zaman tüneli
sözlük yazarlarının söylemek isteyip söyleyemedikleri
bazen kılıcima ve zırhıma o kadar bağlanıyorum ki karşımda ki insanı hiç düşünmeden biçiyorum, arkama bakmadan da yeni bir savaşa atlıyorum.
ama yorgunum, bunu itiraf edemem, korkuyorum çünkü sevgi nedir bilemedim ben. sevildigim de huysuzlasiyorum, kafamda tilkiler dönüyor ve bildiğim tek şeyi yapıyorum. hepsini öldürüp yoluma devam ediyorum.
pişman değilim bunu ben tercih ettim, güneşli günlerin ılık esintisinde seninle oturmayı, dertlesmeyi, sakalasmayi çok isterdim ama ben kurak çöllerin sıcak kumlarını kan ile sulamaliyim.
bazen sesleri özlüyorum aklımda hep sesler kalıyor ama bunu itiraf edemiyorum kendime, özgür olmak için diyorum özgürlük için savaşırken, savaşın kölesi oldum, huzursuz,stres dolu karanlık zamanlarda kendimi evimde hissediyorum ama birisi güneş olmaya başlayıp hayatıma dokunduğunda içimde bir şey uyanıyor ve kaçıyorum.
korkuyorum, üzülüyorum, özlüyorum ama kimseye bunu belli etmiyorum, kimseyi aramıyor söylemiyorum .
bir sigara dumanına koyuyorum bütün duyguları ve üfleyerek gökyüzüne ulaşmasını izliyorum.
ama yorgunum, bunu itiraf edemem, korkuyorum çünkü sevgi nedir bilemedim ben. sevildigim de huysuzlasiyorum, kafamda tilkiler dönüyor ve bildiğim tek şeyi yapıyorum. hepsini öldürüp yoluma devam ediyorum.
pişman değilim bunu ben tercih ettim, güneşli günlerin ılık esintisinde seninle oturmayı, dertlesmeyi, sakalasmayi çok isterdim ama ben kurak çöllerin sıcak kumlarını kan ile sulamaliyim.
bazen sesleri özlüyorum aklımda hep sesler kalıyor ama bunu itiraf edemiyorum kendime, özgür olmak için diyorum özgürlük için savaşırken, savaşın kölesi oldum, huzursuz,stres dolu karanlık zamanlarda kendimi evimde hissediyorum ama birisi güneş olmaya başlayıp hayatıma dokunduğunda içimde bir şey uyanıyor ve kaçıyorum.
korkuyorum, üzülüyorum, özlüyorum ama kimseye bunu belli etmiyorum, kimseyi aramıyor söylemiyorum .
bir sigara dumanına koyuyorum bütün duyguları ve üfleyerek gökyüzüne ulaşmasını izliyorum.
devamını gör...
türklerde laktoz intoleransının genetik olması
manda kaymağıyla ilk tanışışım.
hiç gördünüz mü bilmiyorum, sakın aklınıza normal kaymak gelmesin, rengi kardan beyaz, tadını tarif etmek mümkün değil, güzelliğine dair hiç bir lügatte muadili kelam neşredilmedi.
balla karıştırdım, şehvetle yiyorum, magnum reklamı ne ki olm, kaşığı bademciklerime değdiriyorum lan!
elim ayağım boşanıyor, uyuşturucu bağımlısı yeşil derili müptezeller gibi olmuşum sanki o an, her seferinde bu son diyorum ama öhöm sevgiliyle değişilen pozisyonlar gibi la bi de karadutla denesem mi sanki, üffff bi de fındık mı sepelesem lan, vallahi yalarin! kendimde değilim.
sanırım yarım kilodan biraz daha fazla yemişim, o an var ya gülümsüyorum mutluluktan, sanki tanrı yeryüzüne inip sizi öpmüş gibi bir his bu, orgazm dahil hiç bir bedensel hazla kıyaslanamaz bile.
ama her yükselişin bir düşüşü var.
korkunç bir karın ağrısı başladı, dedim herhalde iyisiyle kötüsüyle hayat buraya kadarmış, ölüyorum, nasıl bir ağrı biliyor musunuz, sanki karnınızı yarmışlar da bağırsaklarınızı çeviriyorlarmış gibi, yalnız öyle bi çeviriyorlar ki ciğerler kalp filan da artık bu türbülansa girmiş nefes alamıyorsunuz kalbiniz sanki şakaklarınızda atıyor.
acillik oldum, bana saçma gelen ama doktorun biz hastalara sormak zorunda olduğu bir dizi soru-cevap mülakatından sonra gıdadan zehirlenmediğim, laktoz intoleransım da olmadığı ancak nefsi emmaresinin hevai istek ve arzularının kölesi olmuş bir gerizekalı olduğum teşhisiyle magnezyum bilmem ne verilip uğurlandım.
bu yeni doktorlar hep böyle, tıp ihtisasınızı nizamiye medresesinde mi aldınız hanfendi, bana ilîm fennle gelin efenim! lütfen, zaten karnım ağrıyor!
hiç gördünüz mü bilmiyorum, sakın aklınıza normal kaymak gelmesin, rengi kardan beyaz, tadını tarif etmek mümkün değil, güzelliğine dair hiç bir lügatte muadili kelam neşredilmedi.
balla karıştırdım, şehvetle yiyorum, magnum reklamı ne ki olm, kaşığı bademciklerime değdiriyorum lan!
elim ayağım boşanıyor, uyuşturucu bağımlısı yeşil derili müptezeller gibi olmuşum sanki o an, her seferinde bu son diyorum ama öhöm sevgiliyle değişilen pozisyonlar gibi la bi de karadutla denesem mi sanki, üffff bi de fındık mı sepelesem lan, vallahi yalarin! kendimde değilim.
sanırım yarım kilodan biraz daha fazla yemişim, o an var ya gülümsüyorum mutluluktan, sanki tanrı yeryüzüne inip sizi öpmüş gibi bir his bu, orgazm dahil hiç bir bedensel hazla kıyaslanamaz bile.
ama her yükselişin bir düşüşü var.
korkunç bir karın ağrısı başladı, dedim herhalde iyisiyle kötüsüyle hayat buraya kadarmış, ölüyorum, nasıl bir ağrı biliyor musunuz, sanki karnınızı yarmışlar da bağırsaklarınızı çeviriyorlarmış gibi, yalnız öyle bi çeviriyorlar ki ciğerler kalp filan da artık bu türbülansa girmiş nefes alamıyorsunuz kalbiniz sanki şakaklarınızda atıyor.
acillik oldum, bana saçma gelen ama doktorun biz hastalara sormak zorunda olduğu bir dizi soru-cevap mülakatından sonra gıdadan zehirlenmediğim, laktoz intoleransım da olmadığı ancak nefsi emmaresinin hevai istek ve arzularının kölesi olmuş bir gerizekalı olduğum teşhisiyle magnezyum bilmem ne verilip uğurlandım.
bu yeni doktorlar hep böyle, tıp ihtisasınızı nizamiye medresesinde mi aldınız hanfendi, bana ilîm fennle gelin efenim! lütfen, zaten karnım ağrıyor!
devamını gör...
benden bir bok olmaz dediğiniz anlar
her gün beyaz sayfa açıp her şeye güya sıfırdan başlıyorum en küçük bi olumsuzlukta bi tavşan osuruğunda özenle emekle sıraladığım tüm domino taşları secdeeeeeee.
devamını gör...
kiliseden 11 milyon çalıp kadınlarla yiyen piskopos
fonun misyonu değişmemiş, sadece faydalanıcı radikal biçimde farklı. bu yüzden ben çok büyük problem göremedim .
devamını gör...
yazarların en sevdiği yan hakları
çalısma ve izin zamanlarimi istediğim gibi ayarlaya biliyor olmak.
yazın yaticam beni aramayın veya çok daraldim cıkayım diyip yardira biliyorum.
1-2 ay oynuyor ama olur o kadar.
yazın yaticam beni aramayın veya çok daraldim cıkayım diyip yardira biliyorum.
1-2 ay oynuyor ama olur o kadar.
devamını gör...
çağrı sinci şarkılarında geçen harika sözler
benimkisi özgürlüğe adanmış bi' ömür
ve bazıları özgürlüğü bi' çift gözle görür
benimkisi özgürlüğe adanmış bi' ömür
nasıl yaşamışsa insan aynı öyle ölür
bu sözleri ilk duyduğumda ağlamıştım. kendim olmak için şehrimden, ailemden ve bütün yaşamımı geride bırakmış, rutubetli kömürlükten daireye çevrilmiş tek göz odalı ankara dairesinde koltuk olmadığı için yere attığım bir minderin üstünde otururken.
bazen o günleri hatırlamak için dinlerim bu şarkıyı.
uyuduğum uykunun bile bedelini ödemiş olmanın verdiği huzur ve 0'ı bir şekilde 1 yapabilmiş olmanın gururu ile.
devamını gör...
sırtında heybesi bastonlu zor yürüyen yaşlı kadın
pencereden izlediğim kadın. sırayla çöp tenekelerini kontrol etti. son gördüğüm çöp tenekesinden eski bir şemsiye bulup aldı.
artık bu görüntüler normal. dikkatimi çeken hemen tüm yaşlı kadınların neden apa apa zor yürüdüğü, ayaklarından sorunlu olduğu...
bugün cumartesi, mutlu musunuz???
artık bu görüntüler normal. dikkatimi çeken hemen tüm yaşlı kadınların neden apa apa zor yürüdüğü, ayaklarından sorunlu olduğu...
bugün cumartesi, mutlu musunuz???
devamını gör...
ah yar çağırsan gelmem mi
herkes için biri var galiba lan böyle çağırsa gideceği bence güzel tespit ha cidden
devamını gör...
artistlik yapmak
hic oyle seyler yapamam valla.
haddimi bilirim.
problem istemiyorum.
gercekten.
ama sadece azıcık dusuncelerimi ifade etme hakkımı da cok gormeyin bana. olur mu?
haddimi bilirim.
problem istemiyorum.
gercekten.
ama sadece azıcık dusuncelerimi ifade etme hakkımı da cok gormeyin bana. olur mu?
devamını gör...
prof. dr. kürşat demirci
10. girdi bana kızmetmiş. hocamız özellikle türk mitolojisinin en derinine hakimdir ama bizler yaşıyoruz bunu be hocam. eğitim setinizi de alacağız da paramız yok. kitaplarınıza bakarım artık, ben de yazıyorum şu sıralarda…
devamını gör...
orhan veli kanık
kerem kınık la arkbağı zannedersem. kendisi beyoğlu’nda bir zennne kuyusuna düştüğünde salata sevgisinden ölmüştür. ve maydonoz en sevdiği yeşillikmiş. ben orhan veli, velinin oğluyum, tarifsiz kaderler içindeyim, tek ahdim metettiklerimizin, bir puan farkla bize fert olmamaları, erken öten horozu denizli’de tokatlarızzz ve eyyy atilla ilhan, sivil örümcek adam hayvanat bahçesinde, ne ağlar örmüşsünüz be kardeşim, gülerse annem güler, sadyyy çok üzgün, ergülen, ergüler ve erken gelen gülen çocuklarızzz, nizamı alem değil, izanı kalem he:) hem cinzimmm, siccciiiinnnn teorizi bu, berhudar olun, kel başını öptüğünüz, ölçülü bir kılavuz oldu. ahshshshsh. devlet bahçeli mode on:)
devamını gör...
bir yaşam kriteri olarak herkes
(bkz: herkesleşme herkes leş)
devamını gör...
yazarların en sevdiği yan hakları
işletmeye yeni gelen genç mühendislere her türlü trollüğü yapabilme özgürlüğü…*
devamını gör...
evlendikten sonra çok daha iyisiyle karşılaşmak
bazı başlıklar insanı dehşete düşürüyor
devamını gör...
bir yaşam kriteri olarak herkes
bu cagda, herkese bakarak ancak bir hiclik yasanabilir.
once kendini bil.
once kendini bil.
devamını gör...
büyü yapmak
suçtur.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarından aforizmalar
bugün hiç aforizmalayasım yok.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarından aforizmalar
hayat basittir; zor olan hayatı basit yaşamaktır.
devamını gör...
bir yaşam kriteri olarak herkes
bizim ülkemizde herkesin, herkesin hayatı üzerinde azımsanmayacak bir rolü, etkisi vardır. bu rolün katalizörü de çoğu zaman anneler, yakın arkadaşlar, zaman zaman da kendimiz oluyoruz. ara sıra kullanılmasında pek de mahsur görmüyorum şahsen ancak her konuda olduğu gibi terazinin topuzunu kaçırmamak gerek. özellikle de başımıza gelen can sıkıcı durumlarda "herkes" hemen orada beliriverir.
mesela işsiz kalmışsınızdır ama zaten "herkes" işsizdir, sevgilinizden ayrılmışsınızdır ama zaten "herkes" yalnızdır. maddi sıkıntı içerisindesinizdir e zaten "herkes" aynı sıkıntıyı yaşıyordur. liste böyle uzayıp gider...insanın yalnız olmadığını hissetmesi güzel ve rahatlatıcı bir şey olabilir ancak üzüntü de hayata dahil değil mi ?
mesela işsiz kalmışsınızdır ama zaten "herkes" işsizdir, sevgilinizden ayrılmışsınızdır ama zaten "herkes" yalnızdır. maddi sıkıntı içerisindesinizdir e zaten "herkes" aynı sıkıntıyı yaşıyordur. liste böyle uzayıp gider...insanın yalnız olmadığını hissetmesi güzel ve rahatlatıcı bir şey olabilir ancak üzüntü de hayata dahil değil mi ?
devamını gör...
