zaman tüneli
intikam almak vs bağışlamak
ben intikam almam çünkü intikam almak en az karşınızdaki kişi kadar kirlenmektir. size kötülük yapan kişi gibi olmayı seçmeyerek, otomatikman onu zedeliyorsunuz. sizde hiçbir şeyi değiştiremediğini, hayatınızın tüm hızıyla devam ettiğini gördüğünde iyice çıldırıyor. onun cezası ömür boyu sizin için görünmez olması olmalı.
tepki vermediğinizde korkak olmuyorsunuz, sadece "muhattap almaya dahi layık görmemiş" oluyorsunuz.
kötü insanlar dengeli kibir, orantılı küstahlık ve sessiz nobranlıkla terbiye edilir. günün sonunda sizin asaletiniz konuşulurken, onların ucuzluğu ön plana çıkar.
bunu daha yeni yaşadığım için size öğütlüyorum. neredeyse tüm çalışma arkadaşlarımı terbiye etmiş bir kadın olarak karşınızdayım. benimle anlamsız biçimde uğraşan bu insanlar topluluğun yaş skalası fazlasıyla değişkendi. kadınlı -erkekli 28 ile 50 arası kimi ararsanız işin içerisindeydi. kendisiyle sorunları olan insanlar, etraflarındaki insanların hayatlarını çekemezler. kıskançlık ve kompleksleri tarafından fazlasıyla yönetilen bu insanlar ne dost olur ne de çalışma arkadaşı. kendi halinde yaşayan( kendi hayatına herkesi sokmayan) ve başarılı bir kadınım. bir anda hayatım herkesin dikkatini çekmeye başladı ve kıskançlık öznesi haline getirildim. taktığım gözlüğün markasından, ayağıma giydiğim ayakkabıya hatta özel hayatıma kadar her şey konuşulmaya başlandı. hakkımda iftiralar atıldı, çirkin söylemler yapıldı hatta hadleri yetmediği halde dalga bile geçtiler.
peki ben ne yaptım?
bana karşı yapılan tüm linç politikalarına karşı sakinliğimi ve asilliğimi korudum. sempatik bir kadınımdır ama hızlıca tersim dönebilir. bu yüzden bu terbiyesizliklerin hepsi arkamdan yapıldı. kimse yüzüme konuşamadığı gibi, yüzüme iltifatlar edip duruyorlardı( karakter defosu böyle bir şey çünkü). sanıyorlardı ki ben hiçbirinin yaptıklarından haberdar değilim ama söylenen her cümleden tutun, kimin söylediğine kadar haberdardım. kapasiteleri benimle oynamaya yetmiyordu ama yettiğine inanmalarını sağladım üstüne bu süreçte hiçbirini zerre muhattap almadım. hesap sormadım, bu ahlaksızlıklar üzerine konuşmadım dahi. işime geldim ve gittim hatta hayatımı bir güzel de yaşamaya devam ettim.
onlar arkamdan konuştular ve sonra sosyal medya hesaplarımda kendi hayatımda umursamazca ne kadar eğlendiğimi izlediler( o kadar muhattap almadım ki hiçbirini sosyal medya hesabımdan çıkartmaya efor bile harcamadım). benim hayatımda hiçbir şeyi değiştiremediklerini, moralimi bozamadıklarını fark ettiklerinde iyice sinir oldular hatta sonunda bazıları beni kendi kendisine takipten çıkarttı, yine umursamadım. tenezzül edip sormadım bile. düşünün ki öyle bir aşağılayış. "siz kimsiniz ki varlığınız veya yokluğunuz bende yer etsin?" tavrındaydım ki hala öyleyim.
şu an hala her gün giyinip, süslenip işe gidiyorum. aylar önce arkamdan konuşan herkesin şu an idolü oldum. herkes "ne kadar asil, bilgili ve entelektüel bir kadın" olduğumu düşünüyor. şimdi bana karşı gruplaşmayı başlatan düşmanlarıma nezaketli ama güçlü biçimde sırıtıyorum. gerçekten kim kazandı? yapılan kötülükler kime geri döndü?
bu işi başlatanlara bakışla, bana bakış arasında çok fark var. bütün çalışma arkadaşlarım bana saygı duyarken, diğerlerini benimle aynı seviyede tutmuyorlar. hoş! bu umurumda mı? hayır! bukalemun gibi şekilden şekile giren insanları da, fikirlerini de ciddiye almam. aylar önce onların tarafında olanlar ve dedikodumu yapıp duranlar, şimdi benim aşığım oldu. ben bunlara güvenir, karakteri var muamelesi yapar mıyım? - asla.
yani benim tavrım hep netti. duruşum hiç esnemedi.
yineliyorum: buraya nasıl mı geldim? - hiçbirini gram umursamayarak.
muhattap almamak, ciddi bir eziştir. bunu unutmayın.
kibirle alınan intikamı severim. pisliğe bulaşmadan, pisliğin aslında kim olduğunu idrak ettiriyorsunuz. şunu da söylemeden geçmeyeceğim: hiçbirine hakkımı helal etmedim. allah katında bağışlamıyorum da. bu konuda allah'a çok dua etmişimdir.
bundan sonra başlarına gelecekleri onlar düşünsün. can çıkar ama hak çıkmaz diye boşuna demiyorlar.
tepki vermediğinizde korkak olmuyorsunuz, sadece "muhattap almaya dahi layık görmemiş" oluyorsunuz.
kötü insanlar dengeli kibir, orantılı küstahlık ve sessiz nobranlıkla terbiye edilir. günün sonunda sizin asaletiniz konuşulurken, onların ucuzluğu ön plana çıkar.
bunu daha yeni yaşadığım için size öğütlüyorum. neredeyse tüm çalışma arkadaşlarımı terbiye etmiş bir kadın olarak karşınızdayım. benimle anlamsız biçimde uğraşan bu insanlar topluluğun yaş skalası fazlasıyla değişkendi. kadınlı -erkekli 28 ile 50 arası kimi ararsanız işin içerisindeydi. kendisiyle sorunları olan insanlar, etraflarındaki insanların hayatlarını çekemezler. kıskançlık ve kompleksleri tarafından fazlasıyla yönetilen bu insanlar ne dost olur ne de çalışma arkadaşı. kendi halinde yaşayan( kendi hayatına herkesi sokmayan) ve başarılı bir kadınım. bir anda hayatım herkesin dikkatini çekmeye başladı ve kıskançlık öznesi haline getirildim. taktığım gözlüğün markasından, ayağıma giydiğim ayakkabıya hatta özel hayatıma kadar her şey konuşulmaya başlandı. hakkımda iftiralar atıldı, çirkin söylemler yapıldı hatta hadleri yetmediği halde dalga bile geçtiler.
peki ben ne yaptım?
bana karşı yapılan tüm linç politikalarına karşı sakinliğimi ve asilliğimi korudum. sempatik bir kadınımdır ama hızlıca tersim dönebilir. bu yüzden bu terbiyesizliklerin hepsi arkamdan yapıldı. kimse yüzüme konuşamadığı gibi, yüzüme iltifatlar edip duruyorlardı( karakter defosu böyle bir şey çünkü). sanıyorlardı ki ben hiçbirinin yaptıklarından haberdar değilim ama söylenen her cümleden tutun, kimin söylediğine kadar haberdardım. kapasiteleri benimle oynamaya yetmiyordu ama yettiğine inanmalarını sağladım üstüne bu süreçte hiçbirini zerre muhattap almadım. hesap sormadım, bu ahlaksızlıklar üzerine konuşmadım dahi. işime geldim ve gittim hatta hayatımı bir güzel de yaşamaya devam ettim.
onlar arkamdan konuştular ve sonra sosyal medya hesaplarımda kendi hayatımda umursamazca ne kadar eğlendiğimi izlediler( o kadar muhattap almadım ki hiçbirini sosyal medya hesabımdan çıkartmaya efor bile harcamadım). benim hayatımda hiçbir şeyi değiştiremediklerini, moralimi bozamadıklarını fark ettiklerinde iyice sinir oldular hatta sonunda bazıları beni kendi kendisine takipten çıkarttı, yine umursamadım. tenezzül edip sormadım bile. düşünün ki öyle bir aşağılayış. "siz kimsiniz ki varlığınız veya yokluğunuz bende yer etsin?" tavrındaydım ki hala öyleyim.
şu an hala her gün giyinip, süslenip işe gidiyorum. aylar önce arkamdan konuşan herkesin şu an idolü oldum. herkes "ne kadar asil, bilgili ve entelektüel bir kadın" olduğumu düşünüyor. şimdi bana karşı gruplaşmayı başlatan düşmanlarıma nezaketli ama güçlü biçimde sırıtıyorum. gerçekten kim kazandı? yapılan kötülükler kime geri döndü?
bu işi başlatanlara bakışla, bana bakış arasında çok fark var. bütün çalışma arkadaşlarım bana saygı duyarken, diğerlerini benimle aynı seviyede tutmuyorlar. hoş! bu umurumda mı? hayır! bukalemun gibi şekilden şekile giren insanları da, fikirlerini de ciddiye almam. aylar önce onların tarafında olanlar ve dedikodumu yapıp duranlar, şimdi benim aşığım oldu. ben bunlara güvenir, karakteri var muamelesi yapar mıyım? - asla.
yani benim tavrım hep netti. duruşum hiç esnemedi.
yineliyorum: buraya nasıl mı geldim? - hiçbirini gram umursamayarak.
muhattap almamak, ciddi bir eziştir. bunu unutmayın.
kibirle alınan intikamı severim. pisliğe bulaşmadan, pisliğin aslında kim olduğunu idrak ettiriyorsunuz. şunu da söylemeden geçmeyeceğim: hiçbirine hakkımı helal etmedim. allah katında bağışlamıyorum da. bu konuda allah'a çok dua etmişimdir.
bundan sonra başlarına gelecekleri onlar düşünsün. can çıkar ama hak çıkmaz diye boşuna demiyorlar.
devamını gör...
kara saplantım
soyledir:
-onun iyilesmesini istemem. hastalıgı benim.
john fowles
-onun iyilesmesini istemem. hastalıgı benim.
john fowles
devamını gör...
toksik ilişki
benim en toksik ilişkim soyle oldu.
once etrafımda dört dondu.
iltifatlar. her gun arayıp program yapmaya calısmalar. saatlerce sohbetler. beraber dans kursu. sinemalar. yemekler. kitap okumalar.
sonra aniden ortadan kabolup baska kızla sevgili oldu.
ben cok agır bunalıma girdim. ilk cok buyuk depresyonum.
baska bi cocuk bana sevgililik teklif etti. kafam dagılsın diye kabul ettim. ki bu tatlı cocuga ne kadar tesekkur etsem az. o olmasa ölüyordum.
sonra birkac ay sonra benimki aradı:
-seni ozledim. seni almaya gelim mi? bi seyler yaparız.
once etrafımda dört dondu.
iltifatlar. her gun arayıp program yapmaya calısmalar. saatlerce sohbetler. beraber dans kursu. sinemalar. yemekler. kitap okumalar.
sonra aniden ortadan kabolup baska kızla sevgili oldu.
ben cok agır bunalıma girdim. ilk cok buyuk depresyonum.
baska bi cocuk bana sevgililik teklif etti. kafam dagılsın diye kabul ettim. ki bu tatlı cocuga ne kadar tesekkur etsem az. o olmasa ölüyordum.
sonra birkac ay sonra benimki aradı:
-seni ozledim. seni almaya gelim mi? bi seyler yaparız.
devamını gör...
süslenmek
kendin icin suslenmek hayatımda duydugum en kolpa şey. ıssız bir adada tek basına kalsan stiletto döpiyes mi gezersin?
common;)
mutlu olmadıgımı ben buradan anlıyorum zaten.
mutlu olsam suslenirdim.
bu kotu haber.
iyi habere gelince: mutsuz degilim.
common;)
mutlu olmadıgımı ben buradan anlıyorum zaten.
mutlu olsam suslenirdim.
bu kotu haber.
iyi habere gelince: mutsuz degilim.
devamını gör...
beğendiği tanımı artılamakla kalmayıp tebrik mesajı da atan yazar
bir nitelik, emek veya kuvvetli bir kalem görürsem yaparım ben bunu. hatta mesajla yetinmeyip zurna dürüm bile ısmarlamışlığım var hehe..
devamını gör...
eski eşle yeniden evlenmek
bence alınmaması gereken aksiyondur. bunu büyük konuşmak veya eleştirmek gibi görmeyin fakat bir kere yürütülememiş ilişki, ikinci şansı verdiğinizde çok nadir yürür. aynı ilişkiyi ikinci kez denemek, aradaki saygı bağını tamamen sıfırlayabilir. belkide ilk seferinizde nezaketle noktaladığınız iletişiminiz, ağız dalaşının ve kötü söylemlerin bol olduğu garip olaylar silsilesine döner.
hayat garip meraklarla sizi sınayabilir. "ikinci şans" riskini almakta isteyebilirsiniz. bunlara asla lafım yok ama kendinizi psikolojik ve duygusal açıdan her riske hazırlamanız gerekir. özellikle türkiye'de boşanmak ciddi uzayan, sarmal halini almış bir sistemdir. işlerin yeniden ters gitmesi durumunda, aynı süreci ikinci kez yürütmek insanın ömrünü tüketir.
hayat garip meraklarla sizi sınayabilir. "ikinci şans" riskini almakta isteyebilirsiniz. bunlara asla lafım yok ama kendinizi psikolojik ve duygusal açıdan her riske hazırlamanız gerekir. özellikle türkiye'de boşanmak ciddi uzayan, sarmal halini almış bir sistemdir. işlerin yeniden ters gitmesi durumunda, aynı süreci ikinci kez yürütmek insanın ömrünü tüketir.
devamını gör...
zengin olup adeta homeless gibi giyinen tipler
ya benim 10 sene her gun farklı giyinecek kıyafet, takı, ayakkabı, canta var dolapta.
giyinmiyorum.
kilo vermem lazım. vermiyorum.
derdim de cok bariz. ama herkes anlamıyormus gibi yapıyor:(
giyinmiyorum.
kilo vermem lazım. vermiyorum.
derdim de cok bariz. ama herkes anlamıyormus gibi yapıyor:(
devamını gör...
zengin olup adeta homeless gibi giyinen tipler
çok sevdiğim stildir.
bunun zenginlikle alakası yoktur. bireysel farkındalıkla alakalı bir husustur. yani:
aslında bu bir "özensizlik" değil, kapitalist dünyanın zorla dayattığı kıyafet kodlarını kabul etmemektir. dikkat edersiniz, medya ve yardımcı kaynaklar( sosyal medya uygulamaları, diziler, müzik klipleri, filmler, influencerlar, modacılar, yapılan özel moda haftaları) ve iş sektörleri sizi sürekli yeni bir sürü şey almaya yönlendirir. dönem dönem her sektör için giyim tarzı değişir. sizin kıyafet almaya olan eğiliminizi düzenli ve istikrarlı hale getirebilmek için, size tonlarca anlamsız neden sunarlar. düzenli alışveriş yapma ihtiyacı bir çok insan için hızlıca bağımlılığa dönüşür ve ihtiyacınız olmadığı halde markalar yeni ürün çıkardığında, sürekli almaya başlarsınız. işte "capital bağımlılık ve tüketim kültürü" böyle çalışır.
bu tarz insanlar belirtilen kıyafet kodlarının dışında kasıtlı kalarak, farkındalık sağlarlar. insanlar her ortam için ayrı giyinmek zorunda değildir ya da insanların sayısız farklı kıyafeti olmak zorunda değildir. basic ve limitli parçalarla, gayet ideal kombinler çıkabilir. fakat kapitalist sistem bunu kabul etmez. her gün farklı giyinen, farklı güneş gözlüğü takan, farklı saatler kullanan hatta ayakkabılarını dahi farklı seçen insanları ikonikleştirir ve bilinçaltınıza çalışarak, sizi onlara benzemeye iter. bir bakarsınız 62733 güneş gözlüğünüz, hiç giymediğiniz ayakkabılarınız, dolaplara sığmayan kıyafetleriniz olmuş.
o yüzden bu insanları yadırgamayın, aksine alkışlayın. bunlar farkındalığı yüksek, manipülasyon bozuculardır.
bunun zenginlikle alakası yoktur. bireysel farkındalıkla alakalı bir husustur. yani:
aslında bu bir "özensizlik" değil, kapitalist dünyanın zorla dayattığı kıyafet kodlarını kabul etmemektir. dikkat edersiniz, medya ve yardımcı kaynaklar( sosyal medya uygulamaları, diziler, müzik klipleri, filmler, influencerlar, modacılar, yapılan özel moda haftaları) ve iş sektörleri sizi sürekli yeni bir sürü şey almaya yönlendirir. dönem dönem her sektör için giyim tarzı değişir. sizin kıyafet almaya olan eğiliminizi düzenli ve istikrarlı hale getirebilmek için, size tonlarca anlamsız neden sunarlar. düzenli alışveriş yapma ihtiyacı bir çok insan için hızlıca bağımlılığa dönüşür ve ihtiyacınız olmadığı halde markalar yeni ürün çıkardığında, sürekli almaya başlarsınız. işte "capital bağımlılık ve tüketim kültürü" böyle çalışır.
bu tarz insanlar belirtilen kıyafet kodlarının dışında kasıtlı kalarak, farkındalık sağlarlar. insanlar her ortam için ayrı giyinmek zorunda değildir ya da insanların sayısız farklı kıyafeti olmak zorunda değildir. basic ve limitli parçalarla, gayet ideal kombinler çıkabilir. fakat kapitalist sistem bunu kabul etmez. her gün farklı giyinen, farklı güneş gözlüğü takan, farklı saatler kullanan hatta ayakkabılarını dahi farklı seçen insanları ikonikleştirir ve bilinçaltınıza çalışarak, sizi onlara benzemeye iter. bir bakarsınız 62733 güneş gözlüğünüz, hiç giymediğiniz ayakkabılarınız, dolaplara sığmayan kıyafetleriniz olmuş.
o yüzden bu insanları yadırgamayın, aksine alkışlayın. bunlar farkındalığı yüksek, manipülasyon bozuculardır.
devamını gör...
asya kaplanı sivrisineği
agresif bir istilacıdır.
renginden kolayca ayırt edebilirsiniz çünkü anatomisi sebebiyle siyah/ beyaz karma bir rengi vardır. kıyafetlerinizin üzerinden bile sizi sokabilir. maalesef, soktuğu yer kaşınabilir ve alerjik reaksiyona sebep olabilir. tam olarak "musallat" olan bir hayvandır.
kendi kendinize kurtulamazsınız. ortaya çıktığı bölge için, bağlı bulunduğunuz belediyeyi arayarak, ilaçlama talep etmeniz lazım. ben yıllardır kendi semtim için çeşitli haşeratlara karşı ilaçlama talep ediyorum. inanılmaz işe yarıyor. ayrıca düzenli olarak sinekler için de ilaçlama yapılıyor. dolayısıyla, bu aylarda bizim semtte sivrisinek veya karasinek hiçbir zaman problem teşkil edemiyor.
renginden kolayca ayırt edebilirsiniz çünkü anatomisi sebebiyle siyah/ beyaz karma bir rengi vardır. kıyafetlerinizin üzerinden bile sizi sokabilir. maalesef, soktuğu yer kaşınabilir ve alerjik reaksiyona sebep olabilir. tam olarak "musallat" olan bir hayvandır.
kendi kendinize kurtulamazsınız. ortaya çıktığı bölge için, bağlı bulunduğunuz belediyeyi arayarak, ilaçlama talep etmeniz lazım. ben yıllardır kendi semtim için çeşitli haşeratlara karşı ilaçlama talep ediyorum. inanılmaz işe yarıyor. ayrıca düzenli olarak sinekler için de ilaçlama yapılıyor. dolayısıyla, bu aylarda bizim semtte sivrisinek veya karasinek hiçbir zaman problem teşkil edemiyor.
devamını gör...
ceylanı ürkütmeden sevmek
ben boyle seviyorum.
urkersem guvende hissedemem.
guvende hissedemezsem korkarım.
korkarsam sizi sevemem.
olmaz bizden.
urkersem guvende hissedemem.
guvende hissedemezsem korkarım.
korkarsam sizi sevemem.
olmaz bizden.
devamını gör...
eski eşle yeniden evlenmek
yok be.
asla olmayacak oyle bi şey.
ama bu ona bir omur saygı duymama engel degil.
bi de beni salsa. hala kimle takılacagıma karısıyo şapşik;) olm biz bosandık, bosandık. ihih.
asla olmayacak oyle bi şey.
ama bu ona bir omur saygı duymama engel degil.
bi de beni salsa. hala kimle takılacagıma karısıyo şapşik;) olm biz bosandık, bosandık. ihih.
devamını gör...
chatgpt
tipki diger turdesleri gibi critical thinking dedigimiz hedenin anasini sirinleyen yapay zeka seysi.
devamını gör...
beğendiği tanımı artılamakla kalmayıp tebrik mesajı da atan yazar
kızlar, benim dm artık açıktır. tebrik mesajlarınızı bekliyor olacağım *
devamını gör...
görüldü atmak
bir daha yazıyorum ama bir uyarı aldım ondan. cep telefonumdan mesaj yazamıyorum sadece okuyabiliyorum. görüldü atıyorum sadece.
pc başında bekletmeden, mesaj yszıyorum.
kibir değil yani. sory.
pc başında bekletmeden, mesaj yszıyorum.
kibir değil yani. sory.
devamını gör...
kitap yazmak
şeyma subaşı’na veya şeyma subaşı’ya aşık olduğum dönemlerde kitap yazmayı düşündüm ama türkçe çok zor allah kahretsin daha kadının soyadına gelen eki ayıramadım kocasından nasıl ayıracam diye vazgeçtim. anadilim yüzünden zengin bir kadınla evlenmek zorunda kaldım eğitilemez biriyle yarışmazsınız.
devamını gör...
kitap yazmak
iki tane çıkarttığım kitabım var. üçüncüsü yolda ama artık kitabı sadece yazmak istiyorum. benim yerime isbn alıp, tescilletecek, görseli yapacak, kapakları ayarlayacak başka bir ben'e ihtiyacım var.
devamını gör...
asya kaplanı sivrisineği
korkunç bir varlık. çok tehlikeli ve acımasız. ciddi ciddi milli güvenlik sorunu olan bir canlı bu. böyle bir ısırık türü olamaz anında ödem oluşturuyor kanama da yapıyor ara ara. agresif bir tür ve çok dirençli.
devamını gör...
lucifer (yazar)
derin geçmiş yaraları var gibi bir his alıyorum, hatta aşka dair umutları varmış da sonra kötü şeyler olmuş ve playboyluğa sarmış fakat yaş ilerledikçe yara kabukları açılıyor ve unutmak için alkole başvuruyor vibe ı veriyor ama muhtemelen tamamen yanılıyorum ya da kısmen yanılıyorum. tam anlatamadım ama uğraşamam şimdi uygun kelimeleri bulmaya.
devamını gör...
küfür
ağzıma mühür vurulmuş gibi dolaşıyorum. içimde fırtınalar kopuyor ama susuyorum.
bu da beni efendi yapıyor *
küfürü hak edecek çok kişi var amaaa...
bu da beni efendi yapıyor *
küfürü hak edecek çok kişi var amaaa...
devamını gör...
canım yatağım
evden çıkmak istesem, demonte olamayacağından paramparça bir şekilde çöpe gitmesi gereken, yaklaşık 10 senedir en çok beni, sırtında taşıyan halenn bana mısın demeyen yapı.
nelerime şahit olmadı. neler atlatmadık be.
bir gün bu evden çıktığımda parçalanarak, çöpe atılacağını bilmek, bu ev ile alakalı tek üzüldüğüm anı olacak sanırım. yoksa evi benzinle yakasım var ama senin kabahatin yok. her şeye rağmen görevinin hakkını veriyorsun.
evi de içindekileri de komple yakıp, kendimi farklı bir evde, farklı bir yatakta sıfırlamam gerekiyor, sen alınma. sadece olması gereken.
bıktım hatıralardan. giden gitti de ben 10 senedir buradayım. herkes kötü sonuçlansa bile bir yere uğradı. ben hala buradayım. s
nelerime şahit olmadı. neler atlatmadık be.
bir gün bu evden çıktığımda parçalanarak, çöpe atılacağını bilmek, bu ev ile alakalı tek üzüldüğüm anı olacak sanırım. yoksa evi benzinle yakasım var ama senin kabahatin yok. her şeye rağmen görevinin hakkını veriyorsun.
evi de içindekileri de komple yakıp, kendimi farklı bir evde, farklı bir yatakta sıfırlamam gerekiyor, sen alınma. sadece olması gereken.
bıktım hatıralardan. giden gitti de ben 10 senedir buradayım. herkes kötü sonuçlansa bile bir yere uğradı. ben hala buradayım. s
devamını gör...