zaman tüneli
bu sözlük bizden sorulur bilader
sözlüğü babasının veyahut anasının çiftliği sanan, bilgi ile alakası olmayan entryler girerek çöplüğe çevirerek değersizleştiren olası yazarların olası sözü içten veya dıştan.
devamını gör...
eleştiri kabul etmeyen insan
normalsozluk yönetimi.
milletin seks hikayesini, bazı organlarını falan yaklaşık 78 saatte fark eden yönetim, alakası olmayan tanımları siliyo falan.
kardeş onaya da almayın bari de bot diyelim ya. komik görünüyonuz buradan
milletin seks hikayesini, bazı organlarını falan yaklaşık 78 saatte fark eden yönetim, alakası olmayan tanımları siliyo falan.
kardeş onaya da almayın bari de bot diyelim ya. komik görünüyonuz buradan
devamını gör...
murat övüç
bu tipi savunmayı hiç ama hiç istemiyorum. fakat neden cezaevinde olduğu ile ilgili hiçbir mantıklı gerekçe bulamıyorum.
lanet olsun diyerek, ne yazık ki bu tipin de suçsuz olduğunu savunacağız.
lanet olsun diyerek, ne yazık ki bu tipin de suçsuz olduğunu savunacağız.
devamını gör...
başka bir yazar gibi entry gir
șavrole çamurluğu gibi bıyığım var ama kıymetini bilmiyorum.*
devamını gör...
eleştiri kabul etmeyen insan
eleştiri bizim ülkede çok yanlış anlaşılıyor. karalamayı eleştirmek sanıyor insanlar. beğenmediği bir şeyi kötülemeyi de eleştiri sanıyorlar.
eleştiri olumlu bir şeydir. olumsuz eleştiri diye bir şey de yoktur. eleştiri, gördüğün bir yanlış ya da hatayı, doğru bir şekilde, uygun bir dille aktarma şeklidir. o yüzden de asıl önemli olan şey üslubdur.
yoksa beni karalamaya ya da kötülemeye çalışan birinin eleştiri adı altında saçmalamalarını neden ciddiye alayım ben?
eleştiri olumlu bir şeydir. olumsuz eleştiri diye bir şey de yoktur. eleştiri, gördüğün bir yanlış ya da hatayı, doğru bir şekilde, uygun bir dille aktarma şeklidir. o yüzden de asıl önemli olan şey üslubdur.
yoksa beni karalamaya ya da kötülemeye çalışan birinin eleştiri adı altında saçmalamalarını neden ciddiye alayım ben?
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
sözlükte oldukça aktif bir yazarımız. kendisini severim ama deli olduğunu düşünmüyorum. hele paranoyak olduğunu hiç düşünmüyorum.
devamını gör...
nick vermeden bir yazara seslen
ya senin düşüncelerinin ne önemi var
edit:aslında küfür de etmiştim de sözlük yönetiminin, yöneticilik yapası tutmuş. millet cayır cayır toplarını* atıyo ama sdhhdshdshds
edit:aslında küfür de etmiştim de sözlük yönetiminin, yöneticilik yapası tutmuş. millet cayır cayır toplarını* atıyo ama sdhhdshdshds
devamını gör...
ne iş yaptığı anlaşılamayan arkadaş
ben. evde yatak keyfi yapıyorum. sağ tarafımda telefon var. kpss mp3 notlarını dinliyorum.
devamını gör...
hür ve kabul edilmiş masonlar derneği
kim kabul etmiş konusu bir muamma olan duvar ustasıyız ya diye başlayıp ne olduğuna vakıf olunamayan ilkokul müsameresi kılıklı adamların takıldığı sosyal ve ekonomik oluşum
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
bence sempatik ve yardım sever bir ağabeyim, çok kelamımız yok ama gördüğümde genel olarak okuduğum şimdiye kadar hic ters köşeye yatirmamis eğlenceli ve bilgini sözlük yazarı.
devamını gör...
başkent enerjisa elektrik aboneliği olan yazarlar
gaz lambası mı yakıyorsunuz? bir tane dönüş yok la.
devamını gör...
30 tl'ye aylık yüzde 41 faiz veren ziraat dinamik
10.000 tl'lik kredi kartı borcunuzu son ödeme tarihine kadar 5 gün bekletip 30 tl kazanç elde etme durumuna bağlı olarak beleş 30 tl'yi bir sonraki vade sonu yüksek bakiyeli paraya oranlayarak parayı %41'de faize atma durumu. her türlü sömürülür. evet. : )
devamını gör...
ne iş yaptığı anlaşılamayan arkadaş
bu tip adamlar asla güven telkin eden tipler değiller. bir adamın işi gücü belli olacak kardeşim. bu saatten sonra bu değirmenin suyu nereden geliyor diye kafa yoramam. burada da var birkaç ne iş yaptığı belli olmayan ama kalantor, ensesi kalın. biri sürekli dünyayı geziyor diğeri whatsapptan sürekli araba ile turladığının durumunu paylaşıyor. her izlediğimde su mu yakıyor lan bu araba da fink atıyor sürekli diyorum.
devamını gör...
mini etek özgürlükse eşine giydirir misin sorunsalı
eşim isterse bana da giydirir gibi geliyor. bu kadın milletinden korkulur.
devamını gör...
mika can raun
beyler, güzel kadınlardan kaçın abicim. bu işin boku çıkmış.*
devamını gör...
mika can raun
ehl-i lut.
devamını gör...
negatif insanlarla yaşamak
dünyanın en nahlet şeylerinden biridir.
devamını gör...
fantastik edebiyat
fantastik edebiyat deyince aklıma hemen “ejderha mı, büyü mü, bu mu gerçek hayattan kaçış?” diye burun kıvıran tipler geliyor. sanki biz tolkien okurken sadece elf kovalıyoruz. mesele gerçekten bu mu? gel şu konuya biraz dalalım.
fantastik edebiyat çoğu zaman yanlış anlaşılır aslında. insanlar ejderha görür, büyü görür, krallık görür ve bunun gerçek dünyadan kaçış olduğunu sanır. halbuki türün en iyi örnekleri tam tersini yapar. bize başka bir dünya anlatıyormuş gibi yapıp aslında ters köşe yaparak bu dünyayı anlatırlar.
çünkü insanız işte, çoğu zaman çıplak gerçekle karşılaştığımızda savunmaya geçeriz. ama aynı gerçeği bir krallığın çöküşünde, bir kehanetin yozlaşmasında ya da ne bileyim kutsal bir düzenin iktidara dönüşmesinde görünce onu daha rahat kabul ederiz.
işte fantastik edebiyat tam olarak bunu yapıyor. gerçeğin üstüne biraz büyü serperek harmanlar ama gerçeği ortadan kaldırmaz.
(bkz: tolkien) orta dünya’yı kurarken sadece elfler ve orklar yazmıyordu. gücün insanı nasıl bozduğunu yazıyordu. (bkz: the lord of the rings) tarafında yüzük sadece büyülü bir eşya değildir. iktidarın elde edildiğinde sahibini yavaş yavaş çürüten doğasının metaforudur.
benzer şekilde (bkz: j. k. rowling) büyücülük dünyasını kurarken kan saflığı meselesi üzerinden bayağı bildiğin ayrımcılığı anlatıyordu. safkan büyücüler ile muggle doğumlular arasındaki gerilim dümdüz bir soy ve sınıf takıntısının alegorisidir. (bkz: harry potter)
hatta bazı eserler işi daha da sert bir yere götürür. dinin ve ideolojinin iktidar tarafından nasıl kullanılabileceğini anlatır. (bkz: margaret atwood) tarafından yazılan (bkz: the handmaid's tale) bunun en güçlü örneklerinden biridir. evet bu örnek teknik olarak tam fantastik sayılmaz, daha çok distopya türüne girer. ancak bu iki tür zaten aynı şeyi yapar. orada din sadece inanç değildir. bir toplumun kontrol mekanizmasına dönüşmüş bir iktidar aracıdır.
zaten tarih boyunca iktidarların en rahat saklandığı iki şey vardır. korku ve kutsallık.
korku olduğu zaman insanlar ne yapar? susar. peki kutsallık olduğu zaman ne yapar? sorgulamaz. bu ikisi birleştiğinde ortaya sadece baskı çıkmaz, aynı zamanda gönüllü itaat çıkar. fantastik edebiyatın politik tarafı tam burada ağırlaşır. çünkü bize sadece bir zorbanın hikayesini anlatmaz. bir toplumun o zorbalığı hangi hikayelerle kabul ettiğini gösterir.
o yüzden iyi fantastik romanlarda büyü sistemi, kehanet, kutsal düzen ya da seçilmiş kişi anlatıları çoğu zaman dekor değildir. bunlar doğrudan düzenin nasıl kurulduğunu anlatan araçlardır.
kısacası iyi fantastik romanın yaptığı şey şudur. bize canavar anlatıyormuş gibi yapıp aslında bizi, yani insanı anlatır.
çünkü çoğu zaman hikayelerdeki en korkunç şey ejderhalar değildir. en korkunç şey bir toplumun kendi felaketini kutsal bir görev sanacak kadar ikna edilebilmesidir.
fantastik edebiyat çoğu zaman yanlış anlaşılır aslında. insanlar ejderha görür, büyü görür, krallık görür ve bunun gerçek dünyadan kaçış olduğunu sanır. halbuki türün en iyi örnekleri tam tersini yapar. bize başka bir dünya anlatıyormuş gibi yapıp aslında ters köşe yaparak bu dünyayı anlatırlar.
çünkü insanız işte, çoğu zaman çıplak gerçekle karşılaştığımızda savunmaya geçeriz. ama aynı gerçeği bir krallığın çöküşünde, bir kehanetin yozlaşmasında ya da ne bileyim kutsal bir düzenin iktidara dönüşmesinde görünce onu daha rahat kabul ederiz.
işte fantastik edebiyat tam olarak bunu yapıyor. gerçeğin üstüne biraz büyü serperek harmanlar ama gerçeği ortadan kaldırmaz.
(bkz: tolkien) orta dünya’yı kurarken sadece elfler ve orklar yazmıyordu. gücün insanı nasıl bozduğunu yazıyordu. (bkz: the lord of the rings) tarafında yüzük sadece büyülü bir eşya değildir. iktidarın elde edildiğinde sahibini yavaş yavaş çürüten doğasının metaforudur.
benzer şekilde (bkz: j. k. rowling) büyücülük dünyasını kurarken kan saflığı meselesi üzerinden bayağı bildiğin ayrımcılığı anlatıyordu. safkan büyücüler ile muggle doğumlular arasındaki gerilim dümdüz bir soy ve sınıf takıntısının alegorisidir. (bkz: harry potter)
hatta bazı eserler işi daha da sert bir yere götürür. dinin ve ideolojinin iktidar tarafından nasıl kullanılabileceğini anlatır. (bkz: margaret atwood) tarafından yazılan (bkz: the handmaid's tale) bunun en güçlü örneklerinden biridir. evet bu örnek teknik olarak tam fantastik sayılmaz, daha çok distopya türüne girer. ancak bu iki tür zaten aynı şeyi yapar. orada din sadece inanç değildir. bir toplumun kontrol mekanizmasına dönüşmüş bir iktidar aracıdır.
zaten tarih boyunca iktidarların en rahat saklandığı iki şey vardır. korku ve kutsallık.
korku olduğu zaman insanlar ne yapar? susar. peki kutsallık olduğu zaman ne yapar? sorgulamaz. bu ikisi birleştiğinde ortaya sadece baskı çıkmaz, aynı zamanda gönüllü itaat çıkar. fantastik edebiyatın politik tarafı tam burada ağırlaşır. çünkü bize sadece bir zorbanın hikayesini anlatmaz. bir toplumun o zorbalığı hangi hikayelerle kabul ettiğini gösterir.
o yüzden iyi fantastik romanlarda büyü sistemi, kehanet, kutsal düzen ya da seçilmiş kişi anlatıları çoğu zaman dekor değildir. bunlar doğrudan düzenin nasıl kurulduğunu anlatan araçlardır.
kısacası iyi fantastik romanın yaptığı şey şudur. bize canavar anlatıyormuş gibi yapıp aslında bizi, yani insanı anlatır.
çünkü çoğu zaman hikayelerdeki en korkunç şey ejderhalar değildir. en korkunç şey bir toplumun kendi felaketini kutsal bir görev sanacak kadar ikna edilebilmesidir.
devamını gör...

