zaman tüneli

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bülent ortaçgil - benimle oynar mısın? şarkısı eşliğinde yazılmıştır..

hikayeni bilmiyorum, hikayemi bilmiyorsun..
yine de oynar mısın benimle?
.....
banu biraz dili döndüğü şekliyle anlatsın..

bir satürn döngüsüyle beraber olaylar iyice içinden çıkılmayacak bir hale doğru ilerliyordu. baştan beri kendini yaşamın bir çok alanında ortaya koyan jüpiter desteği, neşesi ve kıvraklığı artık satürn'ün sınırlarına çarpıyor, plütonun ağır ve ezici dünyasına onu itikliyordu..

buralarda bir yerlerde banu kayboldu..

zaman zaman yıktı zaman zaman yıkıldı, zaman zaman ağladı zaman zaman ağlattı, yalnız kaldı, yalnız bıraktı, yalnız kalmamak için çok fazla kendinden ödün verdi, çok fazla alan ihlali yaptı..

ay, yükselen, kad balıktı..

sistemli ve saman altından su yürüttü (sandı)..

mars akrepti ve neyse ki plütosu da akrepti. onu kalbinden uzaklaştıran, hırsları, egosu, ve şartlanmışlıklarıyla hareket ettiren o marsının blokajlarına, plütosu defalarca ve defalarca çelme taktı.

hop..

en yeniden yıkıldı.

ve en yeniden ayağa kalktı...

bazen kalkamadı..
bazen yerlerde uzun uzun debelendi..
karanlıkla, karanlığıyla cebelleşti..

derken ara ara hanesine çiçekler kondu, ışıltılar, ışık hüzmeleri evine misafir oldu..

aydınlıkla karanlığın içiçe geçmiş olduğu ve hepsinin çok normal olduğu hatırlatıldı..

arada unuttu..

sonra yine hatırlatıldı.

sonra bir daha unutturuldu.

her karanlığa gark edildiğinde her unutturulduğunda daha büyük bir aydınlık ve hatırlayışla yeniden en yeniden ona yolu ışıklandırıldı..

her şeyin kendinden kendine karşılık bulduğu..

banuyu ona dışarıda sandığı banularla içeriden anlatıldığı fark ettirildi..

kendini kendine kendiyle anlatıldığı bir hikayenin içinde olduğu..

ve eklendi.. 'karar kararabildiğin kadar çünkü kararmanın son noktası aydınlığa açılmanın başlangıcıdır' #sühreverdi

banu hep karartıldı..

banu hep aydınlatıldı..

bir tohumun toprak aktında beklemesi ve ilk kıvılcım gibi..

ve evet...

banu oynamaya hep devam ettirildi.

oyun arkadaşları ve araçları şeklen değişse de, oyunu kuran banu'yu yarı yolda hiç bırakmadı.

ona oyunu yeniden ve yeniden hatırlattı.

farklı sanılanın birliğiyle hikâyesi ona anlatıldı.

ve anlatılmaya devam ettiriliyor..

yani bir gün ipin ucu karardığında ne yapacaksın?

oynayacaksın...

şimdi en yeniden,
sevgi ve farkındalıkla;

"benimle oynar mısın?"
devamını gör...

hayat bize bir dert veriyor o derdin içinden çıkamazsak bu neden başıma geldi diye durup durup ağlarsak bence hayat gerçekten bizi yanlış anlıyor ve sana verdiğim derdi beğenmedim o zaman ben sana yenisini veriyorum diyerek daha beterini başımıza musallat edip eski derdimizin aslında bir dert olmadığını bize öğretiyor.
devamını gör...

raslantısal bir maçtı. kazanan olsaydı, bilinen ülkelerden biri zaten bunların içinden geçerdi...

