zaman tüneli
yazarlardan masaj bekleyen yazarlar veri tabanı
ben ben ben
yağım hazır
yağım hazır
devamını gör...
ram kalesi
ıı. bayezid'in inşa ettirdiği, daha doğrusu yeniden berkittiği kalelerden, tuna'ya hâkim. tuna nehri'ni "ince donanma" dediğimiz nehir donanması korurdu. bu kaleler ikmal ve gözetim mevkii olarak özel öneme sahipti. içlerindeki kale erleri denen savunma gücünü oluşturan yeniçeriler bir kale dizdarının komutasında mevkilerini beklerdi. o bölgenin beylerbeyi veya sancakbeyi o kaledekilerin komutanı değildi. hatta yöneticilerin muhtemel bir isyanında hazine ve cephanenin saklandığı kale onlara kapılarını kapatırdı. peki, kaleyi kim denetlerdi? askerlerin ve dizdarların vazifelerini yapıp yapmadıklarını ve disiplinlerini kollayan, bölgenin kadısıydı.
ilber ortaylı seyahatnamesi
ilber ortaylı seyahatnamesi
devamını gör...
türkiye bir insan olsaydı nasıl olurdu sorunsalı
mülkiye türkiye beynidir, anlıyor musun çocuk ? meclis kalbidir. emniyet, eli ve koludur. silahlı kuvvetler yumruğu, maliye eteği, adalet kemiğidir. biz ise milli istihbarat teşkilatıyız. türkiye'nin gözü ve kulağıyız. türkiye'nin aklından geçen ve başkalarına söyleyemediği her şeyiz.
kızılelma, 2014
devamını gör...
yazarlardan mesaj bekleyen yazarlar veri tabanı
beklemeyi bırak harekete geç.
devamını gör...
sibel can
sol framede görğnce
zayıfladı sandım
zayıfladı sandım
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
özür dilerim.
devamını gör...
saraybosna
saraybosnanın merkezi osmanlı mimarisi, onun çevresi avusturya-macaristan mimarisi. en dışı ise modern günümüz mimarisi. saraybosnanın osmanlı çarşısında yediğim boşnak böreği gibisini türkiyede yemedim. tadı hala damağımda.
devamını gör...
özbekistan
özbekistan hakkında uzun uzun yazarım ama göz ağrıtmaya değecek bir neyse yok.
oradan aklımda kalan ve aklıma geldikçe iğrendiğim bi durum var o da şudur...
tükürük, her yerde ama her yerde balgam ve tükürük, yolda yürürken yere bakılıp yürülmeyecek derecede, yaşlısı genci çocuğu kadını kızı, herkes her yerde direkt tükürüyor..
3 kişi bir araya gelse 2 dakika sonra önlerine bakamazsın tükürükten.
neden diye sorduğumda, tükürmek sağlık açısından iyi olduğunu söylediler, 2 günlük seyahatim de o kadar iğrendim ki sebebini bile sormadım.
onu takip eden türkmenistan özelikle ürümçe bölgesi, tacikistan, kıgızıstan ve orta asya bölgesinde en kültürlü millet olan kazaklar bile onlardan aşağı kalır yanı yok.
oradan aklımda kalan ve aklıma geldikçe iğrendiğim bi durum var o da şudur...
tükürük, her yerde ama her yerde balgam ve tükürük, yolda yürürken yere bakılıp yürülmeyecek derecede, yaşlısı genci çocuğu kadını kızı, herkes her yerde direkt tükürüyor..
3 kişi bir araya gelse 2 dakika sonra önlerine bakamazsın tükürükten.
neden diye sorduğumda, tükürmek sağlık açısından iyi olduğunu söylediler, 2 günlük seyahatim de o kadar iğrendim ki sebebini bile sormadım.
onu takip eden türkmenistan özelikle ürümçe bölgesi, tacikistan, kıgızıstan ve orta asya bölgesinde en kültürlü millet olan kazaklar bile onlardan aşağı kalır yanı yok.
devamını gör...
düşün ki yoldaş benjamin franklin bunu okuyor
radyo beklemez ama biz bekleriz...
devamını gör...
freemeteo
dikkat ettim bunların hava tahminleri çok isabetli.
sonuçta yüzde yüz garanti diye bir şey yok.
sonuçta yüzde yüz garanti diye bir şey yok.
devamını gör...
doktorluğun kutsal bir meslek olması
gerçekten de doğru önerme. sorumluluğu çok yüksek bir meslektir. bu mesleği hakkıyla icra eden uçmağın en yüksek katına varır, insanlara zulmedenler ise tamağa ebediyyen kapatılır.
devamını gör...
saraybosna
kaldığımız otelin altında devasa bir kumarhane vardı. ayrıca para değerleri bizimkinin 27 katı falan. başçarşı'da çok da bir numara yok. ama özellikle suları çok lezzetli, insan içtikçe içesi geliyor. kahve fincanlarında da kulp yok, altılarında yıldız var. sebebi de fincanı içip tabağa koyarken ay yıldızı canlandırması.
ama dediğim gibi çok da bir numarası yok.
ama dediğim gibi çok da bir numarası yok.
devamını gör...
ahmed arif
bir ülke düşünün sadece komünist olmanız bile hapise girmeniz için yeterli bir sebep.
1951 yılında tkp tevkifatı denilen yani türkiye cumhuriyeti tarihinde yasa dışı olarak faaliyet gösteren türkiye komünist partisi (tkp) üyelerine, sempatizanlarına ve sol görüşlü aydınlara yönelik olarak emniyet ve devlet güçleri tarafından yapılan geniş çaplı, kitlesel tutuklama ve tasfiye operasyonları...
sadece düşüncelerini satırlara dökmekten tutuklanır ahmet arif.
gizli örgüt kurmak ve komünizm propagandası yapmak ile suçlanır
tek suçu şdüşüncelerini mısralara dökmektir..
dönemin işkence merkezi olan sansaryan han’da aylarca çok ağır, insanlık dışı işkencelere maruz kalır. günlerce süren açlık, uykusuzluk ve fiziksel darplar sonucunda şairin bedeni daha fazla dayanamaz ve bir gün işkence odasında bayılır, nabzı neredeyse durma noktasına gelir.
işkenceciler, ahmed arif’in öldüğünü düşünürler ve harbiye’deki askeri kışlanın arkasındaki boş, çöp dökülen bir araziye bırakıp kaçarlar. amaçları, cesedin orada bulunması ve olaya "faili meçhul" süsü verilmesidir.
ancak ahmed arif ölmemiştir. sabaha karşı arazideki soğuk havanın, çiğin veya yağmurun yüzüne vurmasıyla mucizevi bir şekilde gözlerini açar. şair, o anı ve sonrasını daha sonra dostlarına ve röportajlarında şu sarsıcı sözlerle anlatacaktır:
"gözümü açtım ki bir çöplükteyim. her tarafım yara bere içinde, kımıldayamıyorum. soğuk beni kendime getirmiş. öldü diye atmışlar... üzerime konan kargaları, kuşları kovalamaya mecalim yoktu. ama yaşadığımı hissettim. direndim ve oradan sürünerek çıktım."
bu ağır travma ve ölümün kıyısından dönüş, onun hayata ve halkına olan bağlılığını koparmaya yetmez aksine o karanlık hücrelerde ve boş arazilerde yaşadığı acıları, türk şiirinin zirvesi olan hasretinden prangalar eskittim"kitabındaki o ölümsüz dizelere döker.
kendisini ölüme terk edenlerin karşısına hep o mağrur, başı dik duruşuyla çıktı. onun şiirindeki yiğitlik inkâr gelinmez. vurgusu, o'nun hücrelerden ve boş arazilerden sağ çıkmış bir bedenin haykırışıdır...
"öyle yıkma kendini,
öyle mahzun, öyle garip...
nerede olursan ol,
içerde, dışarda, derste, sırada,
yürü üstüne - üstüne,
tükür yüzüne celladın,
fırsatçının, fesatçının, hayının...
dayan kitap ile
dayan iş ile.
tırnak ile, diş ile,
umut ile, sevda ile, düş ile
dayan rüsva etme beni."
ahmed arif
anısına saygıyla ....
1951 yılında tkp tevkifatı denilen yani türkiye cumhuriyeti tarihinde yasa dışı olarak faaliyet gösteren türkiye komünist partisi (tkp) üyelerine, sempatizanlarına ve sol görüşlü aydınlara yönelik olarak emniyet ve devlet güçleri tarafından yapılan geniş çaplı, kitlesel tutuklama ve tasfiye operasyonları...
sadece düşüncelerini satırlara dökmekten tutuklanır ahmet arif.
gizli örgüt kurmak ve komünizm propagandası yapmak ile suçlanır
tek suçu şdüşüncelerini mısralara dökmektir..
dönemin işkence merkezi olan sansaryan han’da aylarca çok ağır, insanlık dışı işkencelere maruz kalır. günlerce süren açlık, uykusuzluk ve fiziksel darplar sonucunda şairin bedeni daha fazla dayanamaz ve bir gün işkence odasında bayılır, nabzı neredeyse durma noktasına gelir.
işkenceciler, ahmed arif’in öldüğünü düşünürler ve harbiye’deki askeri kışlanın arkasındaki boş, çöp dökülen bir araziye bırakıp kaçarlar. amaçları, cesedin orada bulunması ve olaya "faili meçhul" süsü verilmesidir.
ancak ahmed arif ölmemiştir. sabaha karşı arazideki soğuk havanın, çiğin veya yağmurun yüzüne vurmasıyla mucizevi bir şekilde gözlerini açar. şair, o anı ve sonrasını daha sonra dostlarına ve röportajlarında şu sarsıcı sözlerle anlatacaktır:
"gözümü açtım ki bir çöplükteyim. her tarafım yara bere içinde, kımıldayamıyorum. soğuk beni kendime getirmiş. öldü diye atmışlar... üzerime konan kargaları, kuşları kovalamaya mecalim yoktu. ama yaşadığımı hissettim. direndim ve oradan sürünerek çıktım."
bu ağır travma ve ölümün kıyısından dönüş, onun hayata ve halkına olan bağlılığını koparmaya yetmez aksine o karanlık hücrelerde ve boş arazilerde yaşadığı acıları, türk şiirinin zirvesi olan hasretinden prangalar eskittim"kitabındaki o ölümsüz dizelere döker.
kendisini ölüme terk edenlerin karşısına hep o mağrur, başı dik duruşuyla çıktı. onun şiirindeki yiğitlik inkâr gelinmez. vurgusu, o'nun hücrelerden ve boş arazilerden sağ çıkmış bir bedenin haykırışıdır...
"öyle yıkma kendini,
öyle mahzun, öyle garip...
nerede olursan ol,
içerde, dışarda, derste, sırada,
yürü üstüne - üstüne,
tükür yüzüne celladın,
fırsatçının, fesatçının, hayının...
dayan kitap ile
dayan iş ile.
tırnak ile, diş ile,
umut ile, sevda ile, düş ile
dayan rüsva etme beni."
ahmed arif
anısına saygıyla ....
devamını gör...
en kötü karar kararsızlıktan iyidir
en kötü karar kararsızlıktan iyi değildir fakat alınabilecek kararların %85'i kararsızlıktan iyidir. dolayısıyla öyle veya böyle bir adım atmak her halükarda yerinde saymaktan faidece üstün olacaktır.
devamını gör...
sibel can
55 yaşındaki sanatçı. mustafa sarıgül'ün oğlu emir sarıgül ile evleneceği konuşulmakta.
kaynak: sozcu.com.tr
kaynak: sozcu.com.tr
devamını gör...
yavuz hırsız ev sahibini bastırır
kendi duygu durumunuzu görmezden gelip, bir başkasını memnun etmek için güler yüzlü davrandığınızda başınıza gelen şeydir.
devamını gör...
saraybosna
ilber hoca burası için balkanların bursa'sı der imiş.
devamını gör...
sözlüğe kayyum atanması
kaysı dır o. mevsimi geldi.
devamını gör...

