zaman tüneli

inanılmaz zeki bir herifti. gerçek hayatta, ekrandaki personasıyla da alakası yoktu.

dünyadaki medyayı çok iyi takip etmeyen, kafası çalışmayan insan o sunum formatını keşfedip türkiye'ye uyarlayamaz. "ne formatı ya aptal sorular" vs diyenler de adamın hedef kitlesi zaten.

ama işte konuya gelirsek, eş seçiminin önemini anlatan bir ibreti vardır. hayatını bitiren bir kadınla çocuk yapıp, çocukları bana karşı kışkırttı, elimden aldı, kaçırdı derken beyin kanaması geçirmiş, o sırada mahkemesi, avukatı derken yılları zehir olmuş. muhtemelen o yıpranmanın etkisiyle erken göçmüş.
devamını gör...

yeri geldiğinde bir hayat kurtaran işaretlerdir. önemsiz falan da değildirler. örneğin:
o, kedi eti yedi. (gitti güzelim kedi)
o kedi, eti yedi... (gitti güzelim bonfile)gibi ...
devamını gör...

her gün ve en yeniden kendini seçmek..
ya da seçememek..
hepsi normal..
.........
bir şeyler olmak ya da yapmak zorunda değiliz.
bazen sadece dinlenir ya da karanlığımızla kucaklaşırız..
bazen kucaklaşamaz savaşırız..
bu da normal..
....
performansa dayalı, hep üreten ve kazanan (neye göre kime göre) olmak zorunda değiliz. bazen sadece bekleriz. dışarıda hiçbir şey olmuyorken içeride dağlar devriliyor, okyanuslar taşıyor, alevler tüm bir semti içine alıyordur kim bilir?
....
taşan okyanus alevleri söndürüyor, hiç fark edilmeden tane tane inşa edilmiş gemi seni alıyor dağların dağılan heybetinde hemhal olmuş bir ovaya rota oluşturuyor, sana çok daha uygun bir yaşam alanı kurulmuş ve bu zaman zaman dingin zaman zaman dalgalı ruh haliyle oraya taşınıyorsundur kim bilir?
.....
hikayenin tamamını bazen olduğun yerden göremezsin. sebepleri ve sonuçları ayırt edemez. hatta bazen bir sebebe haddinden fazla takıldığını hisseder, bu konuyla ilgili sen kendine yüklenirken dışarıda bir şeylerin geciktiğini sanarken içerideki dünyada bir şeylerin güzelleştiğini ve sana en uygun frekansa getirildiğini seçemezsin.. lakin bu da normal..
.......
hayır iyimser değilim.
sadece okyanusumla, alevlerimle, dağımın esrarengiz halleriyle çoktan tanıştım. gemim bana görünür oldu. davete icabet ettirildim. içimi dışıma çıkaran o yolculuğa katıldım. sisler gözümü kör gemideki diğerlerinin feryatları kulaklarımı sağır etti. gemiden atlatılıp dalgalarla defalarca boğuşturuldum. esrarengiz bir ışık hüzmesi tekrar ve tekrar bana elini uzatıp gemiye dahil olmamda bana yardım etti. kuduruktum yine durmadım. geminin kaptanlığına soyundum. çeşit çeşit varlıkların olduğu gemiyi bir buzul dağında paramparça ettim. bir çoğu yiyip gitti. dağıldım en yeniden kayboldum. ve evet bu da normaldi.
....
bir ses duyar gibi oldum sessizliğin içinden. yüzyıllardır boğuştuğumu sandığım okyanus duruldu. sisler tatlı bir esintiyle görünenin çok ötesine dağıldı. içimde ayaklarına bak sesi duyuldu. ayaklarım yere basıyordu. suyun tatlı telaşı beni kıyıya öteledi. dağılan sisin manzarasında evim belirdi.
......
tüm bu hikayedeki renklerin, gelenlerin ve gidenlerin, beni boğanların ve kurtaranların, seslerin ve sessizliğin, bekleyişlerin, belirsizliğin, savaştıklarımın ve seviştiklerimin ben olduğu bildirildi. hem ben hem değil. hem var hem yok. hem bir hem bütün. yaratımın farklı kıvılcımlarının aynı alevi oluşturduğu anlatıldı. farklı damlaların aynı okyanusu.. farklı zerrelerin aynı dağı.. o geminin o okyanusla hiç boğuşmadığı, o alevlerin söndürülmeye hiç ihtiyaç duyulmadığı, o dağların hiç yıkılmadığı.. bir yaprağın bile kıpırdamadığı.. tüm alemin rüyasını zaten evimin içinde gördüğüm sadece unuttuğum bildirildi..
sevgi ve farkındalıkla..
devamını gör...

oğlum kucağımda uyuduğu ve bırakırsam uyanacağı için overthink saatim başladı.
devamını gör...

çarşamba çarşafa dolanır. kemal sunalcılar bunu iyi bilir.
devamını gör...

türkiye için bir "değer" diyemem ama yanlış bilmiyorsam bu anchormanlik mevzusunu türkiye'ye getiren ilk adamdı. ondan sonra haber spikeri ve ya anchorman diye bir ayırıma gidildi türkiye'de.

yıllarca dillere pelesenk olmuş hapisten kaçan mahkuma canlı yayında sorduğu" tüneli kaçmak için mi kazdınız" sorusu ile epey gibi süre başta okan bayülgen olmak üzere stand-upçılara ve tüm halka espri malzemesi bir konu vermiştir. hatırlıyorum ben de o zamanlar ortamlarda sessiz bir hava varsa durur durur "tüneli kaçmak için mi kazdınız" derdim ortam bi anda mihahuahuhaha olurdu.

seveni sevmeyeni vardır illaki ama o karizma olduğu yıllarda yolda görsen etrafını sarıp imza almaya çalışan yüzlerce insan görürdün. bu da bir gerçek.

lakin allah kimseyi bu durumlara düşürmesin. son görüntülerinden birinde gerçekten içim cız etmişti. kendi çocuğu dahil herkesin kendisini terk ettiğini ve malını mülkünü tüm yakınlarının paramparça ettiğini söylüyordu. ve son olarak bundan sonra "allah'la beraberim ben" dediğini hatırlıyorum hani bir söz vardır ya "allah sonunu hayr etsin". inşaallah sonu hayır olmuştur. allah rahmet eylesin.
devamını gör...

kalktın mı
devamını gör...

çarşamba gizli cumartesidir. bunu ankaralılar anlar.
devamını gör...

90'lı yılların sonunda ve 2000'li yılların başında, bu adamın yaptığı yalan ve saçma haberler yüzünden birçok gencin canı yandı. saçını uzatmak, küpe takmak ve hatta siyah tişört giymek bile satanist ilan edilip ülkücülerin veya polislerin tacizine uğramak için yeterliydi.
ölmüş mü kalmış mı bilmiyorum ama eğer ölmüşse, yaktığı canların hesabını vermeden yok olup gitmiş demektir.
devamını gör...

hergün allah'ın günüdür. hiç bir günün kutsallığı yoktur. o yüzden hayırlı çarşambalar.
devamını gör...

bel altı magazinin sembolü.
devamını gör...

anchorman'liği cıvıtan isimlerden
devamını gör...

karısı ve çevresine çok çektirmiş alkolikliği yüzünden. sümük gibi bir portre çizerek toprağa düştü. sonuç: toprak herkesi eşitler.
devamını gör...

uyduruk, kurgu haberler yapardı. haberleri reyting malzemesi yapmıştı. yine de allah rahmet eylesin.
devamını gör...

memesiz kadınlar cepsiz pantalona benzer. ellerini nereye koyacağını bilemezsin.
devamını gör...

bir nesil icinde cokca bulunacak tipleme.

modernlik kisvesi altinda avam'a satilanlar ne kadar da cazip. ebedi esaretleri hayirli olsun.
devamını gör...

bu adamı eskiden beridir hep pavarottiye benzetmişimdir. iyidir kötüdür orasını bilemem ancak bir dönemin haberlerine öyle ya da böyle damgasını vurmuştur.

yaşıyorsa da öldüyse de yolu açık olsun.
devamını gör...

ukrayna'ya gidin ve orada en az 2 sene kalın siz de kendi gözlerinizle göreceksiniz ki bu merak tam tersi bir meraktır. özellikle ukraynalı kadınlarda son derece yoğun bir merak içeren türk erkeği hayranlığı vardır. siz buraya fuhuş için gelen ve ya çeşitli şebekeler vasıtasıyla kandırılarak getirilmiş kadınlara ağzının suyu akarak bakan abaza türk erkeği kıstaslarını ölçü almayın. onlar başka bir konunun figüranları.

misal ukrayna'da herhangi bir binaya girin kapıları çalın en az bir tane türkle evli ukraynalı kadın bulursunuz. tabi bunun sosyolojik, fizyolojik, psikolojik vesaire binlerce sebebi olabilir . pek araştırmadım , çok derinlemesine bir araştırma yapıldığını da sanmıyorum. fakat gördüğüm ilk gerçek şu ki ukraynalı bir kadın ukraynalı bir erkeği tercih etmek istemiyor.

dediğim gibi bunun çeşitli sebepleri olabilir ama bana göre ilk sebep slav ırkının kadına karşı şiddette dünya birincisi olduğu gerçeğidir. gerçi biz de zaman zaman türklerdeki kadına şiddet olayının ulaştığı dozajı görüp kendimizden tiksiniyoruz ama siz gibin bi de ruslardaki kadına şiddet olayını görün. bizimkiler onların yanında hacı kalır. bunlarınki şiddet falan değil bildiğin katliam.

ikincisi bu ırkın erkekleri öyle "içmedeyiz sözlük" başlığındaki gibi içen modeller değil. sabah kalkar kalkmaz içmeye başlayıp , gece yıkılana geberene kadar içerler. içmedeyiz sözlük başlığında içenlerin içtiğini kulağına damla diye damlatıyor adamlar. misal "6 tane içtim ben " demişse adam bil ki o 6 kadeh değil 6 şişedir. zaten bi de votkayı kendileri yapar ve alkol oranı da çok yüksektir. ben kendi kendime " yaw bu ibneler bu kadar içiyorlar da nasıl ölmüyorlar lan" diye düşünürdüm hep ama sonradan öğrendim ki rus ırkı erkeğinin yaşam ortalaması 51 imiş. yani benim ölmüyor zannettiğim adamlar aslında erkenden ölüyormuş.

e peki rus kadınları da içmiyor mu karşim? hayır morukcum öyle sanıldığı gibi değil. rus kadınları içmez. hiç içmez değil tabi de anca doğum günü ve ya bir şeyin kutlaması için parti yapılırsa falan içerler. onlarda parti kültürü var evet. misal bir işyerinde çalışıyorsun çalıştığın yer bir ihale aldı "ooww hadi gelin bunu kutlayalım " deyip parti yaparlar ama yine de kadınlar öyle en fazla bir iki kadeh içip çeker giderler.

neyse mesele adamların kültür şeysi değil gelelim gerçeklere. gece gündüz içen , karısını, sevgilisini gece gündüz eşşek sudan gelinceye kadar tekme tokat döven birini hangi kadın ister? gece gündüz içen içmekten her yeri uyuşmuş birinin cinsel hayatı ne kadar etkin olabilir? etkinliği bırak cinselliğin temel dinamikleri için gerekli bir takım dik duruşlar nasıl sergilenebilir? gecenin en tutkulu vaktinde bok çuvalı gibi yere serilen bir adamı hangi kadın naapsın?

işte tüm bu gerçekler göz önüne alındığında karşısında dimdik, onurlu şahsiyetli gururlu bir türk erkeği görünce ruslara çok cazip geliyor bu erkekler. e biraz da bunlara sevgi gösterip canım cicim aşkım bi tanem ciğerimin köşesi deyip ruhunu da okşarsan karşında sana tapar derecede tutkun bir rus kadını bulursun. resmen senin hizmetkarın olur kadın. seni öpe koklaya işe uğrular , akşam da eve gelince bir bakmışsın masayı güllerle çiçeklerle donatmış özlemle seni bekliyor. akşama eve gelmeni sabırsızlıkla bekleyen bir cennet hurisi bulursun.
devamını gör...

zordur, boşuna uğraşmayın.
devamını gör...

satanist haberleri yapa yapa gariban metalcileri hedef haline getirmişti. halbuki türkiye'de en az millete zararı dokunan tipler olmalarına rağmen. millet de ciddiye alıyordu bu haberleri, metalci olmadığı halde siyah giyinenler bile hedef olmuştu.

bir de van gölü canavarı olayı vardı ki, tam evlere şenlik.

gazeteci ya da anchorman dediğiniz şeyin aslında ne kadar boş olduğunun göstergesi.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim