zaman tüneli
baklava yiyince gelen suçluluk duygusu
hepimizin problemi.
simdi once:
fıstıklı baklava mı? cevizli baklava mı?
gecmiş mi? gelecek mi?
secimini yaptıktan sonra butun gun saglıklı seyler yiyip yemek sectikten sonra aksam baklava yiyebilirsin. hak ettin. sucluluk da yapmaz;)
simdi once:
fıstıklı baklava mı? cevizli baklava mı?
gecmiş mi? gelecek mi?
secimini yaptıktan sonra butun gun saglıklı seyler yiyip yemek sectikten sonra aksam baklava yiyebilirsin. hak ettin. sucluluk da yapmaz;)
devamını gör...
kasiyer kıza aşık olmak
#3988931 eveet gelelim hikaye vaktine koftehorlar.
kadim dostum sissy ve ben deniz mony bir zamanların kont'u bir arkadaş ile denk gelmiştik. çocuk kasiyer kıza aşık ve kızı a101'den iş sonrası sevgilisiyle ayrılırken gördüğü için depresyona girip anamiza sövdü...
detaylandirsam çok komik hikaye ama sizi eğlendirmek için fazla mesai harcamam
kadim dostum sissy ve ben deniz mony bir zamanların kont'u bir arkadaş ile denk gelmiştik. çocuk kasiyer kıza aşık ve kızı a101'den iş sonrası sevgilisiyle ayrılırken gördüğü için depresyona girip anamiza sövdü...
detaylandirsam çok komik hikaye ama sizi eğlendirmek için fazla mesai harcamam
devamını gör...
playboy olunur mu doğulur mu
kişinin tercihlerine bağlıdır bir de allahın takdirine bağlıdır kişi istese allah istemese de kişi playboy olmaz bu diğer günahlarda da böyledir diğer caiz isteklerde de böyledir
devamını gör...
sözlüğün en güzel 3 kadın yazarı
yap şovunu sözlükçü kız
oyalama bizi
oyalama bizi
devamını gör...
iki dizelik şiirler
seni
yerim
yerim
devamını gör...
iki dizelik şiirler
"gelişinle hep kalbime ferahlık, ruhuma mutluluk verensin
hep kal.. "
hep kal.. "
devamını gör...
playboy olunur mu doğulur mu
playboy doğulur allah vergisidir playboyluk
sonradan parayla falan anca eskort playboyu olursunuz
sonradan parayla falan anca eskort playboyu olursunuz
devamını gör...
kasiyer kıza aşık olmak
bu başlığa mony tontanayı davet etmek istiyorum :d
ve rez diyorum wkdjek
ve rez diyorum wkdjek
devamını gör...
yakışıklı değilsem kimseyle sevgili olmaya hakkım yok inancı
efsaneye göre üni'de kızlar teklif.. prd bu başka efsaneydi.. diğer başka bir efsaneye göre bazıları tipe bakmıyormuş.
devamını gör...
herkesi kendine aşık zannedenler derneği
vay be, adamda şans olacak derler hep.*
devamını gör...
sözlüğün kaslı zengin ideal eş karizmatik playboyları
fasfakir, kel ve göbekliyim allaha yakın bana uzak olun. *
devamını gör...
herkesi kendine aşık zannedenler derneği
katılmayı en çok istediğim dernek. böyle zannedip mutlu olan insanlardan olmak istiyorum. böyle zannedip yine de mutsuz olan insanlar tanıdım, onlar akıl alır gibi değiller. ama böyle zannedip kendini değerli hisseden insanlar da var.
özellikle senin beğenmediğin birisi için böyle düşünebiliyorsan inanılmaz bir konfor. asla gerçeklikle sınanmayacak bir delüzyon içinde savrulabilirsin. çünkü hiçbir zaman açılma ihtimalin olmayacak ve onun sessizliğini de kendisini sana layık bulmayışına yorabilirsin. kendine yalanlar söyleye söyleye yaşamak harika.
özellikle senin beğenmediğin birisi için böyle düşünebiliyorsan inanılmaz bir konfor. asla gerçeklikle sınanmayacak bir delüzyon içinde savrulabilirsin. çünkü hiçbir zaman açılma ihtimalin olmayacak ve onun sessizliğini de kendisini sana layık bulmayışına yorabilirsin. kendine yalanlar söyleye söyleye yaşamak harika.
devamını gör...
aforizmalar (friedrich schlegel)
" dehayı herkesten talep etmelisin ama onu kimseden beklememelisin. "
1772/ 1829 yılları arasında yaşayan alman filozof, yazar, şair ve eleştirmen karl wilhelm friedrich schlegel imzalı 90 sayfalık eser; özgün adı kritische fragmente olan kitabı dilimize ise kerem duymuş çevirmiş, türkçe baskısı 2018 yılında yapılmıştır.
kitabımızın alt başlığındaki adı ise eleştirel fragmanlar/ felsefi aforizmalar olarak karşımıza çıkmaktadır.
* karakter sayısı uzun olabilir ihtimâli nedeniyle kitabın başlığı daha sade bir biçimde açılmak durumunda kalınılmıştır.
nâçizâne okuduğum diğer aforizma türünde yer alan eserlerden biraz farklı bir kitaptı benim için, daha katmanlı, daha felsefik, duygudan ziyâde rasyonelliğin hüküm sürdüğü bir anlatım söz konusuydu, hayattan ziyâde felsefenin ve edebiyatın odak noktasında olduğu bir kitaptı benim için, yine de hayatı yansıtan aforizmaların daha fazla olmasını dilerdim.
yazarın bu kitabında üzerine düşündüğü bâzı konu ve kavramlara örnek vermek gerekirse; sanat, sanatçı, şiir ve bütünlük, gerçek şiir, edebiyat, sanatta eleştiri, tin, ironi ve paradoks, sanat ve doğa kavramları bence örnek verilmeye uygun olabilir.
bunun yanı sıra edebiyatı ilgilendirdiği gibi edebiyattan bağımsız da düşünülebilecek birkaç konu üzerine fikirle de karşımıza çıkıyor schlegel, kitabımız aforizmalar üzerine odaklanmış olsa da aforizma formundan ziyâde deneme tadı almak da fazlasıyla mümkündü, hem yazıların uzunluğu açısından, hem de konunun ele alınma biçimi bakımından böyle düşünmek de oldukça imkân dâhilinde bence.
sanatçı, sanat, metin, şiir, okur, yapıt- yazar ilgisi, eleştiri, sanatçı için yaratım ve yıkım süreçleri gibi konular üzerine ufuk açıcı bir kitaptı benim için.
okurken seçtiğim bazı cümleleri bırakarak burada bir son veriyorum.

sanatçı olarak adlandırdığımız kişilerin çoğu, aslında doğanın sanat eserleridir.
şiirde de hemen her bütün yarım, ayrıca her yarım da aslında bütün olmalıdır.
dehayı herkesten talep etmelisin ama onu kimseden beklememelisin. bir kantçı buna dâhiliğin kategorik zorunluluğu derdi.
klasik bir metin hiçbir zaman tümüyle anlaşılır olmamalıdır.
fakat eğitimliler ve kendini eğitenler daima onlardan daha fazla şey öğrenmek istemelilerdir.
övgü anlamında olduğunda bile tek bir analitik kelime, ilk sıcaklığın alevindeki bu en mükemmel witzig/ nüktedan fikrin parlaklığını ânında söndürebilir.
her şeyin mükemmel, iyi ve güzel olması mümkün değildir, çünkü bu en azından şüphe edilecek kadar olağanüstüdür. sıradanlığın aksiyomu: bizim yanımızda ve bizde olan, her yerde olmalıdır, bu yüzden tümüyle doğaldır.
eleştirmen bir okurdur, geviş getiren.
bu yüzden birden fazla mideye sahip olmalıdır.
en gerekli [çünkü]: kişi kendini kısıtlamadığı her yerde, dünya tarafından kısıtlar, böylece bir hizmetçi olur.
felsefe, mantıki güzellik olarak tanımlamak istediğimiz ironinin gerçek vatanıdır.
ironi, paradoksun formudur.
paradoks, hem iyi hem de büyük olan her şeydir.
en mükemmel romanların birçoğu, deha bireylerin tinsel yaşamının bir ansiklopedisi, bir özetidirler.
eğitimli ve kendini yetiştirmiş her insan, kendi içinde bir roman barındırır;
gelgelelim, onu ifade edip yazması gerekli değildir.
eskiler, şiirsel soyutlamanın ustalarıdırlar. modernlerse daha ziyade şiirsel spekülasyonlara sahiptirler.
şiir yalnızca şiir yoluyla eleştirilebilir.
bir şeyin güzel ya da muazzam olması karşısında hayrete düşmek, sanki başka türlüsü mümkünmüş gibi, kabalıktır.
yıpranmış (abgenutzt) olabilen her şey, başlangıçta aynı [şekilde] düz ya da çarpık değil miydi?
1772/ 1829 yılları arasında yaşayan alman filozof, yazar, şair ve eleştirmen karl wilhelm friedrich schlegel imzalı 90 sayfalık eser; özgün adı kritische fragmente olan kitabı dilimize ise kerem duymuş çevirmiş, türkçe baskısı 2018 yılında yapılmıştır.
kitabımızın alt başlığındaki adı ise eleştirel fragmanlar/ felsefi aforizmalar olarak karşımıza çıkmaktadır.
* karakter sayısı uzun olabilir ihtimâli nedeniyle kitabın başlığı daha sade bir biçimde açılmak durumunda kalınılmıştır.
nâçizâne okuduğum diğer aforizma türünde yer alan eserlerden biraz farklı bir kitaptı benim için, daha katmanlı, daha felsefik, duygudan ziyâde rasyonelliğin hüküm sürdüğü bir anlatım söz konusuydu, hayattan ziyâde felsefenin ve edebiyatın odak noktasında olduğu bir kitaptı benim için, yine de hayatı yansıtan aforizmaların daha fazla olmasını dilerdim.
yazarın bu kitabında üzerine düşündüğü bâzı konu ve kavramlara örnek vermek gerekirse; sanat, sanatçı, şiir ve bütünlük, gerçek şiir, edebiyat, sanatta eleştiri, tin, ironi ve paradoks, sanat ve doğa kavramları bence örnek verilmeye uygun olabilir.
bunun yanı sıra edebiyatı ilgilendirdiği gibi edebiyattan bağımsız da düşünülebilecek birkaç konu üzerine fikirle de karşımıza çıkıyor schlegel, kitabımız aforizmalar üzerine odaklanmış olsa da aforizma formundan ziyâde deneme tadı almak da fazlasıyla mümkündü, hem yazıların uzunluğu açısından, hem de konunun ele alınma biçimi bakımından böyle düşünmek de oldukça imkân dâhilinde bence.
sanatçı, sanat, metin, şiir, okur, yapıt- yazar ilgisi, eleştiri, sanatçı için yaratım ve yıkım süreçleri gibi konular üzerine ufuk açıcı bir kitaptı benim için.
okurken seçtiğim bazı cümleleri bırakarak burada bir son veriyorum.

sanatçı olarak adlandırdığımız kişilerin çoğu, aslında doğanın sanat eserleridir.
şiirde de hemen her bütün yarım, ayrıca her yarım da aslında bütün olmalıdır.
dehayı herkesten talep etmelisin ama onu kimseden beklememelisin. bir kantçı buna dâhiliğin kategorik zorunluluğu derdi.
klasik bir metin hiçbir zaman tümüyle anlaşılır olmamalıdır.
fakat eğitimliler ve kendini eğitenler daima onlardan daha fazla şey öğrenmek istemelilerdir.
övgü anlamında olduğunda bile tek bir analitik kelime, ilk sıcaklığın alevindeki bu en mükemmel witzig/ nüktedan fikrin parlaklığını ânında söndürebilir.
her şeyin mükemmel, iyi ve güzel olması mümkün değildir, çünkü bu en azından şüphe edilecek kadar olağanüstüdür. sıradanlığın aksiyomu: bizim yanımızda ve bizde olan, her yerde olmalıdır, bu yüzden tümüyle doğaldır.
eleştirmen bir okurdur, geviş getiren.
bu yüzden birden fazla mideye sahip olmalıdır.
en gerekli [çünkü]: kişi kendini kısıtlamadığı her yerde, dünya tarafından kısıtlar, böylece bir hizmetçi olur.
felsefe, mantıki güzellik olarak tanımlamak istediğimiz ironinin gerçek vatanıdır.
ironi, paradoksun formudur.
paradoks, hem iyi hem de büyük olan her şeydir.
en mükemmel romanların birçoğu, deha bireylerin tinsel yaşamının bir ansiklopedisi, bir özetidirler.
eğitimli ve kendini yetiştirmiş her insan, kendi içinde bir roman barındırır;
gelgelelim, onu ifade edip yazması gerekli değildir.
eskiler, şiirsel soyutlamanın ustalarıdırlar. modernlerse daha ziyade şiirsel spekülasyonlara sahiptirler.
şiir yalnızca şiir yoluyla eleştirilebilir.
bir şeyin güzel ya da muazzam olması karşısında hayrete düşmek, sanki başka türlüsü mümkünmüş gibi, kabalıktır.
yıpranmış (abgenutzt) olabilen her şey, başlangıçta aynı [şekilde] düz ya da çarpık değil miydi?
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
gölgesinde rakı içilir.
devamını gör...
su tabancası ile sinek avlamak
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
gölgesi yeter.**
devamını gör...
yakışıklı değilsem kimseyle sevgili olmaya hakkım yok inancı
üfff gereksiz dramalar.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
yaşamayı seven bir kişilik süpper
devamını gör...
sözlüğün kaslı zengin ideal eş karizmatik playboyları
hayal ürünü yazarlardır maalesef.
böyle kimseler görmedim hiç. herkes playboy. nasıl playboy olabiliyorlar anlamıyorum bile. kör alıcı falan bir takım atasözleri var günün sonunda. atalarımıza güveniyorum.
böyle kimseler görmedim hiç. herkes playboy. nasıl playboy olabiliyorlar anlamıyorum bile. kör alıcı falan bir takım atasözleri var günün sonunda. atalarımıza güveniyorum.
devamını gör...

