zaman tüneli
nick vermeden bir yazara seslen
merhaba tanışabilir miyiz?
üstüne alınan dm..
üstüne alınan dm..
devamını gör...
ne kadar salaksa insan o kadar da müsterih
oldukça sert bir söz.
sözün ne anlama geldiğini öğrenmek için "salak" ve "müsterih" kelimelerini ele alalım:
salak 1: giyiniş ve davranışlarından akılsız olduğu anlaşılan, aptal (kimse).
salak 2: ekin, özellikle de pirinç ekili yer.
salak 3: büyümemiş, olgunlaşmamış kavun, karpuz.
sözde bahsedilen salak, aptal anlamına geliyor. ama dümdüz bir aptaldan ziyade aklını çok fazla kullanmayı tercih etmeyen, algısı düşük anlamında.
müsterih: (bir konuda) herhangi bir kaygısı bulunmayan, içi rahat olan.
sözde bahsedilen müsterih, rahat, kaygısız, huzurlu anlamında.
cümleyi tekrar birleştirirsek, ne kadar salaksa insan o kadar da müsterih dediğimizde;
fazla düşünmeyen,
her şeyi olduğu gibi kabul eden insanlar genelde,
daha az kaygı duyar.
daha çok düşünen,
sorgulayan,
olasılıkları ve sorunları fark eden insanlar ise
daha fazla endişe duyar ve zihinsel yük taşır.
kısa özet geçmek gerekirse cehalet=mutluluk denklemi ortaya çıkar.
sözün ne anlama geldiğini öğrenmek için "salak" ve "müsterih" kelimelerini ele alalım:
salak 1: giyiniş ve davranışlarından akılsız olduğu anlaşılan, aptal (kimse).
salak 2: ekin, özellikle de pirinç ekili yer.
salak 3: büyümemiş, olgunlaşmamış kavun, karpuz.
sözde bahsedilen salak, aptal anlamına geliyor. ama dümdüz bir aptaldan ziyade aklını çok fazla kullanmayı tercih etmeyen, algısı düşük anlamında.
müsterih: (bir konuda) herhangi bir kaygısı bulunmayan, içi rahat olan.
sözde bahsedilen müsterih, rahat, kaygısız, huzurlu anlamında.
cümleyi tekrar birleştirirsek, ne kadar salaksa insan o kadar da müsterih dediğimizde;
fazla düşünmeyen,
her şeyi olduğu gibi kabul eden insanlar genelde,
daha az kaygı duyar.
daha çok düşünen,
sorgulayan,
olasılıkları ve sorunları fark eden insanlar ise
daha fazla endişe duyar ve zihinsel yük taşır.
kısa özet geçmek gerekirse cehalet=mutluluk denklemi ortaya çıkar.
devamını gör...
ego ime pontozi bervato tavancali
rum’um tabancasız gezmem mealinde bir karadenizli atasözü.
devamını gör...
kara kedi (yazar)
başınız sağ olsun. allah sabır versin.
devamını gör...
hıyara salatalık demek
can yücel babanın kemiklerini sızlatan hatadır.
devamını gör...
açık buldum muydu yapıştırırım yazarı
açık: "bahtettiğim" ifadesi hatalı yazılmış olabilir mesela, ben de bir tane yapıştırayım dedim hemen. benim gözler de, aşırı çalışmaktan artık biraz sıkıntılı. hangi şekilde ve hangi alanda olursa olsun, üreten ve yazan ellere her daim sağlık diliyorum. iyi ki varlar.
devamını gör...
pontuslu
bu ülkenin doğu karadeniz sahil şeridiyle yunanistan’ın ortak bir kültür geçmişi var, aynı folklorik özelliklere sahip olsalar da her iki grup içinde yaşadığı ülkenin milli değerlerini benimsemiştir, bundan dolayı karadenizli bir rumun milliyetçiliğini sorgulamak gibi bir hataya düşmeyin!
bu da işin esprisi tabi;
(bkz: ego ime pontozi bervato tavancali)
bu da işin esprisi tabi;
(bkz: ego ime pontozi bervato tavancali)
devamını gör...
bir gram altın altıktan sonra yatırım uzmanı kesilmek
artık siz de bir yatırımcı olduğunuz için ve bu coğrafyada yatırımcı olmak uzmanlığı da beraberinde getirdiği için son derece doğal bir şeydir.
3.5 gr altınımla heyecan içinde altın piyasasını takip ediyorun.
takip ederken de fiziki gramlarımı heyecanla elimde tutuyor bazen de öpücükler konduruyorum...
ons 10000 dolar olacak diyorlar.
bu da demektir ki para babası olabilirim yakın zamanda.
3.5 gr altınımla heyecan içinde altın piyasasını takip ediyorun.
takip ederken de fiziki gramlarımı heyecanla elimde tutuyor bazen de öpücükler konduruyorum...
ons 10000 dolar olacak diyorlar.
bu da demektir ki para babası olabilirim yakın zamanda.
devamını gör...
yogi kazım
geçensene bu vakitler 105 yaşında vefat etmiş.
adamın ölmeden önceki videoları bile var halen hareketli halen güçlü.
adamın ölmeden önceki videoları bile var halen hareketli halen güçlü.
devamını gör...
kara kedi (yazar)
ben bu dünyada en çok babamı sevdim diyorsanız ne mutlu o babaya. bana da kızım öğretti babaların kızlar için ne kadar önemli olduğunu.
babanıza rahmet sizlere de dayanma gücü diliyorum. başınız sağolsun.
babanıza rahmet sizlere de dayanma gücü diliyorum. başınız sağolsun.
devamını gör...
bahçalarda mor meni
mor meni?
(bkz: meni)
meni normalde şeffaf bir renkte olur. sanırım türkü halisünatif bir durumda yazılmış. şirinler'in sperm rengi mor olabilir.
(bkz: meni)
meni normalde şeffaf bir renkte olur. sanırım türkü halisünatif bir durumda yazılmış. şirinler'in sperm rengi mor olabilir.
devamını gör...
hıyara salatalık demek
tercih meselesi lakin salata dediğimiz şeye katılan her şey salatalık olabilir. mesela cacığa ilave edileni de mi salatalık oluyor? ama salata değil cacık. yoksa cacık bir cins salata mı? emin olamadım şimdi. salatanın tam tanımını bilmiyorum ama hıyarın tam tanımını biliyorum. bu bilgi beni hıyar safında tutuyor. hala bu nebata pazarda falan hıyar diye hitap ediyorum he körpe ise badem ne kadar diye soruyorum ama siz sormayın alınacak fiyatta değil bugünlerde. mevsimi gelsin hele.
devamını gör...
pontuslu
ilginç yunanlılar. helenlikle ilgileri bile yok. genellikle ege nin batısıyla sadece din bağları var. biraz da bölgenin ortak ticari dili antik yunancaya yakın dili bilmeleri.
not; atina da gıygıy kemençe sesinin her yerde olması.
not; atina da gıygıy kemençe sesinin her yerde olması.
devamını gör...
bahçada yeşil hıyar
şarkısı güzel olan bahçedir ama iyi bakılmışsa hıyarı da mis gibi kokar ve afiyetle yenir.
devamını gör...
kara kedi (yazar)
başınız sağolsun, sabırlar diliyorum.
devamını gör...
bahçada yeşil hıyar
nedense bahçada yeşil çınar diye söylenen türkünün orijinal hali. hıyar ne zaman hakaret oldu bunu bilmiyorum niye hakaret oldu onu da bilmiyorum şekli yüzünden desek o şekilde bir milyon nesne var rengi yüzünden desek o renkte bir dünya sebze var neden yahut neden?
akla gelmişken
(bkz: hıyara salatalık demek)
akla gelmişken
(bkz: hıyara salatalık demek)
devamını gör...
nick vermeden bir yazara seslen
bakırköyün ıssız ve tenha bir meyhanesinde deli gömleğiyle dansözlük yaparken rast geldik bu hatunla.
genciz o zamanlar tabi.
kanımız hızlı
bakışımız haşin yani.
göbeğin verdiği yetkiyle desti izdivacına cart curttum o gün.
ama bu ne güzellik diyeli bir zaman olmuştu.
ben kedi ve içtiğimiz kedinin milki ile bir masaya yazılaraktan demlenirken teşrif etti masamıza.
bir gerdan kırmalar, bir bel oyunları derken beşşüzlük olmuştuk.
iki tane yüzlük kopçaya iki tane ikizlere
bir de bele.
oynadıkça oyanayası gelmişti o gün tabi.
o başka masalara gitti benim aklım da gözüm de onunla gitti tabi.
yeninin dibine düşünce kediyle jila olarak iki efes tombul söyledik.
başkası da bizi parlatmaz dedik.
hatun da gitmiş tabi.
bize müstehak.
derken kulis koridorlarından bir bağırışma falan derken bizimkinin gömleği havada süzülürken göz göze geldik.
run forest dedim ve yanında bittim o anda.
çıkardım peştemalimi ve onun narin bedenini sarayım dedim.
lan puşt dedi benim namusun sana mı kaldı. insan tenini giymiş bir beden diyorlar sen kimsin köpek." dedi.
çok ağrıma gitti ama belli etmedim. tamam peştemal kalsın ama benimle gel dedim.
kurtarayım seni bu hayattan.
yine bir sektör çekti.
lan sen aç karnını doyur kulağına fısıldadığımın çocuğu dedi.
tuttum belinden çektim kendime aniden. başı döner dedim bu eril hareketten.
bir şaplak attı f klavyeye geçti hayatım.
tuttum elinden yol boyu koştuk anadan üryan.
istinyeparkta versace prada derken bir etek bir de pantyhose çözdüm inceden.
bir binanın yangın merdiveninden tırmandık çatıya.
gel dedim seni evine götüreyim. o önde ben arkada.
köşe başları tutulmuş üstelik yağmur yağmada.
tırmanırken şekerden atlar yaratan yüce rabbim çorabı bir demire takılıp kaçmasın mı.
manzara mavi, ruhani ve semavi.
ulan dedim kerkenez. dört ayak üstüne düştün enayi.
ben yukarıdaki manzaramın tadına yükselirken inceden vardık manzara sonuna.
çatıya çıkıp gaziosmanpaşanın elit sokaklarına bakaraktan hasbihal etmeye başladık.
necisin diye sorar oldu.
sen nerelisin dedim.
bakırköy dedi.
şaka eyledi sandım. ertesi güne kalmadan boynundaki çokırdan bulmuşlar.
gelip giydirdiler gömleğini. nereden buldularsa aynısını getirmişler.
neyse öylece gitti bakırköyün kızıldelililer koğuşuna.
kopçasına kurallar koyulası hatun tanesi.
genciz o zamanlar tabi.
kanımız hızlı
bakışımız haşin yani.
göbeğin verdiği yetkiyle desti izdivacına cart curttum o gün.
ama bu ne güzellik diyeli bir zaman olmuştu.
ben kedi ve içtiğimiz kedinin milki ile bir masaya yazılaraktan demlenirken teşrif etti masamıza.
bir gerdan kırmalar, bir bel oyunları derken beşşüzlük olmuştuk.
iki tane yüzlük kopçaya iki tane ikizlere
bir de bele.
oynadıkça oyanayası gelmişti o gün tabi.
o başka masalara gitti benim aklım da gözüm de onunla gitti tabi.
yeninin dibine düşünce kediyle jila olarak iki efes tombul söyledik.
başkası da bizi parlatmaz dedik.
hatun da gitmiş tabi.
bize müstehak.
derken kulis koridorlarından bir bağırışma falan derken bizimkinin gömleği havada süzülürken göz göze geldik.
run forest dedim ve yanında bittim o anda.
çıkardım peştemalimi ve onun narin bedenini sarayım dedim.
lan puşt dedi benim namusun sana mı kaldı. insan tenini giymiş bir beden diyorlar sen kimsin köpek." dedi.
çok ağrıma gitti ama belli etmedim. tamam peştemal kalsın ama benimle gel dedim.
kurtarayım seni bu hayattan.
yine bir sektör çekti.
lan sen aç karnını doyur kulağına fısıldadığımın çocuğu dedi.
tuttum belinden çektim kendime aniden. başı döner dedim bu eril hareketten.
bir şaplak attı f klavyeye geçti hayatım.
tuttum elinden yol boyu koştuk anadan üryan.
istinyeparkta versace prada derken bir etek bir de pantyhose çözdüm inceden.
bir binanın yangın merdiveninden tırmandık çatıya.
gel dedim seni evine götüreyim. o önde ben arkada.
köşe başları tutulmuş üstelik yağmur yağmada.
tırmanırken şekerden atlar yaratan yüce rabbim çorabı bir demire takılıp kaçmasın mı.
manzara mavi, ruhani ve semavi.
ulan dedim kerkenez. dört ayak üstüne düştün enayi.
ben yukarıdaki manzaramın tadına yükselirken inceden vardık manzara sonuna.
çatıya çıkıp gaziosmanpaşanın elit sokaklarına bakaraktan hasbihal etmeye başladık.
necisin diye sorar oldu.
sen nerelisin dedim.
bakırköy dedi.
şaka eyledi sandım. ertesi güne kalmadan boynundaki çokırdan bulmuşlar.
gelip giydirdiler gömleğini. nereden buldularsa aynısını getirmişler.
neyse öylece gitti bakırköyün kızıldelililer koğuşuna.
kopçasına kurallar koyulası hatun tanesi.
devamını gör...
bahçalarda mor meni
18bin tane falan versiyonu olan bir türkü. ama "ya sen islam ol ahçik ya ben olam ermeni" sözleri ihtimaldir ki ahçiği yolladım urum eline ile nasıl olsa geçişmiştir. türkülerde böyle şeyler olur bir bakarsınız birbiri ile fiziki bağı olmayan iki şehir ortak türkü çığırıyor. hazır bahçeye gelmişken diyarbakıra uzanam:
(bkz: bahçada yeşil hıyar)
(bkz: bahçada yeşil hıyar)
devamını gör...
aşık olunan gavur
devamını gör...
