zaman tüneli
levent kırca'nın mizahının kalitesiz olduğu gerçeği
bu konuda biraz konuşulması gerekiyor. türkiye'de levent kırca'yı ideolojik perspektif dışından değerlendirmek neredeyse imkansızlaştı. oysa benim levent kırca'nın neredeyse 90'ların tamamında televizyon dünyasının (bkz: yasemin yalçın) ve 90'ların sonu itibariyle yılmaz erdoğan-demet akbağ ile beraber oluşan tv komedisi hanedanlığının taçsız kralı ve en kazananı olduğu dönemdeki mizah anlayışıyla ciddi problemlerim var.
öncelikle levent kırca'nın çok ciddi bir dram oyuncusu olduğunu düşünüyorum. yani portföyü kemal sunal gibi sınırlı değil. müjdat gezen gibi komik olmayan komedyenlerden de değil. (bkz: olacak o kadar)'ın 80'lerin sonunda trt'de ilk çıktığı vakitlerde fikret hakan'la olynadığı bir skeci vardı. iki inşaat işçisini anlatan. oradaki trajik performansına hayran kalmıştım. biraz (bkz: şemsi inkaya) gibi ama onun bence daha yetenekli olanı. yani yeteneği sınırlı bir adamdan bahsetmiyoruz. bunu bir köşeye koyalım. gelelim levent kırca mizahının açmazına.
komedi türü gerçekten çok ciddi ve bıçak sırtı bir alan. dönüp baktığımda levent kırca mizahının özellike en şatafatlı dönemlerinde artık klişe, tahmin edilebilir, kolaycı, ucuz halk edebiyatı yapan, naif sosyal demokrat yaklaşımı besleyen bir hal aldığını gördük. bir vakit sonra tamamen didaktik, üst perdeden konuşan, bir de ilaveten zaten alegorik ve anlaşılmaya ihtiyaç duymayan yüzeysellikteki skeçlerin sonunda meddah gibi kıssadan hisse çıkartan bir levent kırca vardı. levent kırca'nın komediyi ele alış şekli bir noktadan sonra ciddiyetini kaybetmiş, özensiz ve yüzeysel bir hale gelmiş, tamamen yoğun makyaj üzerine playback taklitlerle yürüyen bir hal almıştı. artık insanlar, bu hafta levent kırca kimin taklidini yapacak diyordu. oysa plastik makyajla mizahın kralını 90'ların başında (bkz: plastip show) yapmıştı. kırca'dan daha absürd idi ama fark şuydu ki plastip show absürdlüğü bilinçli bir tercih iken levent kırca kendi absürtlüğünü epey ciddiye alıyor ve kendisini nasreddin hoca'nın modern bir versiyonu olarak görüyordu. bunu da izahı olmayan şeylerin mizahı olur tarzı bir yaklaşımla savunuyordu. oysa ki 80'lerde pazar filesi delik bir memuru gösteren karikatür bandı okuyanları güldürürken, kaçınılmaz olarak mizah değişiyordu ve hayatın içerisinden durum komedisini ele alan ciddi genç rakipler geliyordu. levent kırca'nın cem yılmaz hatta okan bayülgen gibi figürlere duyduğu ilkel hasetlik, hem kayıp giden tahtını kaybetmenin hırçınlığı hem de değişen mizahın sosyolojisini anlayamamasındandı.
işte bu noktada artık levent kırca'nın çöküş dönemi başladı. biz ona artık gülemiyor sadece tebessüm edebiliyorduk. komedisi tamamen atatürk vurgusu, kaba sarhoş taklitlerine döndü. metin serezli gibi sağlam oyuncuların varlığı da onu kurtaramadı ama levent kırca aslında yapabileceğini yapmıştı. her sanatçının yaşadığını yaşadı. devri kapandı. bana levent kırca mizahından kalan ise bölünmenin eşiğine gelmiş, belediye hizmetleri yürümeyen, siyaseti tıkanmış ancak toplumsal ilişkileri sağlam, gelişmekte olan bir ülkenin, soğuk kış akşamlarında, dışarısının karbonmonoksit kokusundan kendisini izole ederek beyazcamdan daha iyi bir türkiye'nin mümkün olabildiğine dair öğretici skeçleridir. iyi yıllar değildi ama galiba bizler biraz daha iyi insanlardık.
öncelikle levent kırca'nın çok ciddi bir dram oyuncusu olduğunu düşünüyorum. yani portföyü kemal sunal gibi sınırlı değil. müjdat gezen gibi komik olmayan komedyenlerden de değil. (bkz: olacak o kadar)'ın 80'lerin sonunda trt'de ilk çıktığı vakitlerde fikret hakan'la olynadığı bir skeci vardı. iki inşaat işçisini anlatan. oradaki trajik performansına hayran kalmıştım. biraz (bkz: şemsi inkaya) gibi ama onun bence daha yetenekli olanı. yani yeteneği sınırlı bir adamdan bahsetmiyoruz. bunu bir köşeye koyalım. gelelim levent kırca mizahının açmazına.
komedi türü gerçekten çok ciddi ve bıçak sırtı bir alan. dönüp baktığımda levent kırca mizahının özellike en şatafatlı dönemlerinde artık klişe, tahmin edilebilir, kolaycı, ucuz halk edebiyatı yapan, naif sosyal demokrat yaklaşımı besleyen bir hal aldığını gördük. bir vakit sonra tamamen didaktik, üst perdeden konuşan, bir de ilaveten zaten alegorik ve anlaşılmaya ihtiyaç duymayan yüzeysellikteki skeçlerin sonunda meddah gibi kıssadan hisse çıkartan bir levent kırca vardı. levent kırca'nın komediyi ele alış şekli bir noktadan sonra ciddiyetini kaybetmiş, özensiz ve yüzeysel bir hale gelmiş, tamamen yoğun makyaj üzerine playback taklitlerle yürüyen bir hal almıştı. artık insanlar, bu hafta levent kırca kimin taklidini yapacak diyordu. oysa plastik makyajla mizahın kralını 90'ların başında (bkz: plastip show) yapmıştı. kırca'dan daha absürd idi ama fark şuydu ki plastip show absürdlüğü bilinçli bir tercih iken levent kırca kendi absürtlüğünü epey ciddiye alıyor ve kendisini nasreddin hoca'nın modern bir versiyonu olarak görüyordu. bunu da izahı olmayan şeylerin mizahı olur tarzı bir yaklaşımla savunuyordu. oysa ki 80'lerde pazar filesi delik bir memuru gösteren karikatür bandı okuyanları güldürürken, kaçınılmaz olarak mizah değişiyordu ve hayatın içerisinden durum komedisini ele alan ciddi genç rakipler geliyordu. levent kırca'nın cem yılmaz hatta okan bayülgen gibi figürlere duyduğu ilkel hasetlik, hem kayıp giden tahtını kaybetmenin hırçınlığı hem de değişen mizahın sosyolojisini anlayamamasındandı.
işte bu noktada artık levent kırca'nın çöküş dönemi başladı. biz ona artık gülemiyor sadece tebessüm edebiliyorduk. komedisi tamamen atatürk vurgusu, kaba sarhoş taklitlerine döndü. metin serezli gibi sağlam oyuncuların varlığı da onu kurtaramadı ama levent kırca aslında yapabileceğini yapmıştı. her sanatçının yaşadığını yaşadı. devri kapandı. bana levent kırca mizahından kalan ise bölünmenin eşiğine gelmiş, belediye hizmetleri yürümeyen, siyaseti tıkanmış ancak toplumsal ilişkileri sağlam, gelişmekte olan bir ülkenin, soğuk kış akşamlarında, dışarısının karbonmonoksit kokusundan kendisini izole ederek beyazcamdan daha iyi bir türkiye'nin mümkün olabildiğine dair öğretici skeçleridir. iyi yıllar değildi ama galiba bizler biraz daha iyi insanlardık.
devamını gör...
tanrının eli (yazar)
ben bu eli bir yerden hatırlıyorum.
devamını gör...
eski sevgili ile dertleşmek
yarısı beni öldürmek istiyor
öbür yarısı evlenmek
oysa ben oynaşmak istiyorum
öbür yarısı evlenmek
oysa ben oynaşmak istiyorum
devamını gör...
günaydın sözlük
gün aymadı ya bana. sigara molasındayım ve öğrendiğim şeyler yüzünden şok olmuş durumdayım.
devamını gör...
eski sevgili ile dertleşmek
gecenlerde dostumun ofisinde otururken bir amca geldi. mesleği duyunca biraz cene yaptı. sohbet ettık.
amca gidince arkadaşım:" o.k. bu adam emekli profesör. hiç evlenmemiş. adam 75 yaşında, sevgilisi de 75 yaşında. bir göreceksin var ya böyle güzel bir ilişki yok. üzerine titriyor kadının, kadın da adamın" dedi.
üni zamanı sevgililermiş. kadın evlenmiş, eşi vefaat etmiş. yıllar sonra devam.
sözlüğümüzün siyah kedisi sanırım 75 yaşında değil. insan isterse aseksüellik geldiği gibi gider. fiziksel sıkıntı 75' liklerde:)
mutluluklar ve uyumlu, temiz bir ilişki dilerim.
amca gidince arkadaşım:" o.k. bu adam emekli profesör. hiç evlenmemiş. adam 75 yaşında, sevgilisi de 75 yaşında. bir göreceksin var ya böyle güzel bir ilişki yok. üzerine titriyor kadının, kadın da adamın" dedi.
üni zamanı sevgililermiş. kadın evlenmiş, eşi vefaat etmiş. yıllar sonra devam.
sözlüğümüzün siyah kedisi sanırım 75 yaşında değil. insan isterse aseksüellik geldiği gibi gider. fiziksel sıkıntı 75' liklerde:)
mutluluklar ve uyumlu, temiz bir ilişki dilerim.
devamını gör...
kuyu tipi cezaevi
"güneşsizlik, havasızlık ve sosyal izolasyonun kalıcı fizyolojik ve psikolojik zararlar vermesi kaçınılmaz. sayımlar dışında insan sesi duymadan günleri, haftaları geçen mahkumlar var. cezaevi deyince aklımızda canlanandan çok daha yalnızlaştıran bir sistem." *
devamını gör...
emre_1974tr
devamını gör...
kuyu tipi cezaevi
ejdadını siktiklerim...
devamını gör...
kuyu tipi cezaevi
teröristleri atmıyorlar mesela artık buraya
ama espiri yaparasan girebiliyorsun.
enteresan
ama espiri yaparasan girebiliyorsun.
enteresan
devamını gör...
kuyu tipi cezaevi
en büyük fobisi karanlık olan bir komedyeni buraya atmışlar. ama komedyen ülkenin karanlığında orada apaydınlık olmuş.
(bkz: deniz göktaş)
(bkz: deniz göktaş)
devamını gör...
tanrının eli (yazar)
yazar olsun isterim btw.
devamını gör...
sprite’ın güzel olmaması
fruko en güzeli bence. niye o kadar güzel olduğunu içerik okumalara başladıktan sonra fark etmistim. karışik meyveliymiş meğer. ben gazoz gazozdur diye düşünürdüm. şimdilerde nasil hiç bilmiyorum yıllar oldu bu tür şeyler icmedim farkında olarak.
her şeyin içine yapay tatlandırıcı eklemişler, o nedenle içemiyorum. zararından degil, tadi kotü oluyor.
en son avşar orman meyveli maden suyu içtim. bimde satılıyor. onun üstüne daha da bir içecek tanimiyorum şu an gazli iceceklerden.
her şeyin içine yapay tatlandırıcı eklemişler, o nedenle içemiyorum. zararından degil, tadi kotü oluyor.
en son avşar orman meyveli maden suyu içtim. bimde satılıyor. onun üstüne daha da bir içecek tanimiyorum şu an gazli iceceklerden.
devamını gör...
güne bir şiir bırak
"geceye ay düşer, aklıma gözlerin
bu nasıl özlemek ?
özlemek ne demek.
ucu bucağı yok, dibi sonu yok, koyusundan özledim.
fırtınalar koparıyor gözlerim, ve gözlerin aklıma mühür.
özlemek ne demek?
en delisinden sonsuzundan, akla zarar deliye kár
özledim..."
nazım hikmet
bu nasıl özlemek ?
özlemek ne demek.
ucu bucağı yok, dibi sonu yok, koyusundan özledim.
fırtınalar koparıyor gözlerim, ve gözlerin aklıma mühür.
özlemek ne demek?
en delisinden sonsuzundan, akla zarar deliye kár
özledim..."
nazım hikmet
devamını gör...
coffee break (yazar)
eğer hâlâ buralardaysa mesaj alımını kısa süreliğine açmasını rica ettiğim yazardır. sevgiler..
devamını gör...
şaman
sanki öyleyim...
devamını gör...
dm kutusunda ne işler çevirdiğinizin farkındayız
cimer'e şikayet edilecek tanımlarda bugün.
dini değerleri aşağılamak suçundan savcılıktan çağırılacaksınız.
dini değerleri aşağılamak suçundan savcılıktan çağırılacaksınız.
devamını gör...
lucifer (yazar)
ben yazsın istiyorum ya. gerçeken yazsın ama. hani burada genç, yaşlı bütün kadınların sevgilisi olmasını sağlayan türden. hem kuzenine faydası da dokunur. sözlük'e hareket gelmiş olur.
ben yoktum o zamanlar, fırtınalar estiriyormuş. cayır cayır hikayeler yazıyormuş. beğeniler, favoriler havada uçuyormuş. bi yazsın da biz de görelim. saçımız da var, paramız da var. internet okur yazarlığımız da var. biz de anlarız fanteziden, aykırılıktan.
eski yazılarını okuyayım feyz alayım dedim ama silmiş hepsini. yoldaş bi yerde onu da küstürmüş herhalde. yoksa insan sevdiği, emek harcadığı yazılarını niye silsin. tıssss.
ben yoktum o zamanlar, fırtınalar estiriyormuş. cayır cayır hikayeler yazıyormuş. beğeniler, favoriler havada uçuyormuş. bi yazsın da biz de görelim. saçımız da var, paramız da var. internet okur yazarlığımız da var. biz de anlarız fanteziden, aykırılıktan.
eski yazılarını okuyayım feyz alayım dedim ama silmiş hepsini. yoldaş bi yerde onu da küstürmüş herhalde. yoksa insan sevdiği, emek harcadığı yazılarını niye silsin. tıssss.
devamını gör...
herse
iskenderle de iyi gitmektedir. hatta artık bir çok kebapçı, iskenderin yanına ilave ederek sunmaktadır.
devamını gör...

