zaman tüneli
son hikaye
ses cevap vermedi. onun yerine, hemen başımın üstündeki kayalıktan aşağıya sıcak, kıvamlı bir sıvı damlamaya başladı. tıp, tıp, tıp. sıvı tam tepeme, saçlarımın arasına düşüyordu. elimi başıma götürdüm. parmaklarıma gelen şey taze, pıhtılaşmış kandı.
yavaşça başımı yukarı kaldırdım.
sisin içinde, kayalığa bir örümcek gibi yapışmış devasa bir kütle duruyordu.
bu tek bir yaratık değildi. birbirine kaynamış, etleri ve kemikleri birleşmiş üç farklı insan gövdesiydi. iki asker ve bir kadının bedeni, bel kısımlarından birbirine kaynamıştı. altı bacakları kayanın yüzeyinde pürüzsüzce hareket ediyor, kollarından çıkan kemik uzantıları kayaya tutunmalarını sağlıyordu.
ve üçünün de... üçünün de kafası tek bir pürüzsüz, devasa gri yüzün üzerinde birleşmişti.
gözleri yoktu ama kayanın üzerindeki o birleşik kafadan çıkan üç ayrı gırtlak, aynı anda nefes alıp veriyordu.
fısssss... fısssss...
yaratık kayanın üzerinde gerindi. iki askerin kolları aynı anda bana doğru uzandı. parmak uçlarındaki tırnaklar sökülmüş, yerlerine sivri kemik parçaları çıkmıştı.
geriye doğru bir adım attım ama ayağım patikanın kenarındaki boşluğa kaydı.
aşağısı metrelerce derinlikte, uçuruma benzeyen bir kanyondu. kanyonun dibinde akan derenin sesi gelmiyordu; oradan sadece binlerce insanın aynı anda fısıldadığı o cızırtılı frekans yükseliyordu.
yaratık üzerime doğru atıldı.
o an, refleksle ceketimin cebindeki babamın metal kaset çalarını çıkardım ve yaratığın tam ortasındaki o birleşmiş, pürüzsüz gri yüze doğru savurdum.
ağır metal cihaz yaratığın yüzüne çarptı.
sert bir çarpma sesi duyuldu. yaratığın yüzündeki o gri deri çatladı. çatlağın içinden ne kan aktı ne de irin. çatlağın içinden dışarıya, gümüş rengi, cıva gibi parıldayan ve havaya eriyik kokusu yayan yoğun bir gaz fışkırdı.
yaratık kulakları yırtan bir çığlık attı. bu insan sesi değildi. yüksek voltajlı bir telin koparken çıkardığı o tiz, madeni feryattı. altı bacağı birden kontrolünü kaybetti ve yaratık patikadan aşağıya, o dipsiz kanyonun karanlığına doğru yuvarlandı.
yüzüme fışkıran o gümüş renkli gaz cildimi yaktı. gözlerimi ovuşturarak öne doğru koşmaya başladım.
patika aniden bitti.
yavaşça başımı yukarı kaldırdım.
sisin içinde, kayalığa bir örümcek gibi yapışmış devasa bir kütle duruyordu.
bu tek bir yaratık değildi. birbirine kaynamış, etleri ve kemikleri birleşmiş üç farklı insan gövdesiydi. iki asker ve bir kadının bedeni, bel kısımlarından birbirine kaynamıştı. altı bacakları kayanın yüzeyinde pürüzsüzce hareket ediyor, kollarından çıkan kemik uzantıları kayaya tutunmalarını sağlıyordu.
ve üçünün de... üçünün de kafası tek bir pürüzsüz, devasa gri yüzün üzerinde birleşmişti.
gözleri yoktu ama kayanın üzerindeki o birleşik kafadan çıkan üç ayrı gırtlak, aynı anda nefes alıp veriyordu.
fısssss... fısssss...
yaratık kayanın üzerinde gerindi. iki askerin kolları aynı anda bana doğru uzandı. parmak uçlarındaki tırnaklar sökülmüş, yerlerine sivri kemik parçaları çıkmıştı.
geriye doğru bir adım attım ama ayağım patikanın kenarındaki boşluğa kaydı.
aşağısı metrelerce derinlikte, uçuruma benzeyen bir kanyondu. kanyonun dibinde akan derenin sesi gelmiyordu; oradan sadece binlerce insanın aynı anda fısıldadığı o cızırtılı frekans yükseliyordu.
yaratık üzerime doğru atıldı.
o an, refleksle ceketimin cebindeki babamın metal kaset çalarını çıkardım ve yaratığın tam ortasındaki o birleşmiş, pürüzsüz gri yüze doğru savurdum.
ağır metal cihaz yaratığın yüzüne çarptı.
sert bir çarpma sesi duyuldu. yaratığın yüzündeki o gri deri çatladı. çatlağın içinden ne kan aktı ne de irin. çatlağın içinden dışarıya, gümüş rengi, cıva gibi parıldayan ve havaya eriyik kokusu yayan yoğun bir gaz fışkırdı.
yaratık kulakları yırtan bir çığlık attı. bu insan sesi değildi. yüksek voltajlı bir telin koparken çıkardığı o tiz, madeni feryattı. altı bacağı birden kontrolünü kaybetti ve yaratık patikadan aşağıya, o dipsiz kanyonun karanlığına doğru yuvarlandı.
yüzüme fışkıran o gümüş renkli gaz cildimi yaktı. gözlerimi ovuşturarak öne doğru koşmaya başladım.
patika aniden bitti.
devamını gör...
şımarık sesli akustikçi kız furyası
olm kızın yaptığı müziğin tarzı öyle nasıl okuyacaktı şarkıyı brutal vokal yaparak mı? yalnız dikkatimi çeken, ekipteki diğer erkekler, hatun verse nefessiz götürecekler, bir tanesi malzemeyi kaldırmış, diğerleri de kalkmasın diye içlerinden yasin okuyorlar o anda, çok belli, ewed.
devamını gör...
türkiye'nin kendisinden başka şeyle uğraşamaması
dünyada yaşananlardan kopuk güncel hallerimizin düşündürdüğü bu deyiş bir düşünür yazarımızın ifadesidir.
ahmet hamdi tanpınar laforizması: "türkiye evlatlatına kendinden başka bir şeyle meşgul olma şansı vermeyen bir ülkedir".
ahmet hamdi tanpınar laforizması: "türkiye evlatlatına kendinden başka bir şeyle meşgul olma şansı vermeyen bir ülkedir".
devamını gör...
tutarsız
ikizler burcu*
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
babe net ya, severim ben babe'i.
lotoyu tutturduğumda ona şehirden ev alacağım, köye çok tepkili.*
lotoyu tutturduğumda ona şehirden ev alacağım, köye çok tepkili.*
devamını gör...
son hikaye
*
devamını gör...
anın fotoğrafı

milattan önce 3000’li yıllara ait olan bir sümer tableti.
okunabildiği kadarıyla çevirisi;
3 ölçeklik erzak tahsisi.
depoya giren 3 barig arpa stok kaydı. sorumlu memur gözetiminde 1 barig arpa aylık işçi rasyonu olarak ayrıldı. çiftçilere ve kurum ihtiyaçlarına dağıtılmak üzere 2 ban arpa stoktan düşüldü ve teslim edildi. toplam 80 birim erzak görevli çalışanların hesabına geçirilmiştir.
devamını gör...
bizde o ağız yok
antep fıstığı alan oğluna isyan eden babanın serzenişi.
biz antep fıstığı yiyecek adam mıyız oğlum ya? bizde o ağız yok.
yaptığım kek ile bakışırken fukaralıktan kendime böyle kızdım. emine sende o ağız var mı? lahana yesene.


video linki
biz antep fıstığı yiyecek adam mıyız oğlum ya? bizde o ağız yok.
yaptığım kek ile bakışırken fukaralıktan kendime böyle kızdım. emine sende o ağız var mı? lahana yesene.


video linki
devamını gör...
netanyahu için kırmızı bülten talebi
akın gürlek güldürme bizi...
devamını gör...
bir manisalı olarak diyeceğim şudur
pilav yapacaktım bir baktım ki evde kalmamış bulgur.
devamını gör...
too good to be true
gerçek olamayacak kadar iyi. fazla iyi, kesin bir bit yeniği vardır.
devamını gör...
gut feeling
içgüdü, içinden gelen his, önsezi.
devamını gör...
kalbin hissettiği her şey doğrudur
kalp değil o, evet. kral’ında belirttiği gibi.
bir sinsilik var diyosan o gut feeling‘dir. midende hissedersin aslında. *
ya da;
too good to be true.
bir sinsilik var diyosan o gut feeling‘dir. midende hissedersin aslında. *
ya da;
too good to be true.
devamını gör...
evrim teorisi
bu konuda en hoşuma giden şey mesela bulunan bir çene kemiğınden, efenim dişten falan bir illüstrasyon yapıyorlar.
önce ilkel bir adam oluşturuyorlar o kemiğe göre kıllı mıllı, cıscıbıl, allah günah yazmasın onu da kürt kardeşlerime benzeterek çiziyor şelefsuz ecnebiler. sonra yinr yanına maymundan hallice memeleri açıkkta ve sarkık bir gadın. hızını alamayıp çocukları falan da ekliyorlar.
sonunda oldu olacak deyip küçük bit köy ve klan yapıyorlar. bildiğin sosyal ortam falan. bunları kimi yerlerde balmumu maketlerle müzelere koyuyorlar.
kaynak ne? kaynak çene kemiği, kalça kemiği vs. eee sen köy yaptın alumuniyum..su getirdin, yol getirdin, değirmen getirdin, köy enstitusu açtın, komşuları yanlara serptin.. vallahi bravo.
önce ilkel bir adam oluşturuyorlar o kemiğe göre kıllı mıllı, cıscıbıl, allah günah yazmasın onu da kürt kardeşlerime benzeterek çiziyor şelefsuz ecnebiler. sonra yinr yanına maymundan hallice memeleri açıkkta ve sarkık bir gadın. hızını alamayıp çocukları falan da ekliyorlar.
sonunda oldu olacak deyip küçük bit köy ve klan yapıyorlar. bildiğin sosyal ortam falan. bunları kimi yerlerde balmumu maketlerle müzelere koyuyorlar.
kaynak ne? kaynak çene kemiği, kalça kemiği vs. eee sen köy yaptın alumuniyum..su getirdin, yol getirdin, değirmen getirdin, köy enstitusu açtın, komşuları yanlara serptin.. vallahi bravo.
devamını gör...
manisalı olmanın ayrıcalıkları
pek bir ayrıcalığı yoktur. dümdüz manisalısın işte.
devamını gör...
kurdimus prime
süt gibi mor donlu çocuk tarafından tokatlanmış kıllı canlı.
evet ilk sahnedeki kıllı bu*
devamını gör...
şımarık sesli akustikçi kız furyası
daha çok tayt ve pijama üstüyle şarkı söyleme furyası gibi.
devamını gör...
iş görüşmesi
yahu arkadaş millete diyorsun ki al sana bedavadan ek gelir fırsatı, git tam zamanlı işini yap istersen aynı zamanda ne bok yersen ye beni ilgilendirmez, istersen sat ister satma diyorsun ama bir yola çıkalım, ortaklaşa bir şeyler yapalım ben de sana payını vereyim diyorsun, sanki hakaret etmişsin, sanki taciz etmişsin, sanki gelirin yüzde yüzünü kendisine vermek zorundaymışım gibi, haspam iş görüşmesine gelmiyor lan. iki tane kadın vardı görüşeceğim bugün ikisi de gelmedi. hayır tamam arkadaş holding değiliz, şirket değiliz, kıçı kırık bir iş olabilir de ek gelir be abicim, sen git foreverliving, amway sat bacım, sana bu işler 10 boy büyük gelir de diyemiyorsun ki anasını satayım. çok sinirliyim yha, ewed.
devamını gör...
manisa
en yakın arkadaşlarımdan birinin memleketi.
ben hiç gitmedim ama arkadaşım seneler önce bana oradan bir türk kahvesi getirmişti hediye olarak.
o gün bu gündür ne zaman oradan gelen biri olsa bana o türk kahvesini getiriyorlar sağolsunlar.
içine bir şey mi kattılar yoksa kavurma şeklinden mi bilmiyorum ama içtiğim en iyi kahvelerden biriydi.
ben hiç gitmedim ama arkadaşım seneler önce bana oradan bir türk kahvesi getirmişti hediye olarak.
o gün bu gündür ne zaman oradan gelen biri olsa bana o türk kahvesini getiriyorlar sağolsunlar.
içine bir şey mi kattılar yoksa kavurma şeklinden mi bilmiyorum ama içtiğim en iyi kahvelerden biriydi.
devamını gör...
