zaman tüneli
kötü ev sahibi insanı mülk sahibi yapar
kötü kiracı ev sahibi olur. kirayı ödemez eminevim taksidi öder.
devamını gör...
aet
avrupa yaşlılar (elderly) topluluğu.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydınnnn!
çok şükür; işimizin gücümüzün başındayız. kimseye muhtaç olmadan, evimize ve çocuklarımıza helal ekmek götürmenin peşindeyiz. neşemiz yerinde, keyfimiz gıcır.
emek veren herkesin işi rast gitsin … bugün de gönlümüzden geçenler olsun, bereketimiz bol, yolumuz açık olsun. herkese huzurlu, bereketli ve güzel bir gün diliyorum.
çok şükür; işimizin gücümüzün başındayız. kimseye muhtaç olmadan, evimize ve çocuklarımıza helal ekmek götürmenin peşindeyiz. neşemiz yerinde, keyfimiz gıcır.
emek veren herkesin işi rast gitsin … bugün de gönlümüzden geçenler olsun, bereketimiz bol, yolumuz açık olsun. herkese huzurlu, bereketli ve güzel bir gün diliyorum.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın canım sözlük
#4016881 şurada başladığımız hikayeyi bitirelim madem.
bugünün şarkısı da bu olsun çünkü çok dinledik o yıllar.
open.spotify.com/intl-tr/tr...
evet, kalorifere yaslanılmış o 3 saatin ardından kendisinin yaşadığımız yere 45 dakikalık mesafede oturan ailesinin yanına dönmesi gerekiyordu.
diz boyu karlı yollarda, kaymalı* düşmeli paytak paytak yürüyerek kendisi otobüslerin kalktığı yere kadar götürüldü.
ya kıza bir ara "you will never walk alone" demişim ben, düşünün beynimin ne kadar kafamın içinde olmadığını işte.
arkadaşım sen ilk gençlik aşkına tutuldun, liverpool tribün sloganının ne işi var senin ilişkinde be?
zaten liverpool'a 8 golden dolayı bir tık kırgınım ama konumuz o değil şimdi.
günlerden 31 aralık...
öyle hafifçe sarılıp sonrasında otobüs camına el sallamalı bir yıl başı...
akşam oldu, genciz ama alkole düşüldü. mesajlar mesajlar mesajlar...
öyle whatsapp falan yok arkadaşlar, bildiğin dümdüz sms.
karakter sınırı var ve bir sms 2 kontör.
ben tüm malvarlığımı kontöre yatırdım o gün zaten, 2 saatte gidip kontör kart alıyorum. kız evinde o arada hiç kontörü bitmiyor.
o zamanlar var olduğu söylenen ama kimsenin görmediği 1000 kontör kart falan aldı sanırım babası.
mesajlar hep "sen arkadaşımın eski sevgilisi olmasaydın" modunda.
evet, o konuda ben hem kendime hem seni getiren dostuma da kızgınım zaten.
ya kızım çevrende 67 model mustang varken sen niye bize fiat egea ayarlıyorsun değil mi?
ve günlerden 2 ocak.
okuldayım, öğle arası basketbol oynuyoruz.
bir ara mesaj geldi, maçın arasında baktım.
ben diyor, senden diyor, çok hoşlandım diyor.*
o zaman dedim soruyorum, dedi sor tabi
çıkma teklifinin geri gelmesi gerektiği yıllardayız arkadaşlar, bak o zaman soruyordun cevabını alıyordun ve kafan net oluyordu işte.
devamı gözlerimizin hiçbir şey görmediği cicim ayları...
hayatımız ev-okul-o olarak geçiyor. (benim ekstra antrenmanlarım var sadece, onun da dershanesi)
normalde minibüsle gittiğimiz yolları sırf vakit daha fazla birlikte geçsin diye yürümelerin o tadı (paramız var)
çok tatlı, çocuksu anılar biriktirme işi...
bir ekskavatör var ama onu detaylandırmayacağım, geçmişe saygı.
neyse bir gün liselerarası il şampiyonası için okul müdürü, basketbol takımıyla ilgilenen hoca ve ben kura çekimine gittik.
