zaman tüneli

(bkz: tepe nautilus)
devamını gör...

kaldırımda kendi halimde yürüyen bana da düet yapıyorlar.

onlar herseye ''düüüt''ler.
devamını gör...

bazen yolun ortasında durup konuştukları bile oluyor.
devamını gör...

ağın içinde veya dışında hiçbir cihaza varsayılan olarak güvenmemeyi ve her erişim talebinde sürekli doğrulamayı temel alan bir siber güvenlik konsepti.
devamını gör...

ne zaman bir başka minibüs kankalarını görseler düt düt korna öttürmeleri bence minibüs şoförlerinin selamlaşma şekli.

açıkçası her zaman garip geliyor.
bir de fark ettiğim kadarıyla yakınlık seviyesine göre bu düt dütler artıyor.

tanıdık- düt.
tanıdık ama samimi - düt düt
yakın arkadaş- düğüüttt
en yakın arkadaş - düğüüüüüüüüüttttt
bacanak- düt düüüüüüüğğğüüüütttttttüüüüüüttttttt
devamını gör...

çok dert ediyoruz, çok kafaya takıyoruz. "o nasıl olacak bu nasıl olacak? o niye öyle dedi bu niye böyle yaptı?" düşünceleri içinde kayboluyoruz. yapmamak lazım aslında. ben de böyleyim ama artık böyle olmak istemiyorum sıkıldım kendimden.

kendimi aşağı çeken şeylerden ufak ufak uzaklaşma kararı aldım. hayatta her şey olur, her sorun halledilir ya da halledilmez öylece kalır, hepsi olabilir ama zaman akıyor. geride bırakabiliyoruz zamanla. o halde biraz sakin kalmak lazım gelir, ben de bu nedenle biraz olayları akışa bırakmaya başladım. kafama takmıyorum demiyorum, takıyorum. düşünmüyorum değil, düşünüyorum. ama daha az, daha ölçülü şekilde hareket etmeye çalışıyorum artık. zihnimi fazla meşgul ettiğini fark ettiğim şeylerle arama mesafe koyuyorum bundan böyle. duygusal dalgalanmalara bir son vermek istiyorum.

insan, kendine iyi gelmeli biraz da, bence :)
devamını gör...

üstteki harita: demirtaş ve yılmaz 1996; bayındırlık ve iskan bakanlığı, afet işleri genel müdürlüğü, deprem araştırma dairesi yayını

alttaki harita, patlatma sembolleri: 1996 sonrası olan büyük depremler.

fazla söze ne hacet? nerede olacağı belli imiş ama ne zamanı belli değilmiş depremlerin. sıradakilere de bakabiliriz aynı gözle. işte deprem bilimcilerinin katkısı! bakarsan ortada...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

varlığı bir şey kazandırmayanın yokluğu da bir şey kaybettirmez. öyle bir yerdeyiz işte yaprak döker bir yanımız bir yanımız bahar bahçe.
devamını gör...

kesinlikle insanlar beni anlamıyor, benim için önemli olan şeyleri anlatsam da pek kaale alınmıyorum.
devamını gör...

"benden ne kadar akıllı olursan ol, bende her zaman senden üstün olduğum bir şey var: kalleşlik."

neville roy singham

yakın geçmişteki önemli örneklerinden birisi de 7 ekim 2023 katliamı ve ardından yapılan mide bulandırıcı kara propaganda.


bu saldırının gazze ile, filistin ile alakası yoktu. iran ve müslüman kardeşler, israel'in son yıllardaki yüksek hızlı gelişimini sabote etmek istedi. saldırı sonrasındaki küresel ölçekli psikolojik savaş da bununla doğru orantılı şekilde devam ediyor. sumud filosunun tek bir koli yardım malzemesi olmadan kırk tekneyle kendini yakalatması da dahil olmak üzere israel'e yönelik tüm saldırılar bu gelişimi durdurmaya hatta yok etmeye yönelik.

göçmen işçilerin, çifte vatandaşlık sahiplerinin, büyük şirketlerin yetenekli çalışanlarının en baştan hedef alınmaları, öldürülmeleri veya rehine olarak kaçırılıp pazarlık konusu edilmeleri, medya psikolojik savaşı... bunların hepsi saldırıdan aylar önce planlanmıştı ve ilk amaç israel ekonomisini ve gelişimini hedef alıyordu. iran da şu anda devam eden savaşta israel'den çok körfez ülkelerini ve dünya ekonomisini hedef alıyor. 7 ekim 2023'ün devamı sayılır yaptıkları.

belki de arkasında çin hc vardır ve zamanla ortaya çıkar.


13 mart 2026

bu örnek de aynı sürecin parçası:


abd’nin kaliforniya eyaletinde evlere 64 sayfalık bir bildiri dağıtıldı.

bildiride;

“ikiz kuleleri israil yıktı. en büyük düşmanımız iran değil, israil.

israil, hamas saldırısına izin vererek gazze’deki katliamı meşrulaştırdı.

israil’e yardımı durdurmalıyız” denildi.


akp militanı murat akan

bazı insanlar çin hc denen çapsız ülkenin abd'yi dize getirdiğinden bahsediyor ama bunun gerçeklerle ilgisi yok. çin, rusya, molla rejimi, türkiye, müslüman kardeşler'in gittikçe saldırganlaşmaları ve hayvanca davranmaları, çok güçlü olmalarından ve kendilerine güven duymalarından kaynaklanmıyor, düşman ve rakipleriyle rekabet edemediklerini ve bundan sonra da edemeyeceklerini hesaplamalarından dolayı böyleler.


günümüzde batı toplumlarında, özellkle abd'de beyaz avrupalı kökenlere sahip olmayanların bu akımın öncüleri olması bununla alakalıdır. islamcıların dahil olması hatta ortada woke yokken islamcılığın faşist bir tepki olarak ortaya çıkması, batı ile islam dünyası arasında makas açıldıkça radikalliğin ve şiddetin dozunun artması da bununla bağlantılıdır ve her yol geç kalmışlık ve bununla başa çıkamama problemine götürür bizi.

beyaz adam/insan kötüdür; sömürgeci, emperyalist, kolonyalist, ırkçı, bilmem ne fobik olduğu için değil. bağğzıları, onun ve alt soylarının sürdürdüğü düzen ile rekabet edemeyeceklerini fark ettikleri için öyledir. o zaman hepsini yok edelim!!!


woke culture
devamını gör...

"istemeden varım ve istemeden öleceğim.olduğum şeyle olmadığım şey arasında, hayal ettiğim şeyle hayatın beni yaptığı şey arasında bir boşluğum..."*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bugün çok heyecanlıyızz.. sevgilim annemlerle tanışacak.
yaşadığımız bireysel gerginlliğe puanım 9/10
devamını gör...

güldük eğlendik ve şimdi gelelim taraftarların en sevmediği bölüme: evet, saha içi.

her şeyden önce tedesco tamamen doğru bir taktikle başlıyor maça. baskıyı kırabildiği anlarda en az pasla direkt hücum ediyor. bu sayede pozisyon da buldu penaltı da böyle geldi. bu noktada kadro planlama faciasına da değinmek gerek. sidiki'nin potansiyeline hiçbir lafım yok ama orta düzey, savunma arkasına koşu yapabilen bir santraforu olsa dün çok daha çekişmeli bir maç olacakmış.

okan hoca da muhteşem bir taktiksel anlayış ve en doğru 11'le çıktı. uğurcan, osimhen doğal olarak övülüyorlar ama dün oynanan maçın x faktörü kesinlikle leroy sane. fenerbahçe sane'yi savunmakta inanılmaz zorlandı. eşleştiği oyuncular çizgide arcihe brown, içeri katettiğinde kante ve guenduzi olmasına rağmen bu yaşandı.

isim isim yazmayacağım ama bazı oyuncuların bütün sezon neden övüldüğünü anlamak mümkün değil. bazı oyuncular da ne kadar iyi oynarsa oynasın sırf star ışığı yok diye arka planda kalıyor.
devamını gör...

dün beni kahkaha krizine sokmuş yazar.
kendisini hiç tanımıyorum, koyu fenerbahçe'li olduğunu biliyorum sadece.
maç başlığında ilk başta fenerbahçe'ye sinirlenmişti, normaldir. sonra gördüm ki, galatasayarımızın golleri saçma sapan ofsayt ile iptal edildi, penaltıları verilmedi 4 golümüz yendi minvalinde tanım girdi. o an kahkaha attım daha sonra da galatasaray'ın eze eze yendiği yazıp kendi takımını eleştirmeye başladı.

futbol eğlencedir, keyiftir. bu adam bunu yapıyor. sinirlendiği oluyor, kızdığı oluyor ama eğlenceyi ve keyif almayı da biliyor. millete ana bacı für etmiyor, futbol için olması gerekeni yapıyor.
tüm taraftarlar bu yazar gibi olsa keşke.
devamını gör...

birinciliği ''mütercim tercumanlık'' almış.

çevirmenlik bitmiş diyollaa...
devamını gör...

bahçenizden bir taş attım vişneye.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim