zaman tüneli

oyun oynarken tamamen güce odaklandığımdan sağlam şekilde kafamın içinde in cin top oynuyor.
devamını gör...

dünyada bu kadar kötülük varken ve çocuklar, kadınlar, hayvanlar ölüyorken oturup bunları izleyen ve bunun adına imtihan diyen bir tanrı fikrine ısınamadım. var mı yok mu bilemem ama varsa da bencil bir tanrı olmaması lazım
devamını gör...

ikisinde yazarım birisinde hesabım yok.
devamını gör...

sürüleri içerisindeki iletişimleri daha hayret vericidir. diyelim ki bir kargaya kötü davranarak nefretini kazandınız. sizi gidip sürülerine tarif ediyorlar. hiç görmediğiniz bir karga böylelikle sizi hiç görmeden de tanıyor ve size düşmanlık edebiliyor. aynı şekilde hiç denk gelmediğiniz bir karga size dostane de yaklaşabiliyor bu sebeple...

parlak şeylere ilgi duyuyorlar. dostane bir bağ kurduğunuz karga balkonunuza, pencerenize parlak parlak şeyler getirebilirler. madeni para olabilir. kutu kola kapağı olabilir, hatta bir gümüş yüzük ya da bileklik bile olabilir...

kargalarla iyi geçinin...
devamını gör...

bütlere kaldık bizans mimarisi
bir başına imtihanın cümlesi
isa'dan sonra iki bin yirmi altı senesi
yirmi dokuz haziran pazartesi
devamını gör...

anlaşmalı mağazalarda indirim kuponu gibi kullanılabilir.
devamını gör...

mutluluğa uyandığımız bir gün olsun dileklerimizle, günaydın herkese.
devamını gör...

bu başlığı açtığıma beni takip eden çoğu yazar arkadaşım şaşırabilir fakat bu konuyu özellikle vurgulamak istiyorum.

yaşadığım semtte inanılmaz fazla karga yaşıyor. semt insanları için bir kedi- köpek görmekle, karga görmek neredeyse aynı şey haline geldi. yaşam alanımızı bizimle paylaşarak, varlıklarını sürdürüyorlar.

kargalara bu kadar yakın olmak, onların doğasını/ anatomisini çözmem konusunda inanılmaz deneyimler elde etmeme sebep oldu.

öncelikle herkesin bildiği yönleri hakkında konuşmak istiyorum:

uzun ömürlüler ve inanılmaz bir bellekleri var. sizi gördüklerinde asla unutmazlar. siz onları ayırt edemezsiniz çünkü hepsi birbirine benziyor ama onlar sizi kolaylıkla ayırt eder hatta bulurlar. bu yüzden onlara davranış biçiminize dikkat etmeniz gerekiyor.

işin en ilginç yanına geliyorum:

sevgi ile yaklaşırsanız, sizinle bağ kurarlar ve bir evcil hayvan halini alabilirler. evet! yanlış duymadınız. sizin onları sevmenize izin verip, sizi sürekli ziyaret edip hatta sizinle yaşayabilirler. özellikle balkonunuz ve terasınız varsa, bu tür bir iletişim için biçilmiş kaftandır.

kendi deneyimime dayanarak şunu söyleyebilirim: sizinle inanılmaz iyi göz teması kurarlar. semtimdekilerin bir çoğu ile bunu yapıyoruz. kitlenip size bakıyorlar ve karşılık verirseniz baya bakışıyorsunuz. bu arada size güvenirlerse, resimlerini dahi çekebiliyorsunuz, kıpırdamıyorlar.

bizim hikayemiz ise şöyle başladı: zamanla bir çoğunda garip bir döngü fark ettim. mutfak camımızın karşısındaki elektrik direğine tünüyor ve içeriyi izliyorlardı. mutfakta ilgilerini ( bizim dışımızda) çekecek hiçbir şey yok. ne ekstra aydınlatma, ne garip devasal objeler. buna rağmen mutfak camımız rağbet konusu haline geldi. bende kendilerini izlemeye başlayınca, evde ayrı, sokakta ayrı bakışır hale geldik. onlara hiç zarar vermedim. aksine yaşam alanlarına saygı duyup, alan açıyorum. bu yüzden hiçte zarar görmedim. benimle sessiz ve kalıcı bir bağ kuruyorlar. sokakta yürürken veya beklerken, etrafımda dönüp ceviz kırıyorlar, grup halinde geziniyorlar ama hiç saldırmadılar. bakışmalarımızın görselleri aşağıdadır. hepsi benim kameramdan, farklı zaman dilimlerinde çekilmiştir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu başlığı bilerek açtım çünkü bir çok insan karakteristik olarak nasıl hayvanlar olduklarından haberdar değil. belleklerinin güçlü olması çok zeki oldukları anlamına geliyor. neredeyse küçük bir çocukla benzer kapasiteye sahipler. eğer onlara zarar verirseniz, size sürü olarak veya bireysel olarak saldırabilirler. sürülerini size odaklamalarının ve saldırmalarının sebebini birazda bu oluşturuyor. zekaları sizi tanımlamalarını, takip etmelerini ve sosyal yaşam örüntünüzü izlemelerini/ öğrenmelerini kolaylaştırıyor. bu yüzden onlara asla zarar vermeyin. korkmazsanız besleyin. sizi sık sık ziyaret etmeye başladıklarını göreceksiniz. yeterli güven oluşunca, başlarından sevebilirsiniz. çok bağırırlar, korkmayın. yapıları öyle. acıktıklarında da yapabilirler. yemek verin.

sadakat söz konusu olunca bence sıralama:

at- köpek- karga.

burada kalsın.
devamını gör...

gregorian chant
devamını gör...

tekinsiz bir hayvandır. bana sempatik gelmez aksine "güvende değiliz" hissi verir. bu da garip bir tedirginlik doğurur. bence sebebi biraz kültürel olarak kendisine atfedilen ( uğursuzluk) olgusuna ve hayvanın kendi duruşuna dayanıyor. nötr bir yüz ifadesine sahip olması ve kitlenip bakması ister istemez olumsuz duygulara alan açıyor.

doğada zarar görmeden varlığını sürdürmesini isterim. her hayvanın yaşam haklarını savunuyorum fakat kendi yaşam ortamımda çok karşılaşmak istemem ( karşılaşmanın vereceği duygudan ötürü).
devamını gör...

bunu maalesef yapamazsınız.
insan beyni kendisini durduramaz veya susturamaz. yani bir "pause ve stop" butonu yok. bu yüzden zihninizi dinlememeyi ve onu başka yere odaklayarak, çalışma biçimini değiştirmeyi öğrenmeniz gerekiyor. bu bireysel bir egzersiz gerektiriyor.

bahsettiğim bu egzersiz çok kişisel bir şey. öyle abartılacak, eğitimleri alınacak seviyede zor değil( sosyal medya bu işi bir pazara döktü. özellikle bu durumu kullanarak insanlara acayip yüksek fiyatlara online eğitimler ve saçma sapan kitaplar aldırıyorlar. kanmayın, bunlar hep tuzak). mekanizma aslında çok basit. zihninizin nasıl çalıştığını en iyi bilen sizsiniz çünkü onunla 7/24 siz yaşıyorsunuz. zihniniz sizi hoşunuza gitmeyen bir düşünceyle bunaltmaya başladığında, hızlıca odağınızı değiştirin yani eskilerin söylemiyle "başka bir işle meşgul olun."

zamanla zihniniz bu kasını geliştiriyor ve istemediğiniz her düşünceden kolaylıkla sıyrılıyorsunuz.
devamını gör...

gece gece şu an aklıma gelenler, çalmayın telif atarım;

tokatlı düşkün sincap zülfikar

monosodyum glusemat eklenmiş bok

klimanın dış ünitesinden damlayan su

vip soğuk kahpe

çatlak porselen
devamını gör...

insanlardan nefret etmeme sebep oldu. hepsinin gerçek yüzünü daha doğrusu insan olmanın gerçek yüzünü öğrendiğim, aşırı sert bir yetişkinlik süreci geçiriyorum. gençken( üniversite dönemimi kapsıyor) daha umutlu ve daha hayalperesttim. hayal kurmaktan çekinmez ve dünyanın sevgiyle iyileşebileceğine inanırdım. şu an geldiğim noktada hayat bana şunu öğretti: kimseyi sevgiyle iyileştiremezsin hatta bazen öyle sorunlu insanlarla karşılarsın ki, sendeki sevgiyi törpülerler hatta bazen çalarlar.

bu yüzden belirli bir yaşın üstündeki insanlar genelde umursamaz, aksi ve çoğu zaman mesafeli duruş sergilerler. hepsi zamanında aynı basamakları çıktığı için, niteliksiz insanlara tanınan inisiyatifin nelere mâl olduğunu görebilecek kadar deneyime sahip olmuşlar. herkes kendi hayatını önemsediği için, hepsi duvarlar örmeye - setler kurmaya başlamış. bu gayet normal.

yetişkinliğin bana kazandırdığı şey: herkesin sevgi ve emek hak etmediğidir. bir çok insanın aksine, ben yalnızlığımla çok iyi anlaşırım ve yalnızlıktan korkmam. böyle bir patolojiye sahip olmadığım için, yalnız kalmamak adına ilişkiler edinmiyorum. bu tarz korkusu olan insanlar sürekli arkadaş ortamlarına dahil olmaya çalışır, sürekli bağlantılar kurmayı denerler. çoğunlukla samimiyetsiz, herkesin birbirinin kuyusunu kazdığı, kimsenin diğerini gerçekten sevmediği abuk arkadaşlık ortamları oluşur.

en büyük hata yalnız kalmamak adına, samimiyetsiz ve yanlış olduğu bilinen arkadaşlıklara hatta partnerliklere tamah etmektir. insan bence burada öz değerini düşürür. kınamaktan veya aşağılamaktan değil fakat en büyük yalnızlık hissi dahi, sizi bir yere götürmeyecek, art niyetli insanı hayatınızda beslemenizden iyidir.

hata her zaman yapılmaz, bazen hata hayatınıza davet edilir.

bu insanlar tam olarak bu kategoridedirler.
devamını gör...

varlık vergisi
20 cm ve üzerinden vergi kesiliyor
nası?
devamını gör...

ben başlığı garip imalı tarafından değil, sosyal gerçeklik tarafından ele alıyorum.

maalesef, artık öyle bir husus kalmadı. artık yediğimiz sebzelerin/ meyvelerin kabuğunu özellikle ayırıyoruz.

yediğimiz her şeyde yüksek seviyede tarım ilacı ve garip hormon takviyeleri var. aldığımız elmanın bile dışı yapış yapış durumda. neyin kabuğunu yiyeceğiz?

eskiden meyveler yenir, kabukları reçel yapılırdı. şimdi her ürünün içi ayrı, dışı ayrı zehir.

organik ne kaldı? pardon organik neydi? bu kelimenin anlamı bile bu coğrafyada yitip gitti!
devamını gör...

şuraya geldim geleli şu kelimenin anlamını unuttum yemin ederim
burda anca bardak nudeu falan geliyo
yazın sıcak diye yoga yapan pek yok herhal
devamını gör...

böyle içinde bir hareket bulunan nickleri sevmiyorum
x yaparken y olan bıdıbıdı
mesela
onu yaprken şöyle olan adam
giderken düşündüren kadın
bilmem ne
yaratıcı olmadığı gibi komik de değil mnkym
liseli liseli hareketler
devamını gör...

#4012948 sen yine kelli adamların fotoğraflarına dua et. daha 1 sene önce elemanın teki, arap kadri donunun arasından sıyrılmış kara t.ş.klarının fotoğrafını atmıştı.
devamını gör...

berbat ya. inanılmaz kötü. türkçe sanat bir travmadır.
devamını gör...

çok tatsız tuzsuz oldu lan buralar
kelli felli adamlar ayak atıyor sjdf
nerde o eski günlerimiz
üşüdüm
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim