zaman tüneli
havacılıkta çok nadir bir olay
2 american havayolları uçağı, ikisinin de uçuş numaraları aynı ---> 2482 !! biri phoenix şehrine iniyo, öbürü phoenix' ten kalkmış, tırmanıyo...kule , american 2482 , diyince iki uçak da ilkin verilen direktif kendilerine sanıyolar...kule alarm çalmadan pilotların seslerinden iki farklı cockpit'le konuştuğunu farkediyo ve o andan itibaren " inişteki" ve "kalkıştaki" american 2482 demeye başlıyor (arrival iniş varış)( departure, kalkış)...kule kurtarıyo konuyu inene 10bin feet' ten aşağı inme, kalkana 9bin feet ' ten yukarı çıkma, diyo...kule, pratik kafalı ve sakin ayrıca da beyin bir atc...ödül falan verirler ona sanırsam. american airlines ' ın büyük hatası var bu işte. zaten araştırmaya başlamışlar.
devamını gör...
yazarların et pişme derecesi tercihleri
içi pembe olmayan,suyunu kaybetmemiş bir şekilde iyi pişmiş et tercihimdir.
devamını gör...
15 ağustos 2026 endonezya depremi
çok geçmiş olsun.
devamını gör...
bilimsel açıklama neye yarar sorunsalı
hiçbir işe yaramaz. ne yapacaksınız siz bilimi? gidin dizi izleyin, magazin takip edin.
devamını gör...
bilimsel açıklama neye yarar sorunsalı
bilimsel açıklama neye yarar sorusunun esas cevabını yazmaya bile gerek duymuyorum ama madem felsefi açıdan ilerliyoruz, şunu söyleyeyim;
bilimsel açıklama sana bildiklerini gösterir ama açıklamalar arttıkça, yani bildiklerin arttıkça, bilmediklerinin ne kadar fazla olduğunu da görmeye başlarsın. hatta daha önemlisi, bilmediğin şeylerin nerede başladığını görmeye başlarsın. bu da soru sorma alanını daraltmaz, genişletir. ki sadece bu yönüyle bile felsefeye büyük bir hizmette bulunmuş olur bilim.
felsefe dediğimiz şey birkaç sorunun etrafında sürekli dolanmak değil ki. bilgi arttıkça, sınırlar netleştikçe yeni sorular ortaya çıkar. bugün sorabildiğimiz birçok soruyu, sahip olduğumuz bilgiler olmadan zaten soramazdık. felsefe dediğin şey cevap bulmaktan ziyade, bulduğun cevapla yeni sorular sorabilmektir. zaten bu yüzden felsefe pek çok disiplinin temelinde yatar.
bir de bilginin artmasını idrakimiz azaldı şeklinde yorumlamak nedendir anlamadım. bir şeyin karmaşıklığının arttığını görmek, sandığımız kadar basit olmadığını fark etmek de bir idrak değil midir? bana kalırsa gayet güçlü bir idrak hatta. dün basit sandığın bir şeyin bugün ne kadar katmanlı olduğunu görebiliyorsan, burada azalan değil artan bir kavrayış vardır.
bilim sana hakikat dediğin şeyi vermiyor olabilir ama ona giden yolda ışık tuttuğunu da inkar etmek mümkün değil bence. zaten bilim dediğin şeyin anlam üretmek gibi bir iddiası da yoktur. neyi bildiğimizi, neyi bilmediğimizi ve bildiğimiz şeyin sınırlarını gösterir. ki felsefe bundan daha fazla ne isteyebilir ki?
bilgi dediğimiz şeyi felsefeyle karşı karşıya getirmek de bu yüzden tuhaf geliyor bana. bilgi ve anlam arayışı birbirini besleyen şeylerdir. soru sormanın kökeninde bilmek ve daha fazlasını bilmek isteği yatıyorken, bunları birbirinden bu kadar ayrıştırmak epey garip.
bilim hakikatin tamamı değil elbette ama hakikatin tamamı olmaması, hakikate giden yolda hiçbir şey söylemediği anlamına da gelmiyor.
bilimsel açıklama sana bildiklerini gösterir ama açıklamalar arttıkça, yani bildiklerin arttıkça, bilmediklerinin ne kadar fazla olduğunu da görmeye başlarsın. hatta daha önemlisi, bilmediğin şeylerin nerede başladığını görmeye başlarsın. bu da soru sorma alanını daraltmaz, genişletir. ki sadece bu yönüyle bile felsefeye büyük bir hizmette bulunmuş olur bilim.
felsefe dediğimiz şey birkaç sorunun etrafında sürekli dolanmak değil ki. bilgi arttıkça, sınırlar netleştikçe yeni sorular ortaya çıkar. bugün sorabildiğimiz birçok soruyu, sahip olduğumuz bilgiler olmadan zaten soramazdık. felsefe dediğin şey cevap bulmaktan ziyade, bulduğun cevapla yeni sorular sorabilmektir. zaten bu yüzden felsefe pek çok disiplinin temelinde yatar.
bir de bilginin artmasını idrakimiz azaldı şeklinde yorumlamak nedendir anlamadım. bir şeyin karmaşıklığının arttığını görmek, sandığımız kadar basit olmadığını fark etmek de bir idrak değil midir? bana kalırsa gayet güçlü bir idrak hatta. dün basit sandığın bir şeyin bugün ne kadar katmanlı olduğunu görebiliyorsan, burada azalan değil artan bir kavrayış vardır.
bilim sana hakikat dediğin şeyi vermiyor olabilir ama ona giden yolda ışık tuttuğunu da inkar etmek mümkün değil bence. zaten bilim dediğin şeyin anlam üretmek gibi bir iddiası da yoktur. neyi bildiğimizi, neyi bilmediğimizi ve bildiğimiz şeyin sınırlarını gösterir. ki felsefe bundan daha fazla ne isteyebilir ki?
bilgi dediğimiz şeyi felsefeyle karşı karşıya getirmek de bu yüzden tuhaf geliyor bana. bilgi ve anlam arayışı birbirini besleyen şeylerdir. soru sormanın kökeninde bilmek ve daha fazlasını bilmek isteği yatıyorken, bunları birbirinden bu kadar ayrıştırmak epey garip.
bilim hakikatin tamamı değil elbette ama hakikatin tamamı olmaması, hakikate giden yolda hiçbir şey söylemediği anlamına da gelmiyor.
devamını gör...
ateistler için afet anında okunacak dualar
allah’ım sen konuyu biliyorsun, help.
devamını gör...
hangi yazar gözünde nasıl canlanıyor sorusu
bence karikatürü çizen, ilgili yazarı şahsen tanıyor bile olabilir.
devamını gör...
adile
kendini baştan sona izletmekte yönünden sıkıntısı yok filmin.oyuncu kadrosu,oyunculuklar başarılı.dönem başarılı aktarılmış lakin bir şeyler eksik kalmış.senaryo yönünden biraz eksiği var maalesef.film adile adına yakışır seviyede değil.beklentimin altında kaldı.dram da çok verilememiş.biyografik açıdan tatmin edici.çok beklentiye girmeden izlenmesi tavsiye edilir.
devamını gör...
ateistler için afet anında okunacak dualar
deprem anında elini açan ateist var mıdır? pek tabii ki vardır. para için ya da parayı bulduktan sonra işlemediği günah çeşidi kalmayan müslüman var mıdır? pek tabii ki muhtemelen tamamı.
devamını gör...
tüm gün yatakta yatmak
bana bugün de nasip olmayacaktır. keşke evde bir yardımcım olsaydı da ben sadece yatağımda yatsaydım.
devamını gör...
güçlü kadınların ortak özelliği
hem eşine evine bağlı,hem de çalışan ayakları üstünde olan kadındır. kazandığı benim param değil bizim paramız diyen kadındır.
bir işte çalışmasa bile,yani geliri olmasa bile erkeğinin,evlatlarının arkasında duran tüm zorluklara karşı göğüs gerebilen kadındır. azla yetinen,çoğu bulduğunda da sapıtmayandır.
çok nadir böyle kadına denk gelmek.böyle kadınların nesli tülkendi gibi bir şey. bu kadınlar annelerimiz veyahut babaannelerimizdi.
şimdikilerin %99unun elinden telefonu al hayatı biter.
bir işte çalışmasa bile,yani geliri olmasa bile erkeğinin,evlatlarının arkasında duran tüm zorluklara karşı göğüs gerebilen kadındır. azla yetinen,çoğu bulduğunda da sapıtmayandır.
çok nadir böyle kadına denk gelmek.böyle kadınların nesli tülkendi gibi bir şey. bu kadınlar annelerimiz veyahut babaannelerimizdi.
şimdikilerin %99unun elinden telefonu al hayatı biter.
devamını gör...
marmara'nın yunancada mermer anlamına gelmesi
yunanistan da marmara diye bi yer var. bizim türkçe sandığımız bi sürü şey yunanca ya da latince. "konstantinapolis" isim olarak çok uzun olduğu için, tıpkı berlin'lilerin "alexanderplatz" a kısaca "alex" demeleri gibi, konstantinapolis yerine "stanpol" derlermiş. biz onu "istanbul" yapmışız.
devamını gör...
14 ağustos 2026 galatasaray çorum fk maçı
favori çorum'un hakem hataları yüzünden galibiyetten olduğu maçtır.
devamını gör...
popüler bir yazar olmanın zorlukları
devamını gör...






