zaman tüneli
kendini aşırı önemsemek hastalığı
thurman kompleksiyle karıştırmamakta fayda var.
devamını gör...
pcmcia
pisiemsiayey işte. yıl olmuş ikibinyirmialtı hala piemsi diyenler var. başka telaffuzları da mevcut ama kulak kanatır kanıttıra kanıttıra. ve ben bu insanlarla beraber çalışıyorum. üzüntü ve muz kabuğu.
devamını gör...
unutulmayan tarihler
1 temmuz- denizcilik ve kabotaj bayramı.
18 mart- çanakkale deniz zaferi.
20 nisan- anzak günü.
1 eylül- balık yasağının kalkması.
6 mayıs- hıdırellez.
21 haziran- yaz gündönümü.
21 mart, 23 eylül - ekinoks.
21 aralık- kış gündönümü.
3 aralık dünya engelliler günü.
29 mayıs - istanbulun fethi.
8 mart- dünya karılar günü.
1 mayıs - işçi bayramı.
20 temmuz - dünya satranç günü.
14 şubat - aziz valentine(sevgililer günü) günü.
baya var aklımda da şimdilik aklıma gelenler bunlar.
18 mart- çanakkale deniz zaferi.
20 nisan- anzak günü.
1 eylül- balık yasağının kalkması.
6 mayıs- hıdırellez.
21 haziran- yaz gündönümü.
21 mart, 23 eylül - ekinoks.
21 aralık- kış gündönümü.
3 aralık dünya engelliler günü.
29 mayıs - istanbulun fethi.
8 mart- dünya karılar günü.
1 mayıs - işçi bayramı.
20 temmuz - dünya satranç günü.
14 şubat - aziz valentine(sevgililer günü) günü.
baya var aklımda da şimdilik aklıma gelenler bunlar.
devamını gör...
normal sözlük'ün biraz şey olması
"az bi bilgi içerikli entry girin lan!" dedirten sözlük durumu. sol frame yine saçma sapan ilişki başlıklarıyla dolu.
devamını gör...
taksici telsizi
durak boşşşşşş
durak boşşşşşşşşşşşşşşşşşşşş.
durak boşşşşşşşşşşşşşşşşşşşş.
devamını gör...
kendini aşırı önemsemek hastalığı
fazla içe dönük kendi sesini çok duyan yalnız internet insanında olur. sanalda insanlara dalaşmak ve tartışmalı başlıklar açmak da bununla ilgili.
devamını gör...
imajını mutluluğuna tercih etmek
kendi olamadıktan sonra her şey yalandır, yüktür insana.
bir imaj uğruna ne hayatlar sönüyor ya rab.
insanları etkilemek, kendini insanlara beğendirmek (ki onların kriterleri malumdur) onlar üzerinde olumlu etki bırakmak uğruna saçma sapan rollere bürünmeye hiç gerek görmüyorum...
bir imaj uğruna ne hayatlar sönüyor ya rab.
insanları etkilemek, kendini insanlara beğendirmek (ki onların kriterleri malumdur) onlar üzerinde olumlu etki bırakmak uğruna saçma sapan rollere bürünmeye hiç gerek görmüyorum...
devamını gör...
erdoğan ikinci atatürk’tür
tövbe haşa çarpılırsın, ewed.
devamını gör...
kendini aşırı önemsemek hastalığı
humanizm diye türcülükle başladılar bu serüvene. sonra ırkçılıkla devam ettiler. geldiğimiz noktada kendi başlarına devam ediyorlar.
dinlerle başladı bu iş. bütün mahlukat sizin için yaratıldı dedi tanrı kılıfına bürünmüş şeytanları. bunlar da inandı. çünkü neden olmasın?
insan kılıfına girmiş şeytan çıktı sonra; her şey alman ırkı için, türk ırkı için diye böğürdü. yine inandılar. çünkü neden olmasın.
şeytanı dinleye dinleye bayağ bi numara kaptılar tabii. kendileri şeytan oldu ve her şey benim için dediler. yine inandılar. çünkü neden olmasın?
kategorize ede ede kafayı yediler. bana kalırsa; bir domuzun ölümü ile bir insanın ölümü arasında hiçbir fark yok mesela.
herhangi bir kitlesel felakette en çok üzüldükleri diğerlerinin hayatı değil, kendilerini merkeze koydukları yalanlarının sarsılmasıdır. her şey benim, insan içinse, bu felaketler, virüsler ne öyleyse?
bütün masal çöpe. yaz yenisini. sil baştan.
dinlerle başladı bu iş. bütün mahlukat sizin için yaratıldı dedi tanrı kılıfına bürünmüş şeytanları. bunlar da inandı. çünkü neden olmasın?
insan kılıfına girmiş şeytan çıktı sonra; her şey alman ırkı için, türk ırkı için diye böğürdü. yine inandılar. çünkü neden olmasın.
şeytanı dinleye dinleye bayağ bi numara kaptılar tabii. kendileri şeytan oldu ve her şey benim için dediler. yine inandılar. çünkü neden olmasın?
kategorize ede ede kafayı yediler. bana kalırsa; bir domuzun ölümü ile bir insanın ölümü arasında hiçbir fark yok mesela.
herhangi bir kitlesel felakette en çok üzüldükleri diğerlerinin hayatı değil, kendilerini merkeze koydukları yalanlarının sarsılmasıdır. her şey benim, insan içinse, bu felaketler, virüsler ne öyleyse?
bütün masal çöpe. yaz yenisini. sil baştan.
devamını gör...
aradığın da seni arıyor
hayır o anlamda da dememiş mevlana, demiş ki yani telefonu açıp ararsan birini o da seni arar, e aramıyorlar olm yanlış söylemiş yaw, ewed.
devamını gör...
roland tr 808
1980'de piyasaya sürülen, hip-hop ve elektronik dans müziğinin temel taşlarını oluşturan drum machine. sample yerine sesleri tamamen analog sentezleme ile üretir.
elektronik altyapısı, sesleri sıfırdan yaratmak için osilatörler, filtreler, transistörler ve kapasitörler gibi discrete analog devre elemanlarına dayanır. mesela, kick sesi için aslında düşük frekanslı, rezonansa sokulmuş bir sinüs dalgası jeneratörü kullanılmış. cowbell sesi ise birbiriyle uyumsuz altı farklı kare dalga osilatörünün donanımsal olarak karıştırılmasından elde edilmiş.
tamamen analog bileşenlerden oluştuğu için, ısıya, devre yaşına veya parçaların üretim toleranslarına bağlı olarak dünyadaki hiçbir iki tr 808 birbirinin tıpatıp aynısı ses çıkaramaz teorik olarak (yani öyle olması lazım, herhalde galiba sanırsam).
edit: internette service manual'i var, ben hayatımda böyle devre görmedim. analog teknolojinin varabileceği son nokta, intel 4004 falan belki daha komplikedir.
elektronik altyapısı, sesleri sıfırdan yaratmak için osilatörler, filtreler, transistörler ve kapasitörler gibi discrete analog devre elemanlarına dayanır. mesela, kick sesi için aslında düşük frekanslı, rezonansa sokulmuş bir sinüs dalgası jeneratörü kullanılmış. cowbell sesi ise birbiriyle uyumsuz altı farklı kare dalga osilatörünün donanımsal olarak karıştırılmasından elde edilmiş.
tamamen analog bileşenlerden oluştuğu için, ısıya, devre yaşına veya parçaların üretim toleranslarına bağlı olarak dünyadaki hiçbir iki tr 808 birbirinin tıpatıp aynısı ses çıkaramaz teorik olarak (yani öyle olması lazım, herhalde galiba sanırsam).
edit: internette service manual'i var, ben hayatımda böyle devre görmedim. analog teknolojinin varabileceği son nokta, intel 4004 falan belki daha komplikedir.
devamını gör...
insanlar arasında rahat olabilmek
kendini biraz unutabilmek, kendin üzerine fazla kafa yormamak ve kendini fazla önemsememekle başarılabilir...
kim olduğunu bilerek, başkalarının yaptığı gibi, herhangi bir role girmeye gerek olmadığını bilerek ve böyle şeylere önem vermeyip bunu reddettiğini halinle de göstererek, yani kendin olarak, kendin gibi kalarak, bu konforu kimsenin senden almasına da müsaade etmeyerek bu rahatlığa erişebilirsin...
şüphesiz ki allah da böylesini sever.
kim olduğunu bilerek, başkalarının yaptığı gibi, herhangi bir role girmeye gerek olmadığını bilerek ve böyle şeylere önem vermeyip bunu reddettiğini halinle de göstererek, yani kendin olarak, kendin gibi kalarak, bu konforu kimsenin senden almasına da müsaade etmeyerek bu rahatlığa erişebilirsin...
şüphesiz ki allah da böylesini sever.
devamını gör...
808
(bkz: roland tr 808)
devamını gör...
kendini aşırı önemsemek hastalığı
gelip geçiciliğini, dünyadaki yerini, kapladığı alanı, önemini doğru tayin edemekle ilgili bir meseledir.
hiç kimse için çok önemli biri olmadığını kabullenmekle başlamalı insan... insan elbette kendisi için kıymetli olabilir ama bu demek değildir ki çok önemli biridir.
özgürleşmek isteyen kendini unutmalıdır belki biraz.
hiç kimse için çok önemli biri olmadığını kabullenmekle başlamalı insan... insan elbette kendisi için kıymetli olabilir ama bu demek değildir ki çok önemli biridir.
özgürleşmek isteyen kendini unutmalıdır belki biraz.
devamını gör...
taksici telsizi
taksici telsizindeki o şifreli sesleri çözebilmek için sanırım üniversiteden değil, sanayi mahallesi esnaf mektebinin kripto bölümünden mezun olmak gerekiyor.
karşı taraftan 'qazwsxedcrfv...' diye ses geliyor, taksici ise gayet sakin bir şekilde:
" tamam abi, e-5'te kaza var, ara sokaklardan kaçıyoruz." diyerek olayı çözüyor. adamlar matriks evrenindeler sanki.
karşı taraftan 'qazwsxedcrfv...' diye ses geliyor, taksici ise gayet sakin bir şekilde:
" tamam abi, e-5'te kaza var, ara sokaklardan kaçıyoruz." diyerek olayı çözüyor. adamlar matriks evrenindeler sanki.
devamını gör...
celal şengör'ün anna karanina yorumu
devamını gör...
kocası üzerinde kendini aşırı söz sahibi gören kadın
yetişkin bir insan üzerinde denetim ve yönetim hakkı bulunduğuna inanan, sürekli kendi yönlendirmeleri ve isteklerini dayatan, kabul ettiren ve buna hakkı olduğunu düşünen kadındır...
benim de var böyle tanıdıklarım...
allah vermesin kocaları bunları bir kadınla aldatacak olsa kafayı yerler.
benim de var böyle tanıdıklarım...
allah vermesin kocaları bunları bir kadınla aldatacak olsa kafayı yerler.
devamını gör...
fender rhodes
müzik yazılımlarında "electric piano" olarak yer alacak kadar ikonik olan elektrikli piyano.
devamını gör...