gençlik spor'dayız, bir sürü yaşlı adam. dediler ki haydi sen seç.
elimi attım kağıdı açtım, merhaba sevgilimin okulu.
maç günü geldi, yaşadığımız yer küçük bir şehir ve bu tarz ufak şeylere tüm şehir akın ediyor.
tribünler tıklım tıklım.
maçtan önce ısınıyoruz, ya benim gözüm ondan başkasını görmüyor ki... maçta değilim yani.
neyse maç başladı, 3. dakikada falan bir pozisyonda bana sert bir faul yaptılar.
yapan da mahalleden çocukluk arkadaşım.
bak dedi, bugün xxx'in önünde yenileceksin.
hı hı tamam dedim (maç içerisinde asla polemiğe girmem)
sonra onun takımındaki başka eski bir dostum kulağıma "ya o xxx'ten hoşlanıyordu da" gibi bir cümle kurdu.
hee dedim, o zaman please give me the ball!
o maçı izleyenler hala konuşurlar maçı.
rakı sofrasında vs denk gelenler "oğlum ne yapmıştın o gün öyle yaaa" derler.
62 sayı atarak artık bu tarz filmlerde olabilecek kahramanlığın artık limitindeyken maçta bir ara bana faul yapan arkadaşa çift el blok* falan da yaptım.
o çocukla o maçtan beri de hiç konuşmadım zaten.
ya sen uyuyan aslanı niye uyandırıyorsun tatlım?
neyse, hayatımdaki ilk çocukluk aşkım böyle bir şeydi işte...
1 yıldan sonra tecrübesizliğimin kurbanı oldum.
hatalıydım çünkü.
o zamanlar bilmediğim bir duygu durumu içerisine girdim, alışkanlık dediğimiz şeyi ben sevmemek olarak anladım.
her şey yolundayken bir anda bitirdim ilişkiyi.
sonra her klasik ilişki bitişinde olduğu gibi, kız bir süre dağıldı ama sonra çok başarılı bir insan oldu.
erkek mi?
ben ayrılınca ooo dedim yaaa
şu şekil döndüm ortamlara ama sonra yıllarca hep onu aradım*
ama asla ve asla rahatsız etmedim. başka bir hayatı var çünkü, bazen bir merhaba bile düzen bozabilir.
kimseye kötülük yapmak istemem...
gününüz güzel geçsin sözlük.
haftanın bitmeye yakın günü olan bu tatlı perşembeden verim almayı unutmayın.
sonra üşenmezsem bir gün size hayatımın gerçek aşkını anlatayım*
#4016881 şurada başladığımız hikayeyi bitirelim madem.
bugünün şarkısı da bu olsun çünkü çok dinledik o yıllar.
open.spotify.com/intl-tr/tr...
evet, kalorifere yaslanılmış o 3 saatin ardından kendisinin yaşadığımız yere 45 dakikalık mesafede oturan ailesinin yanına dönmesi gerekiyordu.
diz boyu karlı yollarda, kaymalı* düşmeli paytak paytak yürüyerek kendisi otobüslerin kalktığı yere kadar götürüldü.
ya kıza bir ara "you will never walk alone" demişim ben, düşünün beynimin ne kadar kafamın içinde olmadığını işte.
arkadaşım sen ilk gençlik aşkına tutuldun, liverpool tribün sloganının ne işi var senin ilişkinde be?
zaten liverpool'a 8 golden dolayı bir tık kırgınım ama konumuz o değil şimdi.
günlerden 31 aralık...
öyle hafifçe sarılıp sonrasında otobüs camına el sallamalı bir yıl başı...
akşam oldu, genciz ama alkole düşüldü. mesajlar mesajlar mesajlar...
öyle whatsapp falan yok arkadaşlar, bildiğin dümdüz sms.
karakter sınırı var ve bir sms 2 kontör.
ben tüm malvarlığımı kontöre yatırdım o gün zaten, 2 saatte gidip kontör kart alıyorum. kız evinde o arada hiç kontörü bitmiyor.
o zamanlar var olduğu söylenen ama kimsenin görmediği 1000 kontör kart falan aldı sanırım babası.
mesajlar hep "sen arkadaşımın eski sevgilisi olmasaydın" modunda.
evet, o konuda ben hem kendime hem seni getiren dostuma da kızgınım zaten.
ya kızım çevrende 67 model mustang varken sen niye bize fiat egea ayarlıyorsun değil mi?
ve günlerden 2 ocak.
okuldayım, öğle arası basketbol oynuyoruz.
bir ara mesaj geldi, maçın arasında baktım.
ben diyor, senden diyor, çok hoşlandım diyor.*
o zaman dedim soruyorum, dedi sor tabi
çıkma teklifinin geri gelmesi gerektiği yıllardayız arkadaşlar, bak o zaman soruyordun cevabını alıyordun ve kafan net oluyordu işte.
devamı gözlerimizin hiçbir şey görmediği cicim ayları...
hayatımız ev-okul-o olarak geçiyor. (benim ekstra antrenmanlarım var sadece, onun da dershanesi)
normalde minibüsle gittiğimiz yolları sırf vakit daha fazla birlikte geçsin diye yürümelerin o tadı (paramız var)
çok tatlı, çocuksu anılar biriktirme işi...
bir ekskavatör var ama onu detaylandırmayacağım, geçmişe saygı.
neyse bir gün liselerarası il şampiyonası için okul müdürü, basketbol takımıyla ilgilenen hoca ve ben kura çekimine gittik.
gençlik spor'dayız, bir sürü yaşlı adam. dediler ki haydi sen seç.
elimi attım kağıdı açtım, merhaba sevgilimin okulu.
maç günü geldi, yaşadığımız yer küçük bir şehir ve bu tarz ufak şeylere tüm şehir akın ediyor.
tribünler tıklım tıklım.
maçtan önce ısınıyoruz, ya benim gözüm ondan başkasını görmüyor ki... maçta değilim yani.
neyse maç başladı, 3. dakikada falan bir pozisyonda bana sert bir faul yaptılar.
yapan da mahalleden çocukluk arkadaşım.
bak dedi, bugün xxx'in önünde yenileceksin.
hı hı tamam dedim (maç içerisinde asla polemiğe girmem)
sonra onun takımındaki başka eski bir dostum kulağıma "ya o xxx'ten hoşlanıyordu da" gibi bir cümle kurdu.
hee dedim, o zaman please give me the ball!
o maçı izleyenler hala konuşurlar maçı.
rakı sofrasında vs denk gelenler "oğlum ne yapmıştın o gün öyle yaaa" derler.
62 sayı atarak artık bu tarz filmlerde olabilecek kahramanlığın artık limitindeyken maçta bir ara bana faul yapan arkadaşa çift el blok* falan da yaptım.
o çocukla o maçtan beri de hiç konuşmadım zaten.
ya sen uyuyan aslanı niye uyandırıyorsun tatlım?
neyse, hayatımdaki ilk çocukluk aşkım böyle bir şeydi işte...
1 yıldan sonra tecrübesizliğimin kurbanı oldum.
hatalıydım çünkü.
o zamanlar bilmediğim bir duygu durumu içerisine girdim, alışkanlık dediğimiz şeyi ben sevmemek olarak anladım.
her şey yolundayken bir anda bitirdim ilişkiyi.
sonra her klasik ilişki bitişinde olduğu gibi, kız bir süre dağıldı ama sonra çok başarılı bir insan oldu.
erkek mi?
ben ayrılınca ooo dedim yaaa
şu şekil döndüm ortamlara ama sonra yıllarca hep onu aradım*
ama asla ve asla rahatsız etmedim. başka bir hayatı var çünkü, bazen bir merhaba bile düzen bozabilir.
kimseye kötülük yapmak istemem...
gününüz güzel geçsin sözlük.
haftanın bitmeye yakın günü olan bu tatlı perşembeden verim almayı unutmayın.
sonra üşenmezsem bir gün size hayatımın gerçek aşkını anlatayım*
devamını gör...
