zaman tüneli
avm tuvaletinde patır kütür tuvaletini yapan insan
siz kafayı yemişsiniz.*
devamını gör...
eşin anne babasına ne denmeli sorunsalı
bu kadar kasılmaya gerek var mı? bence yok. isterlerse anne baba da derim. isterlerse isimleriyle de seslenirim.
devamını gör...
fazla arkadaşı olmayan insan
ben. insanlarla muhatap olmayı çok sevmiyorum. ya da onları beni sevmediği için kendimi kandırıyor da olabilirim.
devamını gör...
sözlük yazarlarının okuduğu en kötü kitaplar
(bkz: mehdix)
bütün esrarengiz merak uyandıran kitap mekanik bir sivrisineğe bağlanıyordu. bu kadar israfı döl çok az son gördüm.
bütün esrarengiz merak uyandıran kitap mekanik bir sivrisineğe bağlanıyordu. bu kadar israfı döl çok az son gördüm.
devamını gör...
zengin semtlerin ortak özellikleri
en onemlisi:
guvendesin.
bir kadın icin en onemli sey.
biri yolu mu mu kesecek
biri laf mı atacak
biri selektor mu yapacak
biri arkamdan yuruyup takip mi edecek
biri cantamı mı calmaya calısacak tedirginligi yok.
guvendesin.
bir kadın icin en onemli sey.
biri yolu mu mu kesecek
biri laf mı atacak
biri selektor mu yapacak
biri arkamdan yuruyup takip mi edecek
biri cantamı mı calmaya calısacak tedirginligi yok.
devamını gör...
sözlük yazarlarının okuduğu en kötü kitaplar
(bkz: yerçekimi ve inayet), simone weil
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının okumakta olduğu kitaplar
çapraz okuma yaptığım için;
ernst cassirer - felsefenin tarih problemi üzerine
felsefe tarihi yazmanın cringe anları
hegel'den sonra herkes felsefe tarihi yazmaya kalktı da nasıl yazılacağını kimse sormadı. cassirer 1931'de sormuş. cevap: saf bilgi kuramı gibi değil, kültürün kendini anlama çabası gibi. yani felsefe tarihi, felsefenin otopsisi değil, dna analizi. kitap boyunca "tarihselci mi olalım sistematik mi" ikileminde kıvranan her akademisyene gizli mesaj var: ikisi de yanlış soru. türkiye'de bilinmeme sebebi: çevirisi yok gibi.
simone weil - kölelik üzerine düşünceler
simone weil 26 yaşında, renault fabrikasında 1 yıl işçi çalışıyor. sonra bu kitabı yazıyor. marx'ın eksik gördüğü şey: bürokrasi. parti, sendika, devlet - hepsi aynı mantık. "özgürlük için mücadele eden örgütler nasıl oluyor da yeni zincirler dövüyor?" sorusuna cevap arıyor. 1984'ten 10 yıl önce totalitarizmin organizasyonel kökenlerini görmüş. sonradan mistik oldu diye siyaset yazıları unutuldu.
marc bloch - apolojiya ya da tarih mesleği
1941-43 arasında nazi işgali fransası'nda, yakalanma ihtimali her an varken yazılmış. annales okulu kurucusu, yahudi tarihçi, son kitabı. "tarih neden var?" sorusuna cevap: insanın zaman bilinci. kaynak eleştirisi bölümleri hâlâ doktora öğrencilerinin kabusu. ama asıl güçlü yanı: tarihçinin kendi dönemine karşı sorumluluğu. yazar kitabı bitiremeden gestapo kurşunu yedi. ölünce yayınlandı. türkçe çeviri var ama kimse okumamış.
halil inalcık- osmanlı'da devlet, hukuk ve adalet
büyük hoca'nın gölgede kalan kitabı
herkes devlet-i aliyye'yi bilir, bu kitap kütüphanede tozlanır. 2000'lerde derlenmiş makaleler. klasik dönemde kadı nasıl karar verirdi? şeriat mı, örf mü? cevap: ikisi de, ama pratikte üçüncü bir şey. sicil defterlerinden örneklerle "adalet dağıtım mekanizması"nın gerçek işleyişi. tanzimat'ı anlamak için öncesi şart. inalcık'ın "kuru" olduğunu sananlara: burada dava dilekçeleri, intikam hikayeleri, kadıların kararsızlık anları var. akademide az bilinme sebebi: popüler tarih değil, arşiv çalışması. yani "ağır".
ernst cassirer - felsefenin tarih problemi üzerine
felsefe tarihi yazmanın cringe anları
hegel'den sonra herkes felsefe tarihi yazmaya kalktı da nasıl yazılacağını kimse sormadı. cassirer 1931'de sormuş. cevap: saf bilgi kuramı gibi değil, kültürün kendini anlama çabası gibi. yani felsefe tarihi, felsefenin otopsisi değil, dna analizi. kitap boyunca "tarihselci mi olalım sistematik mi" ikileminde kıvranan her akademisyene gizli mesaj var: ikisi de yanlış soru. türkiye'de bilinmeme sebebi: çevirisi yok gibi.
simone weil - kölelik üzerine düşünceler
simone weil 26 yaşında, renault fabrikasında 1 yıl işçi çalışıyor. sonra bu kitabı yazıyor. marx'ın eksik gördüğü şey: bürokrasi. parti, sendika, devlet - hepsi aynı mantık. "özgürlük için mücadele eden örgütler nasıl oluyor da yeni zincirler dövüyor?" sorusuna cevap arıyor. 1984'ten 10 yıl önce totalitarizmin organizasyonel kökenlerini görmüş. sonradan mistik oldu diye siyaset yazıları unutuldu.
marc bloch - apolojiya ya da tarih mesleği
1941-43 arasında nazi işgali fransası'nda, yakalanma ihtimali her an varken yazılmış. annales okulu kurucusu, yahudi tarihçi, son kitabı. "tarih neden var?" sorusuna cevap: insanın zaman bilinci. kaynak eleştirisi bölümleri hâlâ doktora öğrencilerinin kabusu. ama asıl güçlü yanı: tarihçinin kendi dönemine karşı sorumluluğu. yazar kitabı bitiremeden gestapo kurşunu yedi. ölünce yayınlandı. türkçe çeviri var ama kimse okumamış.
halil inalcık- osmanlı'da devlet, hukuk ve adalet
büyük hoca'nın gölgede kalan kitabı
herkes devlet-i aliyye'yi bilir, bu kitap kütüphanede tozlanır. 2000'lerde derlenmiş makaleler. klasik dönemde kadı nasıl karar verirdi? şeriat mı, örf mü? cevap: ikisi de, ama pratikte üçüncü bir şey. sicil defterlerinden örneklerle "adalet dağıtım mekanizması"nın gerçek işleyişi. tanzimat'ı anlamak için öncesi şart. inalcık'ın "kuru" olduğunu sananlara: burada dava dilekçeleri, intikam hikayeleri, kadıların kararsızlık anları var. akademide az bilinme sebebi: popüler tarih değil, arşiv çalışması. yani "ağır".
devamını gör...
sözlük yazarlarının okuduğu en kötü kitaplar
1- 1q84
2- middlesex
3-görünmez canavarlar
4- bakir intiharlar
5- henüz bu dördüyle kıyaslanacak kadar kötü bir 5. kitap bulamadım.
2- middlesex
3-görünmez canavarlar
4- bakir intiharlar
5- henüz bu dördüyle kıyaslanacak kadar kötü bir 5. kitap bulamadım.
devamını gör...
narsist olmak
özgüven yoksunluğu kaynaklı bir ''kişilik bozukluğu''* sahibi olan kimseye şunu demek lazımmış:
''oğlum sen kimsin yaa? sen neden her şeyin en iyisini en güzelini hakediyorsun?''
''oğlum sen kimsin yaa? sen neden her şeyin en iyisini en güzelini hakediyorsun?''
devamını gör...
eşin anne babasına ne denmeli sorunsalı
amerikalılar gibi demek lazım. örneğin eşinin babasının adı edward diyelim:
+merhaba edward nasılsın ?
amerikakılar böyle diyor.bence gayet olur.
+merhaba edward nasılsın ?
amerikakılar böyle diyor.bence gayet olur.
devamını gör...
ciklet balığı
cichlid'i ciklet yapmışlar. yoksa balığın sakızla bir alakası yoktur herhalde.
zamanında beslediğim akvaryum balıklarındandır ama artık akvaryum balığı beslemeyi etik bulmadığımdan beslemiyorum bittabi. şu kaynakta en popüler 8 türü sıralanmış: balikturleri.com/ciklet-bal...
bendekiler hangi türdendi tam emin değilim ama görüntü olarak alttaki gibiydiler ve bunlara convict chiclid / zebra ciklet deniyormuş.

bunlar astronot balığı—ki bu da bir ciklet türüdür aslında—ve pirana balığı ile aynı akvaryumda bulunabilirler, ki ben de öyle bir akvaryum ayarlamıştım zamanında. ufaklarken yanlarında başka tür bazı balıklar da bulundurdum ama büyüdüklerinde akvaryumlarını ayırdım elbette. gerçi piranayı daha erken ayırdım zira bendeki pirana hiç uyuz değil, gayet vahşi pirana gibiydi hep. büyüdüklerinde desem de dev gibi olmadan aslında bir akvaryumcuyla takas etmiştim ben bunları zira bu tür balıklar büyüyünce dev gibi oluyor ve benim böyle balıklara iyi bir yaşam sunabilecek kadar büyük akvaryumlarım yoktu. gerçi işte artık tümden yanlış buluyorum ben akvaryum balıkçılığını. neymiş efendim, 90 litrelik akvaryumda bu balıklara bakarsan zalimlikmiş de, 120 lt kapasiteli akvaryumda bakarsan çok iyiymiş. gören de hayvanın hapishanesini biraz büyüttün diye onlara iyi bir yaşam sunuyorsun sanacak. haha.
zamanında beslediğim akvaryum balıklarındandır ama artık akvaryum balığı beslemeyi etik bulmadığımdan beslemiyorum bittabi. şu kaynakta en popüler 8 türü sıralanmış: balikturleri.com/ciklet-bal...
bendekiler hangi türdendi tam emin değilim ama görüntü olarak alttaki gibiydiler ve bunlara convict chiclid / zebra ciklet deniyormuş.

bunlar astronot balığı—ki bu da bir ciklet türüdür aslında—ve pirana balığı ile aynı akvaryumda bulunabilirler, ki ben de öyle bir akvaryum ayarlamıştım zamanında. ufaklarken yanlarında başka tür bazı balıklar da bulundurdum ama büyüdüklerinde akvaryumlarını ayırdım elbette. gerçi piranayı daha erken ayırdım zira bendeki pirana hiç uyuz değil, gayet vahşi pirana gibiydi hep. büyüdüklerinde desem de dev gibi olmadan aslında bir akvaryumcuyla takas etmiştim ben bunları zira bu tür balıklar büyüyünce dev gibi oluyor ve benim böyle balıklara iyi bir yaşam sunabilecek kadar büyük akvaryumlarım yoktu. gerçi işte artık tümden yanlış buluyorum ben akvaryum balıkçılığını. neymiş efendim, 90 litrelik akvaryumda bu balıklara bakarsan zalimlikmiş de, 120 lt kapasiteli akvaryumda bakarsan çok iyiymiş. gören de hayvanın hapishanesini biraz büyüttün diye onlara iyi bir yaşam sunuyorsun sanacak. haha.
devamını gör...
restoranda yemek yerken çatal bıçak kullanan tip
bıçak kullanmak kasıntılık oldu. troll diycem ama askerdeki tiplerden de duymuştum.
cem yılmaz boşuna demedi "k*nı yıkayan adam elit sayılır oldu" diye
cem yılmaz boşuna demedi "k*nı yıkayan adam elit sayılır oldu" diye
devamını gör...
makarna suyu
nişastalı ve tuzlu sudur. abartmaya gerek yok.
ziyan etmek istemiyorsanız, çoğu sos bununla kıvam alır. malzemeyi bağlar içinde nişasta olduğu için
ziyan etmek istemiyorsanız, çoğu sos bununla kıvam alır. malzemeyi bağlar içinde nişasta olduğu için
devamını gör...
ankara'nın en çok sevilen yanı
biraz daha az kalabalık olduğu ve trafik sorunun bu denli ayyuka çıkmadığı zamanlarını çok özlemekle beraber yine de “sakinliğini” diyeceğim sanırım. bi de şehir dışından dönüşte havaşla hitit güneşinin yanından geçerken bana bi huzur gelir hep.*
devamını gör...
sözlük yazarlarının en sevmediği saat aralığı
saat 13.00 sonrası 15.00'a kadar. yemekten sonra felaket uyku çöküyor.
devamını gör...
moli balığı
46 kromozomu harici pek numarası olmayan bir balıktır benim için. aslen meksika'ya özgü bir balıktır. hızlı üreyebilirler fakat çabuk mantar kaparlar.
devamını gör...
fabulous
bir habit tracker uygulaması
benim gibi erteleme hastası, hareketsiz, uyuşuk, hayatsız birine ne kadar yardımcı olacak bakalım.
benim gibi erteleme hastası, hareketsiz, uyuşuk, hayatsız birine ne kadar yardımcı olacak bakalım.
devamını gör...
bugün okuduğunuz en güzel cümle
"kırgınlık ruhun intiharıdır."
devamını gör...

