zaman tüneli

çok ilginç bir durum. bununla yapılmış bir çalışmaya denk gelmiştim. orada deniyordu ki gey erkekler ile heteroseksüel kadınların beyin yapısı birbirine çok benzerdir. aynı şekilde, lezbiyen kadınların da heteroseksüel erkeklerle benzer beyin yapısına sahip olduğu ortaya konmuş.
benim ufkumu açtı bu bilgi. imkan bulursam kaynak da atarım.
edit: spekülasyon da olabilir. ama ilginç bir keşif gibi duruyor bana göre.
edit2: aha da kaynak. 2008 tarihli ama olsundu.
buradan
devamını gör...

itina ile tüpe arkasından bağlı bakır sargıyı çıkarıp hurda merkezine gotururseniz size 150 tl takdim ederler.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

balıkesir - dursunbey

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

esnafın pir adı verilen yuceltilmis ve efsanelestirilmiş kişiliklerle korunması ve desteklenmesi bir zamanlar düsturdu. selman ı pak, hazreti idris vs gibi. musikicilerin (mehter) bu anlamda piri yoktu. ancak musiki erbabı kurumu yuceltme icgudusuyle peygamberin gazalarinda çalınan kös ve nekkareden söz eder. baba sevindik'in belinin hz hamza tarafından bağlandığını söyler.

gerçi kös pirinin çin hakanı olduğu da söylenirse de bana ne kardeşim diye eklemisti rahmetli muşlettin amca kahvede...
devamını gör...

estetik zeka.

ortaya somut gözle görülür bir şey mi koydun, bir de alıcı gözüyle zevkine güvendiğin bir kadın baksın, ne anlar deme olm baksın işte. anlar ki baksın diyoruz, hoffff!
devamını gör...

baba çok net uzun yol.

hgs-yakıt-airbnb masraflarını hiç düşünmeden yılda 3-4 kere çıkıp gidiyorum egeye doğu anadoluya, totalde 20 bin km falan yapıyorum, daha önce görmediğim en az 10 yer görüp eve resetlenmiş olarak geri dönüyorum. çok tatlı iş.

yol üstündeki gözlemeciler konusuna bile girmedim daha dikkatini çekerim.
devamını gör...

derinlemesine, etraflıca düşünme ve olası tüm senaryoları kafada canlandırmak. ama üzülmeyin elinizde olan bir şey değil ancak gey erkeklerde bu yeti var. zaten kadınlarla benzer beyin yapısına sahip oldukları yönünde çalışmalar mevcut.
devamını gör...

bi ben dinleyen kaldım

hepinize karşı ben...hahaha
devamını gör...

(bkz: oğlak)*

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

o nihilizm degil, ihilizm'dir. cunku nihilizm hicligi savunur, sen icligi savunuyosan, ihilist'sindir. 1 harfi eksik ya hani. evet.
devamını gör...

senaryosu tugay kayan tarafından yazılmış ve aynı isim tarafından yönetilen 15 dakikalık kısa film; 2021 yılında yayınlanmıştır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kadrosunda ise; tuğrul kızıldemir, özlem sagun, berkay kayan, uğur kanlı gibi isimler yer almıştır.

hastane çıkışından sonra dünyası başına yıkılan otuzlu yaşlarda bir yazar olan hakan'ın yaşamının son günlerinde iç dünyasında meydana gelen değişimleri, bu korkunç gerçekle başa çıkma çabasını, giderken ve gitmeden evvel arkadaşlarıyla yediği son akşam yemeği'ni konu ediniyor.