ıkisi de bisürü yanlış yaptılar.

mantıksal hata var. ama olsun...
devamını gör...

esenler otogarı'ndan önceki eski istanbul otogarı.
devamını gör...

kötü maçtı...bu takımlar, bilinen iyi takımlara karşı hiçbi varlık gösteremezler.
devamını gör...

istanbul'a dair ilk hatırladığım mekanlardan biridir. aslında ilki.
1992 yılının soğuk ve karlı bir akşamüstü etrafındaki gecekondulardan tüten soba dumanlarının yarattığı hava kirliliği, yerlerin çamur deryasında oluşu, etrafındaki surlar, mahşeri kalabalık ve rengaren firma tabelaları hafızama mıh gibi çakılmış anlar...
devamını gör...

isa mesih'in ahlaki öğretilerini kabul edip, kilisenin dogmalarını reddeden öğreti. gayet seküler bir topluluk olabilecekleri yönünde bir intiba oluştu bende. haklarında yazılanları biraz okuyunca.
bu öğretiye mensup olanlara jesuist denir.
devamını gör...

kevser, içeni sarhoş ya da ayyaş etmez. dolayısıyla teolojik olarak mümkün değildir.
devamını gör...

ya şarap değil de jager ve bombay isteyemiyor muyuz?
şarap şart mı yani?
şarap şartsa yıllanmış merlot rica edeceğim...
devamını gör...

bir şehirlerarası otobüs yolculuğunun sonunda istanbul otogarına vardığınıza işarettir.

not: anadolu yakasında oturduğum için trakya tarafı hariç dudullu otogarı'nı kullanıyorum.
devamını gör...

yoldaş ağam bu sözlüğün esansı eskik. itibarına gölge düşüyi.
devamını gör...

"bazen diyorum ki ne olacak, söyle gitsin. sonra diyorum ki, söyleyince ne olacak, sus bitsin!"

öyle bir gece.
devamını gör...

(bkz: keko ile kezo)
devamını gör...

oyunu hızlandırmak için taca 5 saniye kuralı getirip 3 dakika su molası koyan mantığınızı s2leyim
devamını gör...

ülkenin büyük çoğunluğu keko zaten. kızların çoğu da kezoviç. bir şekilde üreyip soyu devam ettirmek lazım. o yüzden mecburiyetler devreye giriyor.
devamını gör...

barney stinson bu konuyu harika şekilde irdelemişti. (bkz: daddy issues) dediğimiz olay.
aslında bir yandan babasının yansımasını arıyor.
babası da keko demek ki, işte aynı öküzlüğü, aynı bakımsızlığı, aynı leş ter kokusunu arıyor*
devamını gör...

#4003004
yaşadıklarını anlatmakta kelimeler kifayetsiz kalmış belli ki. düşüncenin duygusu diye tabir edilen kavram bazında değerlendirirsek , kendi hissettiklerini , yaşadıklarının duygusunu, rengini , kokusunu en iyi kendisi bilir. tatmayan bilmez gibi bir durum.

ama umarım bunun hayata bir yansıması olmuştur. mesela bosna'ki imkanları kısıtlı çocuklara futbolcu olsun olmasın elinden gelen her şeyi hem maddi hem manevi anlamda yapıyordur. yani "bosnalısınız dünya ayaklarınızın altında" şeklinde bir gazlama ile bitmemiştir her şey.
devamını gör...

çağının ve sektörünün üst düzey saygıyı hak eden isimlerinden.

sporcunun zekisi, çeviği, ahlaklısı, çalışkanı ve karizmatiği.
devamını gör...

ingilizceye de gerek yok. nasıl olsa çeviri var, chatgpt var. hatta konuşuyor bile.
bu da aynı hesap. matematik soruları sadece 4 işlem yapabilme becerini ölçmüyor. hayata karşı ne kadar analitik düşünebildiğini, kriz anında heyecanını ne kadar kontrol altına alabildiğini ölçüyor. kriz yönetimi olmayan insan trafikte döner bıçağını ona buna savurur la.
asıl gereksiz olanlar coğrafya, tarih dersleri. mengüceklilerin haremini, nereden altın çıktığını bilmek ya defineci olacaksan ya da kim bir milyon ister yarışmasına katılacaksan işine yarar.
devamını gör...

beni de alın aranıza normaldaşlar. birkaç kez ziyaret ettim, sayısız kez transit geçtim ankara'yı. şimdilerdeyse ankara'ya yaklaşma hissiyle çalışıyorum. yolun sonu başarı olsun.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim