zaman tüneli

niye istanbul türkiye'nin finans merkezi yapılıyor?
tayyip bey için normal çünki eskiden istanbul akpnin oy deposuydu ama niye meclisteki diğer partilerden bankaları ıspartaya taşıyalım diyen hiç yok.
ha keza marmara bölgesi bugün akp için oy deposu sayılmaz, o partiden niye hiç kimse çıkıp bu bankaları kayseriye yapalım diyen yok?
devamını gör...

okuduklarım ve okumadıklarım var ama tek bir sorum var. sıkıyorsa sen yaz seni de abartalım. şahsen ben yazamıyorum, zaten abartılacak bir yönüm hiç olmadı. sırf bu yüzden edebimle susarım yani.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

göztepe parkı'ndaki laleler.
devamını gör...

tek rakibi ajda pekkan.
devamını gör...

romanların %90'ı bartılıyor.
bunun sebebi de halkımızın kitap okuma denince aklına sadece kurgu eserler gelmesinden kaynaklı. dostoyevski'yi filozof falan sananlar çıkıyor sonra.
devamını gör...

o konuda ben de çok kırgınım kendime. biz şimdi neyiz sözlük.
devamını gör...

jennifer löpet mi..evet.
devamını gör...

travmasızlıktandır...
devamını gör...

bir memnuniyetsizliğim yok ama çok daha iyi hayat yaşayacakken burada takılı kalmak durumu var. bu halimi de seviyorum ayrıca. biraz uğraşsam bugün çok farklı bir hayatım olabilirdi. yine de iyi sayılır o da ayrı. ne kararsız bir anlatım oldu be.

ne iyi bir sevgili olabildim, ne iyi bir eş olabildim ne de iyi bir baba. olsaydım yalnız bırakmak zorunda kalmazdım kimseyi.

eksik kalan zamanı konuşmak isterdim ama bugün kızım bile konuşmak istemedi benimle. kaldı ki sana ne anlatayım. ergen tripleri bu kadar mı ağır gelir be insana.

anca iç sen rbf. anca iç. içecem tabi lan. bok iç rbf. bana mı soracam lan.
devamını gör...

geçse de etkisinin kalıcı olması durumu.
devamını gör...

beyaz ten + xx + şaplak. o ton mükemmel bir ton.
devamını gör...

demin markete indim. işte alacaklarımı aldım ve kasaya gittim. genç bir adam olan görevli kasiyerin yanında bir tanıdığı vardı. kasiyer bir yandan benim işimi hallederken bir yandan da o tanıdığıyla konuşuyordu. alacaklarımı kasadan geçirttim ve torbaya yerleştirip giderken şu diyalog gerçekleşti:

kasiyerin tanıdığı: senin düğün ne zamandı ya?

kasiyer: daha çok var ya. eylülde.

kasiyerin tanıdığı: iyi iyi... altın hazırlayalım da.

kasiyer: halkı mı azarlayalım!?

sonrasını bilemiyorum diyaloğun. yani tam ben çıkarken halkı azarlamaktan bahsedildi en son.

kasiyerin içine politikacı kaçmış galiba. *
devamını gör...

travmaların abartılan, kabartılan güncel konular arasına alınmasında fayda var, bence*.

bakılınca; mağdur olmakla, mağduriyeti seçmek arasında fark var çünkü.

eğer her konuştuğun insanla konu dönüp dolaşıp senin travmalarını anlatmana geliyorsa; alarm zillerini duymalısın: sen mağduriyeti seçen, mağduru oynayarak edilgenliğe gerekçe yaratan bir ezik olabilirsin.

geçmişe yapışıp onu hapishanemiz haline getirerek, onun gardiyanı da kendimiz olabiliriz. bu ayrıma dikkat etmeli.

başa gelen, geldi geçti, belki deldi de geçti ama geçti. irdelerken aşırıya gitmemek için bir çaba da gerekir.
devamını gör...

sövüp kapat, en rahatı.
devamını gör...

549 ile başlayan numaralar. uykumun en güzel yerinde niye beni dolandırmak için arıyorsun ki. bunlar kimde para var kimde yok bilmiyor mu? fakir olduğumu nerelerde ilan etmem gerekiyor daha, yeter canım. gidin kenarda iki üç milyonu olan 60 yaşındaki amcaları dolandırın.
devamını gör...

açılın, yine bir yan masa dinlemesiyle geldim.

ilk başta kendimden bahsedeyim..
her zamanki kafede her zamanki yerimdeyim. vanilyalı lattemi aldım.
adımı doğru yazmışlar, tşk ederim öncelikle.
nasılyani yazılmamış, nahılsan yazılmamış, nazlı yazılmamış. büyük başarı.
ha yanlış yazsalar da hiç sorun değil, napalım yani.

evet, gelelim yan masaya.
üçlü kadın arkadaş grubu.. en güzel muhabbetler hep onlardan çıkar.
bir de toksik ilişkilerden ama o sonraki konu.

neyse efenim kadınlardan biri kahve almaya gitti, diğer ikisi de birbirlerine psikolojik destek veriyorlar gibi.
bu arada gerçekten psikolojik bir destek veriyor olabilirler çünkü tam psikoloğumun bana konuştuğu ses tonuyla konuşuyorlar birbirlerine.
sakin, anlayışlı..
hanımefendi ben de anlatabilir miyim diyerek tüm sorunlarımı ortaya dökerim geldi açıkçası.
sakin ol milkşeyhcim.
diğer kadın da tam olarak benim şikayetçi olduğum şeylerden şikayet ediyor.
günümüz ilişkilerinin zorluğundan tutun her şeye geç kalmışlık hissine kadar.

ben de onları dinliyorum, özür dilerim kendilerinden.
ama iyi geliyor, hele ki psikoloğumsu kadının konuşması..

bir randevu alabilir miyim diye sorsam ne olabilir ki?
devamını gör...

kime laaa
devamını gör...

gençken de ne beğenir ne severdim, şimdi de..

aynı şeyler serenay sarıkaya, aleyna tilki, shakira vesaire için de geçerli.
devamını gör...

kevin wilson tarafından yazılan roman.

yine kapağına aldanıp alıp okuduğum kitaplardan biri. ve açıkçası beklentilerimi hiçbir şekilde karşılamadığını da söyleyebilirim.
daha çok yazarın yazım dili hoşuma gitmedi sanırım, çok düz bir anlatımdı benim için.
bana hiç geçmedi.

konu olarak ise ateş fışkıran çocuklar düşünün.
bu hastalığa hiçbir şekilde tedavi bulamamışlar zamanında, hah işte bu çocuklara bakıcılık yapan lilian ve maceraları vs.

bunun dışında anlatabileceğim pek bir şey yok.
yine de çerezlik ve kolay okunabilir bir kitaptı.
devamını gör...

karşılıklı atışma, şaka ve komikliklerle trafiği kitledikleri bile oluyor.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim