zaman tüneli
özenilen meslekler
doktorluk, polislik, askerlik
devamını gör...
tanrı
tanrı≠allah tanrı=hindulara göre inek,budistlere göre buda. allah kainatın yaratıcısı
devamını gör...
korku pompalamak
demotive etmektir aynı zamanda
devamını gör...
mahmud şevket paşa
ittihat ve terakki partisinin milli kanadından yiğit bir subay ve devlet adamıydı. abdülhamid'in devrilmesinde büyük payı vardır. tarihçiler pek bahsetmez fakat suikaste uğraması türkiye'ye çok şey kaybettirmiştir. eğer iktidarda kalsaydı, 1. dünya savaşında çok daha istikrarlı bir mücadele sergileyeceğimiz ve belki muvaffak olacağımızı sanıyorum.
prens sabahattin ve onun sözde hürriyetçi, özde vatan haini kancık sürüsü tarafından suikaste uğramıştır.
prens sabahattin ve onun sözde hürriyetçi, özde vatan haini kancık sürüsü tarafından suikaste uğramıştır.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
dua lipa - levitating
ye ye ye yeee
ye ye ye yeee
devamını gör...
korku pompalamak
medya kuruluşlarının ve haber sitelerinin yaptığı, temel olarak.
bundan ekmek yiyorlar.
bundan ekmek yiyorlar.
devamını gör...
gerçekleşince tüm dertlerim biter denilen şey
(bkz: masaj)
kemiklerim bile dugum dugum olmus. guzel kokulu yaglarla yogrulmak istiyorum ben ya. saclarimin taranip kafa derime masaj yapilmasini istiyorum. rahat bir yatakta saten kilifli bir yastikta uyumak istiyorum. bunlar olursa ne derdim kalir ne de tasam..
kemiklerim bile dugum dugum olmus. guzel kokulu yaglarla yogrulmak istiyorum ben ya. saclarimin taranip kafa derime masaj yapilmasini istiyorum. rahat bir yatakta saten kilifli bir yastikta uyumak istiyorum. bunlar olursa ne derdim kalir ne de tasam..
devamını gör...
israil
ortadoğuda bulunan bir terör devleti olmakla birlikte, sapkın dini ideolojisi uğrunda dünyaya zehir saçan bir tümörlü dokudur. yüce tanrı son sözünü söylediğinde, türkler tarafından israil ve yahudi zulmü sona erdirilecektir.
devamını gör...
israil
abd&israil vs iran savaşı sırasında ırak denilen ülkemsi şeye ki bokrak desek yeridir, sızarak gizli bir askeri üs inşaa etmişler ve oradan balistik füzeler ateşlemişler.
"ırak savunma bakanlığı, ırak’ın batısındaki çölde israil güçlerinin geçici bir üs oluşturarak füze ateşlediklerini tespit ettiklerini açıkladı."
www.odatv.com/dunya/iraktan...
habere göre ırak savunmashhajajsshaha bakanlığı denilen ahahahshs ulan çok güldüm yazarken hahahaha durduramıyorum ahhajajs
ha s.r ya, adamların ülkesine sızıp askeri üs kurup füze ateşleyip çıkmışlar, ulan o füzeleri iran'a atmadıklarına yemin ederim ama ispatlamayamam. bu çok acayip seviye bir rezalet.
bölgede istikrarsız, kağıt üstünde ülke olan yönetici benzeri şeyleri olup aslında bir devleti olmayan kara parçalarının bu yamyam devlet tarafından nasıl ırzına geçildiğine şahit olun.
o füzeleri belki de bize attılar iran attı yaygarası yaptılar.
"ırak savunma bakanlığı, ırak’ın batısındaki çölde israil güçlerinin geçici bir üs oluşturarak füze ateşlediklerini tespit ettiklerini açıkladı."
www.odatv.com/dunya/iraktan...
habere göre ırak savunmashhajajsshaha bakanlığı denilen ahahahshs ulan çok güldüm yazarken hahahaha durduramıyorum ahhajajs
ha s.r ya, adamların ülkesine sızıp askeri üs kurup füze ateşleyip çıkmışlar, ulan o füzeleri iran'a atmadıklarına yemin ederim ama ispatlamayamam. bu çok acayip seviye bir rezalet.
bölgede istikrarsız, kağıt üstünde ülke olan yönetici benzeri şeyleri olup aslında bir devleti olmayan kara parçalarının bu yamyam devlet tarafından nasıl ırzına geçildiğine şahit olun.
o füzeleri belki de bize attılar iran attı yaygarası yaptılar.
devamını gör...
tanrı
biz ne kadar gerçek isek, işte o kadar gerçek olandır.
tanrının var oluşu bizden bağımsız, farklı bir katmanda değil, bizimle beraberdir.
biz tanrının küçük var oluşlarıyız. o yüzden onun iradesinin bir kısmına sahibiz.
şüphesiz, spinoza'nın inandığı tanrı gerçektir.
tanrının var oluşu bizden bağımsız, farklı bir katmanda değil, bizimle beraberdir.
biz tanrının küçük var oluşlarıyız. o yüzden onun iradesinin bir kısmına sahibiz.
şüphesiz, spinoza'nın inandığı tanrı gerçektir.
devamını gör...
güzel zeki uzun boylu kültürlü kuzeyli kız
insanlık medeniyeti ve bilimin geleceği için öjeni şart diye düşünüyorum. bence dünyanın geri kalanı 1 çocuk ile sınırlandırmalıyken , kuzey ve batı halkları en az 3 çocuk şartı koyulmalı. ben kötü birimiyim? yoksa insanlık medeniyetini kurtaran bir kahraman mı?
devamını gör...
korku pompalamak
daha büyük rahatlamak için yapılan uzun süreli gerginliktir. insanları korkutun ve gerilimi artırın. sonra bir anda rahatlatın. boşluğa düşecek ve onu havada kapabilirsiniz. bu şekilde her istediğinizi elde edebilirsiniz.
kötü ve zararlı fikirleri uzaklaştırmak kolaydır ama kötüleşmiş insanlar birer şeytandır. onları hayatınızdan çıkarın.
kötü ve zararlı fikirleri uzaklaştırmak kolaydır ama kötüleşmiş insanlar birer şeytandır. onları hayatınızdan çıkarın.
devamını gör...
özenilen meslekler
at arabası boyacısı
devamını gör...
normal sözlük yazarlarından yarım kalmış öyküler
deniz börülcesi satan kaplumbağa
deniz börülcesini ayıklarken sıcak bastı, aslında normaldi ağustos ayı antalya için. ah şu nem olmasaydı daha keyifli olabilirdi belki sıcaktan zevk bile alabilirdi. hem bu börülce işine girişmez denize gider hatta leğeni de götürür sahilde yıkanırdı. bari biraz bulut olsaydı, bari bir iki damla yağmur yağsaydı diye geçirdi içinden, börülcenin kılçıklarını düzenlerken. çok meziyetliydi bu börülce işi. hayır, normal börülce mis gibi ayıklanıyordu ama annesi seviyordu işte. bakmayın kendisi de yemeyi seviyordu ama haşlanırken çıkan koku pek tahammül edilemezdi. şöyle bir karıştırdı önündeki kaseyi daha çok mu var bitmesine diye ve tam o sırada bir miktar börülce elinden fırlayıp delikli terliğinin üzerine düştü o yeşil suları tenine temas ettiğinde tiksindi. zaten bir avuç kalıyordu ayıklanınca şimdi de birazını atmak zorundaydı.
olsun varsındı.
anne diye seslendi.
fatma hanım, uzandığı yerden başını kaldırdı ve şöyle bir baktı yarı açık gözlerle.
- ben bunu bitiremiyorum. ayıklamayacağım.
kadıncağız bir öfledi.
- aman iyi be… zaten mucize olurdu yapsaydın.
bizimkisi terliğin üzerindeki börülceleri aldı ve çöpe götürürken,
- ben çıkıyorum sahile dedi.
- yağmur yağacak dikkatli ol. leğeni de unutma.
- yok unutmam
sahile vardığında gerçekten de bulutlar gökyüzünde toplanmaya başlamıştı. kıyaya vuran dalgalara yaklaştı elindeki leğenle. doldurabildiği kadar su doldur içine sonra kumsalın iç kısmına taşıdı zar zor.
bir ayağını kaldırdı, tam leğenin içine daldıracakken küçük parmağının arasına girmiş bir börülce tanesi suyun içine düştü.
o sırada kumsalın hemen dibinde başlayan ormandan bir baykuş sesi geldi. bizimkisi hiç düşünmeden ormana daldı. leğeni de olduğu gibi bıraktı sahilde. zaten denizden aldığı su çok sıcaktı. hem yağmurda kumsalda bir leğenin içinde yıkanabilir miydi insan.
ormana dalar dalmaz bir patika gördü. biraz ilerleyince patikanın hafif bir yokuş yaptığını fark etti çıplak ayaklarına baktı ve acaba parmaklarımın arasında daha kaç börülce saklı diye düşündü. tam eğilecekken bir uğur böceği burnuna kondu.
- ıııyyyy merhaba,
- merhaba da neden ıyyyyy dedi bizimkisi
- sen deniz börülcesi kokuyorsun dedi uğur böceği. kanatlarını kaldırdı ve bu ormanda deniz börülcesini sadece kaplumbağalar satıyor. onlardan mı aldın dedi.
- daha yeni girdim ormana ve kaplumbağa da görmedim dedi bizimkisi ve o sırada ayağa kalktı. burnuna konmuş konuşan uğur böceğine bakmaktan gözleri şaşı olmuştu iyice.
bu sebeple arkasından yaklaşan ve kabuğunun üzerinde bir demet deniz börülcesi bulunan kaplumbağayı fark etmedi. zaten fark etseydi şaşı baktığı için iki kaplumbağa sanacaktı. ormandaki baykuş tekrar ötmeye başladı.
deniz börülcesini ayıklarken sıcak bastı, aslında normaldi ağustos ayı antalya için. ah şu nem olmasaydı daha keyifli olabilirdi belki sıcaktan zevk bile alabilirdi. hem bu börülce işine girişmez denize gider hatta leğeni de götürür sahilde yıkanırdı. bari biraz bulut olsaydı, bari bir iki damla yağmur yağsaydı diye geçirdi içinden, börülcenin kılçıklarını düzenlerken. çok meziyetliydi bu börülce işi. hayır, normal börülce mis gibi ayıklanıyordu ama annesi seviyordu işte. bakmayın kendisi de yemeyi seviyordu ama haşlanırken çıkan koku pek tahammül edilemezdi. şöyle bir karıştırdı önündeki kaseyi daha çok mu var bitmesine diye ve tam o sırada bir miktar börülce elinden fırlayıp delikli terliğinin üzerine düştü o yeşil suları tenine temas ettiğinde tiksindi. zaten bir avuç kalıyordu ayıklanınca şimdi de birazını atmak zorundaydı.
olsun varsındı.
anne diye seslendi.
fatma hanım, uzandığı yerden başını kaldırdı ve şöyle bir baktı yarı açık gözlerle.
- ben bunu bitiremiyorum. ayıklamayacağım.
kadıncağız bir öfledi.
- aman iyi be… zaten mucize olurdu yapsaydın.
bizimkisi terliğin üzerindeki börülceleri aldı ve çöpe götürürken,
- ben çıkıyorum sahile dedi.
- yağmur yağacak dikkatli ol. leğeni de unutma.
- yok unutmam
sahile vardığında gerçekten de bulutlar gökyüzünde toplanmaya başlamıştı. kıyaya vuran dalgalara yaklaştı elindeki leğenle. doldurabildiği kadar su doldur içine sonra kumsalın iç kısmına taşıdı zar zor.
bir ayağını kaldırdı, tam leğenin içine daldıracakken küçük parmağının arasına girmiş bir börülce tanesi suyun içine düştü.
o sırada kumsalın hemen dibinde başlayan ormandan bir baykuş sesi geldi. bizimkisi hiç düşünmeden ormana daldı. leğeni de olduğu gibi bıraktı sahilde. zaten denizden aldığı su çok sıcaktı. hem yağmurda kumsalda bir leğenin içinde yıkanabilir miydi insan.
ormana dalar dalmaz bir patika gördü. biraz ilerleyince patikanın hafif bir yokuş yaptığını fark etti çıplak ayaklarına baktı ve acaba parmaklarımın arasında daha kaç börülce saklı diye düşündü. tam eğilecekken bir uğur böceği burnuna kondu.
- ıııyyyy merhaba,
- merhaba da neden ıyyyyy dedi bizimkisi
- sen deniz börülcesi kokuyorsun dedi uğur böceği. kanatlarını kaldırdı ve bu ormanda deniz börülcesini sadece kaplumbağalar satıyor. onlardan mı aldın dedi.
- daha yeni girdim ormana ve kaplumbağa da görmedim dedi bizimkisi ve o sırada ayağa kalktı. burnuna konmuş konuşan uğur böceğine bakmaktan gözleri şaşı olmuştu iyice.
bu sebeple arkasından yaklaşan ve kabuğunun üzerinde bir demet deniz börülcesi bulunan kaplumbağayı fark etmedi. zaten fark etseydi şaşı baktığı için iki kaplumbağa sanacaktı. ormandaki baykuş tekrar ötmeye başladı.
devamını gör...
mahmud şevket paşa
ses kaydı şurdan dinlenebilir;
youtube.com/shorts/mO6wEHzO...
youtube.com/shorts/mO6wEHzO...
devamını gör...
korku pompalamak
bi yerde pompalamak varsa korkcaksın.
devamını gör...
mahmud şevket paşa
kalpağı eğri takardı.
devamını gör...
sevgi ve nefret arasındaki ince çizgi
sevgi arttıkça nefrete de yaklaşıyorsun.
mesela az sevdiğin değer vermediğin birinin sana yanlışını çok umursamazsın.
ama çok sevdiğinin ihaneti saniyede seni nefrete iter, konduramazsın. aslında nefret değildir ama öyle sanaksın bir süre.
mesela az sevdiğin değer vermediğin birinin sana yanlışını çok umursamazsın.
ama çok sevdiğinin ihaneti saniyede seni nefrete iter, konduramazsın. aslında nefret değildir ama öyle sanaksın bir süre.
devamını gör...

