zaman tüneli
bim marketten ucuza defter almak
defterin ucuzu- pahalısı olmaz. defterin işlevi nereden alırsanız alın aynıdır. üstüne yazı yazdığınız sayfa yığınının da, en üst fiyattan satın alınmasına bence gerek yoktur.
cocuklarınızı doğru motive ederek yetiştirmeniz önemlidir. maalesef, artık kırtasiye alışverişleri de sınıf baskının öne çıktığı alanlar haline geldi. aileler sürekli çocuklarına her şeyin en iyisini almak için uğraşırken, bu olayın dozunu fazlasıyla kaçırıyorlar. bütçe limitliyse, pahalı ürünlere yönelmeye gerek olmadığını düşünüyorum. suluğun, çantanın, kalem kutunun veya diğer araç gereçlerin pahalı olması neyi değiştirir? hepsi aynı fonksiyonel kullanımı sağlıyor.
burada sınıf algısını güçlendiren şey bilhassa bu ürünlerin estetik açıdan renkliliği. fiyatı yüksek olan her ürün, görsel olarak daha güzel/ ilgi çekici oluyor. cocuklar bu ürünleri gördüklerinde, istemsizce en pahalı olanı istiyorlar. böylelikle, kapitalist sistem size en pahalı ürünü cocukların üzerinden satın aldırıyor.
burada çocugu doğru konumlandırmak ve görselliğin önemli olmadığını öğretmek önemli. kibar, anlayışlı ve sağlıklı bir iletişim kurarak, marka bağımlısı- her seyin en iyisini almaya çalışan yetişkinlerin oluşmasını engellersiniz. unutmayın geleceğin yetişkini, bugün büyütülüyor. ne verirseniz, onu alacaklar.
"yokluk hissine kapılmasın, her şeyin en iyisine sahip olsun" mantığını anlıyorum fakat çocugunuzun kırtasiye alışverişini yapabilmek için kredi çekiyorsanız( dün haberlere konu oldu. bunu yapan insanlar var) orada durmanız gerekir. çocugunuza en iyisini yapmakla, hayatınızı riske edebilecek maddi yük edinmek arasında bir fark vardır. bütceniz neye yetiyorsa, ona gitmelisiniz. çocuklar gerçeklik algısının ve ekonominin farkına varmalıdır. bu bilinçli çocuk yetiştirmektir.
içinde doğduğumuz coğrafyada sosyal şartlar hiçbir zaman iyi olmadı. avrupa'da veya amerika'da yaşıyor olsaydık, size bu konuda çok farklı şeyler yazardım ama maalesef ki türkiye her zaman "yokluklar" ülkesi oldu. bu yüzden çocukların yoklugun ne olduğunu daha en başında öğrenmesi gerekiyor ki yaş ilerlediğinde istedikleri şeylerin maddi anlamda yükü arttıtığında "yapamama - alamama" durumunuzu kişiselleştirmesinler.
eğer bu konuşmayı yapamayacağınızı veya bu konuda iletişim kuramayacağınızı düşünüyorsanız, atılacak en güzel diğer adım
çocuklarınızı yanınıza almadan alışverişe çıkmaktır. bu gaddarca görünebilir fakat günün sonunda iki tarafa da( ebeveynler ve cocuk) eşit şekilde kazandırır. ebeveynler kendi bütçelerine uygun olan ürünleri seçerler ve eve getirirler. çocuklar eve gelen ürünleri otomatikman beğenirler çünkü diğer alternatifleri görmedikleri için, gelen ürünleri beğenmeme durumları olmayacaktır. psikolojik açıdan tatminsizliği kıyas yaratır. kıyas yapabilecekleri ortama sokmazsanız, alınan ürünlerden memnun olacaklardır.
bu yüzden 1 tl'ye satılan da defterdir. 1000 tl'ye satılanda. ikisi de aynı işlevdeyse, 1 tl'lik meşrudur.
cocuklarınızı doğru motive ederek yetiştirmeniz önemlidir. maalesef, artık kırtasiye alışverişleri de sınıf baskının öne çıktığı alanlar haline geldi. aileler sürekli çocuklarına her şeyin en iyisini almak için uğraşırken, bu olayın dozunu fazlasıyla kaçırıyorlar. bütçe limitliyse, pahalı ürünlere yönelmeye gerek olmadığını düşünüyorum. suluğun, çantanın, kalem kutunun veya diğer araç gereçlerin pahalı olması neyi değiştirir? hepsi aynı fonksiyonel kullanımı sağlıyor.
burada sınıf algısını güçlendiren şey bilhassa bu ürünlerin estetik açıdan renkliliği. fiyatı yüksek olan her ürün, görsel olarak daha güzel/ ilgi çekici oluyor. cocuklar bu ürünleri gördüklerinde, istemsizce en pahalı olanı istiyorlar. böylelikle, kapitalist sistem size en pahalı ürünü cocukların üzerinden satın aldırıyor.
burada çocugu doğru konumlandırmak ve görselliğin önemli olmadığını öğretmek önemli. kibar, anlayışlı ve sağlıklı bir iletişim kurarak, marka bağımlısı- her seyin en iyisini almaya çalışan yetişkinlerin oluşmasını engellersiniz. unutmayın geleceğin yetişkini, bugün büyütülüyor. ne verirseniz, onu alacaklar.
"yokluk hissine kapılmasın, her şeyin en iyisine sahip olsun" mantığını anlıyorum fakat çocugunuzun kırtasiye alışverişini yapabilmek için kredi çekiyorsanız( dün haberlere konu oldu. bunu yapan insanlar var) orada durmanız gerekir. çocugunuza en iyisini yapmakla, hayatınızı riske edebilecek maddi yük edinmek arasında bir fark vardır. bütceniz neye yetiyorsa, ona gitmelisiniz. çocuklar gerçeklik algısının ve ekonominin farkına varmalıdır. bu bilinçli çocuk yetiştirmektir.
içinde doğduğumuz coğrafyada sosyal şartlar hiçbir zaman iyi olmadı. avrupa'da veya amerika'da yaşıyor olsaydık, size bu konuda çok farklı şeyler yazardım ama maalesef ki türkiye her zaman "yokluklar" ülkesi oldu. bu yüzden çocukların yoklugun ne olduğunu daha en başında öğrenmesi gerekiyor ki yaş ilerlediğinde istedikleri şeylerin maddi anlamda yükü arttıtığında "yapamama - alamama" durumunuzu kişiselleştirmesinler.
eğer bu konuşmayı yapamayacağınızı veya bu konuda iletişim kuramayacağınızı düşünüyorsanız, atılacak en güzel diğer adım
çocuklarınızı yanınıza almadan alışverişe çıkmaktır. bu gaddarca görünebilir fakat günün sonunda iki tarafa da( ebeveynler ve cocuk) eşit şekilde kazandırır. ebeveynler kendi bütçelerine uygun olan ürünleri seçerler ve eve getirirler. çocuklar eve gelen ürünleri otomatikman beğenirler çünkü diğer alternatifleri görmedikleri için, gelen ürünleri beğenmeme durumları olmayacaktır. psikolojik açıdan tatminsizliği kıyas yaratır. kıyas yapabilecekleri ortama sokmazsanız, alınan ürünlerden memnun olacaklardır.
bu yüzden 1 tl'ye satılan da defterdir. 1000 tl'ye satılanda. ikisi de aynı işlevdeyse, 1 tl'lik meşrudur.
devamını gör...
daha az bilgi
her yerde "daha fazla bilgi" butonu var. yeter artık. çok fazla bilgi kilitler.
devamını gör...
femmeamoureuse
uzun uzun uzun yazıp sürekli içimi karatıyorsun.
bi günde eğlenceli bişiler yaz
şaka falan yap
gudubet karı
bi günde eğlenceli bişiler yaz
şaka falan yap
gudubet karı
devamını gör...
aceleci olmak
ace deyince ayşe teyze.
leci deyince lassie.
leci deyince lassie.
devamını gör...
aceleci olmak
insana sadece yanlış kararlar verdirir.
evet herkesten öne geçtiğini düşünürsün ama
ya yanlış tarafa koştuysan
evet herkesten öne geçtiğini düşünürsün ama
ya yanlış tarafa koştuysan
devamını gör...
kuşu evde bırakıp işe gitmek
mis başak fırınlara kuşla girmek yasak. kapıda yazmışlar biz kuşları çok seviyoruz ama hijyen için falan. hijyen işini çözmüşler tamamen, sadece kuşlar kalmış.
işe götürmek ile ne alakası var? mis başakta çalışıyorum.
işe götürmek ile ne alakası var? mis başakta çalışıyorum.
devamını gör...
hıristiyan
kurgu din. filozofların, başka dinlerin etkisini azaltmak için üç büyük tanrı tanımını toplamışlar.
tanrı ev sahibidir kira ister diyenler için bildiğimiz korkunç tanrı
tanrı insan sever, her şey insanlar için, kötü olma yeter diyenler için insan tanrı,
tanrı içimizde, herşeyin içinde diyenler için de kutsal ruh tanrı.
god set.
tanrı ev sahibidir kira ister diyenler için bildiğimiz korkunç tanrı
tanrı insan sever, her şey insanlar için, kötü olma yeter diyenler için insan tanrı,
tanrı içimizde, herşeyin içinde diyenler için de kutsal ruh tanrı.
god set.
devamını gör...
sözlük yazarlarının fotoğrafları
geçen (bkz: yüzümdeki yara geçer mi sorunsalı) başlığına attım da linç yedim. gerek yok.
devamını gör...
kuşu evde bırakıp işe gitmek
sabah uyanılır ve kuş kafesten çıkarılır. öğle yemeğine gelince kuş "jik jik jik" diye sevinerek evde uçar. evet. gece 11 buçuğa kadar dışarıda la hayvan. neyse, gidip bi baklava alıp yiyim. sonra anın görüntüsüne atarım. sjssjjs
devamını gör...
babanın mobbingçi despot bir gerizekalı olması
teşekkürler yabay zeka, notumu aldım, ewed.
devamını gör...
babanın mobbingçi despot bir gerizekalı olması
size önerebileceğim 3 basamaklı bir farkındalık sistemi var.
1. ailenizi olduğu gibi kabul etmelisiniz.
bu havaya atılmış bir palavra inanın değil. söylendiği ve yazıldığı kadar kolay olmadığını da biliyorum fakat onların böyle insanlar olduğunu kabul etmediğiniz sürece, zihniniz her zaman hayalinizde kurduğunuz o iyi hayatın veya iletişimin herhangi bir zamanda mümkün olabileceğini varsayarak yaşamaya devam edecek. bu iyi bir şey gibi gözükse de, aslında iyi bir husus değil. çok kolay aşabileceğiniz bir durumu, kaba davranışlar tekrarlandıkça daha da derin yara haline getireceksiniz. bu yüzden incinmenin durmasının en hızlı yolu "kabul etmektir."
2. kabulden sonra gelecek asıl farkındalık şudur " asla değişmeyecekler."
bu aslında bir önceki paragrafa bağlıdır. onları oldukları gibi kabul ettiğinizde, asla değişmeyeceklerini de kabul etmiş oluyorsunuz. değişmeyi gerçekten isteyen kişi, size bunları yaşatmak yerine kendisini zaten toparlardı fakat yıllardır süren sistematik bir istismar varsa( istismar sadece cinsel dokunulmazlığı kapsamaz. birine psikolojik açıdan veya duygusal açıdan baskı uygulamak- kötü davranmakta istismardır), demek ki değişmeye istek veya motivasyon yok demektir. bunu da sizin dert edinmenize gerek yok. kimsenin davranışlarının vebalini üstlenmekle yükümlü değilsiniz. her koyun kendi bacağından asılıyor.
3. asıl en önemli ve son aşama:
"bu yaşadıklarımın hiçbirinin benimle alakası yok. bana böyle davranıyor çünkü kendisiyle ilgili sorunları var, benimle değil."
bunu kabul etttiğinizde, olay zihninizde tamamen kapanıyor. yaptıkları hiçbir şeye üzülmüyor, kırılmıyorsunuz. sizin bu eylemlerle aranızdaki duygusal gerilimi yaratan ana husus yapılanları kişiselleştirmeniz ve özellikle sizin için yapıldığını düşünmeniz fakat işler böyle yürümüyor.
psikolojik problemli insanlar( davranış bozukluklarının hepsi psikolojik problemlere dayanır. net teşhis için psikiyatr gerekir) kendi problemli kişiliklerini sürekli dışarıya yansıtırlar. aslında olay muhattap aldığı veya beraber yaşadığı kişi değil, kendi kafasının içerisinde dönen şeydir. bunu aşamadıkça saldırganlaşabilir, aksileşebilir, kaba insanlar haline dönebilirler hatta şiddet eğilimi dahi geliştirebilirler fakat yineliyorum bunların sizinle bir alakası yoktur. bu kişinin kendi zihni ile arasındaki savaşın sonucudur.
bu yüzden yapılanları üstünüze alınmanıza gerek yoktur.
eğer ailenize bakmanızı gerektiren bir sağlık problemi yoksa( bakımlarını gidermekle zorunlu değilseniz), evinizi kırmadan- yormadan ayırabilirsiniz. kapınızı ayırdığınızda, hissettiğiniz bu kötü duyguların %90'i silinecektir. eğer bakım durumu mevcutsa, söylenenlere aldırış etmeyin. sizinle alakalı olmadığı telkinini sık sık yapın. beyniniz bunu kabullendiğinde, size yapılan her türlü kabalığa karşı tamamen hissizleşiyorsunuz.
1. ailenizi olduğu gibi kabul etmelisiniz.
bu havaya atılmış bir palavra inanın değil. söylendiği ve yazıldığı kadar kolay olmadığını da biliyorum fakat onların böyle insanlar olduğunu kabul etmediğiniz sürece, zihniniz her zaman hayalinizde kurduğunuz o iyi hayatın veya iletişimin herhangi bir zamanda mümkün olabileceğini varsayarak yaşamaya devam edecek. bu iyi bir şey gibi gözükse de, aslında iyi bir husus değil. çok kolay aşabileceğiniz bir durumu, kaba davranışlar tekrarlandıkça daha da derin yara haline getireceksiniz. bu yüzden incinmenin durmasının en hızlı yolu "kabul etmektir."
2. kabulden sonra gelecek asıl farkındalık şudur " asla değişmeyecekler."
bu aslında bir önceki paragrafa bağlıdır. onları oldukları gibi kabul ettiğinizde, asla değişmeyeceklerini de kabul etmiş oluyorsunuz. değişmeyi gerçekten isteyen kişi, size bunları yaşatmak yerine kendisini zaten toparlardı fakat yıllardır süren sistematik bir istismar varsa( istismar sadece cinsel dokunulmazlığı kapsamaz. birine psikolojik açıdan veya duygusal açıdan baskı uygulamak- kötü davranmakta istismardır), demek ki değişmeye istek veya motivasyon yok demektir. bunu da sizin dert edinmenize gerek yok. kimsenin davranışlarının vebalini üstlenmekle yükümlü değilsiniz. her koyun kendi bacağından asılıyor.
3. asıl en önemli ve son aşama:
"bu yaşadıklarımın hiçbirinin benimle alakası yok. bana böyle davranıyor çünkü kendisiyle ilgili sorunları var, benimle değil."
bunu kabul etttiğinizde, olay zihninizde tamamen kapanıyor. yaptıkları hiçbir şeye üzülmüyor, kırılmıyorsunuz. sizin bu eylemlerle aranızdaki duygusal gerilimi yaratan ana husus yapılanları kişiselleştirmeniz ve özellikle sizin için yapıldığını düşünmeniz fakat işler böyle yürümüyor.
psikolojik problemli insanlar( davranış bozukluklarının hepsi psikolojik problemlere dayanır. net teşhis için psikiyatr gerekir) kendi problemli kişiliklerini sürekli dışarıya yansıtırlar. aslında olay muhattap aldığı veya beraber yaşadığı kişi değil, kendi kafasının içerisinde dönen şeydir. bunu aşamadıkça saldırganlaşabilir, aksileşebilir, kaba insanlar haline dönebilirler hatta şiddet eğilimi dahi geliştirebilirler fakat yineliyorum bunların sizinle bir alakası yoktur. bu kişinin kendi zihni ile arasındaki savaşın sonucudur.
bu yüzden yapılanları üstünüze alınmanıza gerek yoktur.
eğer ailenize bakmanızı gerektiren bir sağlık problemi yoksa( bakımlarını gidermekle zorunlu değilseniz), evinizi kırmadan- yormadan ayırabilirsiniz. kapınızı ayırdığınızda, hissettiğiniz bu kötü duyguların %90'i silinecektir. eğer bakım durumu mevcutsa, söylenenlere aldırış etmeyin. sizinle alakalı olmadığı telkinini sık sık yapın. beyniniz bunu kabullendiğinde, size yapılan her türlü kabalığa karşı tamamen hissizleşiyorsunuz.
devamını gör...
hıristiyan
haydar dümen'den hallice yazılarını kimsenin umursadığı yok kral. kendini önemli biri sanmaktan vazgeç. hristiyan degilim ama hristiyanlıkla ilgili ne zaman başlık açılsa mantar gibi türüyor ve insanların inancına sallıyorsun. feci rahatsız edici bir tipsin bak samimi söylüyorum. dışarı çık toprağa bas biraz odana kapanmaktan kırmışsın kafayı
devamını gör...
günün altılı ganyan kuponu
bugün yeşil bursamızın osmangazi hipodromunda 10 koşulu bir programla karşınızdayım. sizler bir kupon hazırladım. birazdan kuponumu sizlerin takdirine sunacağım ama öncesinde kanalıma abone olmayı ve beğeni butonuna basmanızı unutmamanızı rica ediyorum.
çok önemli not: aşağıda yazılı olan işbu kupon ytd değildi.
1. ayak 3
2. ayak 1-3-5-8
3. ayak 2-6-7
4. ayak 2
5. ayak 3-4-5-8-9-10
6. ayak 1-2-4-6-7-8-10-11
evet, kupon bedeli 720 lira. yarış 13.30 da başlar. değerlendiren arkadaşlara bol şanslar. *
çok önemli not: aşağıda yazılı olan işbu kupon ytd değildi.
1. ayak 3
2. ayak 1-3-5-8
3. ayak 2-6-7
4. ayak 2
5. ayak 3-4-5-8-9-10
6. ayak 1-2-4-6-7-8-10-11
evet, kupon bedeli 720 lira. yarış 13.30 da başlar. değerlendiren arkadaşlara bol şanslar. *
devamını gör...
sözlüğün en güzel 3 kadın yazarı
sağdan sayıyom; üç. soldan sayıyom;üç. zaten üç taneler. sıralayamayız böyle.
yok olasıca başlık.
yok olasıca başlık.
devamını gör...
bim marketten ucuza defter almak
artık okula gitmiyoruz ama, okullar başlıyor sonuçta, eski heyecanları tazelemek lazım gelir, biraz çocuk olasımız gelir. alalım biz de kendimize envai çeşit okul defteri, kalem, silgi.
çocuk yüreğimde bir heyecan uyanır hep bu mevsim...
ah bir çocuk olsam yeniden!
çocuk yüreğimde bir heyecan uyanır hep bu mevsim...
ah bir çocuk olsam yeniden!
devamını gör...
sankt peterburg ana camii
neva nehri yakınlarında yer alan ve 1913 yılında ibadete açıldığında avrupa'nın en büyük camilerinden biri olan tarihi yapıdır.
mimar nikolai vasilyev tarafından tasarlanan cami, semerkant'taki gur-i emir türbesi'nin firuze mavi çini kubbe stilinden esinlenmiştir. dış cephesinde kullanılan koyu renkli granit kaplama, orta asya islam çini sanatıyla çarlık rusyası estetiğini buluşturur. geniş iç mekanıyla binlerce kişiyi aynı anda ağırlayabilmektedir.
mimar nikolai vasilyev tarafından tasarlanan cami, semerkant'taki gur-i emir türbesi'nin firuze mavi çini kubbe stilinden esinlenmiştir. dış cephesinde kullanılan koyu renkli granit kaplama, orta asya islam çini sanatıyla çarlık rusyası estetiğini buluşturur. geniş iç mekanıyla binlerce kişiyi aynı anda ağırlayabilmektedir.
devamını gör...
hıristiyan
- gerçek incil piyasada yok.
- kardeş, sana çok yanlış ezberletmişler. incil adında, tanrı tarafından isa'ya kitap gönderildiğini iddia eden hiçkimse yok. incil, o sizin "bozulmuş" dediğiniz kitaplara verilen isimdir. bu arada, isa zaten hıristiyan değil yahudidir. ölene kadar da yahudiliği savunmuş bir adamdır. özetle; hıristiyanlığı müslümanlardan, müslümanlığı yahudilerden öğrenirseniz sonucu böyle gerçek dışı bilgileri pazarlamak olur.
- kardeş, sana çok yanlış ezberletmişler. incil adında, tanrı tarafından isa'ya kitap gönderildiğini iddia eden hiçkimse yok. incil, o sizin "bozulmuş" dediğiniz kitaplara verilen isimdir. bu arada, isa zaten hıristiyan değil yahudidir. ölene kadar da yahudiliği savunmuş bir adamdır. özetle; hıristiyanlığı müslümanlardan, müslümanlığı yahudilerden öğrenirseniz sonucu böyle gerçek dışı bilgileri pazarlamak olur.
devamını gör...
hayırlı cumalar
hayırlı cumalar.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın.
devamını gör...
muhabbet kuşuna eziyet eden cani
benimdir. videoda görüldüğü gibi kuşa vurdum ve kuş da hemen yere düşüp bir müddet uçamadı. hassas video, hassas olanlar seyretmesin.
streamable.com/01txxn
streamable.com/01txxn
devamını gör...