zaman tüneli
tay tv
haddinden fazla reklam yayınlayan tv. gına geldi artık. yarım saat reklam mı olur lan. padoktaki atları gösterin de kuponumuz yapalım.
devamını gör...
şeytan gibi fısılda melek gibi konuş
bir katman var; kimsenin görmediği, hatta bazen insanın kendine bile tam itiraf edemediği yer.
orada düşünceler daha çıplak, daha keskin. kıskançlık, öfke, korku, hesap…
hepsi orada sessizce dolaşır. bağırmazlar, dikkat çekmezler. fısıldarlar. çünkü fısıltı daha tehlikelidir; insanı yavaş yavaş ikna eder.
“bunu yaparsan ne olur ki?” der. “kimse bilmeyecek.” der. "aslında böyle biri değilsin ki" der. ve en çok da insanın kendi kendine kurduğu o karanlık diyaloglar büyür.
bir de dışarıya bakan yüz vardır. o yüz yumuşaktır. sözler dikkatle seçilir, ses tonu incelir, bakışlar sakinleşir. insanlar seni anlayışlı, nazik, hatta güvenilir biri olarak görür. çünkü orada bir düzen vardır. dağınıklık yoktur. içerideki karmaşa dışarı sızmaz. sen de sızdırmazsın. fısıldamanın sinsiliğinin aksine cümlelerin çok daha nahiftir.
asıl gerçeklik belki de bu ikisinin aynı anda var olmasıdır.
insan ne tamamen iyi ne de tamamen karanlıktır. ama çoğu zaman hayatta kalmak için birini saklamayı öğrenir. genelde saklanılan kısım ise şeytani olandır.
içerideki o fısıltılar bazen seni korur, bazen de yavaş yavaş değiştirir. dışarıdaki o “melek gibi konuşan” hâlin ise seni toplumun içinde tutar.
ve en karanlık tarafı şu olabilir: bir süre sonra hangisinin gerçek olduğunu ayırt etmek zorlaşır.
fısıldayan mı sensin, yoksa konuşan mı?
içindeki o sesler gerçekten sana mı ait, yoksa zamanla öğrendiğin bir savunma mı? hangisi sensin?
ne gerçekten şeytan gibi olabilirsin ne de tam anlamıyla melek. zaten olması gereken de budur aslında. gerçekliğin yanılsamasının kısa bir özeti, insanın kendi içindeki o ince çizgi.
peki ya insanlar da sana böyle yaklaşıyorsa?
şeytan gibi fısıldıyor ama melek gibi konuşuyorsa?
niyeti nasıl anlayabilirsin?
kandırıldın mı yoksa ikna mı edildin?
ikna olmak da kandırılmaktan mı geçer?
tüm bunları sorgulamak gerekli midir yoksa bomboş bir düşüncenin senden bir şeyler götürmesine izin mi veriyorsun?
kimsenin tam olarak masum olmadığı ama herkesin masum görünmeyi öğrendiği o çizgi. herkesin birbirine uyguladığı şeydir belki de.
içinde barınan şeytanının meleğe ihtiyacı olduğu kadar meleğinin de şeytana ihtiyacı vardır.
ve tüm bunları bir kenara bıraktığımızda ise farklı bir sorgunun kilidi açılır; ya masum olan melek değil de şeytansa?
o zaman tüm bu düşünceler boşa mı çıkar yoksa baştan mı yazılır? herkesin şeytanı farklı mıdır?
kafanız ne kadar karışırsa karışsın gerçek değişmez;
insanın en tehlikeli hâli, şeytan gibi fısıldayıp melek gibi konuşabildiği andır.
orada düşünceler daha çıplak, daha keskin. kıskançlık, öfke, korku, hesap…
hepsi orada sessizce dolaşır. bağırmazlar, dikkat çekmezler. fısıldarlar. çünkü fısıltı daha tehlikelidir; insanı yavaş yavaş ikna eder.
