zaman tüneli
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
bence sempatik ve yardım sever bir ağabeyim, çok kelamımız yok ama gördüğümde genel olarak okuduğum şimdiye kadar hic ters köşeye yatirmamis eğlenceli ve bilgini sözlük yazarı.
devamını gör...
başkent enerjisa elektrik aboneliği olan yazarlar
gaz lambası mı yakıyorsunuz? bir tane dönüş yok la.
devamını gör...
30 tl'ye aylık yüzde 41 faiz veren ziraat dinamik
10.000 tl'lik kredi kartı borcunuzu son ödeme tarihine kadar 5 gün bekletip 30 tl kazanç elde etme durumuna bağlı olarak beleş 30 tl'yi bir sonraki vade sonu yüksek bakiyeli paraya oranlayarak parayı %41'de faize atma durumu. her türlü sömürülür. evet. : )
devamını gör...
ne iş yaptığı anlaşılamayan arkadaş
bu tip adamlar asla güven telkin eden tipler değiller. bir adamın işi gücü belli olacak kardeşim. bu saatten sonra bu değirmenin suyu nereden geliyor diye kafa yoramam. burada da var birkaç ne iş yaptığı belli olmayan ama kalantor, ensesi kalın. biri sürekli dünyayı geziyor diğeri whatsapptan sürekli araba ile turladığının durumunu paylaşıyor. her izlediğimde su mu yakıyor lan bu araba da fink atıyor sürekli diyorum.
devamını gör...
mini etek özgürlükse eşine giydirir misin sorunsalı
eşim isterse bana da giydirir gibi geliyor. bu kadın milletinden korkulur.
devamını gör...
mika can raun
beyler, güzel kadınlardan kaçın abicim. bu işin boku çıkmış.*
devamını gör...
mika can raun
ehl-i lut.
devamını gör...
negatif insanlarla yaşamak
dünyanın en nahlet şeylerinden biridir.
devamını gör...
fantastik edebiyat
fantastik edebiyat deyince aklıma hemen “ejderha mı, büyü mü, bu mu gerçek hayattan kaçış?” diye burun kıvıran tipler geliyor. sanki biz tolkien okurken sadece elf kovalıyoruz. mesele gerçekten bu mu? gel şu konuya biraz dalalım.
fantastik edebiyat çoğu zaman yanlış anlaşılır aslında. insanlar ejderha görür, büyü görür, krallık görür ve bunun gerçek dünyadan kaçış olduğunu sanır. halbuki türün en iyi örnekleri tam tersini yapar. bize başka bir dünya anlatıyormuş gibi yapıp aslında ters köşe yaparak bu dünyayı anlatırlar.
çünkü insanız işte, çoğu zaman çıplak gerçekle karşılaştığımızda savunmaya geçeriz. ama aynı gerçeği bir krallığın çöküşünde, bir kehanetin yozlaşmasında ya da ne bileyim kutsal bir düzenin iktidara dönüşmesinde görünce onu daha rahat kabul ederiz.
işte fantastik edebiyat tam olarak bunu yapıyor. gerçeğin üstüne biraz büyü serperek harmanlar ama gerçeği ortadan kaldırmaz.
(bkz: tolkien) orta dünya’yı kurarken sadece elfler ve orklar yazmıyordu. gücün insanı nasıl bozduğunu yazıyordu. (bkz: the lord of the rings) tarafında yüzük sadece büyülü bir eşya değildir. iktidarın elde edildiğinde sahibini yavaş yavaş çürüten doğasının metaforudur.
benzer şekilde (bkz: j. k. rowling) büyücülük dünyasını kurarken kan saflığı meselesi üzerinden bayağı bildiğin ayrımcılığı anlatıyordu. safkan büyücüler ile muggle doğumlular arasındaki gerilim dümdüz bir soy ve sınıf takıntısının alegorisidir. (bkz: harry potter)
hatta bazı eserler işi daha da sert bir yere götürür. dinin ve ideolojinin iktidar tarafından nasıl kullanılabileceğini anlatır. (bkz: margaret atwood) tarafından yazılan (bkz: the handmaid's tale) bunun en güçlü örneklerinden biridir. evet bu örnek teknik olarak tam fantastik sayılmaz, daha çok distopya türüne girer. ancak bu iki tür zaten aynı şeyi yapar. orada din sadece inanç değildir. bir toplumun kontrol mekanizmasına dönüşmüş bir iktidar aracıdır.
zaten tarih boyunca iktidarların en rahat saklandığı iki şey vardır. korku ve kutsallık.
korku olduğu zaman insanlar ne yapar? susar. peki kutsallık olduğu zaman ne yapar? sorgulamaz. bu ikisi birleştiğinde ortaya sadece baskı çıkmaz, aynı zamanda gönüllü itaat çıkar. fantastik edebiyatın politik tarafı tam burada ağırlaşır. çünkü bize sadece bir zorbanın hikayesini anlatmaz. bir toplumun o zorbalığı hangi hikayelerle kabul ettiğini gösterir.
o yüzden iyi fantastik romanlarda büyü sistemi, kehanet, kutsal düzen ya da seçilmiş kişi anlatıları çoğu zaman dekor değildir. bunlar doğrudan düzenin nasıl kurulduğunu anlatan araçlardır.
kısacası iyi fantastik romanın yaptığı şey şudur. bize canavar anlatıyormuş gibi yapıp aslında bizi, yani insanı anlatır.
çünkü çoğu zaman hikayelerdeki en korkunç şey ejderhalar değildir. en korkunç şey bir toplumun kendi felaketini kutsal bir görev sanacak kadar ikna edilebilmesidir.
fantastik edebiyat çoğu zaman yanlış anlaşılır aslında. insanlar ejderha görür, büyü görür, krallık görür ve bunun gerçek dünyadan kaçış olduğunu sanır. halbuki türün en iyi örnekleri tam tersini yapar. bize başka bir dünya anlatıyormuş gibi yapıp aslında ters köşe yaparak bu dünyayı anlatırlar.
çünkü insanız işte, çoğu zaman çıplak gerçekle karşılaştığımızda savunmaya geçeriz. ama aynı gerçeği bir krallığın çöküşünde, bir kehanetin yozlaşmasında ya da ne bileyim kutsal bir düzenin iktidara dönüşmesinde görünce onu daha rahat kabul ederiz.
işte fantastik edebiyat tam olarak bunu yapıyor. gerçeğin üstüne biraz büyü serperek harmanlar ama gerçeği ortadan kaldırmaz.
(bkz: tolkien) orta dünya’yı kurarken sadece elfler ve orklar yazmıyordu. gücün insanı nasıl bozduğunu yazıyordu. (bkz: the lord of the rings) tarafında yüzük sadece büyülü bir eşya değildir. iktidarın elde edildiğinde sahibini yavaş yavaş çürüten doğasının metaforudur.
benzer şekilde (bkz: j. k. rowling) büyücülük dünyasını kurarken kan saflığı meselesi üzerinden bayağı bildiğin ayrımcılığı anlatıyordu. safkan büyücüler ile muggle doğumlular arasındaki gerilim dümdüz bir soy ve sınıf takıntısının alegorisidir. (bkz: harry potter)
hatta bazı eserler işi daha da sert bir yere götürür. dinin ve ideolojinin iktidar tarafından nasıl kullanılabileceğini anlatır. (bkz: margaret atwood) tarafından yazılan (bkz: the handmaid's tale) bunun en güçlü örneklerinden biridir. evet bu örnek teknik olarak tam fantastik sayılmaz, daha çok distopya türüne girer. ancak bu iki tür zaten aynı şeyi yapar. orada din sadece inanç değildir. bir toplumun kontrol mekanizmasına dönüşmüş bir iktidar aracıdır.
zaten tarih boyunca iktidarların en rahat saklandığı iki şey vardır. korku ve kutsallık.
korku olduğu zaman insanlar ne yapar? susar. peki kutsallık olduğu zaman ne yapar? sorgulamaz. bu ikisi birleştiğinde ortaya sadece baskı çıkmaz, aynı zamanda gönüllü itaat çıkar. fantastik edebiyatın politik tarafı tam burada ağırlaşır. çünkü bize sadece bir zorbanın hikayesini anlatmaz. bir toplumun o zorbalığı hangi hikayelerle kabul ettiğini gösterir.
o yüzden iyi fantastik romanlarda büyü sistemi, kehanet, kutsal düzen ya da seçilmiş kişi anlatıları çoğu zaman dekor değildir. bunlar doğrudan düzenin nasıl kurulduğunu anlatan araçlardır.
kısacası iyi fantastik romanın yaptığı şey şudur. bize canavar anlatıyormuş gibi yapıp aslında bizi, yani insanı anlatır.
çünkü çoğu zaman hikayelerdeki en korkunç şey ejderhalar değildir. en korkunç şey bir toplumun kendi felaketini kutsal bir görev sanacak kadar ikna edilebilmesidir.
devamını gör...
küfür tek millettir
küfür derken...ben şimdi birisine ağır küfür etsem bu küfür mü oluyor. yani sizin dediğiniz anlamda küfür mü oluyor.
devamını gör...
mini etek özgürlükse eşine giydirir misin sorunsalı
mini etekle özgür olunmaz ayrıca karıma kızıma falan da giydirmem. böyle meselelerde yobazım bağnazım.
devamını gör...
doğduğun aya göre hangi sözlük yazarı tipisin
ocak: old skool tipler. bunlar sözlüğün kurucu babalarıdır. kimse yokken onlar vardı. saygı gösterin.
dur be babacan geleli kaç ay oldu daha. *
devamını gör...
küfür tek millettir
bir islam ülkesi bir kefere yurduyla savaşsa bütün kefereler üşüşür ama bir kefere bir islam ülkesine saldırsa pek karışan olmaz.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
devamını gör...
doğduğun aya göre hangi sözlük yazarı tipisin
kinik entelektüelim ama martta doğmadım.
devamını gör...
hür ve kabul edilmiş masonlar derneği'ne kayyum atanması
yeni ismi artık hür ve kabul edilmiş hacılar derneği olacaktır.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
kader resmen her seferinde muhtar emmi için yazmama uygun ortamı sağlıyor. ey bilge kişilik bu kader benden senin hakkında ne yazmamı istiyor da her seferinde muhtarı görüyorum vali falan yok mu *.
devamını gör...
kürt dili ve edebiyatı
kimse kimseyi kandırmasın, bu bölüm siyasi çıkar için açıldı ama boş kaldı. zaten yetişmiş akademik personeli nereden buldunuz da açtınız. hangi kaynaklara dayalı eğitim vereceksiniz? vs vs sorular sorduğumuz zaman ya ziko sen faşistin allahı sın zaten deyu cevap aldık hep.
neredeyse bütün türk coğrafyasında yüz yıllardır bilinen bazı türküleri alıp bunlar aslında kürt dengbeji türkçeye uydurdular deyip, binlerce yıllık ergenekonu demirci kawa yapıp, sümer tabletlerinde uzak doğudan mançuryadan geldiler denilen bazı kavimleri kendi ataları gösterip, balkanlarda tutan mikromilliyetçiliği orta doğuda da tutarım projesinin devamı olan arap ve kürtlerin milletleşmesi projesine bu kadar içten inanarak gerçekleri söyleyen herkesi faşist ilan etmek akıl, mantık ve bilim dışı şeyler.
evde ve kendi aranızda dilinizi konuşabildiğiniz, eğitim, ticaret, siyaset yapabildiğiniz bir ülkeniz varken fazla zorlamayın bence. avustralya'da yaşayan zilyon tane azınlık ve buranın yerlisi aborjinler dahil hiç kimse anadilde eğitim ya da anadilde sağlık, adalet gibi zırvaları aklından bile geçiremez. bunları fransa, abd, almanya, danimarka, isveç, japonya gibi ülkelerde de aklınıza getitmez sistem. oturup biraz düşünün...
neredeyse bütün türk coğrafyasında yüz yıllardır bilinen bazı türküleri alıp bunlar aslında kürt dengbeji türkçeye uydurdular deyip, binlerce yıllık ergenekonu demirci kawa yapıp, sümer tabletlerinde uzak doğudan mançuryadan geldiler denilen bazı kavimleri kendi ataları gösterip, balkanlarda tutan mikromilliyetçiliği orta doğuda da tutarım projesinin devamı olan arap ve kürtlerin milletleşmesi projesine bu kadar içten inanarak gerçekleri söyleyen herkesi faşist ilan etmek akıl, mantık ve bilim dışı şeyler.
evde ve kendi aranızda dilinizi konuşabildiğiniz, eğitim, ticaret, siyaset yapabildiğiniz bir ülkeniz varken fazla zorlamayın bence. avustralya'da yaşayan zilyon tane azınlık ve buranın yerlisi aborjinler dahil hiç kimse anadilde eğitim ya da anadilde sağlık, adalet gibi zırvaları aklından bile geçiremez. bunları fransa, abd, almanya, danimarka, isveç, japonya gibi ülkelerde de aklınıza getitmez sistem. oturup biraz düşünün...
devamını gör...
hür ve kabul edilmiş masonlar derneği'ne kayyum atanması
artık toplantılar şöyle olur..
-toplanmış bir locada bir meriç'in görevi nelerdir?
-herkesin meriç olup olmadığını kontrol etmektir..
-usülünce barkın'a kırgın olunuz..
eldivenler ve önlükler de pembe renkli olur.
-toplanmış bir locada bir meriç'in görevi nelerdir?
-herkesin meriç olup olmadığını kontrol etmektir..
-usülünce barkın'a kırgın olunuz..
eldivenler ve önlükler de pembe renkli olur.
devamını gör...
