zaman tüneli

ben sözlüğün ilk zamanlarında moderatördüm.*
devamını gör...

hanfendi ben satın aldım sözlüğü
arkadaşlarım gelecek
devamını gör...

moderasyon adayı olmak isteyen aday adayları yazsın ki böylece kişilere hızlı ulaşım sağlansın. eski moderasyon bottan aday olursa beni bağlamaz. benim eğitimim radyo tv programcılığı ve web tasarım ve kodlama. benim gözüm radyo kısmında:))
moderasyon olmak için sıkı takip lazım, sorumluluk gerektirir. vaktinizde ona göre ayarlayacaksınız
devamını gör...

örselenmiş yağmalanmış yüreklerin şarkısı.

devamını gör...

iyi insan tartıyorum kendimce
devamını gör...

şu haber:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ben bu halkın cehaletinden ve fakirliğinden bıktım ya* üzüldüm de bir yandan...
bir de haber yapmışlar.
kalamar ulan kalamar.
denizlerimizde belki milyonlarca var. (bu sizin ucuz yiyeceğiniz anlamına gelmez)
devamını gör...

tahminimce alamadığı emeğinin karşılığını bir yerden çıkarmaya çalışmanın öfkesidir ancak odak yanlış.
devamını gör...

sabahın 6'sında oynanacak ve 80 milyon vatandaşa kancık futbolu izletmemesini umduğumuz maçtır.
devamını gör...

tatarca ve başkurtça
devamını gör...

"bir sözlük nasıl batırılır" sorusuna tatmin edici bir yanıt oluşturduktan sonra gayba karışmış bir ekiptir. "balık baştan kokar" bunu da bilirim elbet.
'o konu başka başlıkta irdelenmeli' diyerek burada bunu vurguladım.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


alper mestçi tarafından yönetilen, şeyda terzioğlu, bulut akkale, ece edibe baykal, reyhan ilhan, yavuz çetin, seda oğuz gibi oyuncuların rol aldığı korku/gerilim filmidir.

türk sinemasında korku işi olarak baktığımızda en beğendiğim filmdir. ben korku filmlerine sadece sahne korkunçluğu olarak bakmıyorum. ekrana bir şeylerin atlıyor olması benim için o filme iyi bir korku filmi demek için yeterli olmuyor. aksine, kurgu ve hikayesini başarısız bulduğum filmlerdeki "jumpscare" sahneleri beni korkutmaz, güldürür. filmi asıl korkunç yapan her zaman kurgunun gerçekçiliği ve senaryonun dramatik ağırlığıdır. işte siccin 2 tam olarak bu sebepten özel bir iştir; anadoluda sık sık kulağımıza çalınan, gerçek hayatta her türk vatandaşının başına gelebilecek bir olaylar silsilesini işler ve etliye sütlüye karışarak bu konsepti tüm çirkinliğiyle ele alır.


siccin 2, küçük bir bebeğin üzerine vestiyerin devrilmesi ve bebeğin vefat etmesi sahnesiyle açılır. zaten bebek ölümü herkesin işlemeye cesaret edemeyeceği bir konudur. filmin devamında bunun bir üç harfli musallatından kaynaklandığı ve bir kadının çok kıskandığı kız kardeşinin ailesine büyü yaptırdığı anlatılır.


filmin iddiasına göre, gerçek bir hikayeden esinlenerek çekilmiştir.
devamını gör...

ısrar felakettir.
devamını gör...

olaylardan bağımsız, moderasyon ve editör ekibi için fikirlerimi beni tanıyan herkes bilir. aralarında gerçekten zeki insanlar olsa da bazılarının (bkz: avel) kelimesinin sözlük karşılığı olması konusunda hep nettim.

şimdi başıboş kalmış gibi.
acilen bu kadronun (geçici de olsa) doldudulması gerekiyor.
tavsiyem: standart bir zeka testi sonucuna göre, belirli bir seviyenin üzerinde puan almış 30 yaş altı genç arkadaşlarımızdan kurulması.

benim yaş skalam* ve üzerindeki yazarlar zaten iş gereği, bunca yıllık tecrübe ile birlikte genel olarak yöneticilik yapıyor oluyorlar (yani normali bu)
gençlere şans verilsin istiyorum.
onların da avelleri çok ama aralarında zehir gibi olanları var, seçmek zor değil.
devamını gör...

gönüllü olan yazsın yoldaş'a. denemekten ne çıkar?
belki uyumlu bir ekip toplanır. belli mi olur?
devamını gör...

neredesin boncuğum
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

nick verebiliyor muyuz?

diye sorarım ve ıyyy öğk diyenler için üzgünüm ama öpüşmenin iyisi fransız olandır ya.
devamını gör...

böyle durumlar için her zaman yedek yönetim sistemi şart. yazarlar ortada kaldı. kimi boyamak istiyor, kimi madalya istiyor. başlığı harf fazlası var düzeltmek istiyor. isteklerimiz, taleplerimiz havada asılı kaldı.
devamını gör...

modeli şu:
richard mille
rm 53-01 tourbillon 'pablo mac donough' carbon limited edition of 30

yani dünyada bu saatten sadece 30 adet var ki acun gibi kafası zehir gibi çalışan biri bu saatin yatırım tarafına para vermiştir.
çünkü şu an 2-3 milyon dolar arasında stoğu bulunan bu saat (o da 1-2 haftaya biter, alır biri) bundan 10-15 yıl sonra müzayedelerde 4-5 milyon dolardan kapı açacaktır.

zenginler her zaman çok pahalı saat takar çünkü bu cemiyette statü göstergesidir.
çok zengin olunca, ortamda üstünlük adına bu tarz detaylara para harcarsınız.
çünkü çevrenizdeki herkes sizin genel hayattaki sahip olduklarınıza sahiptir.
bilmem nerede yazlık, hepsinde var.
yat, olmayanı döverler.
araba, hepsi en iyisine biniyor.

saat bu konuda önemli detay.
mesela sana bana "oha" dedirten longines ya da tag heuer* markalarını takamazsın çok zengin olunca.
gülerler, yanına koyduğumun pintisi diye dedikodun çıkar*

o saatten sonra (bkz: haute horlogerie) sınıfı takmak sosyal zorunluluktur.
gider patek mi alırsın rm mi alırsın o sana kalmış.
ama bu segmentte aldığın saati güzel kullanırsan, ileride batsan bile her türlü aldığına satarsın.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim