zaman tüneli

"ohaa, çüş, hatta vışş iyice brezilyalılara benzemissin."

valla güzel tepki ve iltifattı.
devamını gör...

(bkz: cia yalanları)
(bkz: hedef türkiye)
devamını gör...

bazı insanlar yaziyi okuyup ne söylendiğine bakmak yerine, altında kaç fav var ona bakmayı daha çok seviyor. sonra da bundan kendilerine bir hikaye cıkarıyorlar. “etkileşim fetişi” falan diye.
halbuki ortada çok daha basit bir durum var: kendisini eski tanıdığım için şunu objektif bir sekilde rahatlıkla soyleyebilirim "ölüm" mahlaslı adam yıllardır sözlüklerde yazmış, ortamın tozunu yutmuş, nereye gitse üç beş kişi “bu iyi yazıyor” diye dönüp bakıyor. çünku bazı insanlar gerçekten yazabiliyor. yani gerçek bir yazar. bunu anlamak için sayfasina girip, yazılarını okumanız kafi.
sözlük dediğin yer zaten etkileşimle yaşayan bir yer. kimse entry yazıp defterine kaldırmıyor. yazıyorsun, okuyan oluyor, fav veren oluyor, tartışan oluyor. yani sistem zaten bunun üzerine kurulu.ama ne hikmetse biri biraz dikkat çekmeye başlayınca hemen teşhis koyuluyor. “prim yapıyor”, “etkilesim kasıyor”, “fetişi var.”
oysa bazen mesele çok daha basit: bazıları yazıyor, bazıları yazanı izliyor. izleyenlerin bir kısmı da sıkılınca teşhis koyuyor.
işin en komik tarafı şu; yıllardır efendi efendi yazan, kimseye bulaşmayan, kendi halinde takılan birine bile böyle şeyler yakıştırılabiliyor.
halbuki insanın iç dünyası çöplüğe dönmüşse onu baskasının entrysine dökmeden önce biraz kendi kapısının önünü süpürmesi daha faydalı olabilir.sözlüğün en eski reflekslerinden biri sanırım şu: iyi yazan birini görünce önce “güzel yazmış” demek yerine, bir kulp bulmaya çalışmak.
halbuki bazen kulp yoktur.adam sadece yazıyordur. mesele etkileşim falan değil.
bazı insanlar yazdıkça okunur, bazıları da okundukça rahatsız olur. olay tamamen bu.
devamını gör...

#3923549

engellemeden sana yine etkileşim vereyim, arkamdan sallarsın. eleştirimi epey şahsileştirmişsin.

#3923541 - #3895021

bak eleştirilerimi oku önce. benim sitemim bu. sözlüğün, amacı dışında aşırı lakça ve goygoysal, forumsla kullanımı.

#3886042

vaktinde vizyonlu davranıp başka bir arkadaşın eleştirisine yazmıştım. bu entry benden sana gelsin. hâlen konuyu uzatma derdindesin. yetişkin insan gelir yüzüme söyler bunları. nickaltıma gel 55 kez yaz. benim fikrim yine baki kalacak.

kendimi görmediğin için mesaj attı kısmına gelecek olursak, ilgili başlıktan bir kesit.

ilgilendirmez kısmına şöyle giriyorum. burası "kamusal" bir alan. kamusal alanda yaptığın her şey onu görmüş herkesi ilgilendirir. gidip özel hayatında, gidip özel sohbetlerinde yaparsan evet ilgilendirmez. o yüzden forum, pardon sözlük eleştirilerimde hep bunu diyorum. ben dahil olayım ya da olmayayım özelden yapılacak şeyleri aleni yapmayın. yapıyorsanız da "imi bi kimsiyi ilgilindirmiz" demeyin.

ben de her şey delillidir. yok öyle çamur at, izi kalsın. madem ortaya bir bomba atıyorsun. delikanlı gibi etik ve şeffaf olacak her şey.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

içinden ben olsam da tavrım aynı olurdu. sadece ince düşünülmek hoşuma gider dedin.

sen de "nereye uygun olduğunu düşünüyorsan söylersin editlerim. herkes kendine uygun olanı yazıyor."

ben de "yok hocam, ben sipariş usulü bir yere kendimi eklemem. düşünülüp eklenmek daha kıymetli.

lakin onu da ben dedikten sonra bir yere eklemenin de kıymeti yok. ince düşünce seviyorum ben. siparişi sadece yemekte ve içecekte seviyorum ya da bir ürün satın alırken." dedim.

ince düşünülmek mutlu ederdi beni. ben bu tip onlarca içerikten rahatsızım. içinde olsam yine rahatsızlığımı dile getiririm. merak etme, benim "omurgam" mevcut. fikirlerimi de bana cevap vermek için vereceğin azıcık oturup okursan, tutarlılığımı görebilirsin.

lakin eleştiriye olan tahammülsüzlüğün canlı bir örneğisin.

senin kalemin olmadığım konusunda haklısın. maalesef, aşağıdaki kalemlerle muhatap olmuyorum. arada böyle hatalar yapıyorum. seviyeme gelince, dumanla haber ver. keyfim isterse gelirim.

hemhal falan yazınca da bayağı entelektüel oluyorsun. ambalaj'a bakılıyor eleştirimi kendi kendine sırf beni eleştirmek uğruna resmen ispatlamışsın birkaç kez. bunun için de sana bir teşekkür borçluyum. teşekkür ederim bu ispatın için.

sana attığım mesajın saati ; 07:33.35 tarihinde gönderildi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

entry giriş saati ; 15.03.2026 08:38

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

düzenleme de 08:41

2-3 cümle ilave yaptım. üstüne gelirsen, görürsün.

ilk mesajım ;

"yine dışlanmışız moruk, en az 3 konuda en az 55 entryim var lakin kaygını da anlıyorum.

etkileşim fetişi her zaman ve her yerde bakidir.

allah çarşını pazar eylesin, hayırlı forumlar olsun."

çünkü belli başlıklarda daha aktifim. liyakat esasıyla bunu dile getirdim nazikçe eleştirimi yaparken.

tüm konuşma screenshot bile atarım lakin özel mesajı ifşalamak maalesef yasak. yasak olmasa, direkt ss atardım emin ol.

benden uzak, dilediğine yakın olman dileğimle. zaten yakın olmadığın bir arnavut kaldırımları kalmış gördüğüm kadarıyla.

arkadaşa da birileri elden ele iletsin. düzenlemeyi de görseller için yaptım. açık açık yalan söylediğin ortada dursun. kankaların sana inanır yine zaten ama gerçek tektir ve nettir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mutlu, sorunsuz, keyifli bir pazar olsun..

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

fındık kabuğu ve koyu kumral arası saç renkleridir.

sarı saç mavi gözlere daha çok yakışıyor; siyah çok keskin olur, eğreti durur, koyu kumral hojdur.
devamını gör...

#3923541

bunu yazmamış olsaydın o entryi girmeyecektim. asıl samimiyetsiz olan, etkileşim manyağı olan sensin.
(bkz: normal tv) başlığında kendini görmediğin için mesaj attın.
suratına söylemem gerekeni söyledikten sonra gidip normal sözlük başlığına bana söylediklerini yazmaya devam ediyorsan o sınırı aşmışsındır. herkes haddini ve yerini bilecek.
ayrıca kıymetli entrylerim hatrına engellememişsin beni, lütfen engelle. senin gibi art niyetli birisi entrylerimi okumasın lütfen. herkes kendi kaleminde insanlarla hemhal olsun. sen benim kalemim değilsin.
adam dediğin konuşma bittikten sonra koşa koşa hemen klavyeye sarılmaz. bak bakalım ne kadar adamsın? o iğrenç, mide bulandırıcı, kendini küçük düşürücü yorumlarını kendine sakla.
konuşma bittikten sonra gelip sözlük içinde entry giriyorsan asla geri durmam. nahif bir insanı zayıf zannetme.
ayrıca, gelip konuşmaları cımbızlayarak kendini öne çıkartmaya çalışma. madem o kadar delikanlısın, adamsın ağlayarak entry girmeseydin.
yazmak istediğim çok yazar var ancak yeteri kadar hakim değilim ilgi alanlarına.
ama senin ilgi alanını anladım: sürüngenlik.
evet kardeşim, seni normal tv başlığına yazacak kadar değerli görmüyorum. bu da sana ayıracağım son zamandır. gerisi israf.
sevgilerle.
devamını gör...

radyo aktif kullanılabilirse bir sosyal mecra kimliği kazanma potansiyeli olan sözlüktür.

yazar eğitimi, sözel bir unsurdur.
devamını gör...

