zaman tüneli
içindeki dişil enerji ile bağ kurmak için kuku tütsülemek
eril energizer trolls: osuruğuna çakmak çakıp patlatanlar içinde başlık istiyoz.
devamını gör...
burcunda taşıdığın bir özellik
burcum yok ki üstünde bir şey taşıyayım. nerede la benim burcu? herkesin var, benim yok. kim aldı la benim burcu mu? verin olum, ayıptır. herkesin burcusu kendine.
devamını gör...
burcunda taşıdığın bir özellik
teraziyiz şurada.
masumiyetin nişanesi.
aksini iddia eden var ise, nik altıma en az 5000 kelime ile neden masum olmadığımı açıklayan bir tanım girsin.. had bildirsin. sısıs
masumiyetin nişanesi.
aksini iddia eden var ise, nik altıma en az 5000 kelime ile neden masum olmadığımı açıklayan bir tanım girsin.. had bildirsin. sısıs
devamını gör...
kabullenmenin verdiği huzur
mücadele biter ve "bu böyle" demeyi başarırsın. artık konuya dair aynı tatavaları kafanda döndürme süreci nötrdür.
"bu böyle"
"bundan bi bok olmaz"
"ben mi değiştireceğim"
de geç. üç günlük dünyada üç kuruşluk mevzulara bir günden fazla ayıramam.
"bu böyle"
"bundan bi bok olmaz"
"ben mi değiştireceğim"
de geç. üç günlük dünyada üç kuruşluk mevzulara bir günden fazla ayıramam.
devamını gör...
abartılması gereken şeyler
kişi önce kendisini abartmamalı. bütün varoluş size hizmet etmek için yaratılmış değil. varoluşun hepsi de güzelliklerden ibaret değil. her şeyi beğenmenize gerek yok. beğenebileceğiniz bir düzleme çekemezsin her şeyi, çekmenize de gerek yok. inek de kokar, tezek de kokar, bok da kokar. her şey çiçek kokmak zorunda değil. bu nasıl bir solipsizmdir? bu ne ahmak bir varoluş?
devamını gör...
içmedeyiz normal sözlük
devamını gör...
burcunda taşıdığın bir özellik
düzen nizam intizam estetik...
devamını gör...
istanbul'un en sevilen ilçesi
devamını gör...
aldatma alametleri
durduk yere size çiçek alması veya jest yapması..
devamını gör...
istanbul'un en sevilen ilçesi
(bkz: kuzguncuk)
devamını gör...
abartılması gereken şeyler
bugün sözlüğe bıraktığım kutsal bilgiler. isim vermeden bir yazara seslen başlığında beni övüp abartabilirsiniz
devamını gör...
vektör
yönü ve büyüklüğü olan nicelikleri ifade etmekte kullanılan terimdir.
örneğin hız. hızın bir yönü vardır. kuzey istikametinde 5m/s hızla gidiyorum.
örneğin yerçekimi kuvveti. yer çekimi kuvvetinin bir yönü vardır. nesneye nesnenin kütlesi oranında etki eder ve yönü gezegenimizin merkezine doğrudur.
örneğin hız. hızın bir yönü vardır. kuzey istikametinde 5m/s hızla gidiyorum.
örneğin yerçekimi kuvveti. yer çekimi kuvvetinin bir yönü vardır. nesneye nesnenin kütlesi oranında etki eder ve yönü gezegenimizin merkezine doğrudur.
devamını gör...
yazarların kendi içlerinde halledemedikleri şeyler
18 yaşındayken milli savunma üniversitesi'ne başvurdum. sınav puanım hava, deniz ve kara harp okullarının hepsine yetiyordu. fiziksel yeterlilik sınavından iyi bir puanla geçtim. hatta koşuyu o kadar iyi yapmıştım ki o dönem benimle beraber sınava giren kardeşlerim, devrelerim hep beni konuşuyordu. yanıma gelenler "sen o meşhur koşuyu iki kere atan çocuk musun ?" diyorlardı.
sözlü mülakata girdim. tam puanla geçtim. sanki öğrenci değil, emir bekleyen bir asker netliğiyle ifade ettim kendimi. o gün var ya o gün, hayatta kendimle en çok gurur duyduğum gündür.
lakin genel sağlık kontrolünden geçemedim. her aklıma geldiğinde canım yanar, içim sızlar. bu benim hayatta başıma gelen en üzücü 2. şeydi. elinden emziği alınan bir çocuk gibi kimseye belli etmeden odama gidip ağladığımı hatırlıyorum. tonyukuk ağlamış diye sağda solda anlatmayın sakın ha. ciddi ciddi dağ gibi delikanlıydım oturdum ağladım.
bir de o dönem "boşver daha iyi olmuş" diyen boşboğazları hiç unutamıyorum. tabii bana bunu diyenler hayatlarını toplumun normlarına göre yaşayan huviyetsizlerdi. benim kendi hür irademle isteyip, kazanmak için her şeyi yapıp da elimde olmayan sebeplerden ötürü kazanamadığım mesleğimi bu yüzden anlamalarını beklemiyorum. bir insanın kendi inandığı davada kendi yapmak istediği işi yapmaya çalışmasını, ve bundan mahrum edildiği için canının yanmasını kimsenin anlamasını beklemiyorum. beklemedim de. asker olsan ölürdün sakat kalırdın vs. diyenlerin de zaten hayattan hiçbir zevk alamadığım için bana yaşadığımı hissettirecek tek şeyin ölümle burun buruna olmak olduğunu da anlatamam.
ben gülşah'ı kaybettiğim gün hayatın duygusal tarafı benim için bitti. ben o anda insanlıktan çıktım, hayvandan farkım yoktu artık. duygularım yoktu, zevk alamıyordum, mutlu olamıyordum.
subaylıktan olduğum gün ise hayatın dürtüsel tarafı da benim için bitti. hayvandan da aşağı oldum, cansız bir nesne oldum ben. ne için yaşadığını bilmeyen boş bir kovan oldum.
uzun süre önce 90. dakikayı bitirdim, uzatmaları oynuyorum. gözüm hakemde, bitiş düdüğünü bekliyorum.
sözlü mülakata girdim. tam puanla geçtim. sanki öğrenci değil, emir bekleyen bir asker netliğiyle ifade ettim kendimi. o gün var ya o gün, hayatta kendimle en çok gurur duyduğum gündür.
lakin genel sağlık kontrolünden geçemedim. her aklıma geldiğinde canım yanar, içim sızlar. bu benim hayatta başıma gelen en üzücü 2. şeydi. elinden emziği alınan bir çocuk gibi kimseye belli etmeden odama gidip ağladığımı hatırlıyorum. tonyukuk ağlamış diye sağda solda anlatmayın sakın ha. ciddi ciddi dağ gibi delikanlıydım oturdum ağladım.
bir de o dönem "boşver daha iyi olmuş" diyen boşboğazları hiç unutamıyorum. tabii bana bunu diyenler hayatlarını toplumun normlarına göre yaşayan huviyetsizlerdi. benim kendi hür irademle isteyip, kazanmak için her şeyi yapıp da elimde olmayan sebeplerden ötürü kazanamadığım mesleğimi bu yüzden anlamalarını beklemiyorum. bir insanın kendi inandığı davada kendi yapmak istediği işi yapmaya çalışmasını, ve bundan mahrum edildiği için canının yanmasını kimsenin anlamasını beklemiyorum. beklemedim de. asker olsan ölürdün sakat kalırdın vs. diyenlerin de zaten hayattan hiçbir zevk alamadığım için bana yaşadığımı hissettirecek tek şeyin ölümle burun buruna olmak olduğunu da anlatamam.
ben gülşah'ı kaybettiğim gün hayatın duygusal tarafı benim için bitti. ben o anda insanlıktan çıktım, hayvandan farkım yoktu artık. duygularım yoktu, zevk alamıyordum, mutlu olamıyordum.
subaylıktan olduğum gün ise hayatın dürtüsel tarafı da benim için bitti. hayvandan da aşağı oldum, cansız bir nesne oldum ben. ne için yaşadığını bilmeyen boş bir kovan oldum.
uzun süre önce 90. dakikayı bitirdim, uzatmaları oynuyorum. gözüm hakemde, bitiş düdüğünü bekliyorum.
devamını gör...
diverjans
diverjans, bir vektör alanının bir noktadaki net dışarı akışını ölçen ve sonuç olarak skaler bir değer üreten işlemdir.
önce akı kavramını düşünelim.
camı açtığınızda pencerenizin oluşturduğu yüzeyi düşünün. dışarıda rüzgâr essin. rüzgârın hızı ve yönü olduğu için onu bir vektör alanı olarak düşünebiliriz.
eğer rüzgâr pencereye dik eserse, havanın büyük kısmı pencereden içeri girer. eğer pencereye paralel eserse, pencereden içeri giren hava miktarı sıfıra yaklaşır. aradaki açılarda ise bu ikisi arasında bir değer elde edilir.
işte bir vektör alanının bir yüzeyden ne kadar geçtiğini akı (flux) olarak adlandırabiliriz. akı skaler bir büyüklüktür.
şimdi suyun aktığı bir bölgeye küçük bir küp yerleştirelim. küpün altı yüzeyinin her birinden geçen akıyı hesaplayabiliriz. ardından dışarı çıkan toplam akı ile içeri giren toplam akıyı karşılaştırırız.
örneğin düzgün akan bir su akışının içine küp yerleştirirsek, küpün üstünden giren su miktarı ile altından çıkan su miktarı aynı olabilir. bu durumda net akı sıfırdır ve dolayısıyla diverjans da sıfırdır.
küpü suyun kaynağının, örneğin musluk ağzının bulunduğu bölgeye taşırsak, küpten dışarı çıkan net akı artar. bu durumda diverjans pozitiftir.
dolayısıyla:
pozitif diverjans → net dışarı akış → kaynak
negatif diverjans → net içeri akış → çukur
sıfır diverjans → net akış yok
not: bu entry yapay zeka ile ortaklaşa üretilmiştir. bazı kavramları basitleştirmek ve açıklamak için yapay zekadan yardım alınmıştır.
önce akı kavramını düşünelim.
camı açtığınızda pencerenizin oluşturduğu yüzeyi düşünün. dışarıda rüzgâr essin. rüzgârın hızı ve yönü olduğu için onu bir vektör alanı olarak düşünebiliriz.
eğer rüzgâr pencereye dik eserse, havanın büyük kısmı pencereden içeri girer. eğer pencereye paralel eserse, pencereden içeri giren hava miktarı sıfıra yaklaşır. aradaki açılarda ise bu ikisi arasında bir değer elde edilir.
işte bir vektör alanının bir yüzeyden ne kadar geçtiğini akı (flux) olarak adlandırabiliriz. akı skaler bir büyüklüktür.
şimdi suyun aktığı bir bölgeye küçük bir küp yerleştirelim. küpün altı yüzeyinin her birinden geçen akıyı hesaplayabiliriz. ardından dışarı çıkan toplam akı ile içeri giren toplam akıyı karşılaştırırız.
örneğin düzgün akan bir su akışının içine küp yerleştirirsek, küpün üstünden giren su miktarı ile altından çıkan su miktarı aynı olabilir. bu durumda net akı sıfırdır ve dolayısıyla diverjans da sıfırdır.
küpü suyun kaynağının, örneğin musluk ağzının bulunduğu bölgeye taşırsak, küpten dışarı çıkan net akı artar. bu durumda diverjans pozitiftir.
dolayısıyla:
pozitif diverjans → net dışarı akış → kaynak
negatif diverjans → net içeri akış → çukur
sıfır diverjans → net akış yok
not: bu entry yapay zeka ile ortaklaşa üretilmiştir. bazı kavramları basitleştirmek ve açıklamak için yapay zekadan yardım alınmıştır.
devamını gör...
alkol alırken dinlenen şarkılar
mutluysaniz balkan / kafkas muzikleri. uzgunseniz matt elliott’in herhangi bir sarkisi.
devamını gör...
intikam almak vs bağışlamak
özenle çaba göstermene rağmen anlamamakta ve empati kurmamakta diretiyorsa bundan intikam alacaksın. bir mi yaptı sen on yap. zira anca anlar.
gerçek bağışlama ise umrunda olmadığı zaman gerçekleşir. etki bile almadığın ana tekabül eder. yani olsa da olur olmasa da olur bir şey. bunu çok abartmaya gerek yok. diğer türlü içinde hâlâ umursama varsa, içinde bir huzursuzluk hep devam eder. bir halt çıkmaz ondan. laf olsun diye bağışladım triplerine girersin anca.
gerçek bağışlama ise umrunda olmadığı zaman gerçekleşir. etki bile almadığın ana tekabül eder. yani olsa da olur olmasa da olur bir şey. bunu çok abartmaya gerek yok. diğer türlü içinde hâlâ umursama varsa, içinde bir huzursuzluk hep devam eder. bir halt çıkmaz ondan. laf olsun diye bağışladım triplerine girersin anca.
devamını gör...
içindeki dişil enerji ile bağ kurmak için kuku tütsülemek
benim eve 20 gündür et girmemiş milletin derdini zkym.
devamını gör...
istanbul'un en sevilen ilçesi
esenyurt tabii ki
bu kadar sevilmese 2 milyon insan yaşamazdı.
bu kadar sevilmese 2 milyon insan yaşamazdı.
devamını gör...
abartılması gereken şeyler
#4042523 iyi parfüm sıktın mı kokusunu kendin alaman derler zaten metroya inekle binenler de ineğin kokusunu almaz mesela
devamını gör...

