zaman tüneli

sakın pes etme, sen hep anılacaksın.
son kavgamızda bana çok güzel bir şey öğrettin: iyi insan olmak...
ışıklar içinde uyu kadim ruh.
devamını gör...

bugün olduğum yerden üsküdar’a nasıl gideceğimi öğrendim. ikinci bir emre kadar unutmam inşallah.

emre kim tanımıyorum bu arada.
devamını gör...

ooof çok beter bir şey bu...

eve mutlaka ya koşu bandı ya da kondüsyon bisikleti filan almak lazım. baska hal çaresi kalmadı.
devamını gör...

hissedilen hissettirilen bir enerjiyi tanımlayacak kelimelerden biri.

böyle biraz boş boş anlatmış gibi oldum ama zaten böyle bir enerjiyi böyle tanımlayabilmek için ne anlatsanız hepsi boş gelebilir.

anlatılmaz yaşanır hadise olayı.

yürüyüş, duruş, mimikler, ifadeler, seçilen kelimelerle her bir an içerisinde kendisini bir şekilde hissettirmektedir..

ay bir de aristokrat soyundan geliyor olabiliriz gibi bir ihtimal de oluşturmak için kendisini ifade etmiş olmasına rağmen o cazip görünmedi bana. tam bir saraylı ya hu..

ama var bir enerji ben inandım. sana da inanıyorum.
devamını gör...

kısa aralıklarla kalkıp yürümek önüne geçiyor bu durumun.
benim gibi kurtlu biri için 15 dakika oturmak bile oldukça yorucu. özellikle işyerinde devamlı oturması gereken insanlara da hep üzülürüm.
devamını gör...

bende kızıl elmacıyım. yeşil elma çok eşki oluyor ve dişlerim gıcıklanıyor. sonra bende çok gıcık biri oluyorum. hatta kızıl elmadan da çok amasya elması seviyorum. kütür kütür oluyor o. ve çok leziz.
devamını gör...

namı diğer yalnız kurt bruce lee ile aynı filmde oynamışlardı. o filminden sonra tanımıştım. iyi bir aktördü..
ışıklar içinde uyusun..

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

müzik notalarının şuan kullandığımız isimleri, 11. yüzyılda yaşamış din adamı ve müzik teorisyeni guido d’arezzo’nun isimlendirmenin aziz yuhanna ilahisinin ilk hecelerinden oluşmasını önerişinden kalması imiş.
devamını gör...

kimle nerede ne konuşacağımızı biz seçeriz, bizde utanmak yoktur ben değil biz bilinci vardı, istişare ve meclis hani. mesele tek adam olmaksa sizlere dökümantsayon açabilirim...
devamını gör...

bu aralar hayatim boyle. yoruldugumu soylemek de suc oluyor
devamını gör...

türk ortaklı bir yz girişimi
firmalara uyumluluk hizmeti veriyormuş
ama fena patlamış
aynı raporları binlerce kez kullanmış falan
refere ettikleri şirketler, benzer imla hataları tespit edilince yakayı ele vermişler
devamını gör...

(bkz: ne etti size o erkek)
devamını gör...

pink floyd’un the wall albümündeki "goodbye cruel world", bir şarkıdan çok daha fazlasıdır; o, insan bilincinin kendi varlığından tiksinmeye başladığı o son eşiğin, ses formuna bürünmüş halidir. burada söylenen şey basit bir veda değil; var olmanın dayanılmaz yükü altında ezilmiş, dünyanın kabalığıyla, insan ilişkilerinin sahte sıcaklığıyla, hafızanın çürümeyen yaralarıyla ve kendi iç sesinin acımasız yankısıyla lime lime olmuş bir ruhun, artık hayata değil yalnızca ışığa, anlama, bağ kurma ihtimaline ve hatta kendi benliğine sırt çevirişidir.
roger waters’ın sesi bu parçada bir insan sesi gibi gelmez; daha çok, henüz ölmemiş ama yaşamın içinden çoktan çekilmiş bir bilincin karanlıkta kendi mezarına son taşı yerleştirirken mırıldandığı cenaze duasını andırır. çünkü bazen insanı yok eden şey dış dünyanın zalimliği değildir; asıl felaket, o zalimlikten korunmak için inşa ettiği iç kalenin zamanla bir lahde dönüşmesidir.
pink floyd'un ördüğü duvar bu yüzden yalnızca psikolojik bir savunma mekanizması değil, bilincin kendi kendisini gömmek için yarattığı taş bir metafiziktir. her tuğla, bir travmanın donmuş biçimidir; her katman, hissedebilme yetisinin biraz daha çürüyüşüdür; her yükseliş, dünyadan korunma değil, dünyaya ve kendine karşı verilen sessiz bir ölüm hükmüdür. insan bazen yok olmak için ölmez; hissizleşir, susar, geri çekilir, kendi içine çöker ve sonunda nefes aldığı halde dünyadan silinmiş bir hayalete dönüşür. "goodbye cruel world" tam olarak bu silinmenin sesidir.
burada veda edilen şey yalnızca dünya değildir; merhamet ihtimali, kurtarılabilme arzusu, bir başkasının eline son kez dokunabilme umudu ve en korkuncu, insanın kendisini bir bütün olarak yeniden kurabileceğine dair en küçük inanç kırıntısıdır. bu yüzden parça, bir kapanış gibi değil, içeriden mühürlenen bir mahzen kapağı gibi hissedilir. sanki pink floyd, dışarıdaki gürültüden kaçarken sonunda kendi ruhunun rutubetli bodrumuna hapsedilmiş ve orada, kendi yankısından başka hiçbir şeye sahip olmadan çürümeye bırakılmıştır.
fakat trajedinin en acımasız tarafı, bu kesin kapanışın hemen ardından gelen "hey you" ile açığa çıkar: çünkü insan, kendisini dünyadan tamamen kopardıktan sonra, aslında en çok ihtiyaç duyduğu şeyin bir başkasının sesi olduğunu fark eder. ne var ki bu fark ediş her zaman geç gelir. duvar tamamlandığında, yardım çağrısı artık kurtuluş ümidi değil; taşın içine gömülmüş bir bilincin kendi mezar taşına çarpıp geri dönen boğuk yankısıdır. o andan itibaren pink floyd artık yalnız değildir; yalnızlıktan da öte bir yerde, kendisine bile ulaşamayan bir varlık haline gelmiştir. ve belki de bu parçayı böylesine korkunç yapan şey tam budur: burada ölüm bedensel bir son değil, insanın kendi iç dünyasında adım adım gerçekleşen ontolojik bir çürümedir.
canlı performanslarda duvarın seyircinin gözleri önünde yükselmesi de bu nedenle sarsıcı bir teatral jestten ibaret kalmaz; o an, bir insanın kendi elleriyle kendi tabutunu örüşünü izleriz. böylece "goodbye cruel world", müzik tarihinde kısa bir geçiş parçası olmaktan çıkar; insan ruhunun, dünyanın acısına dayanamadığı için sonunda kendi içine kapanarak kendini susturmasının, kendi bilincini diri diri toprağa vermesinin ve varoluş karşısında sessizce çöken benliğin karanlık ayinine dönüşür. çünkü bazı vedalar dünyaya söylenmez; insan bazen en son kendisine veda eder. ve o veda gerçekleştiğinde, geriye artık acı bile kalmaz, yalnızca sesini yutmuş, ışığını söndürmüş, anlamını çürütmüş, sonsuz bir iç karanlık kalır.

orijinal kayıt:



konser görüntüleri:



devamını gör...

madde 64.
chuck norris aslında 20 yıl önce ölmüştür. ama ölümün bunu ona söylemeye cesareti yoktur.

sonunda o cesareti bulmuş demek ki ölüm.

severdik reisi.
devamını gör...

arada bir oturuş pozisyonlarını değiştirmek yararlı olabilir.
devamını gör...

uzun yolculuklarda tren, uçak, otobüs gibi taşıtlarda gayet de başımıza gelebilecek bir durumdur. bunun da temel sebepleri koltukların rahat olmayışı ve maalesef bütün yolculuğun tek bir oturuş pozisyonunda geçirilmesidir.
devamını gör...

ölmemiş, daha yüksek bir yaşam formuna dönüşmüştür. chuck norris ölmez. ölüm chuck norris'ler.

tüm dünya tarafından sevilen nadir insanlardan biriydin, huzur içinde yat kral.
devamını gör...

nerden katilcam
devamını gör...

açık yazacağım, sinan canan ve açık beyin tayfasından olan varsa beni direkt engellesin. onun haricinde inisiyasyon veya türk töresini bilen, masonik süreçler hakkında bilgi sahibi olan birileri varsa tarafıma ulaşabilir. frekansla haberleşme ve ülkedeki forumlar üzerinden yürütülen 5. kol faaliyetlerini takip edenler varsa da onlar da yazabilirler. ben sizlere oğuz, değişen devran ve türk töresi yazmak istiyorum ama aptal saptal öksüzün yetim oyuncaklarından oluşanlarla didişmekten işime bakamıyorum. sigara söndürmekten işaret çekmekten mala döndüm ailem de farkettiği üzere stresli süreçler yaşıyoruz. benim için aile vs ikinci planda ilk sırada oğuzluk var artık, özünü hatırlamayan yolumuzu kesiyor ben de bunları manyak ediyorum. benim bir tarafım sarıkeçili, diğer yanım karakeçili aşiretine mensup, ermeni, türk ve arap soyağacına sahibim. devlet bahçeli, leviler, ackermanlar ve karamehmette kök kaynaklı akrabamız olur. kuva milliyeye döndü, dönen devran bedenimde alegorik olarak gerçekleşti, biz şamanlar el alırsak el veririz, atatürk aynı yöntemi izledi. atatürkle benzer soyağacına mensubuz. bu ülkeye ihanet eden varsa beni direkt engellesin, muhatabımız değildir, sıkıldım. hedef kızıl elma...
devamını gör...

kişinin oturduğu hâlde(!) yorulması.
sürekli olarak masanın başında olmanızı gerektiren bir işiniz varsa, oturmanın da insanı fazlasıyla yorduğunu bilirsiniz.

hatta görüyor ve arttırıyorum. oturarak yorulmak çok daha kötüdür. ayakta durduğunuzda oturup da dinlenebiliyorsunuz uzanıp da. ama oturarak yoruluyorsanız tek çözüm uzanmak.
ara ara kalkıp adım atmak çok fazla işe yaramaz.
her yeriniz tutulur.
yazarken bile yoruldum yine..
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim