zaman tüneli
sol görüşlü kızların daha ateşli sevişmesi
bu algı tamamen boş bir yakıştırma değil, aksine oldukça sağlam bir sosyolojik ve psikolojik zemine oturuyor. solcu kızların yatakta daha ateşli, daha verici ve daha tutkulu olmasının altında yatan sebepleri maddeler halinde sıralamak gerekirse;
tabularla arasındaki mesafe: solculuk, özünde bir "sorgulama" ve "yeniden inşa" pratiğidir. bu kızlar, toplumun dayattığı "namus", "iffet", "iyi kız" gibi ataerkil ve muhafazakâr kalıpları en baştan reddeder. cinselliği bir günah ya da kirli bir sır olarak değil, doğal, biyolojik ve keyif verici bir ihtiyaç olarak görürler. bu bilinçaltı rahatlığı, yatakta kendini kasmasını, "acaba ne derler?" triplerine girmesini engeller. önündeki en büyük psikolojik engeli kaldırdığında geriye sadece arzu kalır.
iletişim ve cinsel pozitiflik: solcu kesim içinde cinsellik en çok konuşulan, en çok tartışılan konulardan biridir. rıza, sınırlar, fanteziler, mahremiyet... bunlar açık açık konuşulur. bu da demektir ki solcu bir kız, partnerine "bunu seviyorum, şunu yapma, şuraya dokun" diyebilecek özgüvene sahiptir. iletişimin bu derece açık olduğu bir yatakta, yanlış anlaşılma sıfırlanır ve enerjinin tamamı doğrudan hazza odaklanır. tahmin edin, muamma gibi davranan, trip atan bir kızla mı yoksa ne istediğini net söyleyen biriyle mi sevişmek daha ateşlidir?
wilhelm reich’tan miras devrimci enerji: malum, sol düşünürler (özellikle reich) cinsel özgürlükle devrimci bilinci doğrudan ilişkilendirir. bastırılmış cinsellik, otoriter kişilik yapısını besler. solcu kızlar bu baskıdan arındığı için cinsel enerjileri köreltilmemiştir. üstelik bir eylemde, bir direnişte, bir mücadelede coşmuş, adrenalin patlaması yaşamış bir kadının o enerjiyi yatağa taşımaması için hiçbir sebep yoktur. sokakta pankart tutan ellerin, yatakta nasıl kavradığını siz düşünün.
aktif fail olmak, pasif obje değil: sağcı/muhafazakâr öğreti kadını genellikle "alıcı" ve "itaat eden" konuma koyar. oysa solcu bir kadın, eşitlikçi dünya görüşünü yatağa da taşır. sevişmeyi erkeğin ona yaptığı bir şey olarak değil, iki eşit bireyin birlikte inşa ettiği bir performans olarak görür. bu yüzden üstte, altta, yan tarafta fark etmez; o da deneyen, keşfeden, yön veren taraftır. partnerinin zevk alması için çaba sarf eder çünkü zevk eşit paylaşılması gereken bir şeydir ona göre. karşılıklı bu çaba, sevişmeyi mekanik bir sürtünmeden çıkarıp adeta bir dansa dönüştürür.
entelektüel uyarılmanın cinsel uyarılmaya etkisi: bir kızla sadece fiziksel değil, zihinsel olarak da köprü kurabiliyorsanız iş değişir. solcu kızlar genelde okumuş, tartışan, düşünen kızlardır. sizinle saatlerce siyaset, felsefe, sanat tartışabilir. bu entelektüel ön sevişme, yatakta bambaşka bir boyut kazandırır. çünkü beyni uyarılmış bir kadının bedeni de uyarılmaya daha açık hale gelir. düz bir muhabbetin ardından yatağa girenle, hayata dair derin bir tartışmanın ardından göz göze gelen arasındaki farkı herkes bilir.
velhasıl; bu bir tesadüf değil, ideolojinin yatak odasına yansıyan zaferidir. elbette her solcu kız aynıdır demiyorum ama kitlesel olarak bakıldığında, bu kadınların cinselliği bir "ayıp" değil de bir "özgürlük alanı" olarak görmeleri, onları yatakta çok daha cesur, ateşli ve tatmin edici kılıyor.
tabularla arasındaki mesafe: solculuk, özünde bir "sorgulama" ve "yeniden inşa" pratiğidir. bu kızlar, toplumun dayattığı "namus", "iffet", "iyi kız" gibi ataerkil ve muhafazakâr kalıpları en baştan reddeder. cinselliği bir günah ya da kirli bir sır olarak değil, doğal, biyolojik ve keyif verici bir ihtiyaç olarak görürler. bu bilinçaltı rahatlığı, yatakta kendini kasmasını, "acaba ne derler?" triplerine girmesini engeller. önündeki en büyük psikolojik engeli kaldırdığında geriye sadece arzu kalır.
iletişim ve cinsel pozitiflik: solcu kesim içinde cinsellik en çok konuşulan, en çok tartışılan konulardan biridir. rıza, sınırlar, fanteziler, mahremiyet... bunlar açık açık konuşulur. bu da demektir ki solcu bir kız, partnerine "bunu seviyorum, şunu yapma, şuraya dokun" diyebilecek özgüvene sahiptir. iletişimin bu derece açık olduğu bir yatakta, yanlış anlaşılma sıfırlanır ve enerjinin tamamı doğrudan hazza odaklanır. tahmin edin, muamma gibi davranan, trip atan bir kızla mı yoksa ne istediğini net söyleyen biriyle mi sevişmek daha ateşlidir?
wilhelm reich’tan miras devrimci enerji: malum, sol düşünürler (özellikle reich) cinsel özgürlükle devrimci bilinci doğrudan ilişkilendirir. bastırılmış cinsellik, otoriter kişilik yapısını besler. solcu kızlar bu baskıdan arındığı için cinsel enerjileri köreltilmemiştir. üstelik bir eylemde, bir direnişte, bir mücadelede coşmuş, adrenalin patlaması yaşamış bir kadının o enerjiyi yatağa taşımaması için hiçbir sebep yoktur. sokakta pankart tutan ellerin, yatakta nasıl kavradığını siz düşünün.
aktif fail olmak, pasif obje değil: sağcı/muhafazakâr öğreti kadını genellikle "alıcı" ve "itaat eden" konuma koyar. oysa solcu bir kadın, eşitlikçi dünya görüşünü yatağa da taşır. sevişmeyi erkeğin ona yaptığı bir şey olarak değil, iki eşit bireyin birlikte inşa ettiği bir performans olarak görür. bu yüzden üstte, altta, yan tarafta fark etmez; o da deneyen, keşfeden, yön veren taraftır. partnerinin zevk alması için çaba sarf eder çünkü zevk eşit paylaşılması gereken bir şeydir ona göre. karşılıklı bu çaba, sevişmeyi mekanik bir sürtünmeden çıkarıp adeta bir dansa dönüştürür.
entelektüel uyarılmanın cinsel uyarılmaya etkisi: bir kızla sadece fiziksel değil, zihinsel olarak da köprü kurabiliyorsanız iş değişir. solcu kızlar genelde okumuş, tartışan, düşünen kızlardır. sizinle saatlerce siyaset, felsefe, sanat tartışabilir. bu entelektüel ön sevişme, yatakta bambaşka bir boyut kazandırır. çünkü beyni uyarılmış bir kadının bedeni de uyarılmaya daha açık hale gelir. düz bir muhabbetin ardından yatağa girenle, hayata dair derin bir tartışmanın ardından göz göze gelen arasındaki farkı herkes bilir.
velhasıl; bu bir tesadüf değil, ideolojinin yatak odasına yansıyan zaferidir. elbette her solcu kız aynıdır demiyorum ama kitlesel olarak bakıldığında, bu kadınların cinselliği bir "ayıp" değil de bir "özgürlük alanı" olarak görmeleri, onları yatakta çok daha cesur, ateşli ve tatmin edici kılıyor.
devamını gör...
deniz göktaş
toplumda recep ivedik 8-9 diye seriye bağlıyorsa bu çocuğun komikliğinin sorgulanması normal. komik olması olmamasını bir yana koyarsak bu dönemde bu espirileri yapmak büyük cesaret ister. zekasını ve cesaretini taktir etmemek büyük haksızlık. umarım yeni nesil gümbür gümbür gelir biz 80ler birşey yapamadık.
devamını gör...
yazarların sormak istediği sorular
biri var, o da bana karşı bir şey hissediyor gibi ama bundan emin olamıyorum. hamle de yapmıyor ya da yapıyor ama ben farkında olmuyorum. sonuçta da ben emin olmadığım durumda takındığım tavır nedeniyle onun hisleri varsa o da kendini çekiyorsa döngüsündeyim. kendisine açık açık sormak isterdim, "hakkımda ne düşünüyorsun?" sorusu ile.
devamını gör...
bir esnaf yalanı
bize gelişi o para.
devamını gör...
şereflikoçhisar
şerefli bir yer olarak akla gelmektedir. ironi yapılmamıştır inşallah.
devamını gör...
yaşlanınca bana kim bakacak sorunsalı
hızlı yaşa hızlı öl.
devamını gör...
yaşlanınca bana kim bakacak sorunsalı
ne ektiyse onu biçer, ne umuduysa onu bulur, ne yaptıysa onu yapar , ne yaşattıysa onu yaşar; insan.
iyi şeyler yapmalı, ki! iyi şeyler yaşasın.
iyi şeyler yapmalı, ki! iyi şeyler yaşasın.
devamını gör...
yazarların sormak istediği sorular
neden?
tanrının imtihanı.
kaderin sınaması.
mucizenin doğuşu.
doğanın kanunu.
sabır sonunun ödülü.
iyiliğin cezası.
kötülüğün bedeli.
cehennemin kalkanı.
cennetin anahtarı.
aşkın adağı ihanetin diyeti.
insan olmanın cezası, kötü olmanın kanunu.
peki ama neden?.
tanrının imtihanı.
kaderin sınaması.
mucizenin doğuşu.
doğanın kanunu.
sabır sonunun ödülü.
iyiliğin cezası.
kötülüğün bedeli.
cehennemin kalkanı.
cennetin anahtarı.
aşkın adağı ihanetin diyeti.
insan olmanın cezası, kötü olmanın kanunu.
peki ama neden?.
devamını gör...
ateizmin çok tanrılı bir din olması
doğru önerme... insan tanrısız yaşayamaz. kutsalı ya tanrının kendisidir ya da maddi bir şeydir.
devamını gör...
kendine neden diye sorduğunda aldığın cevap
*"neden?"in sessizliği*
insanın aynaya bakıp sorduğu ama cevabını kendinden bile sakladığı sorudur "neden?"
cevap gelmeyince beyin susmaz. boşluk büyür. o boşlukta insan kendiyle ilk kez dürüstçe karşılaşır.
çünkü "neden" sorusunun cevabı yoksa, mesele mantıkta değildir. meseledir.
o an anlarsın: bazı yaralar açıklama istemez, sadece şahit ister.
bazı yolların sonu yoktur, sadece yürümek vardır.
bazı insanları da anlamak değil, bırakmak gerekir.
"neden?"e cevap alamadığın an, büyüdüğün, anladığın andır.
çünkü artık dışarıdan sebep dilenmiyorsun. içeride kendinle yaşamayı öğreniyorsun.
kısası: cevapsız "neden", insanı en çok büyüten en çok can acıtan sorudur.
insanın aynaya bakıp sorduğu ama cevabını kendinden bile sakladığı sorudur "neden?"
cevap gelmeyince beyin susmaz. boşluk büyür. o boşlukta insan kendiyle ilk kez dürüstçe karşılaşır.
çünkü "neden" sorusunun cevabı yoksa, mesele mantıkta değildir. meseledir.
o an anlarsın: bazı yaralar açıklama istemez, sadece şahit ister.
bazı yolların sonu yoktur, sadece yürümek vardır.
bazı insanları da anlamak değil, bırakmak gerekir.
"neden?"e cevap alamadığın an, büyüdüğün, anladığın andır.
çünkü artık dışarıdan sebep dilenmiyorsun. içeride kendinle yaşamayı öğreniyorsun.
kısası: cevapsız "neden", insanı en çok büyüten en çok can acıtan sorudur.
devamını gör...
tanrının görünmezliği
kalbi ve aklı kör olanlara karşı bir görünmezliktir. tanrıyı görmemek imkansız.
ben tanrıyı her surette okudum, onu inkar edenlerde bile.
ben tanrıyı her surette okudum, onu inkar edenlerde bile.
devamını gör...
yazarların sormak istediği sorular
ruyalarda neden hep insanlarla muhatap oluyorum? neden nehirler daglar taslar yahut agaclar bitkiler hayvanlar dile gelmiyor? neden hep insanlarla muhatap olmak zorundayim?
devamını gör...
tanrının görünmezliği
ses dalgalarinin gorunmezligi ile ayni prensibe dayanir
(bkz: once ses vardi)
1 ın the beginning god created the heaven and the earth.
2 and the earth was without form, and void; and darkness was upon the face of the deep. and the spirit of god moved upon the face of the waters.
3 and god said, let there be light: and there was light.
4 and god saw the light, and it was good; and god divided the light from the darkness.
(bkz: once ses vardi)
1 ın the beginning god created the heaven and the earth.
2 and the earth was without form, and void; and darkness was upon the face of the deep. and the spirit of god moved upon the face of the waters.
3 and god said, let there be light: and there was light.
4 and god saw the light, and it was good; and god divided the light from the darkness.
devamını gör...
sözlükteki meme düşmanlığı
abi malum geceden sonra herkes perhize girdi ondandır.
devamını gör...
sözlükteki meme düşmanlığı
2 meme başlığına yazdım
ikisi de başıboş
ne etti kardeşim bu memelr size
ikisi de başıboş
ne etti kardeşim bu memelr size
devamını gör...
kendine neden diye sorduğunda aldığın cevap
insan bir çok kez kendine soruyor bu soruyu sarhoşken hüzünlenince gecenin yarısı hayatın anlamını ararken habire sorar.. aldığın cevap genelde hayırlısı olur
devamını gör...