günaydın sözlük
yine nerden baksan 2 hafta olmuş kız sözlüüük, ben günaydın demeden ayamıyosun di mi??
elzem bacınız zabanan uyandığında uykusunu alamadığı için etrafa nemrut ve her an birini ça ça diye öldürebilecek vibelarda bakışlar attığından günaydın demek aklına dâhi gelmiyor maalesef.
bu ara en çok güzel dileklere, huzurlu bir hayatın umuduna ve her şeyin rayında tatlı sevimli bir biçimde gideceğine dair inanca ihtiyacım var. umarım tüm bunlar tohumlar fidana, fidanlar ağaca misali büyüyüp serpilir içimde.
bazen gerçekten hayatın ne kadar boş olduğunu düşünüyorum. dertlerimiz ve sıkıntılarımız bir toz tanesinden farksız gibi. bugün beni üzen bir şeyin etkisi yarın da aynı olmayabiliyor. bundan mütevellittir ki hayatı çok da ciddiye almamak gerekir.
günleriniz aydın, içiniz ferah, kalbiniz çiçek gibi olsun.
günaydınlar sözlük.
elzem bacınız zabanan uyandığında uykusunu alamadığı için etrafa nemrut ve her an birini ça ça diye öldürebilecek vibelarda bakışlar attığından günaydın demek aklına dâhi gelmiyor maalesef.
bu ara en çok güzel dileklere, huzurlu bir hayatın umuduna ve her şeyin rayında tatlı sevimli bir biçimde gideceğine dair inanca ihtiyacım var. umarım tüm bunlar tohumlar fidana, fidanlar ağaca misali büyüyüp serpilir içimde.
bazen gerçekten hayatın ne kadar boş olduğunu düşünüyorum. dertlerimiz ve sıkıntılarımız bir toz tanesinden farksız gibi. bugün beni üzen bir şeyin etkisi yarın da aynı olmayabiliyor. bundan mütevellittir ki hayatı çok da ciddiye almamak gerekir.
günleriniz aydın, içiniz ferah, kalbiniz çiçek gibi olsun.
günaydınlar sözlük.
devamını gör...
evli
bir kadının 'artık rahatım' diyebilmesi için medeni hâlinin değişmesi değil, toplumun değişmesi gerekir.
t/ mutluluğu da mutsuzluğu da tek başına ifade etmeyen medeni hâl.
t/ mutluluğu da mutsuzluğu da tek başına ifade etmeyen medeni hâl.
devamını gör...
orta
goreceli.
simdi bir kadın icin cıkarların icin yapmayacagın sey olmayabilir.
ya da prensipleri olan bir kadın olabilirsin.
bu ikisinin ortası canı isteyince cıkarlarını, canı isteyince prensiplerini konusturan kadındır.
bir de cıkarına gore sekil alan bir kadın olabilir.
cok asi zırt pırt istifa eden bir kadın olabilir.
bu ikisinin ortası prensiplerinden vazgecmeyen, cok goz onunde olmayan, kenardan kenardan calısan uyumlu kadındır. bu ortadır.
size hangi orta lazım?
cunku hepimiz istedik mi ortalayabiliyoruz.
simdi bir kadın icin cıkarların icin yapmayacagın sey olmayabilir.
ya da prensipleri olan bir kadın olabilirsin.
bu ikisinin ortası canı isteyince cıkarlarını, canı isteyince prensiplerini konusturan kadındır.
bir de cıkarına gore sekil alan bir kadın olabilir.
cok asi zırt pırt istifa eden bir kadın olabilir.
bu ikisinin ortası prensiplerinden vazgecmeyen, cok goz onunde olmayan, kenardan kenardan calısan uyumlu kadındır. bu ortadır.
size hangi orta lazım?
cunku hepimiz istedik mi ortalayabiliyoruz.
devamını gör...
mevsimler geçerken
o yeşil gözlerinde ben yoktum, yoktum"
devamını gör...
evli
bir kadın icin harika hal.
cunku direk 'koruyor' seni.
artık tacizcisi tecavuzcusu zilyon tane erkekle ugrasmak mecburiyetinde degilsin.
hayatımın en mutlu donemi 'evli' donemi. hele ki sizi cok seven ve sayan bir kocanız varsa.
tam eski eşim hakkında gaza gelip ovguler sayıcam. icime kacıyor hevesim. beni en zor donemimde yuz ustu bıraktı cunku.
o yuzden soyle rahat rahat ovemiyorum.
cunku direk 'koruyor' seni.
artık tacizcisi tecavuzcusu zilyon tane erkekle ugrasmak mecburiyetinde degilsin.
hayatımın en mutlu donemi 'evli' donemi. hele ki sizi cok seven ve sayan bir kocanız varsa.
tam eski eşim hakkında gaza gelip ovguler sayıcam. icime kacıyor hevesim. beni en zor donemimde yuz ustu bıraktı cunku.
o yuzden soyle rahat rahat ovemiyorum.
devamını gör...
kötü ev sahibi insanı mülk sahibi yapar
orjinali (bkz: kötü komşu insanı hacet sahibi yapar) olan söz...
devamını gör...
“are you ıran”
ekrem imamoğlu'nun ingilizcesi ile dalga geçen insanların taptığı lider bu
devamını gör...
bir kadın tarafından hükmedilmeyi istemek
kimilerine değişik gelen istektir.
devamını gör...
günaydın sözlük
huzuru içimizde hisettiğimiz bir gün olsun dileklerimizle, günaydın herkese.
devamını gör...
dil
istesem kalbinizi kırarım.
istesem sacınıza cicekler takarım.
istersem köprüler yaparım.
istersem kopruler yıkarım.
istersem kalbinizi calar, istersem kalbinize nifak tohumları eker, onu nefretle doldururum.
istersem itici, istersem cekici olurum.
istersem kufreder, istersem sarkı sözleri siirler yazarım.
kalbimin cok geniş oldugunu sanırdım kucukken. herkesi sevecek yer var derdim.
insanları yakından tanımak kalbimin darlıgını ogretti bana.
insanlıgı seviyorum. onu kurtarmak ya da faydalı olmak icin her zaman calısırım.
ama kalbim dar. orada bir iki kişiye yer var sadece. ve oraya girmek hic kolay degil. zorla girmeye calısmakla olmuyor cunku.
ha ben seversem, bilin ki beraber cennetteyiz ve hala hayattayız;)
istesem sacınıza cicekler takarım.
istersem köprüler yaparım.
istersem kopruler yıkarım.
istersem kalbinizi calar, istersem kalbinize nifak tohumları eker, onu nefretle doldururum.
istersem itici, istersem cekici olurum.
istersem kufreder, istersem sarkı sözleri siirler yazarım.
kalbimin cok geniş oldugunu sanırdım kucukken. herkesi sevecek yer var derdim.
insanları yakından tanımak kalbimin darlıgını ogretti bana.
insanlıgı seviyorum. onu kurtarmak ya da faydalı olmak icin her zaman calısırım.
ama kalbim dar. orada bir iki kişiye yer var sadece. ve oraya girmek hic kolay degil. zorla girmeye calısmakla olmuyor cunku.
ha ben seversem, bilin ki beraber cennetteyiz ve hala hayattayız;)
devamını gör...
“are you ıran”
can yücel’in dediği gibi,
ne kadar rezil olursak, o kadar iyi..
ne kadar rezil olursak, o kadar iyi..
devamını gör...
denizde yüzmek vs havuzda yüzmek
havuz suyu devridaim yapıyorsa sıkıntı yok aksi taktirde deniz daha temizdir. ayrıca havuza sabah erken saatlerde giren olmayın, klorlu su olduğu için burunda sızlama ve gözde yanma yapabiliyor, eğer havuza ilk girenlerden biriyseniz.
devamını gör...
coğrafyacıların çocuklarına isim önerileri
bora ya da poyraz
devamını gör...
xlarge kadin small erkek iliskisi
doggy pozisyonunda kamyon soforu gibi hissettirir
devamını gör...

