zaman tüneli
erdoğan ikinci atatürk’tür
tövbe haşa çarpılırsın, ewed.
devamını gör...
kendini aşırı önemsemek hastalığı
humanizm diye türcülükle başladılar bu serüvene. sonra ırkçılıkla devam ettiler. geldiğimiz noktada kendi başlarına devam ediyorlar.
dinlerle başladı bu iş. bütün mahlukat sizin için yaratıldı dedi tanrı kılıfına bürünmüş şeytanları. bunlar da inandı. çünkü neden olmasın?
insan kılıfına girmiş şeytan çıktı sonra; her şey alman ırkı için, türk ırkı için diye böğürdü. yine inandılar. çünkü neden olmasın.
şeytanı dinleye dinleye bayağ bi numara kaptılar tabii. kendileri şeytan oldu ve her şey benim için dediler. yine inandılar. çünkü neden olmasın?
kategorize ede ede kafayı yediler. bana kalırsa; bir domuzun ölümü ile bir insanın ölümü arasında hiçbir fark yok mesela.
herhangi bir kitlesel felakette en çok üzüldükleri diğerlerinin hayatı değil, kendilerini merkeze koydukları yalanlarının sarsılmasıdır. her şey benim, insan içinse, bu felaketler, virüsler ne öyleyse?
bütün masal çöpe. yaz yenisini. sil baştan.
dinlerle başladı bu iş. bütün mahlukat sizin için yaratıldı dedi tanrı kılıfına bürünmüş şeytanları. bunlar da inandı. çünkü neden olmasın?
insan kılıfına girmiş şeytan çıktı sonra; her şey alman ırkı için, türk ırkı için diye böğürdü. yine inandılar. çünkü neden olmasın.
şeytanı dinleye dinleye bayağ bi numara kaptılar tabii. kendileri şeytan oldu ve her şey benim için dediler. yine inandılar. çünkü neden olmasın?
kategorize ede ede kafayı yediler. bana kalırsa; bir domuzun ölümü ile bir insanın ölümü arasında hiçbir fark yok mesela.
herhangi bir kitlesel felakette en çok üzüldükleri diğerlerinin hayatı değil, kendilerini merkeze koydukları yalanlarının sarsılmasıdır. her şey benim, insan içinse, bu felaketler, virüsler ne öyleyse?
bütün masal çöpe. yaz yenisini. sil baştan.
devamını gör...
aradığın da seni arıyor
hayır o anlamda da dememiş mevlana, demiş ki yani telefonu açıp ararsan birini o da seni arar, e aramıyorlar olm yanlış söylemiş yaw, ewed.
devamını gör...
roland tr 808
1980'de piyasaya sürülen, hip-hop ve elektronik dans müziğinin temel taşlarını oluşturan drum machine. sample yerine sesleri tamamen analog sentezleme ile üretir.
elektronik altyapısı, sesleri sıfırdan yaratmak için osilatörler, filtreler, transistörler ve kapasitörler gibi discrete analog devre elemanlarına dayanır. mesela, kick sesi için aslında düşük frekanslı, rezonansa sokulmuş bir sinüs dalgası jeneratörü kullanılmış. cowbell sesi ise birbiriyle uyumsuz altı farklı kare dalga osilatörünün donanımsal olarak karıştırılmasından elde edilmiş.
tamamen analog bileşenlerden oluştuğu için, ısıya, devre yaşına veya parçaların üretim toleranslarına bağlı olarak dünyadaki hiçbir iki tr 808 birbirinin tıpatıp aynısı ses çıkaramaz teorik olarak (yani öyle olması lazım, herhalde galiba sanırsam).
edit: internette service manual'i var, ben hayatımda böyle devre görmedim. analog teknolojinin varabileceği son nokta, intel 4004 falan belki daha komplikedir.
elektronik altyapısı, sesleri sıfırdan yaratmak için osilatörler, filtreler, transistörler ve kapasitörler gibi discrete analog devre elemanlarına dayanır. mesela, kick sesi için aslında düşük frekanslı, rezonansa sokulmuş bir sinüs dalgası jeneratörü kullanılmış. cowbell sesi ise birbiriyle uyumsuz altı farklı kare dalga osilatörünün donanımsal olarak karıştırılmasından elde edilmiş.
tamamen analog bileşenlerden oluştuğu için, ısıya, devre yaşına veya parçaların üretim toleranslarına bağlı olarak dünyadaki hiçbir iki tr 808 birbirinin tıpatıp aynısı ses çıkaramaz teorik olarak (yani öyle olması lazım, herhalde galiba sanırsam).
edit: internette service manual'i var, ben hayatımda böyle devre görmedim. analog teknolojinin varabileceği son nokta, intel 4004 falan belki daha komplikedir.
devamını gör...
insanlar arasında rahat olabilmek
kendini biraz unutabilmek, kendin üzerine fazla kafa yormamak ve kendini fazla önemsememekle başarılabilir...
kim olduğunu bilerek, başkalarının yaptığı gibi, herhangi bir role girmeye gerek olmadığını bilerek ve böyle şeylere önem vermeyip bunu reddettiğini halinle de göstererek, yani kendin olarak, kendin gibi kalarak, bu konforu kimsenin senden almasına da müsaade etmeyerek bu rahatlığa erişebilirsin...
şüphesiz ki allah da böylesini sever.
kim olduğunu bilerek, başkalarının yaptığı gibi, herhangi bir role girmeye gerek olmadığını bilerek ve böyle şeylere önem vermeyip bunu reddettiğini halinle de göstererek, yani kendin olarak, kendin gibi kalarak, bu konforu kimsenin senden almasına da müsaade etmeyerek bu rahatlığa erişebilirsin...
şüphesiz ki allah da böylesini sever.
devamını gör...
808
(bkz: roland tr 808)
devamını gör...
kendini aşırı önemsemek hastalığı
gelip geçiciliğini, dünyadaki yerini, kapladığı alanı, önemini doğru tayin edemekle ilgili bir meseledir.
hiç kimse için çok önemli biri olmadığını kabullenmekle başlamalı insan... insan elbette kendisi için kıymetli olabilir ama bu demek değildir ki çok önemli biridir.
özgürleşmek isteyen kendini unutmalıdır belki biraz.
hiç kimse için çok önemli biri olmadığını kabullenmekle başlamalı insan... insan elbette kendisi için kıymetli olabilir ama bu demek değildir ki çok önemli biridir.
özgürleşmek isteyen kendini unutmalıdır belki biraz.
devamını gör...
taksici telsizi
taksici telsizindeki o şifreli sesleri çözebilmek için sanırım üniversiteden değil, sanayi mahallesi esnaf mektebinin kripto bölümünden mezun olmak gerekiyor.
karşı taraftan 'qazwsxedcrfv...' diye ses geliyor, taksici ise gayet sakin bir şekilde:
" tamam abi, e-5'te kaza var, ara sokaklardan kaçıyoruz." diyerek olayı çözüyor. adamlar matriks evrenindeler sanki.
karşı taraftan 'qazwsxedcrfv...' diye ses geliyor, taksici ise gayet sakin bir şekilde:
" tamam abi, e-5'te kaza var, ara sokaklardan kaçıyoruz." diyerek olayı çözüyor. adamlar matriks evrenindeler sanki.
devamını gör...
celal şengör'ün anna karanina yorumu
devamını gör...
kocası üzerinde kendini aşırı söz sahibi gören kadın
yetişkin bir insan üzerinde denetim ve yönetim hakkı bulunduğuna inanan, sürekli kendi yönlendirmeleri ve isteklerini dayatan, kabul ettiren ve buna hakkı olduğunu düşünen kadındır...
benim de var böyle tanıdıklarım...
allah vermesin kocaları bunları bir kadınla aldatacak olsa kafayı yerler.
benim de var böyle tanıdıklarım...
allah vermesin kocaları bunları bir kadınla aldatacak olsa kafayı yerler.
devamını gör...
fender rhodes
müzik yazılımlarında "electric piano" olarak yer alacak kadar ikonik olan elektrikli piyano.
devamını gör...
celal şengör'ün anna karanina yorumu
(bkz: zırva)
devamını gör...
zeuhl
fransız progresif rock grubu (bkz: magma)'nın kurucusu ve bateristi christian vander tarafından 1970'lerde yaratılan, adını vander'ın şarkı sözlerini yazmak için uydurduğu kurgusal dil kobaianca'daki kutsal müzik kelimesinden alan müzik türü.
müzikal yapısı temel olarak serbest caz elementlerine dayanır. türün en somut müzikal özellikleri sürekli tekrar eden ritmik kalıplar (ki buna ostinato diyorlar), dün'ün eros isimli tek albümünde görülebileceği üzere diğer enstrümanları bastıracak kadar ön plana çıkarılmış bas gitar partisyonları, maneige'nin albümlerinde (ki bunlar quebec rock grubu aslında) sıkça rastlanan rhodes piyano* kullanımı ve türün öncüsü magma'nın bütün şarkılarında olduğu gibi koro vokalleridir genellikle.
magma'nın şarkılarında konu genellikle yozlaşmış dünyayı terk edip hayali kobaia gezegenine yerleşen insanların günlük hayatlarını ve yaşadıkları zorlukları anlatan distopik bilimkurgu hikayeleri etrafında şekillenir. dün'de ise grubun adından da anlaşılacağı üzere magma'daki bilimkurguya benzer şekilde dune öykünmelerine rastlanır.
zamanla magma'dan ayrılan üyelerin kurduğu (bkz: eskaton) gibi fransa kökenli grupların yanı sıra, türün teknik altyapısını benimseyen (bkz: koenjihyakkei) gibi japonya kökenli gruplar ortaya çıkmış ve türü en azından seksenlerin başlarına ve azalarak günümüze taşımışlardır.
müzikal yapısı temel olarak serbest caz elementlerine dayanır. türün en somut müzikal özellikleri sürekli tekrar eden ritmik kalıplar (ki buna ostinato diyorlar), dün'ün eros isimli tek albümünde görülebileceği üzere diğer enstrümanları bastıracak kadar ön plana çıkarılmış bas gitar partisyonları, maneige'nin albümlerinde (ki bunlar quebec rock grubu aslında) sıkça rastlanan rhodes piyano* kullanımı ve türün öncüsü magma'nın bütün şarkılarında olduğu gibi koro vokalleridir genellikle.
magma'nın şarkılarında konu genellikle yozlaşmış dünyayı terk edip hayali kobaia gezegenine yerleşen insanların günlük hayatlarını ve yaşadıkları zorlukları anlatan distopik bilimkurgu hikayeleri etrafında şekillenir. dün'de ise grubun adından da anlaşılacağı üzere magma'daki bilimkurguya benzer şekilde dune öykünmelerine rastlanır.
zamanla magma'dan ayrılan üyelerin kurduğu (bkz: eskaton) gibi fransa kökenli grupların yanı sıra, türün teknik altyapısını benimseyen (bkz: koenjihyakkei) gibi japonya kökenli gruplar ortaya çıkmış ve türü en azından seksenlerin başlarına ve azalarak günümüze taşımışlardır.
devamını gör...
soğumak
yani senin de bana cok meraklı olmadıgını, gorev icabı takıldıgını biliyorum tabi.
oyle olmasa zaten yalandan istiyor gibi yapmazdın. aksiyon alırdın.
ben kendi tarafımı anlatıcam:
seni ilk gordugumde cok yakısıklı, cok beyfendi bir adam oldugunu dusundum. ve bilgili oldugunu. konulara cok hakim oldugunu. ustune hem eglenceli hem efendi oldugunu.
senin yakınında olmak cok guvende hissettiriyordu ve cok konforlu. birinin usudugunu gorup ceketini vermesi gibi detaylar cok kıymetli bence.
sonra zaman gecmeye basladı. ben beklemeye, sen gelmemeye basladın. yıllarca bekledikten sonra icimdeki heves söndü.
birkac yıl sonra da iyice paracı bir dille benle irtibat kurmaya kalktın. iyice sogudum.
boyle benim tarafımda olaylar.
oyle olmasa zaten yalandan istiyor gibi yapmazdın. aksiyon alırdın.
ben kendi tarafımı anlatıcam:
seni ilk gordugumde cok yakısıklı, cok beyfendi bir adam oldugunu dusundum. ve bilgili oldugunu. konulara cok hakim oldugunu. ustune hem eglenceli hem efendi oldugunu.
senin yakınında olmak cok guvende hissettiriyordu ve cok konforlu. birinin usudugunu gorup ceketini vermesi gibi detaylar cok kıymetli bence.
sonra zaman gecmeye basladı. ben beklemeye, sen gelmemeye basladın. yıllarca bekledikten sonra icimdeki heves söndü.
birkac yıl sonra da iyice paracı bir dille benle irtibat kurmaya kalktın. iyice sogudum.
boyle benim tarafımda olaylar.
devamını gör...
sankritçe
abla sen emekli değil misin ya?
en son 80lerde 90larda paris'te aşk yaşıyordun.
ama biraz tutarlılık be*
en son 80lerde 90larda paris'te aşk yaşıyordun.
ama biraz tutarlılık be*
devamını gör...
unutulmayan tarihler
1071 / 1453 / 1881 / 1923 /
devamını gör...
aradığın da seni arıyor
şems'de mevlana'ya yanık olduğu için öyle demiş.
yoksa gerçekte yok öyle bir şey sevgili mevlana'cım.
yoksa gerçekte yok öyle bir şey sevgili mevlana'cım.
devamını gör...
beklenenin vazgeçtikten sonra gelmesi
ananızı babanızı öyle beklemezsiniz be pis ırz düşmanları
devamını gör...
beklenenin vazgeçtikten sonra gelmesi
vazgeçiyorsam beklemiyor, bekliyorsam da vazgeçmiyorumdur. kısaca bana her türlü yalnızlık.
devamını gör...
