...
adı merak edilen kişiler
siyaset bağlamı dışında ben kendilerine bağladılar hortumu diye bağıran vatandaşı merak ederim herkes sesini iyi kullandığı için opera sanatçısı diyor hahahahaahahahahhahaha
devamını gör...
ona bir şarkı bırak
devamını gör...
dünyaya peygamber olarak gelmek
güzel olabilecek bir durum.
ben peygamber olarak doğacak olsaydım suyu kaliteli bir şaraba çevirmek yeterdi.
suyun üstünde yürümeye, ayı ikiye bölmeye, nil nehrini ayırıp geçit açmaya falan gerek yok.
gerçi ek olarak siyonistlerin üstüne ebabil kuşu falan salma mucizesi gerçekleştirebilsem hayır demezdim. beter olsunlar. ey israiloğulları, sen kimsin yaa!
ben peygamber olarak doğacak olsaydım suyu kaliteli bir şaraba çevirmek yeterdi.
suyun üstünde yürümeye, ayı ikiye bölmeye, nil nehrini ayırıp geçit açmaya falan gerek yok.
gerçi ek olarak siyonistlerin üstüne ebabil kuşu falan salma mucizesi gerçekleştirebilsem hayır demezdim. beter olsunlar. ey israiloğulları, sen kimsin yaa!
devamını gör...

