zaman tüneli

we all middle class men are victims of (bkz: türbanlı fatigue)
devamını gör...

kişiye göre değişebilir, malum kişiye armut derseniz başınız biraz ağrıyabilir.
devamını gör...

kitaplarımın sayfalarında böyle uçlarının katlanmış olması beni aşırı rahatsız eder. bu sebeple kolay kolay kimseyle paylaşma arzusuna giremiyorum maalesef. bunu bilmesine rağmen insanlar yapabiliyorlar. kitapların üzerinde eğer mesleki kitaplar değilse karalama yapılmasından, altının çizilmesinden de hiç hoşlanmam. okuduğum kitapların ilk sayfasına kitabı aldığım tarihi ve şehri son sayfasına da bitirdikten sonra minik bir hissiyat notu bırakırım yine tarihle. tekrar okumaya başladığımda da bu rutini tekrarlarım. insan aynı kitabı aynı hislerle 2. kere okuyamıyor hiçbir zaman.
devamını gör...

dm üzerinden yazmıştım aslında ama sevgili yazarın mesaj alımı kapalıymış. bari buraya yazayım da belki kullanmak isteyen olur^^

ciltteki hassasiyetler gerçekten son zamanlarda klasik market pedlerinde çok arttı çevremdeki insanlar da şikayetçi bu durumdan.

ben bir süredir natracare ya da enroush tercih ediyorum. evet market ürünlerine göre fiyatları yüksek ama henüz bir problem yaşamadım ki özellikle natracare’in kullanıcı yorumları da oldukça fazla ve yüksek oranda olumlu ben de bu şekilde tercih etmiştim ilk başta, memnunum şu an için.

bir de naçizane, menstrüel döngü/adet döngüsü kadınlar için ortalama 21-35 gün aralığındadır, literatür ortalama bir döngüyü 28 günü ideal kabul eder^^
devamını gör...

istisnasız her sabah rutinimdir kendisi. gün doğumunu türk kahvesiyle izlerim( abartı değil, gerçekten çok erken uyanıyorum), işe gittiğimde de sütlü filtre kahve içerim. bu rutin hiç değişmez. kahvenin yerine koyabileceğim herhangi bir içecek gerçekten yok.

vücut alışık olduğu rutini devam ettirmeyi seviyor. bu yüzden içmediğiniz de, iradeniz can sıkıcı biçimde vızıldamaya başlıyor.
kahve bir bağımlılık değil ama bir alışkanlık meselesidir.
devamını gör...

benim için günün başlangıcı demek kendisi. sabahları özellikle çifte kavrulmuş bir türk kahvesini tercih ediyorum.
gün içerisinde de kendisini sıkca tüketsem bile sabah americano ile falan kendime gelemem *

günü planlamak için ideal bi başlangıç ve eşlikçidir kendisi.

sen seversin sevmezsin bilmem ama ben kahve insanıyım *
devamını gör...

maalesef bunu savunamam çünkü estetik müdahaleler geçmişte de hatta m.ö. bile vardı. dolayısıyla, birçok kadın da zaten estetik işlemler vardı. bunu dönemlere damga vuran kadın sanatçılardan çok net şekilde görebiliyorsunuz.

türkiye bazlı konuşacak olursak, emel sayından, filiz akından, ajda pekkan'dan, türkan şoray'dan tutun.. birçok kadına kadar ne estetik müdahaleler var.. bu kadınların içinde oldukları yıl aralığını düşününce, 60'lar- 70'lerin gayet estetik operasyona açık olduğunu görüyorsunuz.

insan içine doğduğu bedeni kabul edebilmeli. çok maksimum sıkıntılar için tabi çözüm yolu aranmalı ama keyfi olarak estetik operasyonlara karşıyım. hiçbir şey, doğalı gibi olmuyor da, durmuyor da.

merak edenler için, kısaca estetik ameliyat kronolojisini vereyim:

m.ö. 600 (antik dönem): hintli hekim sushruta, "sushruta samhita" eserinde ilk burun ve kulak onarım tekniklerini yazılı hale getirdi.

16. yüzyıl (rönesans): italyan cerrah gaspare tagliacozzi, koldan alınan doku ile burun düzeltme yöntemlerini geliştirerek modern plastik cerrahiye öncülük etti.

1845 (modern dönem): tıbbi anlamda tamamen "görüntü düzeltme" amaçlı ilk modern burun küçültme ameliyatı almanya'da gerçekleştirildi.

1914 - 1918 (ı. dünya savaşı): savaşta yüzü parçalanan askerleri tedavi etmek amacıyla sir harold gillies modern doku nakli tekniklerini buldu. bu dönem estetik cerrahiyi resmi bir tıp branşı haline getirdi.

türkiye'deki ilk estetik ameliyat - 1931 yılı: türkiye'de ilk estetik ve plastik cerrahi operasyonu, ülkemizde bu alanın kurucusu kabul edilen prof. dr. halit ziya konuralp tarafından gerçekleştirilmiştir. zaten yeşilçam'daki kadın oyunculara bakarsanız çoğunda burun estetiğini görürsünüz.
devamını gör...

çok fazla var. aslında halk müziği çok değerli bir sanattır. çok anlamlı ve çok dürüst biçimde duygu aktarımı sağlar. mesela:

mihriban (abdurrahim karakoç): "sarı saçlarını deli gönlüme / bağlamışım çözülmüyor mihriban" dizeleriyle karşılıksız ve derin bir sevgiyi anlatan en meşhur eserlerden biridir.

beni hor görme gardaşım (aşık veysel şatıroğlu): "sen de adem'sin, ben de adem'im / aynı topraktan geldik, bedenim" sözleriyle derin bir insan sevgisini ve eşitliği vurgular.

cahildim dünyanın rengine kandım (neşet ertaş): "cahildim dünyanın rengine kandım / hayale aldandım, boşuna yandım" dizeleriyle, büyük usta neşet ertaş'ın pişmanlık ve olgunlaşma temasını işlediği en dokunaklı eserlerindendir.

neredesin sen (neşet ertaş): "şu garip halimden bilen işveli nazlım / göynüm hep seni arıyor, neredesin sen?" dizeleriyle saf bir aşkı ve hasreti dile getirir.

daha neler var neler.. insan dinledikçe ürperiyor.
devamını gör...

aslında bu başlık hem erkek yazarlarımızı hem de kadın yazarlarımızı doğrudan etkiliyor.

erkekler için önemli bir başlık olduğunu düşünüyorum çünkü ortaya çıkan komplikasyonlardan haberdar olmaları, kız arkadaşlarına bu süreçte kolay destek olmalarını hatta ileri boyutlarda, tıbbi destek almaları açısından motive edici olmalarını sağlayacaktır.

kadınlar için ise, bu durumdan haberdar olmak, vücutlarında ortaya çıkan abuk problemlerin nedenlerini kolay anlamalarını ve kavramalarını sağlayacaktır diye düşünüyorum.



gelelim konumuza:

her kadın doğal bir sirkülasyon sebebiyle regl oluyor. bu süreç 22 gün ile 28 gün arasında bir değişkenliğe sahip fakat her ay istikrarlı biçimde 3 -7 gün arayla varlığını devam ettiriyor. regl tamamen vücudun karar verdiği bir sistemsel döngü. bu yüzden her kadının regl takvimi kendisine özel. ayrıca, hormonların düzeyi- durumu regl biçimini, süresini, yoğunluğunu hatta çekilen ağrıya kadar her şeyi etkileyebiliyor. bu kadar yoğun bir dönemde, mecburen koruyucu kullanmak zorunda kalıyoruz. bu koruyucuya "ped" deniyor.

ped, regl süresi boyunca, ciltle en fazla temas eden olgu. bundan kaçamıyoruz ve bu kaçınılmaz bir durum. dolayısıyla, bu ürünlerdeki en basit değişiklik dahi, anında dermatolojik problemler doğurabiliyor.

son zamanlarda sadece gıdaların değil, maalesef pedlerin de içerikleriyle oynadılar. pedler inanılmaz dermatolojik problemler yaratmaya başladılar. ciltte can yakacak seviyede tahrişler (hatta bazı durumlarda bu tahrişler yaralara dönüşebiliyor), garip nereden geldiği belli olmayan yoğun seviyede kaşıntılar ve daha niceleri... hijyenik olması adına kullandığımız "zımbırtı" dermatolojik problemler yaratıyor..

bu noktada başlığı açmamın sebebi: pedler sayesinde yaşanan sıkıntıların gerçekten abartı olmadığını ve sorunların basitçe çözülebilecek düzeyde artık olmadığını ifade etmektir.

birçok ped markasını denedim. çoğu eskisi gibi kaliteli ürünler çıkartmıyor. pedlerin ham maddesi ne bilmiyorum fakat ciltle uzun süreli temasta kaldıklarında, anormal reaksiyonlara sebep oluyorlar. genital bölgenin hassas olması( cilt yapısı açısından), bu dermatolojik problemlerin oluşum oranını arttırıyor.

son zamanlarda organik ve vegan başlığı altında sayısız yeni ped markaları türedi hatta yıkanabilir pedler dahi çıktı. sanırım sektör artık pedlerin sağlıklı biçimde üretilmediğini üstü kapalı onaylıyor. alternatif markaların çıkması ve sloganlarının "doğallıktan- antibakteriyel olmaktan" temelleniyor olmasının başka bir açıklamasını bulamıyorum.

arkadaşlar artık elimize/ yüzümüze( burası erkekler için de geçerli. traş köpükleriniz, jiletleriniz, cilt kolonyalarınız, deodorantlarınız derken.. ) hatta reglimiz için iç çamaşırımıza takacağımız ped'e kadar dikkatli olmamız gerekiyor. bu ülkede insan sağlığına faydalı hiçbir şey kalmadı.

not: hijyen için satılan ürünlerin hijyenik olmamasını ne yapacağız? hijyen için satılan bir ürün nasıl alerjik problemler veya cilt problemleri doğurabilir ki?

türkiye'ye hoş geldiniz.
devamını gör...

sabaha kadar mototo
devamını gör...

içeriğim
yüzde 75 hedonist
yüzde 3 sek erkek özü
devamını gör...

youtube algoritmam korku filmi reklamlarını izletmek için gecenin bu saatini beklediğinden uyumak zorunda kaldım şuan. iyi geceler.
devamını gör...

eski kadınlar daha güzel değil, sadece nostalji özleminiz var
devamını gör...

sözlüysekte uzakların yoluna
öleceğiz doğduğumuz toprakta
memleket, sevdana yürek gerek

(bkz: bozdoğan türküsü)
devamını gör...

terörist babasının terörist oğlu.

kendisi türk milleti ve türkiye hakkında havlayıp duruyor şu sıralar, bu da normal. chp'ye kayyum atanması dışarıdan fonlanan muhalifleri çok rahatsız etti. çünkü artık chp bir türkiye partisi ve muhalefetini de türkiye'nin çıkarları doğrultusunda yapacak, başkalarının çıkarlarına değil. bundan en çok rahatsız olan muhalefeti gütmeye alışmış dem partililer olacaktır elbette.
devamını gör...

maacır diye uzatarak telaffuz edilir
devamını gör...

kalem
devamını gör...

sözünüzün değeri, sessizliğinizin bedeli kadardır.

iyi geceler.
devamını gör...

sensiz kaçıncı gün, kaçıncı sahte sonbahar?
nasıl dolar yerin bir başkasıyla sorsalar..
devamını gör...

hanımefendiler, beyefendiler, bu sözlükte kimse ilk defa tacize uğrayan olmadığı gibi, iftira da ilk değildir. sözlükteki yetkili dayılar, ben de kanıtlı olduğu halde tacize uğradığımda kişisel konuşmalara müdahale edilmiyor denilmişti.

açtığım başlık kapatılmış, attığım ekran görüntüleri silinmiş, ettiğim şikayete karşılık bir şey yapılamaz denmişti. hukuki olarak hak savunmak istediğimde kişisel veriler işlenip verilmemişti:)

adalet başkasına lazım iken 3 maymun, kendinize lazımken malum parti oluyorsunuz:)
mutlak butlan kararı çıkmış, birbirinizi yiyin şimdi

kişisel konuşmalara müdahale edilmiyor. :) hadi iyi oyunlar
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim