zaman tüneli
rock müziğin beyaz yakalılaşması
eskiden de rock dinlerdim, şimdi de sefa p.zevengi diye tabir edilebilecek olan arabamın deri koltukları alice cooper’la, led zeppelin’le falan inleyebiliyor.
ama bir parça sonra da, çok alakasız bir blues veya pop çalabiliyor. bence sınıfsal bir seçim söz konusu değil.
ama bir parça sonra da, çok alakasız bir blues veya pop çalabiliyor. bence sınıfsal bir seçim söz konusu değil.
devamını gör...
varoş
şehir merkezlerinde, kendilerini geliştirmemiş kültürel olarak toplumla uyum sağlayamamış, bunla da yetinmeyip kendisini üst düzeyde hissederek almış olduğu özgüvenle yaşayan canlı.
devamını gör...
rock müziğin beyaz yakalılaşması
tanıma uygun örnek gerekirse bu kesinlikle rehabilitasyon öncesi ve sonrası james hetfield metallica'sıdır.
devamını gör...
rock müziğin beyaz yakalılaşması
o değil de şimdi yapay zekayla türkü rock karışımı çoğaldı bir de. yani kötü aslında ama dinlerken farkına varmak da karışık duygulara neden oluyor. bir duruyorsun yadırgıyorsun oldu mu diyorsun. olanları var onları dinlerken de olmamalı diyorsun.
devamını gör...
bal vs reçel
reçelin açık ara önde olduğunu düşündüğüm versus.
ben reçelciyim arkadaş.
özellikle vişne reçeli of ki ne of…
bu sene bahçemizdeki vişnelerde çok yokmuş ama annem yinede pazardan alıp yapmış. çok nadir yerim ama yemeye başladığımda da kavanoz bitene kadar rahat etmem.
ben reçelciyim arkadaş.
özellikle vişne reçeli of ki ne of…
bu sene bahçemizdeki vişnelerde çok yokmuş ama annem yinede pazardan alıp yapmış. çok nadir yerim ama yemeye başladığımda da kavanoz bitene kadar rahat etmem.
devamını gör...
misafirlikte kötü yemekle karşılaşınca yapılması gerekenler
ilk okul 3. sınıftaydım.. annem yine uzun bir ameliyat ve hastane sürecine girmişti ve anneannemin beni devir teslim yapması için 1-2 gün vardı.
üst çapraz komşu beni yemeğe aldı..
hiç sevmem.. bamya..
bir de, huzurda lüzumunca eğilmemiş macar elçisi gibi, her biri çocuk çükü kadar olan bamyaların kellesini uçurmuş, bamyayı çatalla çekiyorsun, 20 santim salyası geliyor..
80’lerde öyle misafirlikte konuşayım, beğendiğim bir şeyi yine isteyeyim, beğenmediğime istemiyorum diyeyim falan neredeee..
anne cins cins bakıyorsa bu, azar demektir. orada etini büküyorsa evde ceyo var demektir.
neyse.. ben bu işkence çabuk bitsin diye bamyayı boğazıma tıktım. kadın ne yaptı? “ay canııım, çok mu sevdiiiin?” diye tepeleme ikinci tabağı koydu. sinir krizi geçiriyorum, boğulacağım neredeyse ama tabağı sessiz sedasız boğazıma tıktım.. çay may ikram etmek istediler ama eve kaçtım, “annem yok, bamya yiyorum” diye epey bir zırladıktan sonra, 32 sene bamya yemedim. sonra sonra, şimdilerde biraz yemeye başkadım.
üst çapraz komşu beni yemeğe aldı..
hiç sevmem.. bamya..
bir de, huzurda lüzumunca eğilmemiş macar elçisi gibi, her biri çocuk çükü kadar olan bamyaların kellesini uçurmuş, bamyayı çatalla çekiyorsun, 20 santim salyası geliyor..
80’lerde öyle misafirlikte konuşayım, beğendiğim bir şeyi yine isteyeyim, beğenmediğime istemiyorum diyeyim falan neredeee..
anne cins cins bakıyorsa bu, azar demektir. orada etini büküyorsa evde ceyo var demektir.
neyse.. ben bu işkence çabuk bitsin diye bamyayı boğazıma tıktım. kadın ne yaptı? “ay canııım, çok mu sevdiiiin?” diye tepeleme ikinci tabağı koydu. sinir krizi geçiriyorum, boğulacağım neredeyse ama tabağı sessiz sedasız boğazıma tıktım.. çay may ikram etmek istediler ama eve kaçtım, “annem yok, bamya yiyorum” diye epey bir zırladıktan sonra, 32 sene bamya yemedim. sonra sonra, şimdilerde biraz yemeye başkadım.
devamını gör...
tanrının eli (yazar)
#4037507 * götümle güldüm kusura bakma. ohhh içimin yağları eridi. aldatan erkekler kapatılsın.
devamını gör...
normal sözlük memeleri
yazıyor efendim durduramıyoruz, meme, popo, her başlığa yazıyor, ewed.
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
ne oldu yaram.
devamını gör...
dream pop'ta uyku düzeninin kariyer bitirmesi
sene 2018, o zamanlar müzik yapmak istiyorum... gitar çalabiliyor muyum? hayır üşeniyorum... bas? çok kalın telleri var ellerim acır... bateri? hayır benim elim ayağım tutmuyor... klavye? çok isterim ama kesin vahid guetta gibi titanik çalarım tam şarkının ortasında... benim için en doğru şey kadife sesimle vokal yapmak...
bir şekilde dream popçuların ortamına karıştım. slowdive'ın son albümünü beğenmediğimi söyledim, hiçbir zaman ısınamadığım cocteau twins'i övdüm, seefeel'in değerini bilemediler diye dert yakındım... baktım ki ben böyle konuştukça takdir ediyorlar, kimisi ''bu kızın müzik kulağı var...'' diyo ki , kimisi dream pop'u gerçekten anladığımı söylüyo falan...
önce benden albüm önerisi istemeye başladılar. sonra konu müzik eleştirilerine geldi, hepsinin beklediği mesih benmişim gibi not alıyorlardı resmen. konu döndü dolaştı ve neden müzik yapmadığıma geldi... açıklamaya çalışırken kendimi bir anda bir grubun vokali olarak buldum.
en kötü stüdyoya en uygun zaman olarak sabahın on birini seçtiler. neden? çünkü diğer saatler dolu... geceden söylemem gereken şarkıları attılar ezberlemem lazım, baktım ki hepsi coctau twins... tüylerim ürperdi, hiç sevmiyorum bu grubu... ama el mecbur yani, sabahın dördüne kadar ezberlemeye çalıştım ki vokali duysam bile anlamıyorum, bir şekilde 3 saatlik uykuyla kalktım hazırlandım gittim.
o uykulu halimle söylediğim şarkılara bayıldılar... ses tonumdan rüya fışkırıyor falan dediler... manyak lan bunlar diye kaçmayı düşünsem de bir tarafım rock star olmayı çok istedi be... hatta kendime sahne adı bile düşündüm...
sonrasında yine ertesi güne aynı saate randevu aldılar... eve gidip başka şarkılar çalışmam söylendi, bu sefer sadece allahın belası cocteau twins yoktu allahtan, slowdive, alvvays falan atmışlar ortaya... yine 3-4 saatlik uykuyla kalkıp gittim, fark ettim ki ben heyecandan uyuyamıyorum, bu vokal işi pek bi sardı... uykusuzluktan şarkıların bazı yerlerini sallıyorum, efsane detonelerim oluyor ama bir şekilde örtüyorum, arada kendimi mikrofon tutacağına yaslayarak gözlerimi dinlendiriyorum, yerdeki amfiye oturup uyuyorum, bazı yerlerde sadece mırıldanıyorum falan... o uykulu sesime bayıldı bunlar... yine sesime övgüler, sahnedeki otistik hareketlerime tebrikler falan...
eve dönerken bir sonraki prova için kesinlikle uykumu alacağıma dair söz verdim kendime... öyle orada burada uyuklamak ya da uyumak yok...
bir sonraki stüdyo günü geldi çattı... geçenki playlistten devam dediler prova için. şarkıları doğru düzgün okudum, evde bağıra bağıra tekrarlar yaptım ve her nasılsa o gece 10 gibi uyudum... uykumu alınca sesimin ve hareketlerimin daha düzgün ve düzenli olduğunu düşünerek müthiş bi özgüvenle girdim stüdyoya...
şarkıları doğru düzgün söyledikçe bunlar kendi kendilerine bakıyorlar, benim düzgün ve temiz sesime eşlik etmeye çalışan basçı müziği kaçırıyor falan...
ben de içimden nihayet oldu bu iş diye düşünüyorum. çünkü ilk defa sözleri doğru söylüyorum, notaları tutturuyorum, detone olmuyorum, mikrofonu tutacağım yere yaslanıp uyumuyorum... resmen profesyonel vokalist oldum.
şarkı bitti.
kimse konuşmadı... en son içlerinden birinin ''dün kaçta uyudun?'' diye sorduğunu duydum... saat 10 dediğimde hepsinin kafasını öne aldığını gördüm.
basçı gitariste baktı. davulcu gözlerini kapattı. klavyeci ağlamak üzereydi... meğer benim bütün vokal tekniğim uykusuzlukmuş. uykumu aldığım için sesim istedikleri gibi çıkmamış, şarkı sözlerini hatırlayıp söylemem tüm dengeleri bozmuş... işte dream pop grubundan atılma sebebim tam olarak bu oldu.
bu yüzden dream pop'a ve uyku düzensizliğine düşmanım...
bir şekilde dream popçuların ortamına karıştım. slowdive'ın son albümünü beğenmediğimi söyledim, hiçbir zaman ısınamadığım cocteau twins'i övdüm, seefeel'in değerini bilemediler diye dert yakındım... baktım ki ben böyle konuştukça takdir ediyorlar, kimisi ''bu kızın müzik kulağı var...'' diyo ki , kimisi dream pop'u gerçekten anladığımı söylüyo falan...
önce benden albüm önerisi istemeye başladılar. sonra konu müzik eleştirilerine geldi, hepsinin beklediği mesih benmişim gibi not alıyorlardı resmen. konu döndü dolaştı ve neden müzik yapmadığıma geldi... açıklamaya çalışırken kendimi bir anda bir grubun vokali olarak buldum.
en kötü stüdyoya en uygun zaman olarak sabahın on birini seçtiler. neden? çünkü diğer saatler dolu... geceden söylemem gereken şarkıları attılar ezberlemem lazım, baktım ki hepsi coctau twins... tüylerim ürperdi, hiç sevmiyorum bu grubu... ama el mecbur yani, sabahın dördüne kadar ezberlemeye çalıştım ki vokali duysam bile anlamıyorum, bir şekilde 3 saatlik uykuyla kalktım hazırlandım gittim.
o uykulu halimle söylediğim şarkılara bayıldılar... ses tonumdan rüya fışkırıyor falan dediler... manyak lan bunlar diye kaçmayı düşünsem de bir tarafım rock star olmayı çok istedi be... hatta kendime sahne adı bile düşündüm...
sonrasında yine ertesi güne aynı saate randevu aldılar... eve gidip başka şarkılar çalışmam söylendi, bu sefer sadece allahın belası cocteau twins yoktu allahtan, slowdive, alvvays falan atmışlar ortaya... yine 3-4 saatlik uykuyla kalkıp gittim, fark ettim ki ben heyecandan uyuyamıyorum, bu vokal işi pek bi sardı... uykusuzluktan şarkıların bazı yerlerini sallıyorum, efsane detonelerim oluyor ama bir şekilde örtüyorum, arada kendimi mikrofon tutacağına yaslayarak gözlerimi dinlendiriyorum, yerdeki amfiye oturup uyuyorum, bazı yerlerde sadece mırıldanıyorum falan... o uykulu sesime bayıldı bunlar... yine sesime övgüler, sahnedeki otistik hareketlerime tebrikler falan...
eve dönerken bir sonraki prova için kesinlikle uykumu alacağıma dair söz verdim kendime... öyle orada burada uyuklamak ya da uyumak yok...
bir sonraki stüdyo günü geldi çattı... geçenki playlistten devam dediler prova için. şarkıları doğru düzgün okudum, evde bağıra bağıra tekrarlar yaptım ve her nasılsa o gece 10 gibi uyudum... uykumu alınca sesimin ve hareketlerimin daha düzgün ve düzenli olduğunu düşünerek müthiş bi özgüvenle girdim stüdyoya...
şarkıları doğru düzgün söyledikçe bunlar kendi kendilerine bakıyorlar, benim düzgün ve temiz sesime eşlik etmeye çalışan basçı müziği kaçırıyor falan...
ben de içimden nihayet oldu bu iş diye düşünüyorum. çünkü ilk defa sözleri doğru söylüyorum, notaları tutturuyorum, detone olmuyorum, mikrofonu tutacağım yere yaslanıp uyumuyorum... resmen profesyonel vokalist oldum.
şarkı bitti.
kimse konuşmadı... en son içlerinden birinin ''dün kaçta uyudun?'' diye sorduğunu duydum... saat 10 dediğimde hepsinin kafasını öne aldığını gördüm.
basçı gitariste baktı. davulcu gözlerini kapattı. klavyeci ağlamak üzereydi... meğer benim bütün vokal tekniğim uykusuzlukmuş. uykumu aldığım için sesim istedikleri gibi çıkmamış, şarkı sözlerini hatırlayıp söylemem tüm dengeleri bozmuş... işte dream pop grubundan atılma sebebim tam olarak bu oldu.
bu yüzden dream pop'a ve uyku düzensizliğine düşmanım...
devamını gör...
varoş
şehir merkezine uzak, gelişmemiş, geri kalmış semtler için kullanılan kelime.
devamını gör...
bal vs reçel
çilek reçeli kaynarken...
devamını gör...
bal vs reçel
serbest çağrışım: (bkz: bal yerine reçel yapan arı)
devamını gör...
ruh eşini arayan yazarlar veri tabanı
(bkz: beni tanıdılar siz kaçın)
buldum bulacam, tanıdım tanıyacam gibi geliyor da bakalım.
ruhu sarışın hatunlar eklesin.
buldum bulacam, tanıdım tanıyacam gibi geliyor da bakalım.
ruhu sarışın hatunlar eklesin.
devamını gör...
anın feryadı
an dan içeri.
devamını gör...
tanrının eli (yazar)
mobilyaların parası? hiç bişey bırakmasaydın, donuna kadar alsaydın! yüzüne tükürseydin! tulumbaya bak ya sinirlerim zıpladı…
devamını gör...
tanrının eli (yazar)
kalemi kuvvetli bir çaylak. büyüyünce yazar olacak. inşallah kızdır.
devamını gör...
ruh eşini arayan yazarlar veri tabanı
eşsiz bir ruha sahip olduğum için aramaya inanmıyorum.
devamını gör...
