zaman tüneli

okullardan sanatı ve düşünceyi çıkaranların, parasız eğitimi yok edenlerin, adamını bulunca katillerin bile cezadan yırtmasını bir akp politikası olarak uygulayanların, liyakatsizliği normalleştirip, okusa da hiç bir şeyin değişmeyeceğini gören gençlerin umudunu ve geleceğini sistematik bir şekilde çalanların 'suça sürüklediği çocuk'tur.
akpnin kindar nesil projesi meyvesini verdi, binlerce 'hırt' genciniz oldu. siz daha apolitiklikte devam edin bakalım, kafanızı kuma gömmekle kaçabileceğinizi sanıyorsunuz.
rehber hocadan önce tayyip rejimini sorumlu tutabildiğinizde bu tür olaylar bıçak gibi kesilir. hem de liyakatsiz bir polis, konuyla alakasız berberi vurmaz.
devamını gör...

aslı çocuklara okunacak gibi değildir. hatta samimi olmadığınız insana, aileye falan da okunmaz. okuyup okulda sunumunu yapamazsınız.

insanlık tarihinin en seks ve şiddet içeren eserlerindendir.

hani kadın adamı aldatmıyor, kocası sefere gider gitmez salonun her kapısından 10 tane yağlı kaslı zenci alıyor full+ full alem yapıyor, öyle diyeyim.

sinbad, aladdin falan zekatı olamaz.
devamını gör...

tayyibin hayran olduğu bir epsteinci.
devamını gör...

" hatun kaldırmak?"

pardon, tam olarak bu konuşma edebini kimden aldınız? inanılmaz gülünç, çirkin ve küçük düşürücü çünkü.

insanlar mal değildir. kaldırılmaz.
insanlarla iletişim kurulur.
devamını gör...

ingilizcilerin korkulu rüyasıdır.
devamını gör...

hayat mucadeledir kitabı.
devamını gör...

6 mezar kazmıştır fugui, hem yaşamı hem ölümü toprağında kazdığı 6 saban izine benzetmiş. hepsinin de nedeninin kendi elleri olduğunu farketmiş. öyküsünü dinlemeye hevesli birini bulunca da sevinip başlıyor sabanı nasıl sürdüğünü anlatmaya.
modern batı edebiyatı denen ıvır zıvırdan bıkanlara ilaç gibi gelecek bir kitaptır.
devamını gör...

fiziksel olarak: uzun boy. guzel yuz.
psikolojik olarak: iyilige agır basan bir kalp. merhamet. duygusal tarafları da olsun bi zahmet.
genel olarak: zeki ve kulturlu olsun. bi de neseli olsun.

benim bu kadar aslında.
ama nedense kolay kolay bulunmuyor.
ya da ben bulamıyorum.
genel olarak bulamıyorum ben zaten hayatta:)
devamını gör...

büyük şehirlerde ama bilhassa istanbul'da yaşıyorsanız, kaçınılmaz sondur. sigara kullanmıyorum. dolayısıyla, kokusu konusunda ister istemez hassasım. sigarayı düzenli kullanan kişi, kokusunu normalleştirdiği için aslında ne kadar kötü ve boğucu koktuğunu fark edebilecek durumda olmaktan çıkıyor. sigara içmeyen insana o koku eziyet.

inanılmaz titiz bir insanım. güzel kokmayı ve temiz gözükmeyi severim. duşsuz dışarı adım atmam. hayal edebilir misiniz? ( çoğunuz yaşıyorsunuz eminim) tertemiz giyinip dışarı çıkıyorsunuz, birinin tüm pis nefesi ve sigarasının kokusu saçınıza, kıyafetlerinize siniyor. ne kadar büyük haksızlık değil mi? yıkanmaya harcadığınız zamanınıza ve emeğinize yazık bir kere.

ayrıca açık alanda , her yerde , sigara içilmesine de karşıyım. bence açık alan içinde sigara içilebilecek ortak alanlar ayarlanmalı ve onun dışında sigara içilememeli.

neden?

daha dün yaşadığım taze problemlerden birinden bahsetmek istiyorum.

insanlar ellerinde yakmış oldukları sigaralarla geziyorlar. gezmeleri sorun değil ama bu sigaralar insanların eşyalarına sürttüğünde, eşyalar hasar alıyor. özellikle montlar , şallar / atkılar ve çantalar.

insanlar her yerde ellerini kollarını sallaya sallaya yakmış oldukları sigaralarla yürüdükleri için, ne zaman- nerenize değecek ön göremiyorsunuz. dün 2 kez bu husustan kıl payı kurtuldum. ikisi de açık alanda, kaldırımda yürürken oldu üstelik. ikisinden de ben dikkat ettiğim için kurtulabildim. yoksa süet montumun muhtemelen herhangi bir yerinde şuan yanık izi vardı. millet kaldırımda yürürken dahi yaktığı sigarasıyla geziyor. siz evinize- işinize yetişmeye çalışırken kıyafetlerinize olacakları düşünün? görün duyarsızlığın boyutunu.

bu yüzden açık alanlar da dahi "sigara içilme bölgeleri" yapılmalı. içmek isteyen oraya gitsin, içsin ve dönsün. bu kadar. kamusal alanda( her yerde) sigara içmek, sigarayla gezmek yasaklanmalı.
insanlarımız bu işi de beceremiyor çünkü.
devamını gör...

türkiye'de yaşayan insanlar olarak, hepimiz şahsi hayatlarımızı bir kenara koyduk; sadece toplumun ve ülkenin genel haline üzülüyoruz. yani türk toplumunun belkide geçmişten bu güne kadar en fazla bu 22-23 yılda derdi böylesine ortak olmuştur. ben hiçbir dönemde, toplumun ortak konular yüzünden bu kadar acı çektiğini düşünmüyorum. bu 23 yıllık süreç bir ilk. kimse nefes alamıyor. hayat kalitesi desen, o hiç yok. bu yüzden de suça ve suç örgütlerine eğilim arttı çünkü kolay- hızlı ve yüksek miktarlarda para getiriyor. çocuğundan, yaşlısına kadar toplumun her yaş kategorisine ait bireyi işin içerisinde. her yer usulsüzlük kaynıyor.

bu toplum nasıl toparlanacak inanın bilmiyorum. ahlak öldü.
devamını gör...

yerinde başkası olsa da abd'nin aynı senaryoyu izleyeceğini söylemiştim daha önce. hala da sözümün arkasındayım.
ama bu dangalak o.. evladı beyaz saray resmi hesabı dahil her yerde köyün delisi gibi s..ni savurarak her şeyle t...k geçtiği için ne altın ne borsa gün yüzü görüyor. sal s.. git artık a..k.. ya adını her gördüğümde rage atak geçiriyorum. malum kişi bir bu iki.
devamını gör...

grave encounters ( seri olarak tamamı , 2011 yapımı)

gen ( şahan gökbakar, doğa rutkar oynuyor , 2006 yapımı)

the ward( amber heard oynuyor, 2010 yapımı)

session 9 (2001 yapımı)

gothika ( halle berry oynuyor, 2003 yapımı)

unsane (2018)

a cure for wellness( 2016)

fragile ( 2005)

stonehearst asylum / eliza graves (2014)

the jacket( 2005)

eloise( 2016)
devamını gör...

insanların ne zevk aldığını asla anlamadığım oyun türüdür. hiç oynamadım, hiçte beni tatmin eden bir stratejisi yok. mantığı çok anlamsız geliyor ( bence oyunun bir mantığı da yok).

ne hikmetse bilhassa üniversitelerde hep önünde bekleme sırası oluyor. bunu oynamaktansa, satranç müptelası olmak daha mantıklı. en azından bir sistemi var ve cidden zeka zorluyor.
devamını gör...

sarı kafalı dostum trump king charles beyefendiye demis ki:
-annem kraliceye hayrandı. o televizyona cıktıgında ne guzel derdi. ve prens charles icin ne kadar tatlı bir beyfendi derdi. ondan hoslanıyordu. simdi gorse ne dusunur acaba?

ihih.

tatlısınız hepiniz yemin ediyorum.

gece gece aska gelmis bir insan olarak sunu soylemek istiyorum bir adama:
-sen 5 yasında da 14 yasında da 25 yasında da 33 yasında da 43 yasında da 53 ya da 63 hatta 73 veya 83 yasında da dunyanın en tatlı en yakısıklı cocugusun benim gozumde. galp.
devamını gör...

devamını gör...

ı'm ready / black pumas
devamını gör...

üniversitede okur iken bir çorumlu arkadaşım alevi ve sünni mahallelerinin biribirinden ayrı oldugunu ve kendisi sünni oldugu için pek alevi mahallesine gitmediginden bahsederek beni oldukça şaşırtmıştı,iyi ki böyle ortaçağ artığı bir şehirde yaşamadıgım için kendimi şanslı saymıştım.
devamını gör...

sevgilimle ikimiz de yuzme takımındayız.
o kendi lisesinin takımında.
ben kendi lisemin.
bence bu bir isaret:)
devamını gör...

bir zamanlar öğrenci yurtlarının standart oyunuydu.kantinin yanında masa tenisi olurdu,kantinciden saatlik kiralanırdı,raketler ve toplar.stres atmak için bire bir bir spor dalı,üstelik,oldukça da minimal.ancak günümüzde yurtlarda oynandıgını hiç sanmıyorum,zaten yeni nesile hitap eden bir yanı yok.özellikle çinliler bu sporda aşmışlardır.
devamını gör...

devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim