zaman tüneli
milkşeyh
hünkar beğendi en sevdiğim yemektir, okey olursanız neden olmasın:d
patlıcanı çiğ bile tüketebilirim, en mükemmell sebzelerden biri olabilir.
onun dışında bilmukabele efenimm.
bu arada hâlâ ses kayıtlarınızı gizli gizli dinlemek sözlükte yapmayı en sevdiğim şeylerden biri olabilir.
favorim sordum sarı çiçeğe şeysi.
şu an ise şahsi aslanımın, danamın, kurbanlık kuzumun yanına gidiyorum..
bugün sıklıkla fotisini göreceksinizdir.
işte o zaman minik aslanı görürsünüz diye düşünüyorum.
fazla minnak biri kendisi jskak
o değil de bir ara hünkar beğendi ile diyetimi coşturayım. iyi hatırlattınız.
patlıcanı çiğ bile tüketebilirim, en mükemmell sebzelerden biri olabilir.
onun dışında bilmukabele efenimm.
bu arada hâlâ ses kayıtlarınızı gizli gizli dinlemek sözlükte yapmayı en sevdiğim şeylerden biri olabilir.
favorim sordum sarı çiçeğe şeysi.
şu an ise şahsi aslanımın, danamın, kurbanlık kuzumun yanına gidiyorum..
bugün sıklıkla fotisini göreceksinizdir.
işte o zaman minik aslanı görürsünüz diye düşünüyorum.
fazla minnak biri kendisi jskak
o değil de bir ara hünkar beğendi ile diyetimi coşturayım. iyi hatırlattınız.
devamını gör...
bir insanın boş biri olduğunu anlama yöntemi
kafasına vurun. bakın bakalım böyle tak tak sesi çıkıyor mu? sizi dövüyorsa çok da boş değildir belki de ha? ha? hahahahhhahahahhaha.
devamını gör...
sosyal sorun kaynaklı depresyon
kucağa alınca iç ısıtan kadınla çözülecek olandır.
devamını gör...
fırsat olduğu halde aldatmayan erkek
delikanlının hası, taşfırın erkeğidir.
devamını gör...
deloitte
uluslararası denetim ve danışmanlık şirketidir
(bkz: big four)
geçen sene bir yz skandalı yaşamışlardı
avustralya ve kanada otoritelerine bol halisünasyonlu, atmasyon verili raporlar vermişler.
biz yapsak kapının önüne koyarlar anasını satayım
(bkz: big four)
geçen sene bir yz skandalı yaşamışlardı
avustralya ve kanada otoritelerine bol halisünasyonlu, atmasyon verili raporlar vermişler.
biz yapsak kapının önüne koyarlar anasını satayım
devamını gör...
iran
köklü bir tarihi ve kültürü olan israil bağlantıları sebepli azerbaycanın da traktör fc vs üzerinden avucunu ovuşturduğu memlekettir. ülkelere ve kültürlere saygı göstermeyip sonra özgürlük mavalı okumasın kimse. mollayı israil indirdi gözünü erdoğana da dikti trump çünkü demokrasi hikayesi için uygun bir adaydı, trumpın odağını dağıtıp oyalarken çin ve japon bölümünün arasındaki tayvan sorununu türkiye halletti. biraz diplomasi gerekecek gerekirse de tıkanıklık için savaş. daha uzun yazacağım ama ikili bir hayatım var ve kalifiye muhataplar bulacağım, kendimi aptal saptal derin devlet ağı içinde buldum...
devamını gör...
oquzarabasiy69 (yazar)
çok değişik. en son böyle enteresan bir konuşma/yazım biçimini televizyonda farklı uçlarda olan kişilerin programlarında yakalamıştım. bir bira içip dinliyordum bir bok anlamadan. şu boyun fıtığı ilacım bitsin bir bira açıp profilinizde gezineceğim sayın yazar. baya baya biranın etkisini duble hale getirecek gibi. tey tey tey.
devamını gör...
chuck norris
sakın pes etme, sen hep anılacaksın.
son kavgamızda bana çok güzel bir şey öğrettin: iyi insan olmak...
ışıklar içinde uyu kadim ruh.
son kavgamızda bana çok güzel bir şey öğrettin: iyi insan olmak...
ışıklar içinde uyu kadim ruh.
devamını gör...
öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler
bugün olduğum yerden üsküdar’a nasıl gideceğimi öğrendim. ikinci bir emre kadar unutmam inşallah.
emre kim tanımıyorum bu arada.
emre kim tanımıyorum bu arada.
devamını gör...
oturarak yorulmak
ooof çok beter bir şey bu...
eve mutlaka ya koşu bandı ya da kondüsyon bisikleti filan almak lazım. baska hal çaresi kalmadı.
eve mutlaka ya koşu bandı ya da kondüsyon bisikleti filan almak lazım. baska hal çaresi kalmadı.
devamını gör...
saraylı
hissedilen hissettirilen bir enerjiyi tanımlayacak kelimelerden biri.
böyle biraz boş boş anlatmış gibi oldum ama zaten böyle bir enerjiyi böyle tanımlayabilmek için ne anlatsanız hepsi boş gelebilir.
anlatılmaz yaşanır hadise olayı.
yürüyüş, duruş, mimikler, ifadeler, seçilen kelimelerle her bir an içerisinde kendisini bir şekilde hissettirmektedir..
ay bir de aristokrat soyundan geliyor olabiliriz gibi bir ihtimal de oluşturmak için kendisini ifade etmiş olmasına rağmen o cazip görünmedi bana. tam bir saraylı ya hu..
ama var bir enerji ben inandım. sana da inanıyorum.
böyle biraz boş boş anlatmış gibi oldum ama zaten böyle bir enerjiyi böyle tanımlayabilmek için ne anlatsanız hepsi boş gelebilir.
anlatılmaz yaşanır hadise olayı.
yürüyüş, duruş, mimikler, ifadeler, seçilen kelimelerle her bir an içerisinde kendisini bir şekilde hissettirmektedir..
ay bir de aristokrat soyundan geliyor olabiliriz gibi bir ihtimal de oluşturmak için kendisini ifade etmiş olmasına rağmen o cazip görünmedi bana. tam bir saraylı ya hu..
ama var bir enerji ben inandım. sana da inanıyorum.
devamını gör...
oturarak yorulmak
kısa aralıklarla kalkıp yürümek önüne geçiyor bu durumun.
benim gibi kurtlu biri için 15 dakika oturmak bile oldukça yorucu. özellikle işyerinde devamlı oturması gereken insanlara da hep üzülürüm.
benim gibi kurtlu biri için 15 dakika oturmak bile oldukça yorucu. özellikle işyerinde devamlı oturması gereken insanlara da hep üzülürüm.
devamını gör...
oquzarabasiy69 (yazar)
bende kızıl elmacıyım. yeşil elma çok eşki oluyor ve dişlerim gıcıklanıyor. sonra bende çok gıcık biri oluyorum. hatta kızıl elmadan da çok amasya elması seviyorum. kütür kütür oluyor o. ve çok leziz.
devamını gör...
chuck norris
namı diğer yalnız kurt bruce lee ile aynı filmde oynamışlardı. o filminden sonra tanımıştım. iyi bir aktördü..
ışıklar içinde uyusun..
ışıklar içinde uyusun..
devamını gör...
öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler
müzik notalarının şuan kullandığımız isimleri, 11. yüzyılda yaşamış din adamı ve müzik teorisyeni guido d’arezzo’nun isimlendirmenin aziz yuhanna ilahisinin ilk hecelerinden oluşmasını önerişinden kalması imiş.
devamını gör...
paylaşmak
kimle nerede ne konuşacağımızı biz seçeriz, bizde utanmak yoktur ben değil biz bilinci vardı, istişare ve meclis hani. mesele tek adam olmaksa sizlere dökümantsayon açabilirim...
devamını gör...
oturarak yorulmak
bu aralar hayatim boyle. yoruldugumu soylemek de suc oluyor
devamını gör...
delve
türk ortaklı bir yz girişimi
firmalara uyumluluk hizmeti veriyormuş
ama fena patlamış
aynı raporları binlerce kez kullanmış falan
refere ettikleri şirketler, benzer imla hataları tespit edilince yakayı ele vermişler
firmalara uyumluluk hizmeti veriyormuş
ama fena patlamış
aynı raporları binlerce kez kullanmış falan
refere ettikleri şirketler, benzer imla hataları tespit edilince yakayı ele vermişler
devamını gör...
30 yaşına geldiği halde lego oynayan erkek
(bkz: ne etti size o erkek)
devamını gör...
goodbye cruel world
pink floyd’un the wall albümündeki "goodbye cruel world", bir şarkıdan çok daha fazlasıdır; o, insan bilincinin kendi varlığından tiksinmeye başladığı o son eşiğin, ses formuna bürünmüş halidir. burada söylenen şey basit bir veda değil; var olmanın dayanılmaz yükü altında ezilmiş, dünyanın kabalığıyla, insan ilişkilerinin sahte sıcaklığıyla, hafızanın çürümeyen yaralarıyla ve kendi iç sesinin acımasız yankısıyla lime lime olmuş bir ruhun, artık hayata değil yalnızca ışığa, anlama, bağ kurma ihtimaline ve hatta kendi benliğine sırt çevirişidir.
roger waters’ın sesi bu parçada bir insan sesi gibi gelmez; daha çok, henüz ölmemiş ama yaşamın içinden çoktan çekilmiş bir bilincin karanlıkta kendi mezarına son taşı yerleştirirken mırıldandığı cenaze duasını andırır. çünkü bazen insanı yok eden şey dış dünyanın zalimliği değildir; asıl felaket, o zalimlikten korunmak için inşa ettiği iç kalenin zamanla bir lahde dönüşmesidir.
pink floyd'un ördüğü duvar bu yüzden yalnızca psikolojik bir savunma mekanizması değil, bilincin kendi kendisini gömmek için yarattığı taş bir metafiziktir. her tuğla, bir travmanın donmuş biçimidir; her katman, hissedebilme yetisinin biraz daha çürüyüşüdür; her yükseliş, dünyadan korunma değil, dünyaya ve kendine karşı verilen sessiz bir ölüm hükmüdür. insan bazen yok olmak için ölmez; hissizleşir, susar, geri çekilir, kendi içine çöker ve sonunda nefes aldığı halde dünyadan silinmiş bir hayalete dönüşür. "goodbye cruel world" tam olarak bu silinmenin sesidir.
burada veda edilen şey yalnızca dünya değildir; merhamet ihtimali, kurtarılabilme arzusu, bir başkasının eline son kez dokunabilme umudu ve en korkuncu, insanın kendisini bir bütün olarak yeniden kurabileceğine dair en küçük inanç kırıntısıdır. bu yüzden parça, bir kapanış gibi değil, içeriden mühürlenen bir mahzen kapağı gibi hissedilir. sanki pink floyd, dışarıdaki gürültüden kaçarken sonunda kendi ruhunun rutubetli bodrumuna hapsedilmiş ve orada, kendi yankısından başka hiçbir şeye sahip olmadan çürümeye bırakılmıştır.
fakat trajedinin en acımasız tarafı, bu kesin kapanışın hemen ardından gelen "hey you" ile açığa çıkar: çünkü insan, kendisini dünyadan tamamen kopardıktan sonra, aslında en çok ihtiyaç duyduğu şeyin bir başkasının sesi olduğunu fark eder. ne var ki bu fark ediş her zaman geç gelir. duvar tamamlandığında, yardım çağrısı artık kurtuluş ümidi değil; taşın içine gömülmüş bir bilincin kendi mezar taşına çarpıp geri dönen boğuk yankısıdır. o andan itibaren pink floyd artık yalnız değildir; yalnızlıktan da öte bir yerde, kendisine bile ulaşamayan bir varlık haline gelmiştir. ve belki de bu parçayı böylesine korkunç yapan şey tam budur: burada ölüm bedensel bir son değil, insanın kendi iç dünyasında adım adım gerçekleşen ontolojik bir çürümedir.
canlı performanslarda duvarın seyircinin gözleri önünde yükselmesi de bu nedenle sarsıcı bir teatral jestten ibaret kalmaz; o an, bir insanın kendi elleriyle kendi tabutunu örüşünü izleriz. böylece "goodbye cruel world", müzik tarihinde kısa bir geçiş parçası olmaktan çıkar; insan ruhunun, dünyanın acısına dayanamadığı için sonunda kendi içine kapanarak kendini susturmasının, kendi bilincini diri diri toprağa vermesinin ve varoluş karşısında sessizce çöken benliğin karanlık ayinine dönüşür. çünkü bazı vedalar dünyaya söylenmez; insan bazen en son kendisine veda eder. ve o veda gerçekleştiğinde, geriye artık acı bile kalmaz, yalnızca sesini yutmuş, ışığını söndürmüş, anlamını çürütmüş, sonsuz bir iç karanlık kalır.
orijinal kayıt:
konser görüntüleri:
roger waters’ın sesi bu parçada bir insan sesi gibi gelmez; daha çok, henüz ölmemiş ama yaşamın içinden çoktan çekilmiş bir bilincin karanlıkta kendi mezarına son taşı yerleştirirken mırıldandığı cenaze duasını andırır. çünkü bazen insanı yok eden şey dış dünyanın zalimliği değildir; asıl felaket, o zalimlikten korunmak için inşa ettiği iç kalenin zamanla bir lahde dönüşmesidir.
pink floyd'un ördüğü duvar bu yüzden yalnızca psikolojik bir savunma mekanizması değil, bilincin kendi kendisini gömmek için yarattığı taş bir metafiziktir. her tuğla, bir travmanın donmuş biçimidir; her katman, hissedebilme yetisinin biraz daha çürüyüşüdür; her yükseliş, dünyadan korunma değil, dünyaya ve kendine karşı verilen sessiz bir ölüm hükmüdür. insan bazen yok olmak için ölmez; hissizleşir, susar, geri çekilir, kendi içine çöker ve sonunda nefes aldığı halde dünyadan silinmiş bir hayalete dönüşür. "goodbye cruel world" tam olarak bu silinmenin sesidir.
burada veda edilen şey yalnızca dünya değildir; merhamet ihtimali, kurtarılabilme arzusu, bir başkasının eline son kez dokunabilme umudu ve en korkuncu, insanın kendisini bir bütün olarak yeniden kurabileceğine dair en küçük inanç kırıntısıdır. bu yüzden parça, bir kapanış gibi değil, içeriden mühürlenen bir mahzen kapağı gibi hissedilir. sanki pink floyd, dışarıdaki gürültüden kaçarken sonunda kendi ruhunun rutubetli bodrumuna hapsedilmiş ve orada, kendi yankısından başka hiçbir şeye sahip olmadan çürümeye bırakılmıştır.
fakat trajedinin en acımasız tarafı, bu kesin kapanışın hemen ardından gelen "hey you" ile açığa çıkar: çünkü insan, kendisini dünyadan tamamen kopardıktan sonra, aslında en çok ihtiyaç duyduğu şeyin bir başkasının sesi olduğunu fark eder. ne var ki bu fark ediş her zaman geç gelir. duvar tamamlandığında, yardım çağrısı artık kurtuluş ümidi değil; taşın içine gömülmüş bir bilincin kendi mezar taşına çarpıp geri dönen boğuk yankısıdır. o andan itibaren pink floyd artık yalnız değildir; yalnızlıktan da öte bir yerde, kendisine bile ulaşamayan bir varlık haline gelmiştir. ve belki de bu parçayı böylesine korkunç yapan şey tam budur: burada ölüm bedensel bir son değil, insanın kendi iç dünyasında adım adım gerçekleşen ontolojik bir çürümedir.
canlı performanslarda duvarın seyircinin gözleri önünde yükselmesi de bu nedenle sarsıcı bir teatral jestten ibaret kalmaz; o an, bir insanın kendi elleriyle kendi tabutunu örüşünü izleriz. böylece "goodbye cruel world", müzik tarihinde kısa bir geçiş parçası olmaktan çıkar; insan ruhunun, dünyanın acısına dayanamadığı için sonunda kendi içine kapanarak kendini susturmasının, kendi bilincini diri diri toprağa vermesinin ve varoluş karşısında sessizce çöken benliğin karanlık ayinine dönüşür. çünkü bazı vedalar dünyaya söylenmez; insan bazen en son kendisine veda eder. ve o veda gerçekleştiğinde, geriye artık acı bile kalmaz, yalnızca sesini yutmuş, ışığını söndürmüş, anlamını çürütmüş, sonsuz bir iç karanlık kalır.
orijinal kayıt:
konser görüntüleri:
devamını gör...