zaman tüneli

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


artık marka yokk
devamını gör...

kime, ne zıkkıma benzediğimin zerre önemi yoktu. zengin bir ailenin, hiçbir beklentisinin olmadığı oğlu olsaydım efsane olurmuş.

her kentin, gece hayatına uçak bileti alır. sabahlara kadar para yakardım gece turizminde. gündüzlerle aram pek iyi değil zaten. vücudu nadasa bırakırdım yatakta. akşama bomba gibi hazırlığımı yapardım.

isveç, finlandiya, norveç gibi enfes soğuk ayların yaşandığı ülkeler favorim olurdu. türkiye'ye sonbahar ve kış aylarında ziyarete gelir sıkılınca giderdim.

dünyanın en boş işi ne deseler, iş hayatı derdim. bu kadar aptallık olamaz.
devamını gör...

yaptıran bir iki kişi tanıyorum, acı vericiymiş.

özellikle bir süre duş alma, saç yıkama gibi mevzular sıkıntılı oluyormuş. he bir de bıçak izi meselesi var. aslında dövme yaptırmak için güzel bir sebep gibi duruyor ya neyse.
devamını gör...

sanırım seni ben gömeceğim ağıtlarla.

kimsen yok benden başka.
devamını gör...

abi sen emeklisin ne öğrenciliği ya
devamını gör...

bazı kadehlerin, bana içildiğini bilir gibi bir gece…
sağlığınıza

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tabi ki ogrencilik hayatından sonra daha konforlu. giyimin kusamın degisiyor. yedigin ictigin, gittigin yerler degişiyor. evin araban oluyor.
ben kendi adıma daha idealist bir secim yaptıgım bir donemimdeyim. 5-6 sene ogrencilik hayatına geri donucem. ekonomik olarak daha sefil bir hayat olacak ama ben hayallerimi gerceklestirmekte oldugum icin daha mutlu olucam.
herkese hayatta kendi ritminde, kendi secimlerinde mutluluklar.
tesekkurler;)
devamını gör...

vurgu severim.

bazı iş bilmezler, soyun dediğinde o lanet gelesice kiraz işlemeli donlarıyla şaşkın şaşkın bakarlar. kadınlara durmadan direktifler vererek, kendimi yormak acayip keyfimi kaçırıyor. 2000li senelerde başımıza gelen webcam komutları gibi. az daha aç, aralaağğ, indir lann iştee patlaması yaşayan adamlarız şurada. sabrımız yok.

o yüzden baştan çırılçıplak soyun diyerek tek seferde yönlendirme döngümüzü tamamlıyoruz artık. donuyla kalsa, hakkında anlamadı, salak bu diye düşüneceğimizi, akıl ederek, tek hamlede dikiliyorlar karşımıza.

kadınlara net olun arkadaşlar. soyun, dediğin çok uzatır o işi. gerek yok.

şeytan abim bu işler nasıl olacak diyeceklere, copy-paste kıyağı yapayım hemen.

-hemen çırılçıplak soyun, domal.

bitti bu kadar. s
devamını gör...

ona da göz alışır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çok aptalsın.
edit: aynaya bakıyormuşum pardon.
devamını gör...

80'li yıllarda ülkemize gelen alman turistler akdeniz sahillerinde anadan üryan soyunup denize girerlerdi.
devamını gör...

farkı da yok aslında. sadece ikincisinde pekiştirme var. çıplak kelimesi tarafsız ve düz bir ifade, ama çırılçıplak kelimesi de abartıya kaçmış, şaşkınlık ve vurgulamalı bir ifade içeriyor.
devamını gör...

hayatta her sey etap etap. bir etabı gecince bir sonraki etaba geciyorsun.
bu etabı kardes kardes saygılı, sevgi dolu ve dogru mesafeli gectigimize inanıyorum.
what is next? ;)

simdi temcit pilavı gibi geri etap yapmayın.
bitti gitti. gectik bu etabı;)
devamını gör...

2 kişiyle oldu. ikisiyle de aynı evde yaşadım.

biri 4 sene sürdü. diğeri 3

perişan oldum. 1+1 evin içinden cenazem kalktı. aa sabahın birinde bi baktım ölmemişim meğer. ev bomboş.

sonradan hep manyak oldum. meme ısırdım. kalça tokatladım. canavarlaştım. çok afedersiniz meme uçlarından gömlek düğmesi yaptım.

meme koparandım artık. kimse durduramadı. sıısıs
devamını gör...

bu, hakkındaki ikinci entry. bir kaç gündür yine rahmetli melek hoca'ya olan muhabbetim arttı. keşke rüyama girse de mübarek ellerinden öpsem.
devamını gör...

bu da yatan zeka herhalde, ewed.
devamını gör...

ben de kendime hediye ediyorum, paket falan yaptırtıyorum, not eklettiriyorum, olm sen bunu hakettin lan, falan yazdırıyorum, süper olm, ewed.
devamını gör...

çakmakla soda kapağı açmayı öğretti. hep soda içerdi ve geğirirdi...sohbet değil o sohbet ortamı güzeldi. pek konuşmazdı çünkü. bakışarak anlaşabildiğin arkadaş gibisi var mı..
devamını gör...

ilk hafta pencereden denizi seyrediyorsunuz güzel güzel. evet o manzara karşısında "ne kadar da güzel " diyorsunuz . ikinci hafta aynı manzara, üçüncü hafta manzaraya alışmışsınız , dördüncü hafta perdeyi çekiyorsunuz, deniz manzarası yanında güneş de tam yüzünüze vuruyor.
bir üstteki sayın yazarın bahsettiği gibi rutubet sorunu da cabası. denize yakın ev nem çekiyor, duvarlar rutubetleniyor, eşyaların bile bozulmasına kadar gidiyor. o tuz havası camları, demiri, her şeyi yiyor. yılda bir boya, sürekli bakım.
yazın başka türlü bir sorun çıkıyor: dost, ahbap, akraba geliyor. " denize sıfır evin varmış. ağustosta gelsek olur mu?" sorusu temmuzda başlıyor. ev pansiyona dönüyor. yaz bitiyor kış başlıyor ve kış da sessiz ama ıssız. o muhteşem mavi ve sıcak manzara kışın gri ve soğuk manzara oluyor, rüzgar camı tıklatıyor, dalga sesi romantik olmaktan çıkıp bezdirici hale geliyor.
ama şunu da ilave etmek lazım:
sabah kalktığınızda deniz karşıda, kahvenizi alıyorsunuz, oturuyorsunuz ve o ana paha biçilemiyor. olumlu ve olumsuz durumlara rağmen de herkesin hayali olmaya devam ediyor. var demek ki sebebi.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim