zaman tüneli

moruk içim şişti havuçlu soda var mı ya?

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

türkçede genellikle “isa’nın göğe yükselişi günü” veya “yükseliş günü” anlamına gelen günün almancası.

ing. (bkz: ascension day)

paskalya’dan 40 gün sonra gelir. her zaman perşembe günü kutlanır ve birçok avrupa ülkesinde resmi tatildir.

mesela yarın avusturya'da resmi tatil.
devamını gör...

sağlıklı bir aile ortamı olan bireylerin evlenene kadar tercih etmesi gereken durum.

balıkesir'de doğup büyüdükten sonra, 18 yaşında üniversiteyi kazandım ve ankara'ya göç ettim. 5 senelik eğitimin ertesinde çalışmaya başladım ve türkiye gerçeğiyle tanıştım. türkiye'nin saygın ve adı bilinen iki farklı şirketinde mühendis olarak çalışmama rağmen kazandığım para hiçbir zaman iki asgari ücretin üstüne çıkmadı.

bir pazar günü ev arkadaşımla birlikte mutfakta otururken babam aradı. hal hatır sorma faslını geçtikten sonra, konuyu maaşlara ve geçim derdine getirdik. kazandığımız para (yeni mezun olmamıza rağmen güzel kazanıyoruz ama) ay sonunda bir çeyrek altın almaya yetmiyor. bir evde oturuyoruz, kirası faturası derken paramız kuş olup uçuyor. ankara'da her gün işe gitmek için 1 saat süre harcıyoruz. dönüş de 1 saat desen, her gün 2 saatimiz yollarda geçiyor. benim o dönemde aldığım maaş bir buçuk asgari ücretten biraz fazla. saygın şirketlerde çalışmamıza rağmen rütbelilerin "sana iş öğreteceğiz" ayağı yapması uğruna allah'ın günü kucaktan kucağa geziyoruz.

yalan yok, babam da annem de ankara'da çektiğim sefilliğe hep üzülmüştür. 2 yıldan uzun bir süre bocalamama rağmen elimden gelen bu kadardı. tamam çalışıyoruz, aydan aya çarkımızı da çeviriyoruz ama bunun askerliği var, araba alması var, düğün yapıp evlenmesi var...

o an ne yapacağımı bilemedim, cinnet mi geçirdim bilmiyorum. "baba ben yarın akşam otobüse binip geliyorum. işi de ankara'sı da yerin dibine batsın." diyip telefonu kapattım.

o an oturduğum sandalyeden bir kalkışım var ki, adına zengin kalkışı mı dersiniz, ne dersiniz bilmiyorum. sabah hemen iş yerine gittim ve "benim çıkışımı verin." dedim. ekip şefim şaşırdı, başıma bir şey geldiğini düşündü ama durumu anlatıp anlayış göstermesini bekledim. "sizler yaşayabiliyorsunuz ama ben bu a... koduğumunun şehrinde yaşayamıyorum abi, memleketime döneceğim." diyip helallik istedim. ekip şefim, "hakkım helal olsun kardeş" demek yerine "tazminatını alamayacaksın" dedi ya la. sanki ben o sıra tazminata bakıyorum...

her neyse, çıktım geldim balıkesir'e. 1 hafta işsiz gezdim. lise arkadaşlarımla görüştüm, sağda solda tanıdığımız esnaf abileri ziyaret ettim. sadece 1 hafta sonra esnaf abilerden birisi aradı. "kardeşim bir tesisat firmasında çalışmak ister misin? mühendis arıyorlarmış. sana kefil oldum, seninle görüşmek istiyorlar." dedi.

o iş görüşmesinin üstünden bugün tam 1 yıl 2 ay geçti. 2 aylık deneme süreci sonunda kadro aldım, kadro aldıktan 3 ay sonra da bölge şefliğine terfi ettim. bugün yatan maaşım ise 4 asgari ücret :)

bu geçen 1 yıl 2 ayda epey yatırım yaptım. bedelli askerliğimi ödedim. babamla el ele vererek evlendiğimde oturabileceğim bir ev inşa ettim. kaçak göçek yaptık ama, neticede bir çatım var :) şimdi ise 5-6 yaşında fazla yıpranmamış bir araba alma hayalim var.

uzattım biliyorum ama konuyu şöyle toparlayayım: eğer ki aile ortamınız sağlıklıysa, baskıcı ve dogmacı ebeveynler tarafından büyütülmediyseniz, aileniz sizi iyiye ve güzele yönlendirmek dışında sizi kısıtlamıyorsa, hele ki kararlarınızda ve hedeflerinizde size saygı duyuyorsa, o evden evlenene kadar çıkmayın derim. gerçi ben bu cümleyi kurduğumda "türkiye'de böyle aile mi var olm?" dediğinizi duyar gibiyim. ama aile olmak, karşı taraftan fedakarlık beklediğiniz kadar sizin de fedakarlık göstermeniz gereken bir kurum. "ben hayatımı yaşayacam abi yaaa, ben önemliyim, çok önemliyim" diyenlerdenseniz, zaten dediklerimi anlayamazsınız.

velhasıl, aile evinde kalmak iyidir. iş ki insanın kendisi ve ebeveynleri doğru düzgün insanlar olsun.
devamını gör...

aldım beş tane, ferdi özbeğen'den devam ediyorum. sağlığınıza.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

covid pandemisinde başlayan dogaya dönüş trendine de oldukça paralel,sanat tarihinin en ilginç ve özgün ekollerinden biri.
devamını gör...

isveçli epik power metal grubu twilight force'un 2019 tarihli, 3. stüdyo albümü—ki şahanedir—ve albüme ismini veren harika şarkıdır. grubun ilk albümü 2014'te çıkmıştı ve o zamanlardan beri bildiğim bir topluluktu bu ama kendilerini sıkı takibe almam bu 2019 çıkışlı albümleriyle başladı zira burada favori vokalistlerimden biri olan alessandro conti var. yani bu albüm ile birlikte grubun kadrosuna katıldı kendisi ve burada allyon mahlasını kullanıyor. büyülü sesiyle harikalar yarattığından bahsetmeme bile gerek yok. gördüğünüz gibi nasıl da bahsetmiyorum. haha.

twilight force'un sözlükte başlığını açıp 4 albümünü de—ki bunu yapmakta erken davranmazsam bu aralıkta grubun 5. albümü de çıkabilir ve o da dahil olur—kapsamlıca inceleyeceğim bir zaman, o yüzden bu tanımda fazla bir şey yazmayacağım. benim açımdan 9/10'luk bir albümdür, dawn of the dragonstar. yani senfonik ve epik power metal seven kimsenin ıskalamaması gereken bir çalışma olduğu kanısındayım bunun. bu arada kendi deneyimim özelinde, 3. veya 4. dinlememde tam keyfini alabilmiştim bu albümün ilk kez. ilk 1-2 dinlememde bazı şarkıları kendini bana açmamıştı ama onları da dinledikçe sevdim sonra.


grup, resmi youtube hesabından albümün tümünü, hatta kimi parçalarının farklı versiyonlarını da tek parça halinde paylaşmış. ben de aşağı bırakayım dedim. keyifli dinlemeler.



albümün kliplendirilmiş nefis açılış parçasını da ayrıca ekleyeyim:

devamını gör...

vajina özütü
diye okudum.
değilmiş
gidiyorum.
devamını gör...

valla bugün benim suçum yok. hiç konusunu açmadım ama alakasız 3 kişi bira teklif etti.
devamını gör...

konuyu aynı zamanda hep bir araya gelmeye de getiren tiptir. (bkz: birayla arada bir ya da ayda bir bir araya gelelim diyen tip)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tekrar tekrar aynı şeyleri yaşayıp, aynı tercihleri yapmak zorunda kalıp berbat sonuçlar elde etmekten dolayı yaşanan bıkkınlık hissiyatı.
devamını gör...

yeli üretim bir ütü markası...
edit: olabilir yani
devamını gör...

hiçbir sorunu çözmek istemiyorum. kimseyi, ne yaptıklarını merak etmiyorum. hiçbir şeyle mücadele etmek, olmayanı zorlamak istemiyorum. böyleyse böyledir deyip huzur bulmak istiyorum sadece…
devamını gör...

yazlık kıyafetleri yazlık evinde, kışlık kıyafetleri de kışlık evinde olmayan ben için tam bir fakirlik turnusolu olan durum. gerçi benim dolapta 2 raf yazlık 2 raf da kışlık var. yazın üst raftan kışın alt raftan giyinip bu dertten azade hissediyorum.
devamını gör...

geçmiş bir kaybın ve gelecek bir zaferin ilk adımının iç dünyaya sindirilmesi durumu.
devamını gör...

balkon demiri tadını pek bir severler.
devamını gör...

bu sözü kullananların kesinlikle favori yoğurt markası budur.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

var böyle tipler. iki laf edemezsin. bir anda seni de etkisi altına alır ve biraz sonra kafalar güzelleşir. aslında güzel insanlardır.*
devamını gör...

dün ani bir karar ile saçlarımı ustura ile kazıttım. aynı işemeye ve üremeye yarayan erkek organının başına döndüm kimse neden dur demedi ki bana uzun bir süre şapka günlerim başlıyor yine....
devamını gör...

bira bitince tekel bayiine gitme zorunluluğu.*
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim