zaman tüneli

fark etmez. kendi inancı kişiyi ilgilendirir.
devamını gör...

her seçim chp genel başkanları akpnin tarafına geçiyor. üstelikte adamlar akpye çalıştığı halde hala chp üyesi.
chpliler; akp için çalıştığı ortaya çıktığı halde akpye geçmeyen denise baikal, kk gibi adamlardan hesap sorsun bence...
devamını gör...

türk liglerindeki en ilginç deneyim göztepelilerle yapılanıdır.çünkü eger birden fazla otobüsle gidilirse biri kesin protokol otobüsüdür her koltugu rezervedir,agır abilerin ya da kendini agır abi sananların, amigo ve yakın korumaları olan tepecikli ayık gezemeyen karakterlerin otobüsüdür,istisnasız herkes yol boyu içer, bu koşulları taşımazsanız binemezsiniz.eger tek otobüsle çıkılrsa da yukarıdaki kişilikler,birileriyle kavgaya tutuşur.karakola çekilmeleri,stadyumda beklemeleri,yol boyu tesislerdeki harcamaların yöneticilere açılan telefon sonrası yapılmasını saymıyorum.ancak müthiş bir sosyoloji laboratuarıdır.
devamını gör...

bizim millet kesin yapar bunu.

(bkz: o eli indir)
devamını gör...

erkek olayı.

benim anlamadıgım bi sey var.
fazla nazlısın diye beni terk eden cok oluyor.
bu kadar kolay olacagını tahmin etmemistim ulasınca hevesim kactı deyip terk eden de oluyor ara sıra.

sizce biz kadınlar olarak ne yapmalıyız?
cunku ben erkeklerden bi sey anlamıyorum:)
devamını gör...

bir ülke gülüyorsa gülmek mümkündür.

akepe'ye geçer ama ülke ağlarken gülemez o. kurtulduğu yanılsama, bakma sen.
devamını gör...

böyle sevilecek dertlerden sortiee adlı yazarda çok var, gidin ona sorun ben bilmiyorum.
devamını gör...

tamam fakiriz de fasfakir miyiz bir de? yazıklar olsun. ben çok görüyorum bunları. ayrıca kanepe ne arar fasfakir semtte? semt bile değildir o, mahalledir. çekyattır o, kanepe olsa ohooo. kanepe zengin işi. altına yıllarca giymeyeceğin ama atmaya kıyamadığın o montu koyamazsın, misafir gelince yatağa dönüştüremezsin. fakir çekyatı öyle mi ama? bizim 10 yıl kullandığımız bir çekyat vardı. artık demirleri oturdukça götümüzde iz yapardı. üzerinde uyumak zorunda kaldığımız gecenin ertesi günü sırt ağrısından ölürdük. hey gidi hey.

yeteri kadar fasfakir, fapfakir, fakfakir, fazfakir, faşfakir edebiyatı yaptığıma göre tanımı sonlandırabilirim.
devamını gör...

bugün aslında güzel bir gün geçirdim, bu aralar hayatım da gayet yolunda ve iyi gidiyor. o kadar dert ve tasadan sonra nihayet ve şükürler olsun ki diyeyim. ama bugün mutsuz olduğum birkaç şey var, liste halinde sıralıyorum:
1. yirmi beş yaşına gelmiş olmam nedeniyle, bu yıl cilt bakımı ve özellikle güneş kremi dosyasına baya bir zaman ve maddi kaynak akıttım. kendime iyi bir güneş kremi aldım, dışarısı da hafif güneşliydi bugün ama gerçekten "hafif". dışarı çıkmadan önce işte yok iki parmak kuralı, yok biraz bekleyin güneş kremi otursun yüzünüzde falan ne deniyorsa yaptım ve dışarıda birkaç saat geçirdim. eve bir geldim ki yüzüm kıpkırmızı, yanmışım güneşten. her şeye rağmen yine yanmışım, yine yanmışım. üstelik ben bronzlaşmıyorum da kızarıp bozarıyorum. güneş kremlerine güvenim azaldı, yüzümde hafif tatlı pembelik de olmadı, beyazdan kırmızıya geçtim daha nisan ayından, hayırlı olsun.
2.pms falan dinlemeyip baya spor yaptığım için her yerim ağrıyor, ya hep ya hiç modundayım her zamanki gibi. asla kendi halime göre davranamıyorum. bir de bugün o kadar kas ağrısı üstüne gidip yaklaşık 7 kilometre falan yürüdüm, tebrikler dionysos, her yerin daha da çok ağrıyor artık.
3.ablam, marmaris'te bir yerden iş teklifi aldı ve taşınıyor. son maddeye koymama bakmayın, kalbim çok kırık ve üzgünüm. detaya girmiyorum, fazla üzdü bu beni çünkü. ama onun devasa odasına taşınacağım, benim istanbul'da tek yaşarkenki evimden falan daha büyük yani öyle düşünün ama özleyeceğim onu. neyse, ferrari'nin içinde ağlamak falan diyelim*.

sonuç olarak, mutsuz olduğum şeyler bu kadardı. çok negatif bir tanım olmasın, bugün pembe taşlı bir hızma bulup taktığım için ve yanık dondurma yediğim için,kendisi dünya üzerinde en sevdiğim tatlıdır, çok mutluyum. bir de bugün tatildi ve bizimkilerle vakit geçirmeyi de çok seviyorum, güzel zaman geçirdim yani sızlanmalarıma bakmayın. pancar yüzüme rağmen, iyiyim ve mutluyum genel olarak.
devamını gör...

üsküdarda taşınmadan evvel üçlü koltuğu sokağın köşesine bıraktıydık. arkamızı dönmeden gittiydi.
devamını gör...

namaza da başlarsağ ahiretiğ de gurtulur!
devamını gör...

1997-2010 arası gen-z
devamını gör...

bunları söküp ara yerlere saklanıp unutulmuş para-altın arayan tipler gördüm.
devamını gör...

işin kadın erkek ilişkisi versiyonu daha facia.

partneriniz sizin yanınızda sürekli emmoğlundan, kankasından örnek verip onları güzelliyorsa bir düşünün derim.

çünkü böyle bir arkadaşın övdüğü kişi sonrasından kendisine asılunca şok geçirmişti.

some problembs. derdimi seveyim.
devamını gör...

bazı geceler kafamda cereyan eden sorunsal. uzun yola çıkacaksam veya kısa süreli de olsa yer değiştireceksem yola çıkmadan önceki son gece terminatör 2 filmini izlerim. bu benim asla aksatmadığım bir rutin ve türbanlı sevgiliyle aramdaki en büyük engeldir. aşacağımı sanmıyorum.
devamını gör...

etkileşim olmayacaksa yazmak yersiz geliyor.

''şans çarkı fenomeni'' bozdu akışı bence ve artık bozuk gidecek gibi...
devamını gör...

s.çtığı b.ku sokağa atmaktan farkı olmayan bir ahlaksızlıktır...

koltuğu söküp eşşek gibi gitmesi gereken yere götüreceksin...
çöpçü senin hammalın mı?
devamını gör...

bugun yeni bir motto uydurdum:

-kırgın olmak is overrated.

o kırgınlıgınız kimsenin umrunda degil.

bence kırgınlıgı artık bırakın. hayat akıp gitmeye devam ediyor. yasayın gonlunuzce iste. galp.
devamını gör...

anlık aklıma gelen bebeği tuzlamak terlemesin diye
devamını gör...

bu suçlu çocuğunuz olabilir, bir yakınınız olabilir, adalete teslim etmek yerine olay yerinden kaçırmak, yataklık etmek, saklamak gibi eylemlere girişebiliyor insanlar. bu büyük bir yanlışlık ve haksızlıktır. say ki haksızlığa uğrayan, ölen senin çocuğundu, yine de suçlunun cezasını bulmadan adaletten kaçmasını ister miydin? işte insanlık bu noktada başlıyor, kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapmayacaksın.

peygamberimiz "allah’a yemin ederim ki, muhammed’in kızı fâtıma hırsızlık yapsaydı, onun da elini keserdim." diyerek adaletin eşit bir şekilde herkes için işlemesi gerektiğini vurgulamıştır.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim