zaman tüneli
psikologlara güvenmemek
gercek karakterlerin buyuk olcude baskilandigi bir zaman diliminde, psikologluk da hakkiyla icra edilen bir meslek olmaktan cikar.
mevcut duzendeki psikologlar, sozde modern sisteme hizmet eder. pek cogunun gercek arketiplerle karsilasmisligi yoktur, dolayisiyla bir derde de derman sunamazlar.
metal tencereyi kalaylamak makulken, plastigi kalaylamak mantikli degildir.
mevcut duzendeki psikologlar, sozde modern sisteme hizmet eder. pek cogunun gercek arketiplerle karsilasmisligi yoktur, dolayisiyla bir derde de derman sunamazlar.
metal tencereyi kalaylamak makulken, plastigi kalaylamak mantikli degildir.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın inca*. insanlarla konuşmuyorum artık.
siz çekilebilirsiniz. yapay zekanız gelsin.
siz çekilebilirsiniz. yapay zekanız gelsin.
devamını gör...
kadın bedeni obje değildir
"sex satar" diye büyütülen influencer gen-z ağzının içinde geveliyor: "yav he... buumır".
devamını gör...
yaa neden et yiyemiyoz
neden et yiyemiyoz? sistem aklına göre yemesi gerekenler yiyor, yememesi gerekenler yiyemiyor.
gıdayı tekeline almak isyeyen küreselciler, köylüye harb ilan ederek tarımı tekelleştirdi. kadın, üretimdeki rolünden çekildi.
etrafınızda hiç, köyde kalıp üretmek isteyen bir kadın var mı? yok.
kadın ,üretim konusunda erkeğe destek olmazsa erkek tek başına üretemez.
modernizmin gazına gelerek tarım konusunda kocasına destek vermeyen kadın, yarin kocasının elinden giden arazide, asgari ücretle şirketler adına çalışacak ve bundan şeref duyacak.
erduğan, köylülere değil de, şehirli pateonlara hayvan desteği verirken söylediler bunu; tarımı köylü değil de patronlar yaparsa: paynır yiyemezsin, yoğurt yiyemezsin, tereyağı yiyemezsin, et yiyemezsin, doğalını da bulamazsın diye.
gıdayı tekeline almak isyeyen küreselciler, köylüye harb ilan ederek tarımı tekelleştirdi. kadın, üretimdeki rolünden çekildi.
etrafınızda hiç, köyde kalıp üretmek isteyen bir kadın var mı? yok.
kadın ,üretim konusunda erkeğe destek olmazsa erkek tek başına üretemez.
modernizmin gazına gelerek tarım konusunda kocasına destek vermeyen kadın, yarin kocasının elinden giden arazide, asgari ücretle şirketler adına çalışacak ve bundan şeref duyacak.
erduğan, köylülere değil de, şehirli pateonlara hayvan desteği verirken söylediler bunu; tarımı köylü değil de patronlar yaparsa: paynır yiyemezsin, yoğurt yiyemezsin, tereyağı yiyemezsin, et yiyemezsin, doğalını da bulamazsın diye.
devamını gör...
bu dünyaya çocuk getirilir mi sorusu
kadininiz soylu ya da gorgu sahibi bir aileden gelmiyorsa,
kadininiz tam zamanli calisiyorsa ve kendi parami kazanip harcarim diyorsa,
erkek maasli iste calisiyorsa; karakter sahibi ve otoriter degilse,
bu cagda dogacak cocuk, maalesef 99% uzeri bir ihtimalle dunya'daki cehennem ve cehalet atesine maruz kalacaktir.
kadininiz tam zamanli calisiyorsa ve kendi parami kazanip harcarim diyorsa,
erkek maasli iste calisiyorsa; karakter sahibi ve otoriter degilse,
bu cagda dogacak cocuk, maalesef 99% uzeri bir ihtimalle dunya'daki cehennem ve cehalet atesine maruz kalacaktir.
devamını gör...
günaydın sözlük
hepimiz için güzel bir gün olsun dileklerimizle, günaydın herkese.
devamını gör...
mavi gözlü çocukların öldürülmesine müsade etmeyeceğiz
ukrayna-rusya savaşı'ında “sarı saçlı ve mavi gözlü çocuklar ölüyor” diye ortalığı ayağa kaldıranların yaptığı ikiyüzlülüktür.
ne mavi ne kara gözlü çocuklar ölsün.
ne mavi ne kara gözlü çocuklar ölsün.
devamını gör...
sözlüğün kuantum durumuna geçmesi
durgunluktan eski nudeları karıştıröaya başladım valla
devamını gör...
tanrının çocuk öldürürken insan seçmesi
insanlar insan seçiyor, tanrıyla alakası yok bunun.
(bkz: mavi gözlü çocukların öldürülmesine müsade etmeyeceğiz)
(bkz: mavi gözlü çocukların öldürülmesine müsade etmeyeceğiz)
devamını gör...
tek başına tatile çıkmak
taitllerin en güzeli. tatilden beklentim bol bol yüzeyim, karnım doysun yeter. motorumla gittiğim için hangi koyda denize girsem nerede konaklarım düşüncesi başlı başına keyif almama yetiyor. huzurunu bulduğun en güzel yerleri yalnız görmek ve gezmek dünyadaki tek zevkidir bazı insanların. kimsenin tatavasını çekmeden, kendi kendimin rehberi oluyorum. lastik nereye ben oraya.
devamını gör...
2024 yr4
çarpsa ne harika bir görsel şölen olur. keşke çarpsa.
devamını gör...
2024 yr4
2032'de dünyaya çarpma olasılığı giderek azalan astreotid. son hesaplamalar abd ve avrupa uzay ajanslarından benzer olasıklarda geldi: 59 binde bir!
nasa, 2024 yr4 asteroidinin aralık 2032'de dünya'ya çarpma olasılığını %0,0017; esa benzer bir riski %0,002 olarak tahmin etti. bu, 2024 yr4'ün dünya'ya çarpma olasılığının 59.000'de 1 olduğunu gösterdi.
mynet haberi buradan
nasa, 2024 yr4 asteroidinin aralık 2032'de dünya'ya çarpma olasılığını %0,0017; esa benzer bir riski %0,002 olarak tahmin etti. bu, 2024 yr4'ün dünya'ya çarpma olasılığının 59.000'de 1 olduğunu gösterdi.
devamını gör...
bu dünyaya çocuk getirilir mi sorusu
hayır getirilmez. bu vakitten sonra calış eğlen öl. bol bol seks yap ama çoğalma. dikkatli yap.
devamını gör...
kutup ayısı
ayının en büyüğü, ve kesinlikle en güçlüsü.
ayrıca doğal olarak insan avlayan [saldıran, öldüren değil, avlayan] çok nadir hayvanlardan biridir.
ayrıca doğal olarak insan avlayan [saldıran, öldüren değil, avlayan] çok nadir hayvanlardan biridir.
devamını gör...
mini etek giyen eş
biz sevgiliyken giyiyordu, nişanlıyken de giyiyordu. evlendik artık giyme demedim. kıza çok yakışıyor bir defa. ben çok beğeniyorum. sadece türkiye'de değil yurtdışında da çok bakıyorlar. bu kız bunu gençken güzelken giyemeyecekse, yaşlanınca mı giyecek? bakarlarsa baksınlar ne var yani.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın. hava mükemmel. saha futbol oynamaya müsait. taraftarlar coşkulu. herkes nefesini tuttu 2 rakip takımın sahaya çıkmasını bekliyor.
devamını gör...
tanrının çocuk öldürürken insan seçmesi
insanların seçimlerini tanrı'nın suçuymuş gibi göstermeye gerek olduğunu düşünmüyorum. çok manipülatif bir başlıktır bu.
tanrı'ya inancı olmayan, tanrı'yı sorgulama eğiliminde olan bireylerin diğer insanların kafalarını karıştırmaya çalışma ataklarını sevmiyorum. bireysel olarak neye inandığınız tabi ki sizi ilgilendirir ama kitlelerin kafasını karıştırmak adına asılsız şeyler öne sürmenizde bana etik gelmiyor.
teoloji denilen bir alan vardır. "uluslararası din bilimi" anlamına gelir. dolayısıyla, kutsal kitapları okumakta binevi insanın tarihini kökenini bilmek konusunda ana kaynaklardan biridir.
indirilmiş 4 kutsal kitapta da benzer şeyler yazar. - muhtemelen hiçbirini okumadınız çünkü okusaydınız, böylesine bilgisizce başlıklar açmazdınız-
dünya hayatı için:
her insana seçim hakkı tanınmıştır. her insanın bu seçim hakkı sonucunda yaşayacakları kendi sorumluluğudur. asıl sorgulama, bedensel vefattan sonra gerçekleşir. dünya, insan için bir testtir.
bu yüzden "dünya hayatına aldanmayın, asıl hayat ahirettedir veya ölümden sonradır" denir.
bunun açılımı benim için hep şudur: "tanrı'nın insana tanıdığı koşulsuz inisiyatifi kötülükle heba etmemek gerekir çünkü tanrı her eylemi için insana hesap soracaktır."
her davranışın illaki bir sorgusu vardır. bunu unutmayın. yani kötülere bir şey olmuyor diye düşünmeyin. olmuyor olması da tanrı'nın planıdır.
kısaca: insanların kendi pis emelleri sebebiyle işledikleri suçlar kendilerinin bireysel tercihleridir. tanrı'ya bağlayamazsınız. tanrı herkese eşit seviyede seçim hakkı tanımıştır. bu yüzden bazılarımız seri katil olurken, bazılarımız seks işçisi oluyor. bazılarımız aşiret ağasıyken, bazılarımız tarikat kuruyor. bazılarımız hayatlar kurtarıyor, büyük bağışlar yaparak insanlara dokunuyor.
objektif bakarsanız, kötülükte/ iyilikte eşit tanınmış birer haktır. insan ne olacağını ve kim olacağını kendi seçer. bu seçim bir testtir. "insanın ne olmak isteyeceği bir testtir."
tanrı, insanı verdiği inisiyatifle test eder. iyilikte bir sınavdır kötülükte.
son söz : tanrı sorguyu en sona bırakır. her insan yaptığı her kötülükle kendi ayağına hatta kafasına sıkıyor.
tanrı'ya inancı olmayan, tanrı'yı sorgulama eğiliminde olan bireylerin diğer insanların kafalarını karıştırmaya çalışma ataklarını sevmiyorum. bireysel olarak neye inandığınız tabi ki sizi ilgilendirir ama kitlelerin kafasını karıştırmak adına asılsız şeyler öne sürmenizde bana etik gelmiyor.
teoloji denilen bir alan vardır. "uluslararası din bilimi" anlamına gelir. dolayısıyla, kutsal kitapları okumakta binevi insanın tarihini kökenini bilmek konusunda ana kaynaklardan biridir.
indirilmiş 4 kutsal kitapta da benzer şeyler yazar. - muhtemelen hiçbirini okumadınız çünkü okusaydınız, böylesine bilgisizce başlıklar açmazdınız-
dünya hayatı için:
her insana seçim hakkı tanınmıştır. her insanın bu seçim hakkı sonucunda yaşayacakları kendi sorumluluğudur. asıl sorgulama, bedensel vefattan sonra gerçekleşir. dünya, insan için bir testtir.
bu yüzden "dünya hayatına aldanmayın, asıl hayat ahirettedir veya ölümden sonradır" denir.
bunun açılımı benim için hep şudur: "tanrı'nın insana tanıdığı koşulsuz inisiyatifi kötülükle heba etmemek gerekir çünkü tanrı her eylemi için insana hesap soracaktır."
her davranışın illaki bir sorgusu vardır. bunu unutmayın. yani kötülere bir şey olmuyor diye düşünmeyin. olmuyor olması da tanrı'nın planıdır.
kısaca: insanların kendi pis emelleri sebebiyle işledikleri suçlar kendilerinin bireysel tercihleridir. tanrı'ya bağlayamazsınız. tanrı herkese eşit seviyede seçim hakkı tanımıştır. bu yüzden bazılarımız seri katil olurken, bazılarımız seks işçisi oluyor. bazılarımız aşiret ağasıyken, bazılarımız tarikat kuruyor. bazılarımız hayatlar kurtarıyor, büyük bağışlar yaparak insanlara dokunuyor.
objektif bakarsanız, kötülükte/ iyilikte eşit tanınmış birer haktır. insan ne olacağını ve kim olacağını kendi seçer. bu seçim bir testtir. "insanın ne olmak isteyeceği bir testtir."
tanrı, insanı verdiği inisiyatifle test eder. iyilikte bir sınavdır kötülükte.
son söz : tanrı sorguyu en sona bırakır. her insan yaptığı her kötülükle kendi ayağına hatta kafasına sıkıyor.
devamını gör...
dalit kadınları
devamını gör...
evdeki gereksiz eşyalar
evdeki her sey değil mi?
gerçekten söylüyorum. evdeki her şey gereksizdir. sadece bireysel alanlarımızı büyük büyük eşyalarla kapatıyoruz. 120-130m2 evlerde oturuyoruz( genellemedir), bu m2'nin en az 100'ü eşya kaplı. geriye kalan 20-30'da ya lavabo ya balkondur. sağ olsun, sosyal medya yüzünden artık oralarda gasp edildi. her teras, balkon, banyo dahi oturma odası konseptine sahip olmaya başladı. küvetinin karşısına/ balkonuna da, televizyon koymazsın. bari oraları boş bırakın. oralar ferah kalsın.. nerede...
şimdi yeni konsept özellikle geniş balkonların ve terasların küçük oturma odaları haline dönüştürülmesi üstüne kurulu. insanlar balkonlarına yemek masaları, oturma grupları hatta televizyon üniteleri kuruyorlar. inanın anlamıyorum.. neden her boşluğu doldurma eğilimindeyiz?
kapitalist sistem müthiş satıyor. sürekli bizi bir şeyleri almaya, dönüştürmeye itiyor. ufacık evlerde nefes alacak yerlerimiz kalmadı. keşke eşyalardan arınmak daha da geniş çaplı bir moda olsa.. "tiny house, tiny life " olayına baya yatkın hale geldim.
özellikle türk kültürü baya istifçi bir kültürdür. insanlar sürekli aile büyüklerinden yadigar olan eşyaları saklama eğilimindeler. baktığınızda hiçbiri fonksiyonel olarak kullanılmasa da, evlerde bekletiliyor ve nesillerden nesillere aktarılıyorlar. annem bunun en önemli örneklerinden biridir. evde yaş olarak benden büyük eşyalar var ve hala atılmıyorlar...
eskiden 2, 3+1 ev bakarken şimdi büyük m2'li (90m2 üstü) stüdyo veya 1+1 bakıyorum. o kadar bıktım eşyalarla dolmuş odalardan ve evlerden.
gerçekten söylüyorum. evdeki her şey gereksizdir. sadece bireysel alanlarımızı büyük büyük eşyalarla kapatıyoruz. 120-130m2 evlerde oturuyoruz( genellemedir), bu m2'nin en az 100'ü eşya kaplı. geriye kalan 20-30'da ya lavabo ya balkondur. sağ olsun, sosyal medya yüzünden artık oralarda gasp edildi. her teras, balkon, banyo dahi oturma odası konseptine sahip olmaya başladı. küvetinin karşısına/ balkonuna da, televizyon koymazsın. bari oraları boş bırakın. oralar ferah kalsın.. nerede...
şimdi yeni konsept özellikle geniş balkonların ve terasların küçük oturma odaları haline dönüştürülmesi üstüne kurulu. insanlar balkonlarına yemek masaları, oturma grupları hatta televizyon üniteleri kuruyorlar. inanın anlamıyorum.. neden her boşluğu doldurma eğilimindeyiz?
kapitalist sistem müthiş satıyor. sürekli bizi bir şeyleri almaya, dönüştürmeye itiyor. ufacık evlerde nefes alacak yerlerimiz kalmadı. keşke eşyalardan arınmak daha da geniş çaplı bir moda olsa.. "tiny house, tiny life " olayına baya yatkın hale geldim.
özellikle türk kültürü baya istifçi bir kültürdür. insanlar sürekli aile büyüklerinden yadigar olan eşyaları saklama eğilimindeler. baktığınızda hiçbiri fonksiyonel olarak kullanılmasa da, evlerde bekletiliyor ve nesillerden nesillere aktarılıyorlar. annem bunun en önemli örneklerinden biridir. evde yaş olarak benden büyük eşyalar var ve hala atılmıyorlar...
eskiden 2, 3+1 ev bakarken şimdi büyük m2'li (90m2 üstü) stüdyo veya 1+1 bakıyorum. o kadar bıktım eşyalarla dolmuş odalardan ve evlerden.
devamını gör...
tanrının çocuk öldürürken insan seçmesi
o seçimi tanrı değil de daha çok insanlar yapıyor. tarihsel zincirleme. o zincirlemeye dahil olmamanın yolunu gene tanrı veriyor.
ama o konu bu sözlüğe bikaç numara kalın gelir.
ama o konu bu sözlüğe bikaç numara kalın gelir.
devamını gör...