zaman tüneli
herkesin babasının kötü olmasının matematiksel olasılığı
olasılık olarak yoktur çünkü önerme herkesin olduğu için %100 dışında ki tüm sonuçlar matematiksel olarak "herkesin babası kötü değil"e çıkar ki %100 olamayacağına göre böyle bir olasılık yok.
o yüzden gönlünüz ferah olsun sizi 8milyar nüfus ile başlayan bir denklemi çözmekten kurtardım hadi iyisiniz
o yüzden gönlünüz ferah olsun sizi 8milyar nüfus ile başlayan bir denklemi çözmekten kurtardım hadi iyisiniz
devamını gör...
mafya sözlük olsa alınabilecek nick
(bkz: consigliere miredi ferkuri)
devamını gör...
aytuğ akdoğan
başkalarının fikirlerini ve yazılarını kendine aitmiş gibi satan biri, günümüzde bu insanlar çok değer görür.
devamını gör...
sağlık problemleri
bel ve boyun düzleşmesi, anksiyete ve sıkışma hissi kaynaklı elektrik artışı. kuma basıp sakinleşeceğim yarın, apartman hayatı çok zor, yalınayak çimenlerde yürüyeceğim ve adımın deliye çıkmayacağını bilsem deniz de yüzerim. kısmet.
devamını gör...
ivan drago'nun rocky'ye kaybetmesinin sebepleri
koyyim amerikan emperyalizmine ama rocky bileğinin hakkıyla kazandı. adoniste aynı şekilde*
devamını gör...
türkiye'de 209 üniversite olması
yarısının kapatılıp
ilkokul yapılması lazım
veya lise.
ilkokul yapılması lazım
veya lise.
devamını gör...
türkiye'de 209 üniversite olması
en kötüsü bile sentez sağlar ama rant yaratır, hem kazanç hem de kayıp kapısı. dönüştürülmeli bence, gereksiz akademisyenler ve bölümler kapatılıp yerelliğe ve globale entegre edilmeli.
devamını gör...
ivan drago'nun rocky'ye kaybetmesinin sebepleri
rocky inancı, azimi simgelerken drago bir projedir. bazen inanmak, kafanda kazanmak, genetik güç falan başka etki verir. bir filmi futbol üzerinden yorumlamak istemezdim ama zaten burdaki herkes erkek, genelinin maç izlediğini de düşünürsek en iyi örnek şu olur; sizce barış alper çocukluktan itibaren titizlikle takip edilmiş, çok iyi beslenmiş, önemli hocalarla teknoloji eşliğinde mı antrenman yapmış, hayır. ama herifin öyle bir hızı ve gücü var ki, 7 yaşından itibaren her adımı takip edilen proje topçular yarışamıyor. bunun gibi düşünün.
ayrıca amerikan filmlerinde abd'nin sürekli dünyayı kurtardığı algısı falan yapılıyor olsa da rocky'e de düşman olunmaz be. adam filmlerinde aileyi savundu. etrafındakileri hep korudu. kibre düşmedi. eşine sadıktı. hocalarını unutmadı.
oğluna attığı tirat başlıbaşına bir efsanedir.
rocky dostluktur, rocky ailedir, rocky halktandır, candır.
ayrıca amerikan filmlerinde abd'nin sürekli dünyayı kurtardığı algısı falan yapılıyor olsa da rocky'e de düşman olunmaz be. adam filmlerinde aileyi savundu. etrafındakileri hep korudu. kibre düşmedi. eşine sadıktı. hocalarını unutmadı.
oğluna attığı tirat başlıbaşına bir efsanedir.
rocky dostluktur, rocky ailedir, rocky halktandır, candır.
devamını gör...
türkiye'de 209 üniversite olması
üniversiteli olmayanı dövüyorlar. sınavda sadece adını yazsan illaki birine girersin.
devamını gör...
en son ne yedin sorusu
birazdan lazanya olacak ve hakki rahmetime kavusacagim
devamını gör...
türkiye'de 209 üniversite olması
okumuş eşek basma makinaları, zattiri zort zort universitesi zaart bölümü okuyan sözde eğitimli özde embesil insan doldu etraf. yeteeeerrrr açmayın artık
devamını gör...
show ana haber
ölümüne chpliyim ama show habersiz yaşayamam.
devamını gör...
sanat vs zanaat
zanaat yapanın ve kullananın işine yarar.
sanat bazen yapan da kullanana da yaramaz.
sanat bazen yapan da kullanana da yaramaz.
devamını gör...
plasebo
zamandan kopmanın çilesi budur
sonsuzluğa mesaj iletiyorum
yıllar avcumun içinde; ben tek günlere, anlara direniyorum
korkunç, vahşi, har'kulade
bir saniyedir bir milenyum
zamandan kopmanın çilesi budur
bunun ilacı da plasebodur
devamını gör...
türkiye'de 209 üniversite olması
üstüne bölümlere özel herhangi bir planlı kontenjan düzenlemesi olmayan çok ciddi bir sorun.
koskoca devletsin, önümüzdeki 5 yılda, 10 yılda, 20 yılda, 50 yılda hangi meslekten insanlara ihtiyacın olacağını, ülkeni hangi alana doğru geliştireceğini kararlaştırıp ona göre sınırlı kontenjan açsana. böylece en iyi atıyorum %35-40'lık dilimdeki öğrencileri tıp, mühendislik, hukuk, öğretmenlik, fen bilimleri, sosyal bilimler vs. fark etmeden buralara yerleşir. geri kalanlar da ya iş kurar ya da kaynakçı, tesisatçı, çiftçi, işçi, çırak vs. olur. ekonomik denge sağlanmaya çalışılır.
ama her yere üniversite açıldığı gibi, bir de her üniversitede her bölüm var. bu sadece mezun kalitesini düşürmüyor. aynı zamanda o mezunlara, %5-10 gibi kabul edilebilir bir işsizlik oranıyla, iş bulmayı da imkansızlaştırıyor. mesela türkiye 1 meslekten 10 tane yeni kişiyi istihdam edebilecek durumda diyelim. ama her yıl her bölümden her üniversiteden 100'er tane yeni mezun veriyor. onun yerine her bölümden ihtiyacın olan mezun sayısını belirle ve bunun %10-20 fazlasını mezun et. mezunlar okuldan sonra belki başka alanlara kayarlar. ama devlette öyle bir düşünce yok. örneğin işsiz ve kpss'ye girip atama bekleyen öğretmen sayısı 1 milyon. atanan öğretmen sayısı ise 10 bin-20 bin falan. ve hala her yıl her üniversite yeni öğretmenler mezun ediyor. piyasadaki işsizleri eritecek bir çözüm bulmadan durumu daha da kronik hale getiriyorlar. böyle aptallık ve rezalet olmaz.
üniversitelerde güya akıllı eğitimli akademisyenlerin bu geri zekalılığa örgütlü şekilde karşı çıkmıyor olmaları da ayrı hayal kırıklığı yaratıyor bende. son yılları boş verin, iyice faşist bir iktidar altındayız artık. ama 15-20 yıl önce de akademisyenlerden örgütlü güçlü bir istihdam planlama talebi gelmemiş. gelmiş olsa bugün bir miktar daha iyi durumda olurduk. böyle fikren basit bir planlamayı bile devlete yaptıramayan akademisyenler hangi öğrenciye nasıl ilham versin ve gençlere nasıl bir şeyler öğretme cüretine sahip olabilsin. bunların hepsi kötü yönetimden kaynaklı. insan kaynağı, ekonomi, doğal varlıklar vs. her şey bilerek kötü yönetiliyor.
koskoca devletsin, önümüzdeki 5 yılda, 10 yılda, 20 yılda, 50 yılda hangi meslekten insanlara ihtiyacın olacağını, ülkeni hangi alana doğru geliştireceğini kararlaştırıp ona göre sınırlı kontenjan açsana. böylece en iyi atıyorum %35-40'lık dilimdeki öğrencileri tıp, mühendislik, hukuk, öğretmenlik, fen bilimleri, sosyal bilimler vs. fark etmeden buralara yerleşir. geri kalanlar da ya iş kurar ya da kaynakçı, tesisatçı, çiftçi, işçi, çırak vs. olur. ekonomik denge sağlanmaya çalışılır.
ama her yere üniversite açıldığı gibi, bir de her üniversitede her bölüm var. bu sadece mezun kalitesini düşürmüyor. aynı zamanda o mezunlara, %5-10 gibi kabul edilebilir bir işsizlik oranıyla, iş bulmayı da imkansızlaştırıyor. mesela türkiye 1 meslekten 10 tane yeni kişiyi istihdam edebilecek durumda diyelim. ama her yıl her bölümden her üniversiteden 100'er tane yeni mezun veriyor. onun yerine her bölümden ihtiyacın olan mezun sayısını belirle ve bunun %10-20 fazlasını mezun et. mezunlar okuldan sonra belki başka alanlara kayarlar. ama devlette öyle bir düşünce yok. örneğin işsiz ve kpss'ye girip atama bekleyen öğretmen sayısı 1 milyon. atanan öğretmen sayısı ise 10 bin-20 bin falan. ve hala her yıl her üniversite yeni öğretmenler mezun ediyor. piyasadaki işsizleri eritecek bir çözüm bulmadan durumu daha da kronik hale getiriyorlar. böyle aptallık ve rezalet olmaz.
üniversitelerde güya akıllı eğitimli akademisyenlerin bu geri zekalılığa örgütlü şekilde karşı çıkmıyor olmaları da ayrı hayal kırıklığı yaratıyor bende. son yılları boş verin, iyice faşist bir iktidar altındayız artık. ama 15-20 yıl önce de akademisyenlerden örgütlü güçlü bir istihdam planlama talebi gelmemiş. gelmiş olsa bugün bir miktar daha iyi durumda olurduk. böyle fikren basit bir planlamayı bile devlete yaptıramayan akademisyenler hangi öğrenciye nasıl ilham versin ve gençlere nasıl bir şeyler öğretme cüretine sahip olabilsin. bunların hepsi kötü yönetimden kaynaklı. insan kaynağı, ekonomi, doğal varlıklar vs. her şey bilerek kötü yönetiliyor.
devamını gör...
sanat vs zanaat
kanaat önderliğini seçtik bizler... en önemlisi bu çünkü. onlar yapar, biz konuşuruz.
devamını gör...
sanat vs zanaat
sanat halk için, zanaat halka geçirmek için. *
devamını gör...
sözlük yazarlarının çektiği göl fotoğrafları
allah affetsin gölü "l" ile değil "t" ile okudum. dedim bunun da mı başlığı açıldı, kanım çekildi. yapmayın böyle şeyler
devamını gör...