“bunu yaparsan ne olur ki?” der. “kimse bilmeyecek.” der. "aslında böyle biri değilsin ki" der. ve en çok da insanın kendi kendine kurduğu o karanlık diyaloglar büyür.
bir de dışarıya bakan yüz vardır. o yüz yumuşaktır. sözler dikkatle seçilir, ses tonu incelir, bakışlar sakinleşir. insanlar seni anlayışlı, nazik, hatta güvenilir biri olarak görür. çünkü orada bir düzen vardır. dağınıklık yoktur. içerideki karmaşa dışarı sızmaz. sen de sızdırmazsın. fısıldamanın sinsiliğinin aksine cümlelerin çok daha nahiftir.
asıl gerçeklik belki de bu ikisinin aynı anda var olmasıdır.
insan ne tamamen iyi ne de tamamen karanlıktır. ama çoğu zaman hayatta kalmak için birini saklamayı öğrenir. genelde saklanılan kısım ise şeytani olandır.
içerideki o fısıltılar bazen seni korur, bazen de yavaş yavaş değiştirir. dışarıdaki o “melek gibi konuşan” hâlin ise seni toplumun içinde tutar.
ve en karanlık tarafı şu olabilir: bir süre sonra hangisinin gerçek olduğunu ayırt etmek zorlaşır.
fısıldayan mı sensin, yoksa konuşan mı?
içindeki o sesler gerçekten sana mı ait, yoksa zamanla öğrendiğin bir savunma mı? hangisi sensin?
ne gerçekten şeytan gibi olabilirsin ne de tam anlamıyla melek. zaten olması gereken de budur aslında. gerçekliğin yanılsamasının kısa bir özeti, insanın kendi içindeki o ince çizgi.
peki ya insanlar da sana böyle yaklaşıyorsa?
şeytan gibi fısıldıyor ama melek gibi konuşuyorsa?
niyeti nasıl anlayabilirsin?
kandırıldın mı yoksa ikna mı edildin?
ikna olmak da kandırılmaktan mı geçer?
tüm bunları sorgulamak gerekli midir yoksa bomboş bir düşüncenin senden bir şeyler götürmesine izin mi veriyorsun?
kimsenin tam olarak masum olmadığı ama herkesin masum görünmeyi öğrendiği o çizgi. herkesin birbirine uyguladığı şeydir belki de.
içinde barınan şeytanının meleğe ihtiyacı olduğu kadar meleğinin de şeytana ihtiyacı vardır.
ve tüm bunları bir kenara bıraktığımızda ise farklı bir sorgunun kilidi açılır; ya masum olan melek değil de şeytansa?
o zaman tüm bu düşünceler boşa mı çıkar yoksa baştan mı yazılır? herkesin şeytanı farklı mıdır?
kafanız ne kadar karışırsa karışsın gerçek değişmez;
insanın en tehlikeli hâli, şeytan gibi fısıldayıp melek gibi konuşabildiği andır.
devamını gör...
normal sözlük sugar mommy aranıyor ilanları
gencim yakışıklıyım çıtırım ve kıtır kıtırım. hanımlar selam.
devamını gör...
huzur içinde ölmek nasıl oluyor sorusu
kaybedince mi kaybedilince mi...
ince ince yasem'ince mi... 10 yıl daha bu oyunu çekince mi....
ince ince yasem'ince mi... 10 yıl daha bu oyunu çekince mi....
devamını gör...
normal sözlük sugar mommy aranıyor ilanları
tatmix ve tadım karışık kuruyemişimi aldım bayram da yeşilçam filmi izleyeceğiz, köyümüzzz çok güzel ama gölü yok, şekersiz birisi kuruttu, demirel dönemiydi leylek gelmezdü şimdi her yer kuzzzgunnn…
devamını gör...
zeus büyük harfle başlasın
bence de, dünyaya han olupda konaklayabilen kaç kişi var ki, bordo şapka bile ihtiyara düşmüşken. ne garip.
devamını gör...
sunay akın
şu sürekli tarihten öyküler anlatan günümüzün heredot cevdeti gibi bi şey
devamını gör...
kargo
üçakla gidennnüüü maktüldür. pardon makbuldür. maklube geçer. sevgilerimizle…
devamını gör...
madalyasız yazarların boş beleş tipler olması
bu bakış açısıyla madalyalı yazarların, yapacak başka işi gücü olmayıp burda madalya peşinde koştukları düşüncesini aklıma sokan tanım.
devamını gör...
şarja şarz deyip de şarjöre şarzör dememek
valla ağız alışkanlığı diye bir şey var. ama bazı kelimeler de olduğu gibi söyleniyor işte...
devamını gör...
bir insanın kaybetmemesi gereken şey
(bkz: şuur)
devamını gör...
huzur içinde ölmek nasıl oluyor sorusu
tecavüz edildikten sonra öldürülmediğinde, kurallara uygun bir şekilde yolunda giderken malın biri yüzünden araba içinde ezilerek can vermediğinde, deprem olduğunda binanın altında günlerce bekleyerek can vermediğinde, dümdüz kaldırımda yürürken kafana bir şey düştüğü için ölmediğinde, yolda biriken suya basıp çarpılarak ölmediğinde, sırf sen denk geldin diye bir cinayete kurban gitmediğinde, hırsızın malını alması yetmezmiş gibi bir de canını almadığında, tatile gittiğin otelde canlı canlı yanmadığında,...
bu ülkede huzurlu ölen şanslıdır.
bu ülkede huzurlu ölen şanslıdır.
devamını gör...
bir insanın kaybetmemesi gereken şey
1. sağlık, sağlığınızı kaybederseniz herşeyi kaybetmiş olabilirsiniz, geri gelmesi bazen parayla bile sağlanamıyor.
2. akıl sağlığı, düzgün düşünme yetisi, hayatta zevk almayı bilmek, hayatınızı zevkli hale getirebilmek, zor zamanların içinden en az hasarla çıkabilmek önemli.
3. vicdan, buna sahip olmak herkese nasip olmaz, vicdanı olan insanlar için geceleri ferah uykular dünyanın en önemli şeyi olur ve çevrelerine karşı daha duyarlı olurlar.
4. para, kaybedilir, kazanılır, çok olur az olur herkes bir yolunu bulur ama her şey kararında güzel olsada artmadan yetmeyen bi şey varsa o da paradır.
2. akıl sağlığı, düzgün düşünme yetisi, hayatta zevk almayı bilmek, hayatınızı zevkli hale getirebilmek, zor zamanların içinden en az hasarla çıkabilmek önemli.
3. vicdan, buna sahip olmak herkese nasip olmaz, vicdanı olan insanlar için geceleri ferah uykular dünyanın en önemli şeyi olur ve çevrelerine karşı daha duyarlı olurlar.
4. para, kaybedilir, kazanılır, çok olur az olur herkes bir yolunu bulur ama her şey kararında güzel olsada artmadan yetmeyen bi şey varsa o da paradır.
devamını gör...
evanjelistler
yahudilik’in hristiyanlık içerisine zerk edilmiş versiyonu. aslında siyonizm’in diyelim.
devamını gör...
uefa
dünkü parmak kopma olayı türkiye’de yaşansaydı
acaba şu an ne düşünüyor olurlardı
bakalım lpool bundan nasıl sıyıracak
acaba şu an ne düşünüyor olurlardı
bakalım lpool bundan nasıl sıyıracak
devamını gör...
normal sözlük sugar mommy aranıyor ilanları
devamını gör...
en çok neyi yapamıyorsun sorusu
birinden tam olarak emin olup güvenmek. karşıdakini o kadar çok test ediyorum ki bir yalanı yakalayınca güvenemiyorum bir daha.
devamını gör...