ömrünün son demlerini yaşayan adam hastaneden çıktıktan sonra yığılacak bir yer arayadursun, dünyası başına yıkılır, ölümün bu kadar tez elden geleceğini hiç düşünmemiştir, hayalleri vardır, gerçekleri vardır, yazmakta olduğu bir kitap vardır, sevdikleri, dostları, idealleri vardır, bu ölüm de nereden çıkmıştır?

ilk sahnelerde bireysel bir facianın yarattığı yıkımın etkileri göz önünde iken ilerleyen sahnelerde ise durum değişir, hesaplaşmalar, ukde kalmasın diye sarf edilen sözler, öfke patlamaları, kırgınlıklar, intikamlar daha ön plana geçer.

genç adam az bir ömrünün kaldığını öğrendikten sonra perişan bir hâle gelir, depresyonun daha katmanlı bir evresidir bu yaşadığı, yakında öleceğini bilmekten daha korkunç ne vardır?

son akşam yemeği için bir araya gelen dostlar arasında bir bağ olduğu kadar, kızgınlık da vardır, genç yazarın eski sevgilisi olan seda, onun yakın arkadaşıyla onu aldatmıştır iddiaya göre.

hakan'ın az bir ömrünün kaldığını öğrenen dostları ilk başta onu kurtarmak için bir çare arasalar da işler değişecektir.

onun tek isteği, yarım kalacak olan kitabının tamamlanıp yayınlanmasıdır artık sadece.

şimdi ise kişisel fikirlerime geçmek istiyorum;

konusu farklı sayılabilecek bir kısa filmdi,
sinematografik açıdan iyi bir kısa film olduğu görülmektedir.

giderken kavramını zeigarnik etkisi bağlamında yorumlayarak ele almak isterim biraz da, insanın içinde hiçbir kırgınlık, kızgınlık, acı veya öfke kalmadığında bu hayattan gitmesi daha az acı verirdi, zeigarnik etkisi ile bağıntısı ise şöyle bence;

yarım kalan her şey bize acı verebilir, henüz okumadığımız kitaplar, hâlâ izlemediğimiz filmler, daha görmediğimiz ülkeler, şehirler, tanışamadığımız insanlar, hepsi birer yarım kalma nedeni olabilirdi, öleceğini öğrenmek ise en çok da yetiştiremediğin şeyleri düşününce acı verirdi.

hayatımızı çok uzun yıllar sürecekmiş sanırız ama yarım saat sonra öleceğimizi bile bilemeyiz, bu yüzden her gününü, her ânını son günmüş, son anmış gibi yaşamaktan başka bir çare kalmıyor.

eğer öyle dolu dolu yaşarsan, bir gün ölecek olmak o kadar da acı vermez, bunu hiç unutma.

içindeki o ukde hep kalıyor,
kalacak değil mi?


bir soru;

eğer yakında öleceğini öğrenseydin,
son kez kimleri görmek isterdin?


devamını gör...

kaybolan mesleklerdendir. eskiden mahalle aralarında olurlardı. şimdi her firmanın-markanın yetkili servisleri var. yetkili derken bu yetki önemli. yetkili olup olmadığını araştırın, firmadan öğrenin.
devamını gör...

düşünmeden hareket etmek.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

şimdi servisler var ama bu mesleği yapanlar eskiden tüplü tvlerle uğraşan ustalardır
devamını gör...

majestelerinin yaptığını rahmetli ilber ortaylı da ekranlardan insanlara önermişti.

şöyle demişti:''evlenip mobilya dükkanı gezeceğinize dünyayı gezin''.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

geçen akşam.. ya da dün gece miydi hatırlamıyorum, vaktin hükmünü yitirdiği o gece yarısı acıkması saatinde mutfağa sızdım. amacım sadece bir dilim ekmek kızartıp üzerine peynir sürmekti ama kaderin benim için daha epik daha yok artık dedirtecek planları varmış.

bizim kedi, yani tarçın, mutfak tezgahının üzerinde adeta bir ninja gibi pusuya yatmış. ben ekmeği kızartma makinesine ittirirken bu zıpçıktı, bir hışımla üzerime atladı. refleksle geri çekileyim derken, tezgahta duran ve içinde emekli ikramiyesi gibi sakladığım o özel karışım bitki çayım laptopun tam ortasına boca oldu. cihazdan gelen o cıızzt sesi, sanki ruhumun teslimiyet çığlığıydı.

panikle bilgisayarı kaptığım gibi balkona fırladım. hani belki serin hava devreleri kendine getirir, gökyüzü bana bir işaret gönderir diye... ama ne göreyim..? alt kat komşusu şükran teyze, balkonuna kurduğu devasa bir kazanda gece yarısı salça kaynatıyor. balkon değil, sanki dante’nin cehennemi mübarek..! buhardan göz gözü görmüyor.

o esnada şükran teyze yukarı bakıp; "kızım, bilgisayarı mı pişireceksin, getir içine iki domates atalım!" diye bağırdı.
"yok teyze, sistem çöktü, format atıyorum!" dedim ama sesimdeki o titremeyi ben bilirim.

tam o sırada, sokağın başından bizim mahallenin o meşhur modifiye tofaş çetesi göründü. müziğin sesi öyle bir yüksek ki, binanın kolonları ben gidiyorum anacım, siz takılın diyor. ben balkondan sarkmış, elimde sırılsıklam laptop, aşağıda kaynayan salça, arkada böğüren müzik... tam bir sinir boşalması.
ve beklenen an, apartman boşluğunda vuku buldu.

aşağı inip bilgisayarcı hüseyin’i -ki kendisi dükkanın arkasında yatıp kalkar- uyandırmaya karar verdim. terliklerimle merdivenlerden inerken, karanlıkta karşıma bir karaltı çıktı. hayırdır inşallah, demeye kalmadan, elinde dev bir rulo halı tutan bir adamla burun buruna geldim.

"bacım yardım et, bu halı bitirdi bizi!" dedi adam.
"benim bilgisayar yandı beyefendi, halı sizin olsun" dedim.

adam beni durdurdu "sen o musun yoksa?" dedi.
"kimim..?" dedim.
"halı yıkamacıdan kaçan o kadın değil misin sen? hani parasını ödemeden halıları balkondan sarkıtan..?"

haydaaa! ulan tipime baktım, üstümde lekeli bir tişört, elimde ıslak bilgisayar, saçlar zaten her zamanki gibi elektrik çarpmış süpürge modunda.. adam beni resmen mahallenin halı kaçağı ilan etti.

"beyefendi, ben akademisyen kadınım ya, ne halısı?" dedim ama adam kararlı. tam üzerime doğru halıyı sürerken, ayağım o meşhur apartman içi rutubeti yüzünden kaydı. ben lamba direği gibi hiç bükülmeden, elimde laptopla sırtüstü yere serildim.

kafamı yere vurduğum an, sanki beynimin içinde windows'un açılış cıngılı çaldı. bir rahatlık geldi ama yeri değildi tabii.. apartman boşluğunda sırtüstü yatıyorum, başımda tanımadığım bir adam halı rulosuyla bekliyor, aşağıdan salça kokusu geliyor. adam baktı ki ben kalkmıyorum, "valla bu o değil, bu bildiğin bayıldı" dedi ve halıyı bırakıp kaçtı.

beni apartman görevlisi bulup banka oturttu. elime de nerden bulduysa soğuk bir kahve tutuşturdu. hem içiyorum hem de kafamda oturtmaya çalışıyorum; ben niye buradayım..? halıcı niye kaçtı..? bilgisayardaki tez dosyam kurtulur mu..?

derin bir nefes aldım. "neyse" dedim, "en azından halı hırsızı damgası yemedik" eve çıktığımda tarçın kapıda beni bekliyordu. gözlerinin içine baktım sanki "bir format yedin, kendine geldin, hadi mamamı koy da yatalım" diyordu.

işte öyle... gece gece mahallece beni bir resetlediler. bilgisayar açılmıyor ama içimdeki o bahar dalları, boşveerrr, hayat zaten bir hata mesajından ibaret, diye fısıldıyor.
devamını gör...

bence iki insan hukuki bir sözleşme yapmadan da bir arada yaşayabilir. kanuni bir bag kurmak kadını ve çocuklarını ekonomik olarak korumak ve geleceklerini teminat altına almak içindir.

şimdilerde insanlar tüm malını satıp savıyor ondan sonra boşanma davası açıyor. yani sizi hukuk korumaz demiyorum o da çok önemli ama esas olan insan biriyle evlenmek.

ben insan olan birine denk gelmedim. gelirsem neden evlenmeyelim.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim