zaman tüneli
kendini değerli hissetmek
bu konu biraz da maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde nereye takıldığımızla ilgili gibi geliyor bana.
en altta karnın doyacak, başını sokacak yerin olacak. sonra güvenlik, ardından ait olma… yani insan önce yaşıyor muyum, güvende miyim, bir yere ait miyim falan bunları hallediyor. asıl mesele bundan sonra başlıyor zaten, yani saygı ve değer ihtiyacı.
ama burada ince bir kayma var. maslow’un o saygı görme/değer basamağı sanki zamanla her an kendimi değerli hissetmeliyim gibi bir şeye dönüştü. his yoksa eksiklik var sanıyoruz. o yüzden sürekli dışarıdan bir şeylerle bunu doldurmaya çalışıyoruz; onay, beğeni, statü, pahalı kahve, havalı mekan…
halbuki belki de o basamağın sağlıklı hali, dışarıdan gelen alkıştan çok içeride kurulan bir dengeyle ilgili. yani kendini pazarlamadan, başkasını ezmeden, sırf kabul görmek için eğilip bükülmeden de o basamakta durabilmek.
maslow’un en üstü kendini gerçekleştirme diye geçiyor ya, oraya giden yol da sanki buradan geçiyor. sürekli ben değerli miyim diye yoklamak yerine, kendi değerinden emin olup hayatına devam edebilmek.
en altta karnın doyacak, başını sokacak yerin olacak. sonra güvenlik, ardından ait olma… yani insan önce yaşıyor muyum, güvende miyim, bir yere ait miyim falan bunları hallediyor. asıl mesele bundan sonra başlıyor zaten, yani saygı ve değer ihtiyacı.
ama burada ince bir kayma var. maslow’un o saygı görme/değer basamağı sanki zamanla her an kendimi değerli hissetmeliyim gibi bir şeye dönüştü. his yoksa eksiklik var sanıyoruz. o yüzden sürekli dışarıdan bir şeylerle bunu doldurmaya çalışıyoruz; onay, beğeni, statü, pahalı kahve, havalı mekan…
halbuki belki de o basamağın sağlıklı hali, dışarıdan gelen alkıştan çok içeride kurulan bir dengeyle ilgili. yani kendini pazarlamadan, başkasını ezmeden, sırf kabul görmek için eğilip bükülmeden de o basamakta durabilmek.
maslow’un en üstü kendini gerçekleştirme diye geçiyor ya, oraya giden yol da sanki buradan geçiyor. sürekli ben değerli miyim diye yoklamak yerine, kendi değerinden emin olup hayatına devam edebilmek.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hissettikleri
üzülüyorum.. sıkılıyorum.. ne olduğunu anlamadığım tam olarak sürüncemede dediğimiz o kalan şeyler arasında kalmak beni üzüyor, yoruyor, yoruldukça sıkılıyorum.
manasız her şeyden nefret ediyorum. ne olduğunu anlayamadım o sisler içerisinde kalmaktan yolumu bulamamaktan, bulduğum dediğim yolun doğru yol olduğuna emin olamamaktan, neye inanacağımı şaşırmaktan.. yoruluyorum. yoruldukça üzülüyorum..
kendi kendinize küsüp, kendi kendinize bir başına bırakıyorsunuz ya insanı.. ah ki ne ah..
manasız her şeyden nefret ediyorum. ne olduğunu anlayamadım o sisler içerisinde kalmaktan yolumu bulamamaktan, bulduğum dediğim yolun doğru yol olduğuna emin olamamaktan, neye inanacağımı şaşırmaktan.. yoruluyorum. yoruldukça üzülüyorum..
kendi kendinize küsüp, kendi kendinize bir başına bırakıyorsunuz ya insanı.. ah ki ne ah..
devamını gör...
bacak kıllarını almadan şort giyen erkek
durumu anlaşılabilir olan erkektir. bizim burada bir çocuk vardı. dışarı şort giyip çıkmazdı hiçbir zaman. yazın kör sıcağında bile uzun eşofman giyerdi. beraber tatile gittiğimiz için biliyorum. şort giyebilmek için bacak kıllarının olgunlaşmasını bekledi, ergenliğinin sonuna doğru ancak şort giymeye başladı. hem erkekler hem de kadınlar, kendilerini sadece karşı cinse göre değil kendi camialarına göre de hazırlarlar. bir erkeğin sosyal konumu, birçok durumda "ne kadar erkek olduğuna" göre oluşur. hatta çok profesyonel sandığımız ortamlarda bile genelde bu böyledir. kadınlar için de aynı örnekleri verebiliriz. dolayısıyla bu erkek, kızlar rahatsız olur korkusuyla kıllarını aldırmaktansa erkekliğimi hafife alırlar korkusuyla kıllı dolaşmayı tercih edecektir.
neticede kimsenin nasıl giyindiği ve vücuduyla ne yaptığı bizleri ilgilendirmez, bu konulara burun sokmak edepsizlik olacaktır. vesselam.
neticede kimsenin nasıl giyindiği ve vücuduyla ne yaptığı bizleri ilgilendirmez, bu konulara burun sokmak edepsizlik olacaktır. vesselam.
devamını gör...
futbol barbar oyunudur
futbol izlemeyi sevmem. ama oynamayı severdim. ancak artık oynamıyorum. ben fiziksel olarak yapmadığım bir şeyi başkasından izlemeyi sevmem. bu nedenle asla futbol oynamayacak insanların futbol maçı izlemesini kavrayamam. parayı kazanan futbolcu oynayan eğlenen onlar. izleyen neden izler bilemem. lakin barbarlık değildir. bunu demeniz için futbolcularda bunu görmemiz gerekir. izleyenlerin tavrı oyuncuları bağlamaz. haliyle geçersiz görüştür.
devamını gör...
gelir gider her kafile yusuf değilsen nafile
her kör kuyuya bir yusuf lazım.
devamını gör...
geceye bir türkü bırak
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
futbol barbar oyunudur
fener her yenildiğinde, ben de öyle diyorum.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
her gün polisler tarafından gbt sorgulamasına girmek
her gün kızılaydan geçerim hiç sorgulanmadım ama geçenlerde bir defa çevirdiler beni de. sorgulamasına gerek kalmadı ama bi kimlik sordu işte, acemi bir polis kardeşimiz olabilir.*
devamını gör...
your name
konsept ve sunum açısından çok özel bir filmdir. izleyiciyi bitiş jeneriğine kadar diken üstünde tutan böyle yapımlardan hoşlanıyorum.
devamını gör...
her gün polisler tarafından gbt sorgulamasına girmek
sadece benim gibi elit insanların gerçekleştirdiği eylem.
artık polisler değil bekçiler bile sorguluyor. öyle bir elit tipim var hshsh..
artık polisler değil bekçiler bile sorguluyor. öyle bir elit tipim var hshsh..
devamını gör...
geçmişsel soycul ağız tadı
"geçmişsel" burada anlam bozukluğu yaratmıştır. soycul yeterliydi.
devamını gör...
bira içmelik arkadaş veri tabanı
bira varsa varım. vurgu arkadaşta değil, birada.
devamını gör...
cesaretim olsa yaparım denen şeyler
majör cerrahi branş yazmak. evet. malpraktisten korkuyorum.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hissettikleri
kafam rahat, ruhum sakin. ev sessiz, çocuklar kendi halinde takılıyor. elimde kahve, televizyon açık. ne izlediğimin de çok bir önemi yok aslında, arka planda bir şeyler dönsün yeter.
öyle büyük mutluluklar, derin anlamlar falan aramıyorum şu an. günün yorgunluğu çıkmış, kimse bir şey istemiyor, ben de kimseye bir şey anlatmak zorunda değilim. bundan iyisi şam’da kayısı.
arada bir şey eksik mi diye yokluyorum kendimi, ııh yok. gayet tamam hissediyorum. küçük ama yerinde bir huzur..
daha ne isteyeyim ki...
öyle büyük mutluluklar, derin anlamlar falan aramıyorum şu an. günün yorgunluğu çıkmış, kimse bir şey istemiyor, ben de kimseye bir şey anlatmak zorunda değilim. bundan iyisi şam’da kayısı.
arada bir şey eksik mi diye yokluyorum kendimi, ııh yok. gayet tamam hissediyorum. küçük ama yerinde bir huzur..
daha ne isteyeyim ki...
devamını gör...
geceye bir sezen aksu şarkısı bırak
devamını gör...
cesaretim olsa yaparım denen şeyler
kafama sıkardım.
devamını gör...
franz kafka'nın fransız olmaması
hamam böceği değil miydi bu lavuk ya
devamını gör...