#3923542

tanım ; sosyal medya mecralarında etkileşim ve ilgi uğruna yapılan eylemlerin, kişinin egosunu okşaması durumudur.

ben attım güzel kardeşim. etkileşim fetişin var, evet. ben eleştirimi bireylerin gidip yüzüne yaparım. sen de "tanımadan yorum yapmanı önermem" dedin. ben de uzaktan öyle gözüküyorsun dedim.

vaktinde kıymetli entrylerin hatırına engellemedim. yetişkin insanlar gidip buraya ağlamaz. yüz yüze konuşur, tartışır ve bir sonuca bağlarlar.

buraya yazdıklarını suratıma söyleseydin, samimiyetine inanırdım. lakin buraya bunu sabah sabah girmen bile eleştirimin doğruluğunu kanıtladı. haklı çıkmaktan baba yoruldu yahu. gün içerisinde seni de engelleyeceğim merak etme. şu tavrından sonra hak ettin.

olumsuz fikirlerin varsa engellemek bir tercihtir ama aynı zamanda eleştiriye tahammülsüzlüğü gösterir. tanımadan yorum yapma diyen sevgili yazarımızın iç dünyam hakkında yaptığı yorum ve kendisiyle 180 derece çelişmesiyle beni güldürmüştür.

her cümleniz, kendinize dokunuluncaya kadar. adam dediğin, tutarlı olur. tutarsızlık görünce midem kalkıyor ki, midemi fazlasıyla kaldırdın.

biraz eleştiri gelince, hemen çirkinleşmeyin. az tahammül edin. tahammül ve hazmetme sorunlarınız varsa lütfen yoğurt yiyin, ayran için, olmadı beypazarı sodası için.

seninle drama girmeyeceğim sevgili yazar. zira dramalardan daha kıymetli işlerim ve tatil günüm var. bir de dramaya illa gireceksem de kalibremde olmalı. üzgünüm, ama bizimle değilsin.

ilgilendirmez kısmına şöyle giriyorum. burası "kamusal" bir alan. kamusal alanda yaptığın her şey onu görmüş herkesi ilgilendirir. gidip özel hayatında, gidip özel sohbetlerinde yaparsan evet ilgilendirmez. o yüzden forum, pardon sözlük eleştirilerimde hep bunu diyorum. ben dahil olayım ya da olmayayım özelden yapılacak şeyleri aleni yapmayın. yapıyorsanız da "imi bi kimsiyi ilgilindirmiz" demeyin.

etkileşimini verdim, sana dedikodu malzemesi da verdim. yüzüme söyleyemediğin şeyleri gidip arkamda salla haydi. hayatında "bol etkileşimler ve bol fetişler" dilerim.
devamını gör...

madrid elche maçında 68. metreden gol atıp laliga rekoru kırmış. ilk denemesinde direkte patlayan top girmiş bu sefer. bayılıyorum şöyle haberlere. gurur kaynağı.
devamını gör...

üşümek.

evet benim hoşuma gidiyor, yaşadığımı, hücrelerimin canlandığını hissediyorum.
devamını gör...

mutlu huzurlu sağlıklı yeni yaşlarınız olsun.
devamını gör...

zeitgeist*
devamını gör...

tanım: etkileşim uğruna her şeyin yapılabilmesi.

edit: #3923549

bu sabah birisi mesaj atmış, etkileşim fetişimin olmasıyla suçlamış beni. uzaktan epey öyle görünüyormuşum. uzak olduğun için öyle görüyorsun zaten a güzel kardeşim.

tekrar söylüyorum, benimle ilgili olumsuz fikirleriniz varsa engelleyin. kimsenin olumsuz duygularıyla, çöplüğe dönmüş iç dünyasıyla uğraşamam. ikocum çok güzel özellikler getirmiş sözlüğe.
ha ayrıca etkileşim fetişim olsa bile bu kimseyi ilgilendirmez. herhangi bir insanın hareket alanına girip zarar vermiyorsam kimseyi ilgilendirmez.
devamını gör...

içerik yerine "ambalajın" değer gördüğü kanka forumudur.

toplasak 10 yazar hariç, geri kalan için burası forum niyetinde ve forum tadında ilerliyor. gündemden ve birçok öğrenme kalıbından uzak işleyen bir forum sitesi üstelik.

etkileşim fetişleri ve kankacılık fetişlerinin "arş-ı âlâ" yaptığı bir forumdur aynı zamanda.

bilimsel çok içerik girmek istiyorum lakin hak ettiği değeri görmeyeceğin biliyorum. zaten işimden dolayı olan vaktimi de kafa boşaltmaya lakin yine de okuyan ve sessizce duran yüzlerce yazara bir şeyler katmaya çabalıyorum. başarabildiysem ne âlâ, başarmadıysam bu da benim eksikliğim bunun için de onlardan özür dilerim.

elbette geyik hiç mi dönmesin? dönsün. kimsenin eğlencesinde, kahkahasında asla gözüm yok. lakin her şeyin bu kadar kor göze parmak sokulması beni aşırı irrite ediyor.

en azından 10 entry'de atıyorsanız 2-3 tanesinde, biraz bilgi katan bir içerik olmalı bence. bunu ben orana vurduğumda çok net yaptığımı düşünüyorum birçok branşta. elbette bilgim kadarıyla. bilmediğimi de öğrenmeye çok açım. bilgi şelalesi olmayı çok istiyorum ancak o zaman buraya işsiz gibi mesai ayırmam lazım. herkes gibi benim de kendi dertlerim, sorumluluklarım buna izin vermiyor.

ayrıca okuduklarımda da bir şeyler öğrenmeyi samimiyetle çok istiyorum. bunu göremiyorum. onun yerine özel mesaj mevzuları baya baya entry adı altında giriliyor. herkes dilediğini yazmakta özgür elbet.

benim düşüncem sözlüklerin elbette güzel arkadaşlıklar, güzel dostluk, belki bir sevgili ve bize içerik anlamında da az ya da çok mutlaka bir şeyler katmasıdır.

lakin özelden ulaşanlarla seve seve bunu yaparım elden geldikçe. (troll ya da kankacı olmadığım için bana mesaj atan asla olmaz)

müzikler paylaşmaya, anılar paylaşmaya, siyaset, gündem, ilişkiler, futbol, bilimum sporlar ve hayata dair şeyler daha çok olmalı

özel mesaj tadında nickaltılar, dramalar, kaliteli insanları bu forumdan iyice soğutacak fetişler özel mesaj kutusuna aittir. engelle engelle bitmiyorsunuz üstelik. her neyse, herkese iyi pazarlar ve iyi forumlar diliyorum.

günün yalakalığını görmek için ailecek sabırsızlıkla beklemedeyiz. malum, dolapta pekmez yala yala bitmez.

lakin sizin pekmez ne bereketliyse, yalaya yalaya bitmedi. nerenin pekmezsiyse söyleyin alayım birkaç kilo ben de. kahvaltıda ailecek falan yeriz yani. güzel olur.

şikayet ve eleştirime karşı elbette bireysel bir gayret gösteriyorum lakin yenemiyorum. bir süre sonra da buralarda olacağımı sanmıyorum eğer fikrim değişmezse...

bunun de sizin umurunuzda olacağını yine hiç zannetmiyorum.

bu entry belirli kişiler gördükten sonra tamamen şahsımın keyfine göre imha olacaktır. belki de olmayacaktır.

hepsi, parmaktan sonra...
devamını gör...

tanım: beynimizde bulunana 'epifiz bezi'* için tanımlanan olası bir görev.

bedensel döngülerimizin kaynağı olan kozmik döngülerin, dışardan içimize geçişini temin edecek bir almaç gerekmektedir. bu 'epifiz bez'imiz olabilir.

bilim adamları, beynin merkezinde bulunan küçük bir yapı olan epifiz bezinin içinde minik piezoelektrik mikrokristaller tespit ettiler. bu keşif, bezin gerçek biyolojik rolünü anlamaya yönelik ilgiyi yeniden canlandırdı.
epifiz bezi, uyku döngülerini düzenleyen bir hormon olan melatonin üretmesiyle bilinir. son araştırmalarda, araştırmacılar piezoelektrik özellikler gösteren mikroskobik kalsit kristalleri tespit ettiler. bu kristaller, mekanik basınca maruz kaldıklarında küçük elektrik sinyalleri üretebiliyorlar. bilim adamları, gelişmiş görüntüleme, spektroskopi ve dijital mikroskopi araçlarını kullanarak bu kristallerin yapısını ve bileşimini analiz ettiler.
bazı çevrimiçi iddialar, epifiz bezinin “kozmik anten” görevi gördüğünü öne sürmektedir, ama daha yüksek boyutlarla bağlantısını destekleyen bilimsel bir kanıt bulunmamaktadır.
devamını gör...

mutlu pazarlar herkese.
haftanın rekorunu kırdık bu gün. böyle giderse yirmi yıl sonra dokuzda uyanabikirim. ya ben erken uyanmak istemiyorum arkadaşlar.
devamını gör...

yıllar oldu içimi anlık biriken duygularımı dışarıya aktarmayalı nasılını nedenini bilmeden bilemeden akıp geçen yıllarım oldu. kendimi bu rüzgara düşmem sanıp bırakmışken çakılacağımı ben de düşünmemiştim burada kendisini son kez anarak veda edeceğim. seni çok bekledim o telefon çalsın, evimin önünde bir kere belir diye kaç gece öldüm bilmedin. geçmişim geleceğim her şeyimi adadığım bu aşkta ben tekmişim meğer bunu öğrettin. ne sokak, ne gar meydanı, ne bir kaldırım taşı kalmadı adını bilmeyen de bir sen bilemedin bu kara sevdayı. o çok istediğin huzuruna kavuştun mu bilmiyorum ama sen beni hiç hayatında bulunmamışım gibi çıkarttın ve gittin olsun be. duygularımı saklamıyorum o kadar şeffaf oldum ki her şeye ve herkese karşı hayat bana bütün kozlarını oynuyor işte. ölümcül hastalığa tutulsam belki arar sesini duyarım diye dua etmişliğim vardı benim sen gibi vefasız için. bizden bir telefonla ayrılacak kadar seni korkak bir insana dönüştüren hayat... senin vefasızlığına da yas tuttum. beni bu derece bırakıp gitmen bana da şok oldu biliyor musun artık o saçlarım öyle bir ağardı ki. çok zordu hâlâ çok zor, hastalıklarım var, kayıplarım olmuştu zaten sen bile bile beni bunların içinde terk ettin ben seni affetmek için yine de kalbimle savaştım ruhun duymadı. benim ne hâle geleceğimi bilerek buna göz yumarak gittin sen ölsem de unutmam. ölüm hariç her yerden dönülen sen bir kere gelmedin ben de seni istediğin o bensiz geleceğine bıraktım. şimdi öyle şeyler yaşıyorum ki başıma bir şey mi gelmiş umurumda bile değil bir köşede ölür giderim ama mezarıma ilk çiçeğimi sen dik isterim, bilirsin sarı laleler... şimdi hayat karşımda bir sürü sorumluluk bir sürü sorunlarla yeniden devam ediyor, bir şeyler iyiye gidiyor mu onu bilemem hayat bu ne getirir yine belli olmaz. bu sana veda mektubum belki bir gün görürsün . yerin yönün kutup yıldızın(eskiden)...
devamını gör...

şahane bir gün olsun dileklerimizle, günaydın herkese.
devamını gör...

şeriat -din devleti- yönetimi
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim