zaman tüneli

estetik ve etki.
birçok otoriteye göre djokovic en başarılısı olsa da, federer en büyük ikon kabul edilir. tenisi bir bale gösterisi zarafetinde oynamış, centilmenliğiyle sporun imajını baştan aşağı değiştirmiş ekselansları.
devamını gör...

devamını gör...

geçen gün gittim tiyatro oyununa. bu dönemki ilk ve muhtemelen son oyunumdu. filmini izlememiş kitabını da okumamıştım öncesinde.

ilk perdesi biraz hayal kırıklığı yaratmış olsa da ikinci perde fırtına gibiydi. dönemin siyasi olayları, komünizm- faşizm çatışmaları ekseninde devam eden bir oyun.

şener şen'i ilk defa canlı izledim ve gerçekten efsane bu adam. oradaki kişi kesinlikle şener şen değildi, 40 yıllık bir aşçıydı. o kendine özgü, sinema filmlerinden aşina olduğumuz mimikleri ve konuşmalarıyla tek başına götürüyor oyunu.

oyunun sonunda söylediğim şey şuydu : işte sanat budur. 50 sene önce yazılmış bir eser ve hala güncelliğini koruyor. muhtemeldir ki bi 50 sene daha koruyacaktır. güncelliğini koruması konusu gereği üzücü, sanata tanıklık etmesi açısından enfesti.
devamını gör...

daha ziyade ne zaman yıkılacağı ile ilgileniyorum ben.

zannediyorum, ankaramız’ın güzide yeteneği (bkz: ankaralı yasemin) de, dış politikanın bu bileşeniyle ilgili..

devamını gör...

avellerin muhtemelen 10-15 ayda fark edeceği bazı durumları "şak" diye tespit eden uygulama*
devamını gör...

yunanistan'ın ilk cumhurbaşkanı.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
malazlar ambalajında bize mi laf sokmuşlar yani?? çok kalbim kırıldı.
devamını gör...

1829'da kurulmuştur.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bütün lobicilerine hediyem olsun.
devamını gör...

taa avustralya'da bile gina lennox adlı bir lobicisi olduğunu öğrendiğim israil, abd ve avrupa'nın maşası olan bebek katili terör örgütü. buradan az önce x'te denk geldim. envai çeşit yalan, propaganda ve türk düşmanlığı görebilirsiniz.

siyonistler taa dünyanın ücra bir köşesi olan avustralya'da bile organize halde lobi yaptırıyor demek ki. buna karşılık avustralya'daki türkler'in eli armut toplamıyordur umarım. gelibolu savaşları ve atatürk'ün anzaklar için söylediği ünlü söz nedeniyle o ülkedeki herkesin bize sempati duyduğunu sanmamak gerek. israil, ermenistan, yunanistan dünyanın her yerinde agresif şekilde yalanlarını yaydıkları örgütler kuruyorlar. ingilizler'in 200 yıl önceki mahkumlarının torunları türk milletine karşı hala savaş veriyorlar belli ki. ama bu sefer kendileri gelmiyor, beyaz adamların proxy'si (bkz: pkk) terör örgütünü kullanıyorlar.

başlığı açma sebebim ise farklı. "pkk terör örgütü değildir" diye bir başlık vardı.
sözlükte "pkk terör örgütü" şeklinde doğruyu açıkça belirten bir başlık da bulunsun istedim.
devamını gör...

kasaba kafası ile buluşunca dispotya platosu olan koku. bu kafa da içinde şam şeytanlığı ihtiva eden bir kafa. hani derler ya, ağaca, kadına, çocuğa düşman kafa, işte o kafa bu kafa. köylü kısmı yemişi olmayan ağacın köküne kibrit suyu döker. na/hoş olaylar yaşatacak eşeğin önüne bir karpuz dilimi koymaz. şairin demesine göre, bu kafa öldürülmesi gereken bir kafa. içeriği için köylüleri niçin öldürmeliyiz şiirine bakılmalıdır.

köy iyi güzel hoş da köy meydanı havadar değil. bu kafa büyük imtihan.
devamını gör...

hazır, başıma gelmesine uzuuun yıllar varken dalgamı geçeyim; fellik fellik içeride kadın çalışmayan eczane arayıp arkadaşına viagra alan hayırsever cengaverlerimizin kasadaki “sizin viagra mıydı, biiip” sesinin ardından ışık hızıyla ödeme yaptığını kaç kere gördüm (eczacı değilim, evimin yakınındaki eczanede 3 erkek çalışıyor).

yazık ya.. bir de dalga geçer gibi “temassız var mıydı?” diye soruyorlar adama.. temas olacak allah’ın izniyle.. zaten onun için bu kadar çile..
devamını gör...

götünüzden kutsallık uydurmayın kardeşim. herkes ne kadar da meraklı bir şeyleri kutsallaştırıp onu yüceltmeye. her meslek kendi özelinde kutsaldır veya buradan yola çıkarak hiç bir meslek kutsal değildir. her meslekte işini layığıyla yapan kişiler vardır ancak bu durum ne onları ne de mesleği kutsal falan yapmaz. öğretmenler kutsalınız, doktorlar kutsalınız, avukatlar kutsalınız...sövmek yasaktı değil mi ?
devamını gör...

sanırım bir 20 seneye kadar “ispanya kraliçiyet ailesi”ne dönüşecek olan kurum.

“ispanya konsort kralı” unvanının 25-28 yaş arası bütün bekar avrupa monark ve burjuva erkeklerin rüyalarını süslediğini düşünüyorum zira küçük prenses ne kadar vasata yakınsa veliaht prenses de bir o kadar güzel.
devamını gör...

zannediyorum çok önemli bir antik dönem para koleksiyoneriydi bu..
devamını gör...

avusturya tarihinin en büyük mareşali, savoy hanedanındandır, italyan ve fransız asıllıdır, türk harplerinde en büyük zaferleri kazanması ile meşhurdur, arkasından ise mareşal laudon gelmiştir.

ek: 1697'de zenta'da 2. mustafanın başında olduğu orduyu taktik bir başarıyla yenmiştir.
devamını gör...

1848'de 18 yaşında tahta geçen avusturya imparatoru 1916'ya kadar tahtta kalmıştır.
devamını gör...

bugün birine yazarsın, iki mavi tik düşer. cevap gelmez. oturur ekranı izlersin. acaba yoğun mu, acaba unuttu mu, acaba ben mi saçmaladım? diye beynini kemirirsin.

ahmed arif'in zamanında mavi tik yok.

onun yerine posta kutusu var.

ve inanılmaz bir sabır.

1956'nın bir akşamı.

ankara'nın ayazı öyle bir çökmüş ki, insanın cebindeki son sigarayı bile üşütüyor. kahvede bir masada ahmed arif oturuyor. önünde çay değil, bekleyiş var. cebinde para yok. kafasında memleket. yüreğinde ise tek kişilik bir izdiham: leyla.

şiir yazmıyor aslında. mektup yazıyor. şiir diye okuduklarımızın bir kısmı posta pulu yalarken çıkan şeyler.

mektubu bitiriyor.

sen ister dostum ol ister sevgilim, yeter ki hayatımda ol.

zarfı kapatıyor.

posta kutusuna atıyor.

ve yine bekliyor.

işte tam burada insanın içinden şöyle bir sitem yükseliyor:

yaaaa leyla abla, insan hiç mi biraz kıyamaz?

adam sana mektuplarda sevgili, dost, yoldaş, evlat, hatta neredeyse tanrıça muamelesi yapmış. seni hayatının merkezine koymuş.

sen ise ilişkiyi hep dostluk çizgisinde tutmuşsun.

tabii ki kimse kimseyi sevmek zorunda değil. aşk dilekçe değil ki onaylansın.

ama düşünmeden edemiyor insan.

bir tarafta hasretinden prangalar eskittim seviyesinde bir adam.

öbür tarafta arkadaş kalalım seviyesinde bir kadın.

kozmik dengesizlik resmen.

sonra yıllar geçiyor.

şiirler büyüyor.

efsane büyüyor.

mektuplar sararıyor.

ve insan şunu fark ediyor:

belki de ahmed arif'i ahmed arif yapan şey biraz da leylasıy'dı.

iyi ki var olmuşsun zalım leyla.

kim bilir...

sen olmasaydın, bildiğimiz ahmed arif yine ahmed arif olur muydu?

belki olurdu.

ama eksik olurdu.

biraz daha sessiz,

biraz daha az yaralı,

biraz daha az ahmed arif..........

bu saçma sapan entry'i girecek kadar seviyorum ahmed arif'i

yattığı yer incitmesin.

toprağı bol, hatırası daim olsun.

selam olsun büyük şaire.

selam olsun yarım kalmış sevdalara.

selam olsun ahmed arif'e..
devamını gör...

kocaman bir yanlış anlaşılmaymış, sen beni hayatında hiç istememişsin.
devamını gör...

(bkz: doğuştan fanatik)
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim