zaman tüneli
capelo ile isyanım var ulan
ismi lazım değil herkes onun kim olduğunu biliyor *
devamını gör...
zengin ingiliz granny
granny ödülüdür.
devamını gör...
capelo ile isyanım var ulan
#3953974 çok geçmiş olsun kuğucuğum..
devamını gör...
ezberlenen en saçma şey
yirmi dört ciltlik meydan larousse'un tüm ciltlerinin üç kodlu başlangıç ve bitiş kelimeleri.
mesela avogadro sayısı ikinci ciltte ki avogadro sayısı başlı başına bu başlığın konusu.
mesela avogadro sayısı ikinci ciltte ki avogadro sayısı başlı başına bu başlığın konusu.
devamını gör...
zengin ingiliz granny
"ihtiyar bir ses, genç bir sesle kucaklaşmak için deniz kenarını seçer evlat"
demisti rahmetli muşlettin amca kaptanlık hatıralarını anlatirken.
demisti rahmetli muşlettin amca kaptanlık hatıralarını anlatirken.
devamını gör...
capelo ile isyanım var ulan
dinlemek istiyordum seni ama çok yorgun ve hastayım. iyi yayınlar dilerim.
devamını gör...
capelo ile isyanım var ulan
benim de bir isyanım var capello dile getirirsen sevinirim. sözlükte benimle uğraşan 1 yazar var. o kendini biliyor. onu el birliği ile nasıl bitiririz. bana yardımcı olur musunuz? şimdiden teşekkür eder iyi yayınlar dilerim.
devamını gör...
neden olmak
tdk:
sebep olmak:
"eski iş yerine son bir kere ifade vermek için gelmesi bile hüzünlenmesine neden olmuştu." - osman aysu
bence bunu çat pat türkçe kullanabilenler de cümle içinde farklı kullanabilir. mesela ilkel bir afrika kabilesindeki birine biraz türkçe öğretseniz kendisi şu şekil konuşabilir: "bu gök gürültüleri neden olmak? bu şimşekler neden çakmak? yoksa tanrılar kurban mı istemek?"
sebep olmak:
"eski iş yerine son bir kere ifade vermek için gelmesi bile hüzünlenmesine neden olmuştu." - osman aysu
bence bunu çat pat türkçe kullanabilenler de cümle içinde farklı kullanabilir. mesela ilkel bir afrika kabilesindeki birine biraz türkçe öğretseniz kendisi şu şekil konuşabilir: "bu gök gürültüleri neden olmak? bu şimşekler neden çakmak? yoksa tanrılar kurban mı istemek?"
devamını gör...
düzgün bir insan olmanın giderek yıpratıcı olması
kendimde gözlemlediğim durumdur. çok yorgun hissediyorum. yani, dinlenip atlatabilecegim bir yorgunluktan ziyade, ancak ölürsem huzur bulurum gibi hissediyorum.
hayatımın en başından beri belirli prensiplerle ilerlemeye çalıştım. adil olmaya, hoşgörülü olmaya, nazik olmaya özen gösterirken; kolay kazanç peşine düşmedim. öğrenmekten hiç vazgeçmedim, denemekten hiç korkmadım. hâlâ daha imkanım ve zamanım olsa hiç bilmediğim bir şeyi öğrenmek için zaman ayırıyor olurum. fakat son zamanlarda iyiden iyiye tükendiğimi hissediyorum. gerek çalışırken gerek toplu taşımada diğer insanlara karışıyor olmak beni çok fazla yormaya başladı. benim önüme adım atmaya çalışan koca koca insanlar, arkamdan itekleyenler, üzerime arabasını sürenler falan derken bu hafta artık insanlara sesli ve öfkeli tepkiler verdiğini fark ettim. hatta birine küfrettim s. git diye. sokağa çıkınca herkesi kontrol etmek zorunda hissediyorum çünkü kimse önüne bakmıyor. memleketin iti uğursuzu tükenmiyor, biri bir gün silahla karşılık verebilir de ben söylenirken. bütüne bakınca bu kalabaliktan biri olma fikri bile beni çileden çıkarıyor.
bunun yanında ekonomik koşullar yeterince zor değilmiş gibi telefonum bozuldu, yok yere masraf çıktı onu hallettim hallediyorum derken hastalandım. günlerdir kıvranıyorum acıdan. bir de ev sahibi kiraya bu yılki ikinci zammı yapmaya çalışıyor o minik şark kurnazı aklıyla.
bir yerden toparlarken öbür yer darma duman oluyor, artık kendime yetmediğimi düşünmeye başladım. sık sık "yahu benden tam olarak ne istiyorsun?" diye göğe bakıp haykırmaya başladım. şerefsizce bir hayat yaşamamanın bedeli bu olmamalı ya... gerçekten bazen allah'ın beni o..pu olmaya zorladığını düşünüyorum ama asi bir tipim. direniyorum. şunun şurasında kaç sene kaldı ki? insan belli bir yaştan sonra o..pu da
olamıyor keza, ağaç yaş iken domal... amaan, eğilir. inançlıı biri de değilim aslında, suçu kime atacağımı, kime çatacağımı bilemedim de allah diyorum. hatta hürrem gibi "allaam bismillah" diyorum. :)
bedenen de ruhen de canım yanıyor. yeter ya.
sanırım her şeyden önce, benim bu şehirden kurtulmam gerek. sümük gibi bulaştı elime, silmeye çalıştıkça yayılıyor vücuduma...
hayatımın en başından beri belirli prensiplerle ilerlemeye çalıştım. adil olmaya, hoşgörülü olmaya, nazik olmaya özen gösterirken; kolay kazanç peşine düşmedim. öğrenmekten hiç vazgeçmedim, denemekten hiç korkmadım. hâlâ daha imkanım ve zamanım olsa hiç bilmediğim bir şeyi öğrenmek için zaman ayırıyor olurum. fakat son zamanlarda iyiden iyiye tükendiğimi hissediyorum. gerek çalışırken gerek toplu taşımada diğer insanlara karışıyor olmak beni çok fazla yormaya başladı. benim önüme adım atmaya çalışan koca koca insanlar, arkamdan itekleyenler, üzerime arabasını sürenler falan derken bu hafta artık insanlara sesli ve öfkeli tepkiler verdiğini fark ettim. hatta birine küfrettim s. git diye. sokağa çıkınca herkesi kontrol etmek zorunda hissediyorum çünkü kimse önüne bakmıyor. memleketin iti uğursuzu tükenmiyor, biri bir gün silahla karşılık verebilir de ben söylenirken. bütüne bakınca bu kalabaliktan biri olma fikri bile beni çileden çıkarıyor.
bunun yanında ekonomik koşullar yeterince zor değilmiş gibi telefonum bozuldu, yok yere masraf çıktı onu hallettim hallediyorum derken hastalandım. günlerdir kıvranıyorum acıdan. bir de ev sahibi kiraya bu yılki ikinci zammı yapmaya çalışıyor o minik şark kurnazı aklıyla.
bir yerden toparlarken öbür yer darma duman oluyor, artık kendime yetmediğimi düşünmeye başladım. sık sık "yahu benden tam olarak ne istiyorsun?" diye göğe bakıp haykırmaya başladım. şerefsizce bir hayat yaşamamanın bedeli bu olmamalı ya... gerçekten bazen allah'ın beni o..pu olmaya zorladığını düşünüyorum ama asi bir tipim. direniyorum. şunun şurasında kaç sene kaldı ki? insan belli bir yaştan sonra o..pu da
olamıyor keza, ağaç yaş iken domal... amaan, eğilir. inançlıı biri de değilim aslında, suçu kime atacağımı, kime çatacağımı bilemedim de allah diyorum. hatta hürrem gibi "allaam bismillah" diyorum. :)
bedenen de ruhen de canım yanıyor. yeter ya.
sanırım her şeyden önce, benim bu şehirden kurtulmam gerek. sümük gibi bulaştı elime, silmeye çalıştıkça yayılıyor vücuduma...
devamını gör...
takım elbise
artık modası geçti bence. kurumsal hayatta bile pek tercih edilmiyor artık. pantolon ceket kombinleri takım elbisenin yerini alalı çok oldu. hem de kravatlı ya da kravatsız olarak kullanılabiliyor. oxford bir ayakkabı ile klasik, sneaker ve cep mendili kombini ile de casual bir hale getirebilirsiniz.
ama illa takım elbise giyecekseniz de koruma gibi siyah tercih etmeyin. antrasit, gri ve lacivert candır. iki düğmeli ve çift yırtmaçlı seçin. ve de alt düğmeyi iliklemeyin. kravat uzunluğu kemeri geçmesin. kolları da bileğe kadar kısaltın ki gömleğin manşet ucu gözüksün. pantolon paçası da ayakkabıya değsin sadece. ne uzun ne de kısa olsun. besleme gibi gezmeyin ortalıkta.
ama illa takım elbise giyecekseniz de koruma gibi siyah tercih etmeyin. antrasit, gri ve lacivert candır. iki düğmeli ve çift yırtmaçlı seçin. ve de alt düğmeyi iliklemeyin. kravat uzunluğu kemeri geçmesin. kolları da bileğe kadar kısaltın ki gömleğin manşet ucu gözüksün. pantolon paçası da ayakkabıya değsin sadece. ne uzun ne de kısa olsun. besleme gibi gezmeyin ortalıkta.
devamını gör...
yükselen burç
benim (bkz: ikizler)*
devamını gör...
yükselen burç
şimdi baktığım burç. kovaymışım ya....
kovanın neredeyse galiba bütün özelliklerini yükselen olarak taşıyorum okuduğuma göre.
bir tek fiziksel özellik tutmuyor, uzun boylu değilim.
kovanın neredeyse galiba bütün özelliklerini yükselen olarak taşıyorum okuduğuma göre.
bir tek fiziksel özellik tutmuyor, uzun boylu değilim.
devamını gör...
ezberlenen en saçma şey
yüz on sekkiz ottuz üç yaaani yüz oon sekkiz ottuz üç.
sadece oldlar hatırlar. bir aralar internette tvde radyoda hatta buzdolabının kapağındaki o ekranda bile günde 750 kez reklamı dönüyodu. bilinmeyen servisler çağrı merkezi miydi neydi öyle zıttırı pıttırı bir şeydi, hala aklımda.
sadece oldlar hatırlar. bir aralar internette tvde radyoda hatta buzdolabının kapağındaki o ekranda bile günde 750 kez reklamı dönüyodu. bilinmeyen servisler çağrı merkezi miydi neydi öyle zıttırı pıttırı bir şeydi, hala aklımda.
devamını gör...
capelo ile isyanım var ulan
özlemişim sesini..
devamını gör...
capelo ile isyanım var ulan
uzun bir aradan sonra hoş geldin. sesin iyi geliyor. hiç bi yere dokunmadan konuş bence. şarkıda kopmalar oluyor
devamını gör...
sarmaması
yaprak gibi insandım oysa. neden sarmadı ki.
devamını gör...
akrep burcu kadını
bende iphone16 var. onaltı tane daha telefonum olsa dönüp bakmam hiç birine.
devamını gör...
capelo ile isyanım var ulan
kardeşim senin isyanın bize mi? özkan uğur da bitti. ne zaman başlıyor yayın. fiorentina lazio maçına bağlanacağım yayın yoksa.
tamamdır, yayın başladı.
tamamdır, yayın başladı.
devamını gör...
yükselen burç
öküz burcuyum. yükselenim de öküz.
devamını gör...
