zaman tüneli
ceza üniversitesi
akademisyenlerin dışarıda ne işi var. bence yök ayrı bir mekanizma ile cezaevine gitmeye layık akademisyenleri belirlemeli. cezaevlerinde akademiler kurulmalı, öğrenci olmasa da teorik araştırmalar yapılmak üzere kurulan bu cezaeci akademileri, adalet bakanlığına bağlı ceza ve tutukevleri üniversitesi çatısı altinda organize edilmeli.
devamını gör...
hyundai bayon
5 senedir yollarda görülen ve üretimi devam eden, toplamda 70.000 adetten fazla satılan ama burada başlığı bile olmayan * araç.
o beğenmediğimiz yeşil renkli sözlükte hakkında 280'e yakın tanım var.
biz de burada ne yapıyorsak artık kendi kendimize.
o beğenmediğimiz yeşil renkli sözlükte hakkında 280'e yakın tanım var.
biz de burada ne yapıyorsak artık kendi kendimize.
devamını gör...
kandırıldık
sözlüğümüzün afrodizyak seviyesi göz önüne alınacak olursa ''kaldırılmak'' tan evladır. kimleeer kimleri kaldırdı bu sözlükten !
devamını gör...
kandırıldık
kandırılmanız önemli değil. önemli olan şu an karşı söylenenleri dinleyip, acaba kandırılıyor olabilir miyim diye düşünebilmeniz. bu yoksa, aynen şiddetle savunuyorsanız tartışmaya/konuşmaya değmezsiniz.
devamını gör...
günaydın sözlük
sevgiyi yüreğimizin derinliklerinde hissettiğimiz bir gün olsun dileklerimizle, günaydın herkese.
devamını gör...
sehpadaki midi klavye (yazar)
selam ben de mini mouse
iyi sözlükler dilerim.
sözlük hakkında kafana bişi takılırsa bana danışabilirsin.
sözlükte mod yok o yüzden asayişi ben sağlıyorum.
iyi sözlükler dilerim.
sözlük hakkında kafana bişi takılırsa bana danışabilirsin.
sözlükte mod yok o yüzden asayişi ben sağlıyorum.
devamını gör...
yazarların bugün yaptığı iyilikler
tanır mısınız bilmem jack london, san francisco erenlerinden
ne demiş kulak ver,
iyilik benim kendime olan inancım. ben de biliyorum kimsenin buna değmeyeceğini…
ne demiş kulak ver,
iyilik benim kendime olan inancım. ben de biliyorum kimsenin buna değmeyeceğini…
devamını gör...
monşerlerin çabuk unutulması
monşer olmasına gerek yok, herkes çabuk unutuluyor.
devamını gör...
nikaragua'da seçim yapmama kararı
reisimizin kıymetini bilelim arkadaşlar. fikrimizin ve seçimlerimizin hiçbir önemi olmamasına rağmen sırf kendimizi değerli hissedelim diye arada bir bize de soruyor birşeyler.
devamını gör...
aziz üstel
devamını gör...
kız arkadaşa alınabilecek hediyeler
bu ara yeni bir bikini alsam çok hoşuna giderdi büyük ihtimalle.
devamını gör...
david gilmour
about face albümü ayda bir kez açıp dinlediğim albümlerden bir tanesi. açıklaması zor bir bağımlılığım var albüme, ruh halim ne olursa olsun her seferinde duruma uyuyor...
devamını gör...
hiçbir tanımı beğenmeyen yazar
çaylakların oy kullanma hakkı olmadığı için benim bu!
devamını gör...
yapılmış en aptalca dalgınlık
marketten ekmek alıp hızlıca eve geldim, ekmeği poşetten çıkartıp poşeti mutfak tezgahının üstüne bıraktım, ekmeği tekrar elime alıp dışarı çıktım...
devamını gör...
yazarların bugün yaptığı iyilikler
iyilik demeyelim de dogru sey diyelim.
hayatımın askı can yamanla erkenci kus izliyordum.
bir kız arkadasım aradı. hadi cıkalım dedi. askımla arama hic kimse giremez dedim kapattım;)
sonra cok sevdigim bi kız arkadasım mesaj attı: atesim 39. hastanedeyim.
hemen dedim hangi hastane, geliyorum.
cebimde param yok. akbilim yetecek mi bilmiyorum. neyse. bindim otobuse. bi saatte gittim. bi de uzak. bilmedigim yerler. yolda da biraz tırstım nereye gidiyorum diye.
neyse vardım sukur hastaneye. biraz durdum. ziyaretin kısası makbuldur deyip 10-15 dakika filan durdum. sonra bindim otobuse. bi saatte tıntıntın geri geldim.
vefalıyımdır;)
hayatımın askı can yamanla erkenci kus izliyordum.
bir kız arkadasım aradı. hadi cıkalım dedi. askımla arama hic kimse giremez dedim kapattım;)
sonra cok sevdigim bi kız arkadasım mesaj attı: atesim 39. hastanedeyim.
hemen dedim hangi hastane, geliyorum.
cebimde param yok. akbilim yetecek mi bilmiyorum. neyse. bindim otobuse. bi saatte gittim. bi de uzak. bilmedigim yerler. yolda da biraz tırstım nereye gidiyorum diye.
neyse vardım sukur hastaneye. biraz durdum. ziyaretin kısası makbuldur deyip 10-15 dakika filan durdum. sonra bindim otobuse. bi saatte tıntıntın geri geldim.
vefalıyımdır;)
devamını gör...
hintli kızları seksi bulmamak
lan orda seks, burda seks, ne lan bu?!...sizin seksinizin içine ediim lan ...lan bu sayfaya isterlerse dünyanın her yerinden girerler, burası sizin cinsel ihtiyaçlarınızı tatmin edebileceeniz bi mecra değil, kodumunun beyinsizleri....
arkadaşına özelden yaz onu a be gerizekalı, ben niye senin harf kirliliğine maruz kalıyorum?!...madem bu sayfalarda yazıyosun, kendini biraz kontrol et, kontrolsüz aptal !!...
arkadaşına özelden yaz onu a be gerizekalı, ben niye senin harf kirliliğine maruz kalıyorum?!...madem bu sayfalarda yazıyosun, kendini biraz kontrol et, kontrolsüz aptal !!...
devamını gör...
kız arkadaşa alınabilecek hediyeler
yetişkin bir kadın olduktan sonra aslında "hediyenin" çok anlamsız olduğunu fark ettim. çocukken hediyenin bir anlamı var çünkü kendi ayaklarınızın üzerinde durabilen bir birey olmadığınız için, isteklerinizi başkalarının karşılaması gerekiyor. bu noktada "hediyeler" iyi çalışıyorlar çünkü aslında hediyeler sizin sahip olmak istediğiniz şeyleri oluşturuyorlar.
fakat yetişkin olmuş ve her istediğini zaten kendisi alabilen bir birey için "hediyenin" çokta bir anlamı olmuyor. manevi olarak anlamı tabi ki ayrı çünkü size "'önemsendiğinizi" hissettiriyor ama yetişkin bir insana alınacak hediyenin günlerce, haftalarca ince ince düşünüp- tasarlanılması gerekecek bir olgu olduğunu düşünmüyorum. maksat değerse, hediyenin küçüğü- büyüğü olmaz. bir çiçekte aynı etkiyi uyandırır, bir kalemde. - eğer dürüstçe beklenti sadece önemsenildiğinizi hissetmekse.
sipariş edilen ürünlerin veya talep edilen herhangi bir şeyin satın alınmasını "hediye veya değer biçimi" olarak görmüyorum.
"bana iphone/macbook/ watch al"
"arabamı yeniler misin?"
"bana şu yakut yüzüğü/ şu elmas kolyeyi alır mısın?"
"chanel/ celine çanta istiyorum"
"tatile amerikaya gidelim" ve niceleri....
bunların hediyenin kendi mantığıyla alakası yoktur. bunu iyi ayırmak gerekir. hediyeye bir bedel biçiliyorsa veya size almanız için bir liste veriliyorsa uzaklaşın. bir şeyler ters gidiyor demektir. insan bir demet, kese kağıdına sarılı, sarı laleye bile düşer. eğer maksat gerçekten sevildiğini hissetmekse.
kız arkadaşlar içinde durum aynıdır. büyük markalardan, büyük ücretlere ürünler almanıza gerek yoktur. gerçek dostluk bir kahve,
iş yerine gönderilen şık bir çikolata veya çiçekle gayet pekişebilir. şu ekonomide bunlara bütçe ayırmak bile gayet önemli bir davranıştır. büyük beklentilerde olan kız arkadaşlarınızla arkadaşlık ilişkilerinizi gözden geçirin. hiçbir arkadaşlık kutlama ve hediye sistemini dayatamaz.
tavırları ve niyetleri iyi analiz etmek önemlidir.
fakat yetişkin olmuş ve her istediğini zaten kendisi alabilen bir birey için "hediyenin" çokta bir anlamı olmuyor. manevi olarak anlamı tabi ki ayrı çünkü size "'önemsendiğinizi" hissettiriyor ama yetişkin bir insana alınacak hediyenin günlerce, haftalarca ince ince düşünüp- tasarlanılması gerekecek bir olgu olduğunu düşünmüyorum. maksat değerse, hediyenin küçüğü- büyüğü olmaz. bir çiçekte aynı etkiyi uyandırır, bir kalemde. - eğer dürüstçe beklenti sadece önemsenildiğinizi hissetmekse.
sipariş edilen ürünlerin veya talep edilen herhangi bir şeyin satın alınmasını "hediye veya değer biçimi" olarak görmüyorum.
"bana iphone/macbook/ watch al"
"arabamı yeniler misin?"
"bana şu yakut yüzüğü/ şu elmas kolyeyi alır mısın?"
"chanel/ celine çanta istiyorum"
"tatile amerikaya gidelim" ve niceleri....
bunların hediyenin kendi mantığıyla alakası yoktur. bunu iyi ayırmak gerekir. hediyeye bir bedel biçiliyorsa veya size almanız için bir liste veriliyorsa uzaklaşın. bir şeyler ters gidiyor demektir. insan bir demet, kese kağıdına sarılı, sarı laleye bile düşer. eğer maksat gerçekten sevildiğini hissetmekse.
kız arkadaşlar içinde durum aynıdır. büyük markalardan, büyük ücretlere ürünler almanıza gerek yoktur. gerçek dostluk bir kahve,
iş yerine gönderilen şık bir çikolata veya çiçekle gayet pekişebilir. şu ekonomide bunlara bütçe ayırmak bile gayet önemli bir davranıştır. büyük beklentilerde olan kız arkadaşlarınızla arkadaşlık ilişkilerinizi gözden geçirin. hiçbir arkadaşlık kutlama ve hediye sistemini dayatamaz.
tavırları ve niyetleri iyi analiz etmek önemlidir.
devamını gör...
hintli kızları seksi bulmamak
tamamen kültürel farktan ileri gelir. birincisi türk toplumu olarak odağımız daha çok "batı" tutuldu. genelde hep avrupa veya amerika yapımı dizileri- filmleri izleyerek büyüdük.
ben hatırlıyorum. çocukluğumda, (1999 yılı) ana kanalların gündüz kuşağında meksika yapımı rozalinda ve yine 1998-99 yıllarında arjantin yapımı, natalia oreiro'nun oynadığı diziler yayınlanırdı. rozalinda atv, natalia'nın dizileri ise kanal d'de yayınlanırdı. en maksimum gördüğümüz alternatif kültürler bunlardan ibaretti.
günümüzde kanal 7 ve benzeri kanallar hint dizilerini verse de, ana kanallarda hiç gösterilmediler. bu yüzden kültürü hafif garipsiyoruz çünkü aşina değiliz. kadınların garip gelmesinin de bu aşina olmamaktan kaynaklı olduğunu düşünüyorum. hint kültürü bize göre daha geleneksel ve daha kapalı bir kültür. ayrıca ataerkillik çok fazla. içinde bulunduğumuz toplumsal kodlarla da çoğunlukla çelişiyor. evet, bizde ataerkil zihniyetle savaşıyoruz ama kadınların hindistanda bulunduğu konumda değiliz. bu yüzden kurgular da , kadın hakları açısından biraz rahatsız edici geliyor.
kısacası bu insanların pis, çirkin, kötü olduklarını düşünmüyorum. kültürlerine hakim olmadığımız için öyle geliyor. yaptıkları her şey, kendi dini inanışları ve kültürel değerleri bağlamında son derece tutarlı. yani kültürel çalışma yaptığınız zaman, kendi çekirdek değerlerini koruyan bir toplum olduğunu görüyorsunuz. doğru- yanlış diye tartışmıyorum. sadece bir kültürü direkt yaftalamamak gerektiğini savunuyorum.
hiçbir insan adına ön yargılı olmamak lazım. her toplum dış dünyaya farklı gözüküyor. öz önemli.
ben hatırlıyorum. çocukluğumda, (1999 yılı) ana kanalların gündüz kuşağında meksika yapımı rozalinda ve yine 1998-99 yıllarında arjantin yapımı, natalia oreiro'nun oynadığı diziler yayınlanırdı. rozalinda atv, natalia'nın dizileri ise kanal d'de yayınlanırdı. en maksimum gördüğümüz alternatif kültürler bunlardan ibaretti.
günümüzde kanal 7 ve benzeri kanallar hint dizilerini verse de, ana kanallarda hiç gösterilmediler. bu yüzden kültürü hafif garipsiyoruz çünkü aşina değiliz. kadınların garip gelmesinin de bu aşina olmamaktan kaynaklı olduğunu düşünüyorum. hint kültürü bize göre daha geleneksel ve daha kapalı bir kültür. ayrıca ataerkillik çok fazla. içinde bulunduğumuz toplumsal kodlarla da çoğunlukla çelişiyor. evet, bizde ataerkil zihniyetle savaşıyoruz ama kadınların hindistanda bulunduğu konumda değiliz. bu yüzden kurgular da , kadın hakları açısından biraz rahatsız edici geliyor.
kısacası bu insanların pis, çirkin, kötü olduklarını düşünmüyorum. kültürlerine hakim olmadığımız için öyle geliyor. yaptıkları her şey, kendi dini inanışları ve kültürel değerleri bağlamında son derece tutarlı. yani kültürel çalışma yaptığınız zaman, kendi çekirdek değerlerini koruyan bir toplum olduğunu görüyorsunuz. doğru- yanlış diye tartışmıyorum. sadece bir kültürü direkt yaftalamamak gerektiğini savunuyorum.
hiçbir insan adına ön yargılı olmamak lazım. her toplum dış dünyaya farklı gözüküyor. öz önemli.
devamını gör...

