zaman tüneli

.
devamını gör...

on yüz bin milyon baloncuk yuttum

üzücü haber:
o gözünüzde canlanan minnacık kız çocuğu var ya...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yaa işte, yaşlandığın yüzüne böyle vurur sevgili yazar.
devamını gör...

çeneden sabıkalı sülale.
devamını gör...

benzer sokaklarda yürümedik ki acılarımızı paylaşalım.
devamını gör...

tabi ki öyle.
aksini düşüneni yurt dışına alalım, acilde 8 saat beklesin de ülkedeki doktorlarımıza kurban olsun.
tüm doktorlarımız canımız ama anestezi uzmanları ve yoğun bakım tarafı başka canımız.
öyle filmlerdeki gibi her önüne gelen doktor defibrilatör kullanmaz ya da cpr yapmaz, bilin bunları.
ölmüşe can veriyor ulan daha ne kadar kutsal olabilir?
tek hataları 1500-2000 yıl falan geç doğmaları, yoksa malum o dönemlerde ölüyü diriltme işine tapıyorlardı*
devamını gör...

cem yılmaz’ın galatasaray stadyumunda orta sahadan topa vurup her iki kaleye de gol attığı reklam geldi aklıma, türk telekom stadyumunun yeni açıldığı zaman yapılan reklamdı.

izlemek isteyenler için
devamını gör...

sırf bir kere abla terörlüğü yapabilmek için abla olmayı çok isterdim.
bende ne yazık ki abi terörizmi mevcut.
hâlâ kendisiyle smackdown savaşları yapıyoruz, hâlâ o kazanıyor.
devamını gör...

" remember us for we too have lived, loved, and laughed... "

" biz de yaşamış, sevmiş ve gülmüştük,
bizi unutmayın...
"

dennis lehane imzalı shutter island adlı eserden uyarlama 2009 abd yapımlı ve 2010 çıkışlı martin scorsese filmi; başrolde ise leonardo dicaprio, mark ruffalo, michelle williams, ben kingsley, emily mortimer gibi oyuncular rol almıştır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
izleyen pek çok kişinin hemfikir olduğu gibi, bazı açılardan karmaşık bir filmdi ve bu tanım da bu karmaşıklıktan nasibini alacaktır.

açıkçası bu filmi tam anlamıyla masaya yatırabilecek tek kişinin de martin scorsese, yani yönetmenin kendisi olduğunu düşünüyorum.

şimdi ise filme bir bakalım;
öncelikle filmle ilgili bütün taşlar benim için hâlâ yerine oturabilmiş değil, zirâ insanın algılarıyla oynayan bir film olduğu açıkça görülüyor.

olaylar 1954 yılında geçmekte iken, edward "teddy" daniels ve yeni ortağı chuck, shutter island'da yer alan ashecliffe hastanesi'nde kaybolan bir kadını bulmak üzere yola çıkarlar.

bu hastanede 3 blok vardır, a blok, burada erkek hastalar kalmaktadır, b blok, kadın hastalar buradadır, c blok, burada ise en tehlikeli hastalar yer almaktadır.

teddy okyanusun ortasında iken sudan rahatsız olmaya ve etkilenmeye başlar, su onun en korkunç travmasını sembolize eder.

iki federal, çocuklarını boğarak öldüren rachel adlı kadının izini sürmeye başlar, bu ıssız adaya ve akıl hastanesine varırlar, kadını bulabilecekler midir?

teddy ortağına hayatından bazı şeyleri anlatır, anlattığına göre karısı bir yangında yanarak değil de dumandan boğularak ölmüştür, dediğine göre hiç kızı yoktur...

teddy rüyalar görür, onun rüyaları oldukça kafa karıştırıcı ve etkileyici bir biçimde karşımıza çıkar, onun bilinçaltının derinliklerine inmemizi sağlayan en önemli şey rüyalarıdır.

filmimizin en önemli noktası bence insanın travmalarıyla yüzleşebilmesi gerektiği gerçeğidir, en büyük acıdan sonra insan inkâr evresine geçebiliyordu, tıpkı teddy karakterinde olduğu gibi...

teddy kendi zihni ve bilinçaltı tarafından kandırılıyor mudur yoksa gerçeklerin farkına mı varıyor, filme yönelik can alıcı sorulardan biri olabilir.

şimdi ise filmi psikolojik bağlamda inceleme vakti;

filmin en can alıcı noktası benim için şuydu,

insan bir travma yaşadığında zihni zamanla onu yanıltabiliyor, anılarını net hatırlayamıyor veya anıları hatırlamak istediği gibi hatırlayabiliyordu, gerçeğe inanmak zor olduğunda kendine yeni bir gerçek inşâ edebiliyordu, tıpkı teddy, edward, andrew gibi...

karısı dolores gerçekten hatırladığı gibi miydi, yangında mı ölmüştü yoksa bambaşka bir ölüm şekliyle mi hayata veda etmişti, teddy kendine dürüst olmayı öğrenebilecek midir?

teddy'nin bir seçim yapması gerektiği gerçeği ile filmimizin sonlarına doğru yaklaşırız.

film üzerine kişisel fikirlerime geçmem gerekirse;

travma, gerçeklik, yüzleşme, anı ve hayal gibi kavramlar üzerine düşündüren, konusu son derece etkileyici, keza oyunculukların da etkili ve güçlü olduğu, bazı açılardan büyüleyici ve düşündürücü bir filmdi.

martin scorsese insan ruhunun derinliklerine ustaca inerken insanı etkiliyor, düşündürüyor ve biraz da sarsıyor.

leonardo dicaprio her filminde olduğu gibi bu filmde de iyi ve etkileyici bir oyunculuk sergiliyor, karakterin ruhuna bürünüyor ve iz bırakıyor.

filmin atmosferi ve akıl hastanesindeki herkesin oyunculuğu kesinlikle iyi ve etkileyiciydi.

filmin benim için en öğretici yanını bir cümlede aktarmam gerekirse;

insan travma yaşadıktan veya çok büyük bir acıdan sonra bambaşka biri olabiliyordu.


teddy'nin karısı aslında yangında ölmemişti, çocuklarını gölde boğduğu için kocası teddy onu silahıyla vurarak öldürmüş ve akıl hastanesine yatırılmıştı, oradaki hiçbir hastaya yanıcı madde verilmez ve film boyunca teddy'nin sigaralarını hep başkalarının yakması bile en büyük ipuçlarından biriydi...

teddy'nin rüyasında karısına sarıldığı ve karısının ansızın küle döndüğü sahne bence filmin en etkileyici sahnelerindendi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

faho ağanın biz arada hırpalayıp iki stress atalım diye para verip tuttuğu bir nevi npcler. hizmet gibi hizmet.
devamını gör...

ablalık ve öğretmenliği harmanlayıp kardeşlerimi darlıyorum. ama iyilikleri için.

keşke benim de ablam ya da abim olsaydı.
devamını gör...

osmanoğulları ile girdikleri roma veraseti savaşı her iki hanedanı da tüketmiş ve aradan sıyrılan fransızlar ve ingilizlerin önü açılmıştır.
devamını gör...

annenin bulunmadığı zamanlarda vekalet eden denetleme mekanizmasıdır. aile içinde ilk sivil otorite deneyimidir.
devamını gör...

sen de farkındasın artık eskisi gibi dostum, dayanağım değilsin. buna ben değil, beni başkasına tercih ettiğin için sen yaptın. ki bana tercih ettiğin insan zamanında beni ne kadar üzdü en iyi sen biliyordun. sen çünkü benim gençliğim ve aslında hayatımın çoğunda var olan biriydin. hâlâ varsın ama ha var ha yoksun. ne acı.
devamını gör...

kayyum atayan, tepkilerden sonra tırsınca 'vallah benim alakam yok' diye kaçmaya çalışacaksa atanmasın.
devamını gör...

mükemmel insan olmak isteyen var mı ki aramızda?
devamını gör...

allah’ın bize gönderdiği ruh doyurma yöntemini hiçe sayan(islam ve kuran). batılı insanların yaptığı ruh doyurma yöntemdir ki bu yüzden çoğu zaman işe yaramaz. ve %51-60 oranında islamla çelişir. benzer başka mesele sözkonusu olunca mesela araştırmaya göre su orucunun islam orucu kadar yararlı olmadığı tam tersi zararlı olduğu söylenmiştir ama oruç tutan müslümanlar üzerinde yapılan deneylere göre su orucu tutanlara kıyasla daha sağlıklı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bourbon hanedanına mensupturlar.
devamını gör...

anlaşılması insanın büyüme alametidir. sözlükçülük ergen işidir, yaşça yahut beyin olarak. şimdi ben ama 56 yaşındayım demeyin. ergensin.
devamını gör...

klavyeyi ideolojik kürek misali kullanan internet canlıları.
devamını gör...

bazı komşular, gece 00.00 sonrası bütün mahalleyi bu gıda ile zorla beslemeye girişirler.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim